<?xml version="1.0" encoding="utf-8"?>
                 <rss version="2.0" 
                 xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
                 xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" 
                 xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" 
                 xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
                 <channel><title>Samsun Haber Ajansı - Son Dakika Haberleri - Samsun Haber</title>
                      <link>https://www.samsunhaberajansi.com/rss.xml</link>
                      <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.samsunhaberajansi.com/rss.xml" type="application/rss+xml" rel="self"/>
                      <language>tr</language>
                      <description></description>
                      <category>News</category>
                      <lastBuildDate>Mon, 16 Mar 2026 06:42:21 +0000</lastBuildDate>
                      <ttl>1</ttl>
                      <generator>Samsun Haber Ajansı - Son Dakika Haberleri - Samsun Haber - Haberler</generator>
                      <copyright>Copyright - 2026 - Samsun Haber Ajansı - Son Dakika Haberleri - Samsun Haber</copyright><item><title><![CDATA[KIYIRLIĞI GARANTİLİ: PASTANE USULÜ TAM ÖLÇÜLÜ ŞEKERPARE TARİFİ]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.samsunhaberajansi.com/haber-kiyirligi-garantili-pastane-usulu-tam-olculu-sekerpare-tarifi-28920.html</guid>
                    <link>https://www.samsunhaberajansi.com/haber-kiyirligi-garantili-pastane-usulu-tam-olculu-sekerpare-tarifi-28920.html</link>
                    <description><![CDATA[Dışı hafif kıtır, içi yumuşacık ve tam kıvamında şerbet çeken pastane usulü şekerparenin püf noktaları bu tarifte.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ 







Pastane Usulü Kıyır Kıyır Şekerpare Evde Nasıl Yapılır?

Ev mutfağında yapılan şekerpare ile vitrinde gördüğünüz pastane şekerparesi arasındaki fark çoğu zaman tek bir detaydan kaynaklanır: kıvam. Ya da daha net söyleyelim; un oranı, irmik dengesi ve şerbet zamanlaması doğru ayarlanmadığında sonuç ya hamur kalır ya da taş gibi sertleşir.

Arama motorlarında en çok sorulan sorulardan biri şu: “Pastane usulü kıyır şekerpare nasıl yapılır?” İşte dağılmayan, şerbeti tam çeken ve ertesi gün bile formunu koruyan ölçülü tarif…

PASTANE DOKUSUNUN SIRRI: MALZEME DENGESİ

Hamuru için:


	
	125 gram oda sıcaklığında tereyağı
	
	
	1 çay bardağı sıvı yağ
	
	
	1 çay bardağı pudra şekeri
	
	
	1 adet yumurta (sarısı üzerine)
	
	
	3 yemek kaşığı irmik
	
	
	1 paket vanilin
	
	
	1 paket kabartma tozu
	
	
	2,5 – 3 su bardağı un (kontrollü)
	


Şerbeti için:


	
	3 su bardağı toz şeker
	
	
	3 su bardağı su
	
	
	4–5 damla limon suyu
	


Buradaki kritik denge irmik ve un oranıdır. İrmik kıyırlık verir, fazla un ise sertlik yapar.

ADIM ADIM PASTANE USULÜ ŞEKERPARE

1. Şerbet Önce Hazırlanır

Şeker ve su kaynadıktan sonra 10 dakika orta ateşte tutulur. Limon suyu eklenir, 2 dakika sonra ocaktan alınır. Şerbet tamamen soğumaya bırakılır.

Şerbet sıcak olursa tatlı hamurlaşır.

2. Hamur Nasıl Olmalı?

Tereyağı, sıvı yağ, pudra şekeri ve yumurta karıştırılır. İrmik eklenir. Kabartma tozu ve vanilin ilave edilir. Un azar azar konur.

Hamur ele yapışmayan ama sert de olmayan, yumuşak bir kıvamda olmalıdır. Fazla yoğurmak gluten geliştirir ve şekerpareyi sertleştirir.

3. Şekil ve Pişirme

Ceviz büyüklüğünde parçalar oval yapılır. Üzerine yumurta sarısı sürülür. 170 derece önceden ısıtılmış fırında 25–30 dakika pişirilir.

Amaç koyu kahverengi değil, altın rengi elde etmektir.

4. En Kritik An: Şerbetleme

Fırından çıkan tatlı sıcak, şerbet soğuk olmalıdır. Şerbet kepçeyle gezdirilerek verilir. İlk 10 dakika dokunulmaz.

Yaklaşık 2 saat sonra tatlı formunu sabitler.

NEDEN EVDE YAPILAN ŞEKERPARE SERT OLUR?


	
	Ölçüsüz un kullanımı
	
	
	Şerbetin sıcak dökülmesi
	
	
	Fırında fazla kalması
	
	
	Hamurun aşırı yoğrulması
	


Pastane ürünlerinde ölçü gramla yapılır. Evde göz kararı denemeler genellikle kıvam kaybına neden olur.

ŞEKERPARENİN DAĞILMAMASI İÇİN İPUCU

Hamuru yoğurduktan sonra 5–10 dakika dinlendirmek, yağın hamur içinde eşit dağılmasını sağlar. Bu küçük adım bile dokuyu belirgin şekilde değiştirir.

Bu tarifle hazırlanan şekerpare; ilk gün hafif kıtır, ikinci gün tam oturmuş ve içi yumuşak formda olur. Tatlı vitrini görünümü isteyenler için ölçü, ısı ve sabır üçlüsü belirleyicidir.








 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.samsunhaberajansi.com/yasam-haberleri">Yaşam</category><dc:creator><![CDATA[KIYIRLIĞI GARANTİLİ: PASTANE USULÜ TAM ÖLÇÜLÜ ŞEKERPARE TARİFİ - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Mon, 23 Feb 2026 08:09:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.samsunhaberajansi.com/images/haber/kiyirligi-garantili-pastane-usulu-tam-olculu-sekerpare-tarifi-111119-20260223.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.samsunhaberajansi.com/images/haber/kiyirligi-garantili-pastane-usulu-tam-olculu-sekerpare-tarifi-111119-20260223.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.samsunhaberajansi.com/images/haber/kiyirligi-garantili-pastane-usulu-tam-olculu-sekerpare-tarifi-111119-20260223.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Sahurda Nasıl Beslenilmeli? Bilimsel Önerilerle Sağlıklı Oruç Rehberi]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.samsunhaberajansi.com/haber-sahurda-nasil-beslenilmeli-bilimsel-onerilerle-saglikli-oruc-rehberi-28918.html</guid>
                    <link>https://www.samsunhaberajansi.com/haber-sahurda-nasil-beslenilmeli-bilimsel-onerilerle-saglikli-oruc-rehberi-28918.html</link>
                    <description><![CDATA[Ramazan ayında sağlıklı ve dengeli bir oruç için sahurda doğru beslenme büyük önem taşıyor. Uzmanlara göre kompleks karbonhidrat, protein ve yeterli su tüketimi gün boyu enerjiyi korurken; kronik rahatsızlığı olanların mutlaka doktoruna danışarak hareket etmesi gerekiyor.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ &nbsp;

Ramazan ayında oruç tutarken gün boyu enerjik kalmak ve sağlık sorunları yaşamamak için sahurda doğru beslenme büyük önem taşıyor. Uzmanlara göre sahur öğünü, sadece aç kalmamak için değil; kan şekeri dengesi, sıvı ihtiyacı ve metabolizma sağlığı açısından kritik rol oynuyor. Peki sahurda bilimsel olarak nasıl beslenilmeli? İşte uzman görüşlerine dayanan sağlıklı oruç rehberi…

Sahurda Tok Tutan Besinler Neler?

Bilimsel çalışmalar, sahurda tüketilen kompleks karbonhidratların kan şekerini daha dengeli yükselttiğini ve uzun süre tokluk sağladığını ortaya koyuyor.

Sahurda tercih edilmesi gerekenler:


	
	Tam buğday ekmeği
	
	
	Yulaf
	
	
	Bulgur
	
	
	Baklagiller (mercimek, nohut)
	
	
	Sebzeler ve yeşillikler
	


Bu besinler yavaş sindirilir ve gün içinde ani açlık krizlerini önler.

Protein Tüketimi Neden Önemli?

Uzmanlar, sahurda yeterli protein alımının hem kas kaybını önlediğini hem de daha uzun süre tok tuttuğunu belirtiyor.

Protein kaynakları:


	
	Yumurta
	
	
	Peynir ve yoğurt
	
	
	Süt
	
	
	Az yağlı et ve tavuk
	
	
	Kurubaklagiller
	


Özellikle yumurta, sahur için en ideal besinlerden biri olarak öne çıkıyor.

Sahurda Su Tüketimi Nasıl Olmalı?

Oruç süresince vücut uzun saatler susuz kalıyor. Bu nedenle sahurda yeterli sıvı almak büyük önem taşıyor.


	
	En az 2–3 bardak su içilmeli
	
	
	Şekerli ve gazlı içeceklerden kaçınılmalı
	
	
	Aşırı çay ve kahve tüketimi sınırlandırılmalı
	


Fazla kafein, gün içinde daha fazla susuzluk hissine neden olabilir.

Hangi Besinlerden Uzak Durulmalı?

Uzmanlar, sahurda şu yiyeceklerin risk oluşturabileceğini belirtiyor:


	
	Aşırı tuzlu gıdalar (sucuk, salam, turşu)
	
	
	Kızartmalar
	
	
	Şekerli hamur işleri
	
	
	Beyaz ekmek ve rafine karbonhidratlar
	


Bu besinler hem susuzluğu artırır hem de kan şekerinde ani dalgalanmalara yol açabilir.

Kronik Hastalığı Olanlar Dikkat

Bilimsel öneriler genel sağlıklı bireyler için geçerlidir. Ancak diyabet, tansiyon, kalp, böbrek hastalığı veya başka kronik rahatsızlığı bulunan kişilerin mutlaka doktorlarına danışarak oruç tutmaları gerekiyor.

Uzmanlar özellikle şu uyarıyı yapıyor:


Herhangi bir rahatsızlığı olan bireyler, oruç tutma kararı ve beslenme planını kendi doktorlarının önerisine göre şekillendirmelidir.


Gebe ve emziren kadınlar ile düzenli ilaç kullanan kişiler de mutlaka hekim kontrolünde hareket etmelidir.

Sahurda Sağlıklı Beslenmenin 5 Altın Kuralı


	
	Kompleks karbonhidrat tercih edin
	
	
	Protein içeren besinlere yer verin
	
	
	Yeterli su tüketin
	
	
	Lifli sebze ve meyve ekleyin
	
	
	Aşırı tuz ve şekerden uzak durun
	


Sağlıklı bir sahur, gün boyu daha rahat bir oruç anlamına geliyor. Uzmanlara göre dengeli ve bilinçli beslenme, Ramazan ayını hem manevi hem de fiziksel olarak daha sağlıklı geçirmenin anahtarı.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.samsunhaberajansi.com/yasam-haberleri">Yaşam</category><dc:creator><![CDATA[Sahurda Nasıl Beslenilmeli? Bilimsel Önerilerle Sağlıklı Oruç Rehberi - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Sun, 22 Feb 2026 15:55:02 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.samsunhaberajansi.com/images/haber/sahurda-nasil-beslenilmeli-bilimsel-onerilerle-saglikli-oruc-rehberi-185927-20260222.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.samsunhaberajansi.com/images/haber/sahurda-nasil-beslenilmeli-bilimsel-onerilerle-saglikli-oruc-rehberi-185927-20260222.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.samsunhaberajansi.com/images/haber/sahurda-nasil-beslenilmeli-bilimsel-onerilerle-saglikli-oruc-rehberi-185927-20260222.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Ramazan Ayına Özel Çorba Tarifi: Osmanlı’dan Günümüze Şifa Deposu Saray Çorbası]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.samsunhaberajansi.com/haber-ramazan-ayina-ozel-corba-tarifi-osmanlidan-gunumuze-sifa-deposu-saray-corbasi-28880.html</guid>
                    <link>https://www.samsunhaberajansi.com/haber-ramazan-ayina-ozel-corba-tarifi-osmanlidan-gunumuze-sifa-deposu-saray-corbasi-28880.html</link>
                    <description><![CDATA[Ramazan ayında iftar sofralarının vazgeçilmezi olan çorbalar, hem mideyi yormaz hem de uzun süren açlığın ardından vücudu dengeli şekilde besler. Osmanlı mutfağından günümüze kadar ulaşan Saray Çorbası ise doyurucu yapısı ve besleyici içeriğiyle Ramazan sofralarında öne çıkıyor.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ “Ramazan çorba tarifi”, “iftar için çorba önerisi” ve “tok tutan çorba tarifleri” aramalarında öne çıkan bu tarif, özellikle uzun süreli açlık sonrası mideyi rahatlatan yapısıyla tercih ediliyor.

Saray Çorbası İçin Gerekli Malzemeler


	
	1 su bardağı kırmızı mercimek
	
	
	1 çay bardağı ince bulgur
	
	
	1 adet kuru soğan
	
	
	1 adet havuç
	
	
	1 yemek kaşığı tereyağı
	
	
	1 yemek kaşığı zeytinyağı
	
	
	1 tatlı kaşığı domates salçası
	
	
	6 su bardağı sıcak su veya et suyu
	
	
	Tuz
	
	
	Karabiber
	
	
	Üzeri için nane ve pul biber
	


Saray Çorbası Nasıl Yapılır?

Öncelikle doğranmış soğanı tereyağı ve zeytinyağı ile birlikte pembeleşene kadar kavurun. Ardından rendelenmiş havucu ekleyerek birkaç dakika daha kavurmaya devam edin. Salçayı ilave edip kokusu çıkana kadar karıştırın.

Yıkanmış mercimek ve bulguru tencereye ekleyin. Üzerine sıcak suyu ilave ederek kaynamaya bırakın. Mercimek ve bulgur iyice yumuşadığında çorbayı blenderdan geçirerek pürüzsüz kıvam elde edin. Son olarak tuz ve baharatları ekleyip birkaç dakika daha kaynatın.

Servis ederken üzerine kızdırılmış tereyağı, nane ve pul biber gezdirerek sıcak şekilde ikram edebilirsiniz.

Ramazan Sofraları İçin Neden İdeal?


	
	Uzun süre tok tutmaya yardımcı olur
	
	
	Lif ve protein açısından zengindir
	
	
	İftara hafif bir başlangıç sağlar
	
	
	Mideyi yormaz
	
	
	Enerji verir ve dengeli beslenmeye katkı sunar
	


Ramazan ayında hem geleneksel hem de besleyici bir başlangıç yapmak isteyenler için Saray Çorbası, iftar sofralarına lezzetli bir alternatif sunuyor.


 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.samsunhaberajansi.com/yasam-haberleri">Yaşam</category><dc:creator><![CDATA[Ramazan Ayına Özel Çorba Tarifi: Osmanlı’dan Günümüze Şifa Deposu Saray Çorbası - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Fri, 20 Feb 2026 14:37:40 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.samsunhaberajansi.com/images/haber/ramazan-ayina-ozel-corba-tarifi-osmanlidan-gunumuze-sifa-deposu-saray-corbasi-175144-20260220.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.samsunhaberajansi.com/images/haber/ramazan-ayina-ozel-corba-tarifi-osmanlidan-gunumuze-sifa-deposu-saray-corbasi-175144-20260220.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.samsunhaberajansi.com/images/haber/ramazan-ayina-ozel-corba-tarifi-osmanlidan-gunumuze-sifa-deposu-saray-corbasi-175144-20260220.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Dikkat! Bu 7 Besin Sizi Hızlı Yaşlandırıyor: Genç Kalmak İsteyenler Uzak Durmalı]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.samsunhaberajansi.com/haber-dikkat-bu-7-besin-sizi-hizli-yaslandiriyor-genc-kalmak-isteyenler-uzak-durmali-28837.html</guid>
                    <link>https://www.samsunhaberajansi.com/haber-dikkat-bu-7-besin-sizi-hizli-yaslandiriyor-genc-kalmak-isteyenler-uzak-durmali-28837.html</link>
                    <description><![CDATA[Şeker, işlenmiş et ve fast food… Her gün tükettiğiniz bazı besinler, hücrelerinizi hızla yaşlandırıyor. Uzmanlar, genç görünmenin sırrını açıkladı.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Günümüzde beslenme alışkanlıkları, yalnızca kiloyu değil, yaşlanma sürecini de doğrudan etkiliyor. Uzmanlar, özellikle işlenmiş gıdaların ve fazla şekerin, hücreleri hızla yıprattığını belirtiyor.

Rafine Şeker ve Tatlılar: Gazlı içecekler, çikolata ve unlu mamuller cilt kırışıklıklarını artırıyor. Şeker, vücutta proteinlerle bağlanarak hücreleri sertleştiriyor ve elastikiyet kaybına yol açıyor.

İşlenmiş Et ve Hazır Gıdalar: Salam, sosis ve pastırma gibi ürünler, nitrit ve nitrat içerdiğinden serbest radikal oluşumunu hızlandırıyor ve hücrelerin yaşlanmasına sebep oluyor.

Trans Yağ ve Kızartmalar: Margarin, fast food ve paketli atıştırmalıklar inflamasyonu tetikliyor, kolajen yapısını bozuyor ve cildi yıpratıyor.

Alkol ve Tuzlu Gıdalar: Fazla alkol ve tuz, cildin nemini azaltıyor, damar sağlığını bozuyor ve kırışıklık oluşumunu hızlandırıyor.

Beyaz Un ve Rafine Karbonhidratlar: Kan şekerini hızla yükselten beyaz ekmek ve makarna, insülin dalgalanmalarına yol açarak cilt elastikiyetini azaltıyor.

Uzmanlar, genç kalmak isteyenlerin taze sebze, meyve, tam tahıl ve sağlıklı yağlar tüketmesini öneriyor. Özellikle antioksidan açısından zengin besinler, yaşlanma sürecini yavaşlatıyor.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.samsunhaberajansi.com/yasam-haberleri">Yaşam</category><dc:creator><![CDATA[Dikkat! Bu 7 Besin Sizi Hızlı Yaşlandırıyor: Genç Kalmak İsteyenler Uzak Durmalı - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Tue, 17 Feb 2026 10:27:55 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.samsunhaberajansi.com/images/haber/dikkat-bu-7-besin-sizi-hizli-yaslandiriyor-genc-kalmak-isteyenler-uzak-durmali-134750-20260217.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.samsunhaberajansi.com/images/haber/dikkat-bu-7-besin-sizi-hizli-yaslandiriyor-genc-kalmak-isteyenler-uzak-durmali-134750-20260217.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.samsunhaberajansi.com/images/haber/dikkat-bu-7-besin-sizi-hizli-yaslandiriyor-genc-kalmak-isteyenler-uzak-durmali-134750-20260217.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Şubat Ayında Kova Burcu İçin Büyük Dönüşüm! Hayatınızda Neler Değişecek?]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.samsunhaberajansi.com/haber-subat-ayinda-kova-burcu-icin-buyuk-donusum-hayatinizda-neler-degisecek-28832.html</guid>
                    <link>https://www.samsunhaberajansi.com/haber-subat-ayinda-kova-burcu-icin-buyuk-donusum-hayatinizda-neler-degisecek-28832.html</link>
                    <description><![CDATA[Kova burcu şubat ayı yorumu merak ediliyor. Aşk, kariyer ve para alanında önemli değişimlerin gündeme geldiği bu süreçte Kova burçlarını radikal kararlar ve sürpriz gelişmeler bekliyor. İşte Şubat ayında Kova burcunu etkileyecek büyük dönüşümün detayları…]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ 





Şubat ayı, Kova burçları için yalnızca bir doğum günü dönemi değil; aynı zamanda güçlü bir içsel uyanış ve yön değişikliği süreci anlamına geliyor. Özgürlüğü, bireyselliği ve farklı düşünme biçimiyle bilinen Kovalar, bu ay hayatlarının birçok alanında radikal kararlar alabilir.

Peki bu “büyük dönüşüm” tam olarak neyi ifade ediyor? İşte aşk, kariyer, para ve ruhsal gelişim başlıklarında detaylı analiz…

KİMLİK VE KARARLAR: “Artık Ben Buyum” Dönemi

Şubat ayında Kovalar için en belirgin tema kimlik. Uzun süredir ertelenen kararlar masaya yatırılıyor.


	
	İş değişikliği düşüncesi
	
	
	Yeni bir şehir planı
	
	
	Sosyal çevrede eleme
	
	
	Hayata bakışta netleşme
	


Bu ay, Kova burçları başkalarının beklentilerine göre değil, kendi doğrularına göre hareket etme eğiliminde olacak.

KARİYER VE PARA: Risk mi, Fırsat mı?

Kova burcu teknoloji, yenilik ve dijital alanlarla doğal uyum içindedir. Şubat ayında:


	
	Yeni proje fikirleri öne çıkabilir.
	
	
	Girişim planları hızlanabilir.
	
	
	Online iş fırsatları gündeme gelebilir.
	


Ancak ani kararlar finansal dalgalanma yaratabilir. Büyük yatırımlarda aceleci davranmak yerine stratejik ilerlemek önemli olacak.

AŞK HAYATI: Mesafe mi, Derinlik mi?

Kova için aşk; özgürlükle birlikte var olabilir. Şubat ayında ilişkilerde şu temalar öne çıkıyor:


	
	Alan ihtiyacı artıyor.
	
	
	Duygusal konularda netlik aranıyor.
	
	
	Zihinsel uyum her zamankinden daha önemli hale geliyor.
	


Bekar Kovalar için sürpriz tanışmalar mümkün. Ancak klasik ilişki kalıpları yerine daha özgün bağlar tercih edilebilir.

SOSYAL ÇEVRE: Eleme ve Yenilenme

Bu ay bazı dostluklar doğal akışında sona erebilir. Kova burcu yüzeysel bağlardan uzaklaşmak isteyecek.

Toplumsal konulara ilgi artabilir. Sosyal projelerde aktif rol alma isteği güçlenebilir.

RUHSAL DÖNÜŞÜM: İçsel Uyanış

Şubat ayının en güçlü etkisi ruhsal alanda hissedilecek. Kovalar kendilerine şu soruları sorabilir:


	
	Gerçekten ne istiyorum?
	
	
	Hayatımın yönü doğru mu?
	
	
	Kimlerle yürüyorum?
	


Bu sorgulamalar bir kırılma değil; bilinç yükselişi anlamına geliyor.

Şubat Ayının Ana Mesajı

Cesur ol ama plansız olma.

Kova burcu için bu ay bir başlangıç enerjisi taşıyor. Zincirleri kırma isteği güçlü; ancak akılcı hareket etmek uzun vadede kazandıracak.

Şubat, Kovalar için sıradan bir ay değil. Hayat sahnesinde daha görünür, daha net ve daha özgür bir versiyonla yer alma zamanı.

İstersen bunu daha mistik, daha sert manşetli ya da Discover’a uygun daha çarpıcı spotla yeniden kurgulayabilirim Cato.





&nbsp;


 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.samsunhaberajansi.com/yasam-haberleri">Yaşam</category><dc:creator><![CDATA[Şubat Ayında Kova Burcu İçin Büyük Dönüşüm! Hayatınızda Neler Değişecek? - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Tue, 17 Feb 2026 08:11:05 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.samsunhaberajansi.com/images/haber/subat-ayinda-kova-burcu-icin-buyuk-donusum-hayatinizda-neler-degisecek-112456-20260217.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.samsunhaberajansi.com/images/haber/subat-ayinda-kova-burcu-icin-buyuk-donusum-hayatinizda-neler-degisecek-112456-20260217.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.samsunhaberajansi.com/images/haber/subat-ayinda-kova-burcu-icin-buyuk-donusum-hayatinizda-neler-degisecek-112456-20260217.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Prof. Dr. Karabekiroğlu: Zorbalık, doğru müdahale ile çözülecek bir sorundur]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.samsunhaberajansi.com/haber-prof-dr-karabekiroglu-zorbalik-dogru-mudahale-ile-cozulecek-bir-sorundur-28822.html</guid>
                    <link>https://www.samsunhaberajansi.com/haber-prof-dr-karabekiroglu-zorbalik-dogru-mudahale-ile-cozulecek-bir-sorundur-28822.html</link>
                    <description><![CDATA[ ONDOKUZ Mayıs Üniversitesi’nden (OMÜ) Prof. Dr. Koray Karabekiroğlu, akran zorbalığının sadece 2 çocuk arasında geçen bir problem olmadığını belirterek, “Esas olan, çocuğun yaşadıklarını ailesiyle paylaşabileceği güven ortamını kurmaktır. Şüphe durumunda çevrim içi aktiviteler takip edilmeli; delil niteliğindeki mesaj ve görüntüler silinmemelidir. Zorbalık, doğru müdahale ile çözülebilecek bir sorundur. Sessiz kalmak değil; görmek, duymak ve söylemek çözümdür” dedi.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ OMÜ Tıp Fakültesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Koray Karabekiroğlu, akran zorbalığının, günümüz eğitim dünyasında üzerinde ciddiyetle durulması gereken önemli bir sorun olduğunu ifade etti. Zorbalığın, ailelerin doğru müdahalesiyle düzelebileceği bir durum olduğunu dile getiren Prof. Dr. Karabekiroğlu, “Zorbalık, çoğu zaman 'Çocuklukta olur böyle şeyler' denilerek geçiştirilse de çocukların gelişimi üzerinde kalıcı etkiler bırakabilir. Zorbalıkla mücadelede en kritik adım; farkındalıktır. Her çatışma zorbalık değildir. Bir davranışın zorbalık sayılabilmesi için üç temel unsur birlikte bulunmalıdır; kasıt, süreklilik ve güç dengesizliği. Davranışın bilerek zarar verme amacı taşıması, tekrarlayıcı olması ve taraflar arasında fiziksel ya da sosyal bir güç eşitsizliği bulunması gerekir” diye konuştu.

ZORBALIK SADECE FİZİKSEL DEĞİL

Zorbalığın sadece fiziksel olmadığını söyleyen Prof. Dr. Koray Karabekiroğlu, “İsim takma ve alay etme gibi sözel, dışlama ve dedikodu yayma gibi ilişkisel, teknolojik araçlarla yapılan siber zorbalık türleri de vardır. Kız çocuklarında daha çok ilişkisel, erkek çocuklarında ise fiziksel zorbalık gözlemlenmektedir. Çocuklar çoğu zaman korku ya da ispiyoncu damgası endişesiyle yaşadıklarını anlatmaz. Bu nedenle ebeveynlerin dikkatli olması gerekir. Kıyafetlerin zarar görmesi, açıklanamayan morluklar, okula gitmek istememe, psikosomatik şikayetler, içe kapanma, uyku sorunları, akademik başarıda ani düşüş ve servis kullanmaktan kaçınma önemli uyarı işaretleridir” ifadelerini kullandı.

‘TEPKİSEL TUTUM ÇOCUĞUN PAYLAŞIMINI ZORLAŞTIRIR’

Çocuğun zorbalığa uğradığı öğrenildiğinde ilk kuralın sakin kalmak olduğunu ifade eden Prof. Dr. Karabekiroğlu, “Yargılayıcı ya da aşırı tepkisel bir tutum çocuğun paylaşımını zorlaştırır. 'Bunu bana anlattığın için teşekkür ederim, bu senin hatan değil' mesajı verilmelidir. Şiddeti teşvik eden ifadelerden kaçınılmalı, çocuğun 'Hayır, dur' diyebilmesi, ortamdan uzaklaşması ve bir yetişkinden yardım istemesi desteklenmelidir. Zorba öğrenci ya da ailesiyle doğrudan iletişime geçmek yerine okul yönetimi ve rehberlik servisiyle iş birliği yapılmalıdır. Eğer çocuk zorbalık yapıyorsa, davranışın onaylanmadığı net biçimde ifade edilmeli; kişilik değil, davranış eleştirilmelidir. Empati geliştirmesi sağlanmalı ve kesinlikle fiziksel ceza uygulanmamalıdır. Zorbalık yapan çocukların çoğu empati becerisi düşük, dürtüsel ve öfke kontrolünde zorlanan çocuklardır. Aile içi fiziksel ceza, ilgisizlik ya da aşırı otoriter tutumlar risk faktörüdür” dedi.

‘SİBER ZORBALIK, ZORBALIĞIN 7/24 SÜREBİLEN BİR TÜRÜDÜR’

Zorbalığın, iki çocuk arasındaki basit bir mesele olmadığını belirten Dr. Koray Karabekiroğlu, şöyle konuştu:

“Okullarda, bütüncül okul yaklaşımı benimsenmeli ve bizim okulumuzda zorbalığa izin verilmez mesajı net biçimde verilmelidir. Okullar, öğrencilerin güvenliğini sağlamakla yasal olarak yükümlüdür; gerekli önlemler alınmazsa idari ve hukuki süreçler gündeme gelebilir. Siber zorbalık, zorbalığın 7/24 sürebilen ve anonimlik nedeniyle daha yıkıcı olabilen bir türüdür. Esas olan, çocuğun yaşadıklarını ailesiyle paylaşabileceği güven ortamını kurmaktır. Şüphe durumunda çevrim içi aktiviteler takip edilmeli; delil niteliğindeki mesaj ve görüntüler silinmemelidir. Zorbalık, doğru müdahale ile çözülebilecek bir sorundur. Sessiz kalmak değil, görmek, duymak ve söylemek çözümdür.”
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.samsunhaberajansi.com/yasam-haberleri">Yaşam</category><dc:creator><![CDATA[Prof. Dr. Karabekiroğlu: Zorbalık, doğru müdahale ile çözülecek bir sorundur - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Mon, 16 Feb 2026 08:10:57 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.samsunhaberajansi.com/images/haber/prof-dr-karabekiroglu-zorbalik-dogru-mudahale-ile-cozulecek-bir-sorundur-111159-20260216.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.samsunhaberajansi.com/images/haber/prof-dr-karabekiroglu-zorbalik-dogru-mudahale-ile-cozulecek-bir-sorundur-111159-20260216.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.samsunhaberajansi.com/images/haber/prof-dr-karabekiroglu-zorbalik-dogru-mudahale-ile-cozulecek-bir-sorundur-111159-20260216.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Modern Çağın Sessiz Sorunu: Cinsel İsteksizliğin Altında Yatan 5 Gizli Neden!]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.samsunhaberajansi.com/haber-modern-cagin-sessiz-sorunu-cinsel-isteksizligin-altinda-yatan-5-gizli-neden-28781.html</guid>
                    <link>https://www.samsunhaberajansi.com/haber-modern-cagin-sessiz-sorunu-cinsel-isteksizligin-altinda-yatan-5-gizli-neden-28781.html</link>
                    <description><![CDATA[Gündelik yaşamın koşturmacasında pek çok kişi "yorgunum" diyerek geçiştiriyor; ancak uzmanlar uyarıyor: Cinsel isteksizliğin arkasında biyolojik ve psikolojik çok daha derin sebepler yatıyor olabilir.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Cinsel sağlık, genel yaşam kalitesinin en önemli göstergelerinden biri olarak kabul ediliyor. Ancak toplumda hala "tabu" olarak görülen cinsel isteksizlik (libido kaybı), sadece yaşa bağlı bir durum değil. Uzmanlar, klinik gözlemlere dayanarak partnerlerin fark etmediği ama arzu kaybını tetikleyen 5 kritik faktörü sıraladı.

1. Mikro-Stres Birikimi ve Hormonal Baskılanma

Sadece büyük travmalar değil, gün boyu maruz kalınan trafik, iş mailleri ve bitmeyen sorumluluklar vücudu sürekli "alarm" durumunda tutuyor. Bu durum, vücuttaki kortizol seviyesini artırırken; cinsel isteğin yakıtı olan hormonların üretimine ket vuruyor.

2. "Mavi Işık" ve Uyku Kalitesi

Gece geç saatlere kadar telefon ve bilgisayar başında vakit geçirmek, sadece gözleri yormuyor. Mavi ışık maruziyeti, melatonin hormonunu baskılayarak uyku döngüsünü bozuyor. Sağlıksız bir uyku düzeni ise vücudun hormonal yenilenme sürecini yarıda keserek cinsel enerjiyi dibe çekiyor.

3. Gizli Vitamin ve Mineral Eksiklikleri

Özellikle D vitamini, B12 ve magnezyum eksikliği, modern insanın en büyük eksiklerinden biri. Bu vitaminlerin eksikliği, sadece halsizlik yapmakla kalmıyor; doğrudan ruh halini ve cinsel dürtüleri yöneten nörotransmitterleri etkiliyor.

4. İlişki İçindeki "Duygusal Erozyon"

İlişkilerde çözülmeyen küçük kırgınlıklar, zamanla cinsel çekimin önüne kalın bir duvar örüyor. Uzmanlara göre, yatak odasındaki isteksizliğin kaynağı çoğu zaman gün içindeki iletişim kopuklukları ve takdir görmeme hissi olabiliyor.

5. Yan Etkisi Bilinmeyen Rutin İlaçlar

Kullanılan bazı tansiyon ilaçları, saç dökülmesine karşı alınan takviyeler veya hafif şiddetli kaygı bozukluğu ilaçları cinsel isteği baskılayabiliyor. Birçok kişi yaşadığı isteksizliği kendinden bilirken, aslında sebep kullanılan bir ilacın yan etkisi olabiliyor.

Uzman Uyarısı: Ne Zaman Doktora Gidilmeli?

Haberimizde yer alan bilgiler genel bilgilendirme amaçlı olup, tıbbi teşhis niteliği taşımamaktadır. Eğer bu durum 6 aydan uzun sürüyorsa ve yaşam kalitenizi etkiliyorsa, altta yatan organik bir sebebi dışlamak adına mutlaka bir sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır.

Editörün Notu: Cinsel sağlık, fiziksel sağlığın bir parçasıdır ve profesyonel destek almak, grip olduğunuzda doktora gitmek kadar doğaldır.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.samsunhaberajansi.com/yasam-haberleri">Yaşam</category><dc:creator><![CDATA[Modern Çağın Sessiz Sorunu: Cinsel İsteksizliğin Altında Yatan 5 Gizli Neden! - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Wed, 11 Feb 2026 08:20:42 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.samsunhaberajansi.com/images/haber/modern-cagin-sessiz-sorunu-cinsel-isteksizligin-altinda-yatan-5-gizli-neden-113155-20260211.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.samsunhaberajansi.com/images/haber/modern-cagin-sessiz-sorunu-cinsel-isteksizligin-altinda-yatan-5-gizli-neden-113155-20260211.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.samsunhaberajansi.com/images/haber/modern-cagin-sessiz-sorunu-cinsel-isteksizligin-altinda-yatan-5-gizli-neden-113155-20260211.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Samsun'da Lvbel C5 rüzgarı]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.samsunhaberajansi.com/haber-samsunda-lvbel-c5-ruzgari-28755.html</guid>
                    <link>https://www.samsunhaberajansi.com/haber-samsunda-lvbel-c5-ruzgari-28755.html</link>
                    <description><![CDATA[Türk Rap Müziğine damga vuran Lvbel C5 depremzedeler yararına düzenlediği konser için geldiği Samsun’da, Atakum Belediyesi Engelsiz Yaşam Park Merkezine sürpriz ziyaret gerçekleştirdi. Merkezin özel gereksinimli bireyleri ile tek tek sohbet eden sanatçı, duygu dolu anlar yaşadı.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Türk Rap Müziğinin popüler ismi Süleyman Burak Bodur sahne adıyla Lvbel C5, konser için geldiği Samsun’da Atakum Belediyesi Engelsiz Yaşam Park Kültür Sanat ve Eğitim Merkezini ziyaret etti. Türkiye’yi derinden sarsan 6 Şubat depremlerinden etkilenen vatandaşlara destek olmak için Zonguldak’ın ardından Samsun’da konser veren sanatçı, Atakum’da özel gereksinimli bireylerle bir araya gelerek keyifli vakit geçirdi.&nbsp;

LVBEL C5’E COŞKULU KARŞILAMA&nbsp;

Lvbel C5 sürpriziyle şaşıran Engelsiz Yaşam Park öğrencileri, sanatçıyı alkışlarla ve sevgi seliyle karşıladı. Duygu dolu anlar yaşayan Burak Bodur, öğrenciler ve aileleriyle bir süre sohbet etti. Atakum Belediyesinin merkezde özel gereksinimli bireylere sunduğu sanat, spor ve sosyal hizmetler hakkında yetkililerden bilgi alan Burak Bodur, ardından hayranlarıyla bol bol fotoğraf çektirdi. Ziyarette sanatçıya Atakum Belediye Başkanı Serhat Türkel'in “Atakum Belediyesi Engelsiz Yaşam Park Kültür Sanat ve Eğitim Merkezine gerçekleştirdiğiniz anlamlı ziyaret ve sanatın birleştirici gücüyle engelsiz yaşama kattığınız değerli katkılardan dolayı teşekkür ederiz.’ mesajının yer aldığı sol anahtarı biblosu ile Atatürk Anıtı heykelciği verildi.&nbsp;

“YAŞAM PARK’A TEKRAR GELECEĞİM”

Lvbel C5, Yaşam Park öğrencileri bir arada olmaktan çok mutlu olduğunu belirterek merkezi ilk fırsatta tekrar ziyaret edeceğini söyledi. Sanatçı&nbsp; “Çok mutluyum. Umarım herkes mutludur. Samsun’a geldiğim sürece Yaşam park’a geleceğim.&nbsp; İnsanları çok sevdim. Herkesten Allah razı olsun. Çok güzel ağırladılar. Samsun süper. Samsun pidesinin ününü duydum, onu tadacağım. Sonra da diğer konserlerimiz için yola çıkacağız.” dedi.



“BÜYÜK MUTLULUK DUYDUK”

Atakum Belediye Başkanı Serhat Türkel, sürpriz ziyareti için Lvbel C5’e teşekkür ederek “

Şarkılarıyla olduğu gibi sosyal destek projeleri ile de gönüllerimizi kazanan sanatçımızı Atakum’da ağırlamaktan büyük mutluluk duyduk. Hepimizi derinden etkileyen 6 Şubat depremleri nedeniyle, üç yıldır yaraları sarmaya çalışan vatandaşlarımız için düzenlediği konserlerin anlamı son derece büyük ve dayanışmanın en güzel örneğini sergiliyor. Atakum’da, Yaşam Park öğrencileri ile bir araya gelerek unutulmaz anlara imza attı. Öğrencilerimizin gözlerindeki mutluluk, çok özeldi. Kendisine anlamlı ziyareti için çok teşekkür ediyorum. Güzide kentimiz Atakum’da düzenleyeceğimiz sosyal, kültürel ve sosyal destek projelerinde sanatçımızla bir arada olmaktan her zaman büyük onur duyarız.” cümlelerini kaydetti.


 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.samsunhaberajansi.com/yasam-haberleri">Yaşam</category><dc:creator><![CDATA[Samsun'da Lvbel C5 rüzgarı - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Mon, 09 Feb 2026 08:19:26 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.samsunhaberajansi.com/images/haber/samsunda-lvbel-c5-ruzgari-112659-20260209.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.samsunhaberajansi.com/images/haber/samsunda-lvbel-c5-ruzgari-112659-20260209.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.samsunhaberajansi.com/images/haber/samsunda-lvbel-c5-ruzgari-112659-20260209.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Samsunlular Dikkat: Kış Hastalıklarına Karşı Alınacak 7 Etkili Önlem]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.samsunhaberajansi.com/haber-samsunlular-dikkat-kis-hastaliklarina-karsi-alinacak-7-etkili-onlem-28744.html</guid>
                    <link>https://www.samsunhaberajansi.com/haber-samsunlular-dikkat-kis-hastaliklarina-karsi-alinacak-7-etkili-onlem-28744.html</link>
                    <description><![CDATA[Samsun’da grip ve soğuk algınlığı vakaları artıyor. Basit ama etkili önlemlerle hem kendinizi hem sevdiklerinizi kış hastalıklarından koruyabilirsiniz.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Samsun’da kış aylarının etkisiyle soğuk algınlığı ve grip vakaları artış göstermeye başladı. Sağlık uzmanları, bu dönemde bağışıklığı güçlendirmek ve hastalıklardan korunmak için bazı temel önlemler uygulamanın önemine dikkat çekiyor.

Ellerinizi sık ve doğru şekilde yıkamak, özellikle toplu taşıma ve kalabalık alanlardan sonra virüslerin yayılmasını engellemenin en etkili yollarından biri olarak öne çıkıyor. Soğuk havalarda bere, atkı, eldiven ve uygun mont kullanmak boğaz ve üst solunum yollarını korur, ani sıcaklık değişimlerine karşı katmanlı giyinmek oldukça faydalıdır.

Yeterli uyku ve düzenli dinlenme, bağışıklık sistemini güçlendirir ve hastalıklara karşı direnci artırır. Beslenmeye özen göstermek de büyük önem taşıyor. C vitamini açısından zengin portakal, mandalina, kivi ve yeşil yapraklı sebzeler bağışıklığı destekler. Probiyotikler içeren yoğurt, kefir ve fermente gıdalar ile omega‑3 kaynakları olan balık ve ceviz de vücudun hastalıklara karşı direncini artırır.

Ayrıca bol su içmek ve sıcak bitki çayları tüketmek, vücudu nemli tutar ve boğazı rahatlatır. Ev ve iş yerlerinde düzenli havalandırma yapmak, virüslerin yayılmasını azaltan etkili bir önlemdir.

Herhangi bir rahatsızlığınız varsa, bir sağlık profesyonelinden bilgi almanız öneriliyor. Bu şekilde hem kendi sağlığınızı hem de sevdiklerinizin sağlığını koruyabilirsiniz.

Samsun’da kış aylarında bağışıklığı güçlendirmek ve hastalıkları önlemek, hem bireysel hem de toplum sağlığı açısından büyük önem taşıyor. Bu basit önlemler, günlük yaşamda uygulanarak grip ve soğuk algınlığından korunmada fark yaratabilir.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.samsunhaberajansi.com/yasam-haberleri">Yaşam</category><dc:creator><![CDATA[Samsunlular Dikkat: Kış Hastalıklarına Karşı Alınacak 7 Etkili Önlem - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Sun, 08 Feb 2026 08:40:11 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.samsunhaberajansi.com/images/haber/samsunlular-dikkat-kis-hastaliklarina-karsi-alinacak-7-etkili-onlem-115101-20260208.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.samsunhaberajansi.com/images/haber/samsunlular-dikkat-kis-hastaliklarina-karsi-alinacak-7-etkili-onlem-115101-20260208.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.samsunhaberajansi.com/images/haber/samsunlular-dikkat-kis-hastaliklarina-karsi-alinacak-7-etkili-onlem-115101-20260208.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[‘Kontrolsüz yapılan her davranış bağımlılığa yol açabilir’]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.samsunhaberajansi.com/haber-kontrolsuz-yapilan-her-davranis-bagimliliga-yol-acabilir-28636.html</guid>
                    <link>https://www.samsunhaberajansi.com/haber-kontrolsuz-yapilan-her-davranis-bagimliliga-yol-acabilir-28636.html</link>
                    <description><![CDATA[YEŞİLAY Samsun Şube Başkanı Emre Güneş, her yaş grubundan bireylerin kumar oynayabildiğini ifade ederek “Çevrim içi oyunlarda kumar riski daha yüksek. Oyunlar sırasında sık sık kumar reklamlarıyla karşılaşılabiliyor. Bir kez oynamak masum gibi görülse de bu durum bağımlılığa dönüşebiliyor. ‘Bir kereden bir şey olmaz’ anlayışı doğru değil. Kontrolsüz yapılan her davranış bağımlılığa yol açabilir” dedi.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Yeşilay Danışmanlık Merkezi’nin açıldığı 1 Eylül 2020’den bu yana Samsun’da kumar bağımlılığı ile ilgili 342 danışan başvurusu ve 2 bin 273 görüşme gerçekleştirildi. Ayrıca 991 aile ile de görüşme sağlandı. Son zamanlarda medyada ve birçok alanda gündeme gelen kumar bağımlılığı ile ilgili yapılan çalışmalar hakkında bilgi veren Yeşilay Samsun Şube Başkanı Emre Güneş, kontrolsüz yapılan her davranışın bağımlılığa yol açabileceğini söyledi. Güneş, "Eğitimler sırasında vatandaşlarla birebir temas halindeyiz. Geri bildirimlere baktığımızda her yaş grubundan bireylerin kumar oynadığını görebiliyoruz. Üniversite öğrencilerinden sanal kumar oynadığını ifade edenler olduğu gibi, ailelerden de çocuklarının kumar oynadığı yönünde geri dönüşler alıyoruz. Çevrim içi oyunlarda kumar riski daha yüksek. Oyunlar sırasında sık sık kumar reklamlarıyla karşılaşılabiliyor. Bir kez oynamak masum gibi görülse de bu durum bağımlılığa dönüşebiliyor. ‘Bir kereden bir şey olmaz’ anlayışı doğru değil. Kontrolsüz yapılan her davranış bağımlılığa yol açabilir. Bu nedenle bireylerin kendilerini korumaları büyük önem taşıyor” diye konuştu.

‘TEKNOLOJİ BAĞIMLILIĞI GÜNÜMÜZÜN ÖNEMLİ SORUNLARINDAN BİRİ’

Sadece bağımlı bireylerle değil, aileleri de sürece dahil ettiklerini söyleyen Güneş, "Bu kapsamda 991 aile görüşmesi yapıldı. Bağımlı bireyin tedaviyi reddettiği durumlarda ailelerle görüşmeler yapılıyor, ailelere bağımlı bireyle nasıl iletişim kurulması gerektiği konusunda uzmanlarımız tarafından destek veriliyor ve süreç birlikte yürütülüyor. Teknoloji bağımlılığı da günümüzün önemli sorunlarından biri. Hemen her evde az ya da çok teknoloji bağımlılığı var. Bu durum kişiler arası ilişkileri zayıflatıyor, iletişimi ve sosyalleşmeyi azaltıyor. İnsanlar yüz yüze ilişkilerden uzaklaşıp sanal ortama yöneliyor” ifadelerini kullandı.

‘ÖNLEYİCİ HİZMETLERDE, TÜM VATANDAŞLARA YÖNELİK ÇALIŞMALAR YAPIYORUZ’

Bağımlılık ile mücadelenin her konusunda tüm Yeşilay olarak hizmet verdiklerini belirten Emre Güneş, şöyle konuştu:

“Kumar bağımlılığıyla ilgili iki yönlü bir çalışma yürütüyoruz. Yeşilay Samsun Şubesi olarak hem önleyici hizmetler hem de tedavi hizmetleri kapsamında faaliyet gösteriyoruz. Önleyici hizmetlerde, bağımlı bireylerden ziyade tüm vatandaşlara yönelik çalışmalar yapıyoruz. Formatörlerimiz aracılığıyla Türkiye Bağımlılıkla Mücadele Eğitim Programı kapsamında eğitimler veriyoruz. Bu eğitimlerde kumar bağımlılığının tanımı, nedenleri, bireysel, ailevi ve toplumsal zararları ile korunma yolları ele alınıyor. İkinci başlığımız ise tedavi hizmetleri olarak değerlendiriyoruz. Türkiye genelinde olduğu gibi Samsun’da da Yeşilay Danışmanlık Merkezimiz bulunuyor. Burada kumar bağımlılığı olan bireylere psikoterapi desteği sağlıyoruz. Danışmanlık merkezimizde ilaç tedavisi uygulanmıyor ancak ileri düzey bağımlılık durumlarında danışanlar ruh ve sinir hastalıkları hastanesine yönlendiriliyor. Bu süreçte hem hastanede tedavi takip ediliyor hem de danışmanlık merkezimizde psikoterapi desteği sürdürülüyor. İlaç ve terapinin birlikte yürütüldüğü durumlarda daha başarılı sonuçlar elde ediliyor.”

Yeşilay Samsun Şube Başkanı Güneş, atölyelerinde danışanlar tarafından yapılan çeşitli el sanatları çalışmalarının olduğunu söyledi.&nbsp;
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.samsunhaberajansi.com/yasam-haberleri">Yaşam</category><dc:creator><![CDATA[‘Kontrolsüz yapılan her davranış bağımlılığa yol açabilir’ - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Tue, 27 Jan 2026 07:28:22 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.samsunhaberajansi.com/images/haber/kontrolsuz-yapilan-her-davranis-bagimliliga-yol-acabilir-102851-20260127.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.samsunhaberajansi.com/images/haber/kontrolsuz-yapilan-her-davranis-bagimliliga-yol-acabilir-102851-20260127.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.samsunhaberajansi.com/images/haber/kontrolsuz-yapilan-her-davranis-bagimliliga-yol-acabilir-102851-20260127.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[2026 YILINDA KOVA BURCUNU NELER BEKLİYOR?]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.samsunhaberajansi.com/haber-2026-yilinda-kova-burcunu-neler-bekliyor-28351.html</guid>
                    <link>https://www.samsunhaberajansi.com/haber-2026-yilinda-kova-burcunu-neler-bekliyor-28351.html</link>
                    <description><![CDATA[
Astrolojik verilere göre 2026 yılı, Kova burçları için köklü değişimlerin, zihinsel dönüşümün ve yeni başlangıçların yılı olacak. Uzman astrologlar, özellikle kariyer, sosyal çevre ve kişisel hedefler alanında Kova burçlarını önemli kararların beklediğini belirtiyor.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Kariyerde Yön Değişimi ve Cesur Adımlar

2026’da Kova burçları, uzun süredir akıllarında olan ancak erteledikleri planları hayata geçirme cesareti bulacak. Uranüs’ün etkisiyle özellikle teknoloji, medya, dijital projeler ve bağımsız çalışma alanlarında yeni fırsatlar gündeme gelecek.
Mevcut işinden memnun olmayan Kovalar için bu yıl, “ya tamam ya devam” yılı olarak öne çıkıyor.

Maddi Konularda Denge Arayışı

Yılın ilk aylarında harcamalara dikkat edilmesi gerektiğini vurgulayan uzmanlar, özellikle ani masrafların bütçeyi zorlayabileceği uyarısında bulunuyor. Ancak yılın ikinci yarısında gelir artışı, ek kazançlar ve beklenmedik fırsatlar Kova burçlarının yüzünü güldürebilir.
2026, borç kapatma ve finansal düzen kurma açısından da önemli bir dönem olacak.

Aşk Hayatında Netleşme Dönemi

Kova burçları için 2026, duygusal anlamda belirsizliklerin sona erdiği bir yıl olarak dikkat çekiyor. İlişkisi olan Kovalar, evlilik veya ciddi kararlar alabilirken; yalnız olanlar için sürpriz tanışmalar gündeme gelebilir.
Astrologlara göre bu yıl “geçici ilişkiler” değil, kalıcı bağlar ön planda olacak.

Sosyal Çevre Değişiyor

2026’da Kova burçları, kendilerine fayda sağlamayan dostlukları sorgulayacak. Sosyal çevrede bir eleme süreci yaşanırken, daha az ama daha güçlü bağlar kurulacak. Yeni çevreler, özellikle mesleki gelişime katkı sağlayacak kişilerden oluşacak.

Sağlıkta Ruhsal Denge Önemli

Yıl boyunca zihinsel yorgunluk ve stres Kova burçları için dikkat edilmesi gereken başlıklar arasında yer alıyor. Uzmanlar, uyku düzeni, beslenme ve dijital detoksun ihmal edilmemesi gerektiğini vurguluyor.
Meditasyon, yürüyüş ve doğayla temas, 2026’da Kovalar için adeta “olmazsa olmaz” olacak.

Uzman Yorumu

Astrologlar, 2026 yılını Kova burçları için “yeniden yapılanma ve özgürleşme yılı” olarak tanımlıyor. Doğru adımlar atan Kovalar, bu yılın sonunda hem maddi hem manevi olarak daha güçlü bir noktaya ulaşabilir.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.samsunhaberajansi.com/yasam-haberleri">Yaşam</category><dc:creator><![CDATA[2026 YILINDA KOVA BURCUNU NELER BEKLİYOR? - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Tue, 23 Dec 2025 09:24:29 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.samsunhaberajansi.com/images/haber/2026-yilinda-kova-burcunu-neler-bekliyor-122717-20251223.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.samsunhaberajansi.com/images/haber/2026-yilinda-kova-burcunu-neler-bekliyor-122717-20251223.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.samsunhaberajansi.com/images/haber/2026-yilinda-kova-burcunu-neler-bekliyor-122717-20251223.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Kursa gidip, çocukluk hayali pastacılığa başladı ]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.samsunhaberajansi.com/haber-kursa-gidip-cocukluk-hayali-pastaciliga-basladi-28333.html</guid>
                    <link>https://www.samsunhaberajansi.com/haber-kursa-gidip-cocukluk-hayali-pastaciliga-basladi-28333.html</link>
                    <description><![CDATA[SAMSUN’un İlkadım ilçesinde yaşayan 3 çocuk annesi Ayşe Taşhan (36), çocukluk hayali olan pastacılık yaparak aile ekonomisine katkı sağlıyor. Taşhan, “Çocukluğumdan beri kendim üretip satmayı hayal ediyordum. 1 yıl pastacılık eğitimi aldım. Şu anda da kendi yerimi açtım. Hem üretip hem de satıyorum. Çocukluk hayalimi gerçekleştirdim" dedi.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Samsun'da Ayşe Taşhan, aile ekonomisine katkıda bulunmak için eşi Yüksel Taşhan (41) ile birlikte İlkadım ilçesinde bir ekmek fırınında çalışmaya başladı. 2 yıl boyunca eşinin yanında fırında ekmek yapan Ayşe Taşhan, fırıncılığın bir kadın için oldukça zorlayıcı olduğunu fark ettikten sonra, çocukluğundan beri ilgi duyduğu pastacılığa yönelme karar verdi. Bu doğrultuda 2023 yılında Samsun İlkadım Halk Eğitim Merkezi’nde yaş ve kuru pasta kursuna katılan Taşhan, yaklaşık 1 yıl süren eğitimin ardından ustalık belgesini aldı. Eğitiminin ardından kendisini daha da geliştirmek için özel bir pastanede 1 yıl boyunca çalışarak mesleki deneyim kazandı. Edindiği bilgi ve tecrübeyi kendi işine taşımak isteyen Taşhan, eşiyle birlikte hayalini kurduğu iş yerini açtı. Fevzi Çakmak Mahallesi’nde yaklaşık 1 ay önce hizmete giren işletmede tüm ürünleri kendisinin hazırladığını belirten Taşhan, kendi ürettiğini kendisinin satmasından büyük mutluluk duyduğunu ifade etti.

Hayalini gerçekleştirdiğini belirten Ayşe Taşhan, “Çocukluğumdan beri kendim üretip satmayı hayal ediyordum. Pastacılığa da ilgim vardı. Bunun için de İlkadım Halk Eğitim kursundan 1 yıl eğitim aldım. Daha sonra da özel bir yerde de 1 yıl çalışıp deneyim kazandım. Şu anda da kendi yerimi açtım. Hem üretip hem de satıyorum. Çocukluk hayalimi de gerçekleştirmiş oldum" diye konuştu.


 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.samsunhaberajansi.com/yasam-haberleri">Yaşam</category><dc:creator><![CDATA[Kursa gidip, çocukluk hayali pastacılığa başladı  - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Sun, 21 Dec 2025 07:06:23 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.samsunhaberajansi.com/images/haber/kursa-gidip-cocukluk-hayali-pastaciliga-basladi-101404-20251221.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.samsunhaberajansi.com/images/haber/kursa-gidip-cocukluk-hayali-pastaciliga-basladi-101404-20251221.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.samsunhaberajansi.com/images/haber/kursa-gidip-cocukluk-hayali-pastaciliga-basladi-101404-20251221.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Samsun'da ücretsiz Psikolog ve Diyetisyen hizmeti ilgi görüyor]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.samsunhaberajansi.com/haber-samsunda-ucretsiz-psikolog-ve-diyetisyen-hizmeti-ilgi-goruyor-28327.html</guid>
                    <link>https://www.samsunhaberajansi.com/haber-samsunda-ucretsiz-psikolog-ve-diyetisyen-hizmeti-ilgi-goruyor-28327.html</link>
                    <description><![CDATA[Samsun Büyükşehir Belediyesi’nin ücretsiz psikolog ve diyetisyen hizmeti ilgi görüyor. Online ve yüz yüze sunulan danışmanlık hizmeti 2025 yılında da yüzlerce kişinin tercihi oldu. Büyükşehir Belediye Başkanı Halit Doğan, “Bizim önceliğimiz insan. Ve insan hayatına dokunmak her şeyden daha önemli” dedi.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ İnsanı merkeze alan anlayışı ile çalışmalarını sürdüren Samsun Büyükşehir Belediyesi, vatandaşların yaşamına dokunan hizmetlerine devam ediyor. Samsun Büyükşehir Belediyesi bünyesindeki SADEM (Samsun Aile Danışma ve Eğitim Merkezi) seminerlerden danışmanlık hizmetine birçok alanda vatandaşlara hizmet sunuyor. SADEM bünyesinde görevli psikolog, sosyolog ve diyetisyenler online ve yüz yüze bireysel danışmanlık hizmetinin yanı sıra aile danışmanlığı, çift danışmanlığı ve seminerlerle de ailelere destek sağlıyor. SADEM 2025 yılında bireysel online ve yüz yüze olmak üzere 3 bin 604 kişiye danışmanlık hizmeti sunarken, 295 aileye ve 130 çifte de danışmanlık hizmeti sağladı. Yıl içinde 513 kişi de SADEM bünyesinde düzenlenen seminerlerden yararlanma fırsatı buldu.

Online diyetisyen ve psikolog

Ücretsiz Çocuk ve Ergen ve Yetişkin Bireylere Aile Danışmanlığı, Psiko-Eğitim Seminerleri, Psikolojik Danışmanlık Desteği veren Samsun Büyükşehir Belediyesi 2025 yılı itibariyle bu desteği geliştirerek online hizmet dönemini de başlattı. Yüz yüze danışmanlık hizmetinden çeşitli nedenlerle yararlanamayanlar için online sistem önemli bir avantaj sağladı. SADEM bünyesindeki yüz yüze hem de online hizmetlerin tamamı ücretsiz olarak gerçekleştiriliyor. Yüz yüze ya da online psikolog ve diyetisyen hizmeti almak isteyenler SADEM (0 362 432 82 88), 153 Çözüm Merkezi ya da sadem.samsun.bel.tr başvuru sayfası aracılığıyla başvurularını gerçekleştirebiliyor.

“İnsan hayatına dokunmak her şeyden önemli”

Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Halit Doğan, “Bizim önceliğimiz insan. Ve insan hayatına dokunmak her şeyden daha önemli. Kimsenin kendini yalnız hissetmediği bir şehir hedefliyoruz. Bu anlayışla sosyal belediyeciliğin her alanında yoğun ve etkili bir çalışma yürütüyoruz. Yaşayan çınarlarımızdan özel gereksinimli bireylere, kadınlarımızdan gençlerimize ve ailelerimize her alanda hemşehrilerimizin yanında olma sorumluluğumuzu yerine getiriyoruz. SADEM de bu noktada önemli rol oynuyor. Hemşehrilerimizin beden ve ruh sağlığı bizler için kıymetli diyerek uzman psikolog, sosyolog ve diyetisyenlerimiz hem online hem de yüz yüze danışmanlık hizmeti sunuyor. Online hizmet noktasında hemşehrilerimize sözümüz vardı. Bu yıl bunu başlatarak hem sözümüzü tutmuş olduk hem de günlük hayatın temposunda bu hizmete vakit ayıramayan vatandaşlarımıza destek olduk. İnsanımızın mutluluğu, huzuru ve güveni için şehrimiz için çalışmaya devam ediyoruz” dedi.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.samsunhaberajansi.com/yasam-haberleri">Yaşam</category><dc:creator><![CDATA[Samsun'da ücretsiz Psikolog ve Diyetisyen hizmeti ilgi görüyor - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Sat, 20 Dec 2025 07:38:31 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.samsunhaberajansi.com/images/haber/samsunda-ucretsiz-psikolog-ve-diyetisyen-hizmeti-ilgi-goruyor-110048-20251220.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.samsunhaberajansi.com/images/haber/samsunda-ucretsiz-psikolog-ve-diyetisyen-hizmeti-ilgi-goruyor-110048-20251220.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.samsunhaberajansi.com/images/haber/samsunda-ucretsiz-psikolog-ve-diyetisyen-hizmeti-ilgi-goruyor-110048-20251220.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[BEYZANUR’UN UMUT MÜCADELESİ]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.samsunhaberajansi.com/haber-beyzanurun-umut-mucadelesi-28097.html</guid>
                    <link>https://www.samsunhaberajansi.com/haber-beyzanurun-umut-mucadelesi-28097.html</link>
                    <description><![CDATA[Kocaeli’de nadir görülen ‘transvers miyelit’ tanısı konulan 10 yaşındaki Beyzanur Yıldız, tekerlekli sandalyeye mahkum olurken yoğun fizik tedavi ve rehabilitasyonla yeniden yürüme umudunu sürdürüyor.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ - KOCAELİ'de yaşayan Beyzanur Yıldız (10), hareket kısıtlılığı şikayetiyle götürüldüğü hastanede milyonda bir görülen 'transvers miyelit' (TM) (omurilikte iltihaplanma sonucunda meydana gelen ve nadir görülen bir nörolojik problem) tanısı aldı. Tekerlekli sandalye kullanmaya başlayan Yıldız, "Doktorlar zamanla yürüme ihtimalim olduğunu söylüyorlar. Tedaviyle bunu başaracağıma inanıyorum" dedi.

Kocaeli'de yaşayan Nurcan-Sinan Yıldız çiftinin tek çocukları Beyzanur Yıldız, 6 Mayıs gecesi uykudan uyandığında belden aşağısını hareket ettiremediğini fark etti. Ambulans ile Kocaeli Şehir Hastanesi’ne kaldırılan Yıldız’a yapılan tetkikler sonucunda nadir bir nörolojik problem olan TM tanısı konuldu. Tedavi altına alınan Yıldız’a, sinir hasarını azaltmak ve sürecin ilerlemesini durdurmak amacıyla IVIG (İntravenöz İmmünoglobulin) tedavisi uygulandı. Belindeki enfeksiyonun yok edilmesinin ardından iltihabın sinirlere baskı yaptığı, belden aşağıya sinyal iletiminin durdurduğu anlaşıldı. Tekerlekli sandalye kullanmaya başlayan Yıldız, 2 ay önce Ankara'daki Gaziler Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne sevk edildi. Beyzanur Yıldız’ın, omurilikte oluşan iltihaplanmanın bıraktığı hasara bağlı olarak uzun süreli fizik tedavi ve rehabilitasyona ihtiyaç duyduğu belirlendi. Yıldız, yürüme fonksiyonlarını geri kazanması için robotik yürüme cihazı, kas güçlendirme egzersizlerinden oluşan programa alındı.

'AYAĞA KALKMAK İÇİN ÇOK ÇABALIYORUM'

Beyzanur Yıldız, bir gece yürüyemediğini ve hareket edemediğini fark ettiğini söyleyerek, "Okuldan geldim, gece 00.00'da yattım, sonra 02.00'de uyandım ama kalkamadım. Ondan sonra annemle babamı çağırdım, beni hastaneye götürdüler. Kocaeli Şehir Hastanesi’nde MR, tomografi ve röntgen çektiler. Doktorlar omuriliğimde iltihap olduğunu görmüşler, onun için belimden 'BOS' sıvısı (beyin omurilik sıvısı) aldılar. İlk önce ilaç veya iğne verirler geçer, düzelir sandım ama geçmedi. Fizik tedavi ile düzeleceğim inşallah. Burada nörolojik salonda egzersizler yapıyorum, adım atmaya çalışıyorum, kol güçlendirmeye çalışıyorum. Ayağa kalkmak için kendimce çok çabalıyorum. Burada babamla kalıyorum. Annem de Kocaeli Gölcük’te. Beni özlediği için her zaman arıyor. Ben de onu çok özledim, çok seviyorum onu. Tekerlekli sandalye biraz eğlenceli, çevirdiğim için kollarım güçleniyor. Ama en kısa zamanda inşallah yürümeyi planlıyorum. Ayağa kalkınca ip atlamak istiyorum, ip atlamayı çok özledim. Okula gitmek istiyorum. Kocaeli’ye gidince öğretmen evime gelecek. Hastanedeki bütün omurilik hastaları beni tanıyor şu anda. Gazi ağabeyler var, onlarla balkonda oturuyoruz sohbet ediyoruz. Büyüyünce çocuk doktoru olmak istiyorum. Buradaki doktor ağabey ve ablaları çok seviyorum. Doktorlar zamanla yürüyebileceğimi söylüyorlar ama bu sürecin biraz uzun olacağını da ekliyorlar" dedi.

'BEYZANUR YAŞAMAYI SEVEN BİR ÇOCUKTU'

Beyzanur Yıldız'ın babası Sinan Yıldız da kızının öncesinde hiçbir hastalık geçirmediğini belirterek, "O gece bizi yanına çağırdı, 'Baba bir şey oluyor' dedi. Önce bir bacağı biraz uyuşmaya başlamıştı. Biz 'Çocuktur; koştu, hopladı, zıpladı' diye düşündük. Annesi ovaladı falan, uyuyakaldık. Yarım saat sonra kalktığında komple belden aşağısını hissetmiyordu. Hastaneye götürdük. Hastalığının omurilikle ilgili olduğu, geçirmiş olduğu herhangi bir enfeksiyondan kaynaklı bir hastalık olduğunu söylediler. Bu süreçten sonra fizik tedavi görmesi, tekerlekli sandalye kullanması gerekiyor. Buraya sevk ettiler bizi, burada yoğun bir tedavisi var. Burada hayata hazırlıyorlar aslında; yataktan sandalyeye geçme, sandalyeden yatağa geçme gibi. Ayağa kaldırıyorlar, yürütmeye çalışıyorlar. Beyzanur sosyal bir çocuktu, yaşamayı seven bir çocuktu. Eskiler gözümün önüne geliyor devamlı. Ben sandalyesine bakınca onu yürürken görüyorum hep. Eski günler devamlı aklıma geldiği için insanı biraz yıpratıyor, hüzünlendiriyor. Bir anda olan bir şey. İnsanın başına her şey geliyor. 'Bize gelmez' diye bir şey yok. Yürüyen çocuğu bir anda böyle tekerlekli sandalyede görünce insanı ister istemez duygusal olarak çok etkileniyor. Yürümeye başlayınca bol bol gezdireceğim, her tarafa gideceğiz" diye konuştu.

'BEYZANUR'U BAĞIMSIZLAŞTIRMAK İÇİN ÇALIŞIYORUZ'

Gaziler Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde ergoterapi teknikeri olarak çalışan Cenk Eren Hançerlioğlu ise Beyzanur Yıldız ile yaklaşık 2 aydır çalıştıklarını belirterek, "Beyzanur'u tekerlekli sandalyede en bağımsız nasıl hayata kazandırabiliriz, kendi transferini nasıl yapabilir, giyinmesini nasıl yapabilir; onun üzerine çalışıyoruz. Hiç kimse bilemez, ne zaman ayağa kalkıp yürüyeceğini. Biz Beyzanur'u bağımsızlaştırmak için çalışıyoruz. Çok sık görülen bir hastalık değil. Beyzanur gayet sosyal, burada çok iyi vakit geçiriyor. Diğer hastalarla, hastanedeki diğer personellerle sürekli görüşüyor. Onunla aktiviteler yapıyoruz, resim kursuna gidiyor, takı kursuna gidiyor. Taburcu olacak ve taburcu olacağı için çok üzgün" ifadelerini kullandı. (DHA


 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.samsunhaberajansi.com/yasam-haberleri">Yaşam</category><dc:creator><![CDATA[BEYZANUR’UN UMUT MÜCADELESİ - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Wed, 19 Nov 2025 10:43:07 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.samsunhaberajansi.com/images/haber/beyzanurun-umut-mucadelesi-134604-20251119.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.samsunhaberajansi.com/images/haber/beyzanurun-umut-mucadelesi-134604-20251119.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.samsunhaberajansi.com/images/haber/beyzanurun-umut-mucadelesi-134604-20251119.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[SAMSUN’DA BAHİS OPERASYONU!]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.samsunhaberajansi.com/haber-samsunda-bahis-operasyonu-27936.html</guid>
                    <link>https://www.samsunhaberajansi.com/haber-samsunda-bahis-operasyonu-27936.html</link>
                    <description><![CDATA[-SAMSUN, Ankara ve Antalya'da eş zamanlı düzenlenen yasa dışı bahis operasyonunda 10 şüpheli, gözaltına alındı.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri, Samsun Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde 'Yasa dışı bahis' suçuna yönelik çalışma yürüttü. Ekipler, Samsun merkezli Ankara ve Antalya'da dün saat 07.00 sıralarında eş zamanlı operasyon düzenledi. Belirlenen adreslerde yapılan aramalarda, çok sayıda dijital materyal ele geçirildi. Olaya ilişkin 10 şüpheli, gözaltına alındı. Şüphelilerden 9'u Samsun'a getirilirken, 1 şüpheli Antalya'da SEGBİS işlemleri için hazır edildi. Emniyetteki işlemleri tamamlanan 9 şüpheli, bugün adliyeye sevk edildi. (DHA)
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.samsunhaberajansi.com/yasam-haberleri">Yaşam</category><dc:creator><![CDATA[SAMSUN’DA BAHİS OPERASYONU! - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Fri, 31 Oct 2025 09:47:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.samsunhaberajansi.com/images/haber/samsunda-bahis-operasyonu-125327-20251031.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.samsunhaberajansi.com/images/haber/samsunda-bahis-operasyonu-125327-20251031.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.samsunhaberajansi.com/images/haber/samsunda-bahis-operasyonu-125327-20251031.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Amatör Balıkçı Rekor Kırdı: 1 Metre 74 Santimlik Dev Orkinos!]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.samsunhaberajansi.com/haber-amator-balikci-rekor-kirdi-1-metre-74-santimlik-dev-orkinos-27904.html</guid>
                    <link>https://www.samsunhaberajansi.com/haber-amator-balikci-rekor-kirdi-1-metre-74-santimlik-dev-orkinos-27904.html</link>
                    <description><![CDATA[Hayaliydi, başardı! Lüleburgazlı amatör balıkçı 3 saat süren mücadele sonunda 73 kiloluk orkinosu oltayla yakaladı.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ &nbsp;KIRKLARELİ’nin Lüleburgaz ilçesinde amatör balıkçı Kadir Çokivgen, Ege Denizi’nin Çanakkale açıklarında, oltayla 1 metre 74 santim uzunluğunda, 73 kiloluk orkinos yakaladı. Balığı yakaladığı anları kameraya kaydeden Çokivgen, yaşadığı mutluluğu arkadaşlarıyla paylaştı.

Lüleburgaz’da balıkçı dükkanı işleten Kadir Çokivgen, arkadaşlarıyla birlikte Ege Denizi’nin Çanakkale yakınlarında balık avlamaya gitti. Kayalıklarda avlanan Çokivgen, oltasına takılan balığı kıyıya çekmek istedi. Balığı çekmekte zorlanan Çokivgen, yaklaşık 3 saat mücadele verdi. Çokivgen, zorlu uğraşın ardından kıyıya çıkarmayı başardığı balığı görünce hem şaşkınlık hem de mutluluk yaşadı. Yapılan ölçümde 1 metre 74 santim uzunluğunda, 73 kiloluk orkinos yakaladığı anlaşılan Çokivgen, hem balığı yakaladığı hem de arkadaşlarıyla mutluluğunu paylaştığı anları göğüs kamerasıyla kaydetti.

'3 SAATLİK MÜCADELE SONUNDA GELDİ'

Çocukluğundan bu yana amatör balıkçılık yaptığını anlatan Çokivgen, en büyük hayalinin böyle bir balık yakalamak olduğunu söyledi. Çokivgen, "Gece 03.00-04.00 sularında yola çıktık. Yolda hep konuştuk; ‘Yakalarsak ne yaparız? Nasıl hareket etmemiz gerekir?’ diye. Saat 07.30 civarında balık oltama geldi. Bu kadar büyük olduğunu açıkçası tahmin etmemiştim. Daha küçük sanıyordum ama 73 kilo geldi ve 1 metre 74 santim boyundaydı” dedi.

Avın oldukça zorlu geçtiğini belirten Çokivgen, "Balık yaklaşık 3 saatlik mücadele sonucu geldi. Bu 3 saat çok çetin geçti. Ölüm pahasına mücadele ettim diyebilirim kayalıkların tepesinde. Birçok defa oltamı koparan bu canavar sonunda koparamadı, benim oldu. Bu takımlarla daha büyük hedeflerimiz var, dünya rekorunu planlıyorum açıkçası. Çok güzel bir hobi balıkçılık. Buradan herkese bu hobiyi yapmasını, bu işle uğraşmasını diliyorum" diye konuştu. (DHA)


 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.samsunhaberajansi.com/yasam-haberleri">Yaşam</category><dc:creator><![CDATA[Amatör Balıkçı Rekor Kırdı: 1 Metre 74 Santimlik Dev Orkinos! - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Tue, 28 Oct 2025 11:14:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.samsunhaberajansi.com/images/haber/mator-balikci-rekor-kirdi-1-metre-74-santimlik-dev-orkinos-142056-20251028.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.samsunhaberajansi.com/images/haber/mator-balikci-rekor-kirdi-1-metre-74-santimlik-dev-orkinos-142056-20251028.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.samsunhaberajansi.com/images/haber/mator-balikci-rekor-kirdi-1-metre-74-santimlik-dev-orkinos-142056-20251028.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Ölü Kayıtlarına Düşen Mehmet Kurt, 1 Ay Sonra Hayata Döndü]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.samsunhaberajansi.com/haber-olu-kayitlarina-dusen-mehmet-kurt-1-ay-sonra-hayata-dondu-27735.html</guid>
                    <link>https://www.samsunhaberajansi.com/haber-olu-kayitlarina-dusen-mehmet-kurt-1-ay-sonra-hayata-dondu-27735.html</link>
                    <description><![CDATA[İsmi bir kazadaki ölüyle karışan 73 yaşındaki Mehmet Kurt, resmi kayıtlarda ‘ölü’ görünmesine rağmen verdiği zorlu mücadeleyle hayata döndü. Artık emekli maaşını alabilecek ve normal yaşamına kavuşabilecek.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ &nbsp;KONYA'da kazada yaşamını yitiren kişi ile isim benzerliği nedeniyle karıştırılınca kayıtlara 'ölü' olarak geçen Mehmet Kurt (73), 1 aylık zorlu sürecin ardından yaşadığını ispatladı. Nüfus kayıt düzenlemesi yapılan Kurt, artık emekli maaşını alabilecek ve eşi ile hastane işlemlerini yapabilecek.

Antalya'da oturan Mehmet Kurt, 6 Eylül'de memleketi Konya'nın Yunak ilçesinde otomobille kaza yaptı. Kazada Mehmet Kurt ile eşi Dudu Kurt yaşamını yitirdi. Çift, Yukarı Piribeyli Mahallesi'nde toprağa verildi. Konya Adli Tıp Grup Başkanlığı Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen ölüm belgesinde ölen Mehmet Kurt'un yerine, Yunak ilçesi Yığar Mahallesi nüfusuna kayıtlı olan ve Ilgın ilçesi Milli Egemenlik Mahallesi'nde oturan emekli Mehmet Kurt, nüfus kayıtlarına 'ölü' olarak geçti. Bu olaydan birkaç gün sonra durumu fark eden jandarma, Mehmet Kurt'a telefonla ulaşıp, durumu bildirdi. Kurt, yaşadığını ispatlamak için önce Yunak Cumhuriyet Başsavcılığı'na ardından da ikamet ettiği Ilgın ilçesinde Cumhuriyet Başsavcılığı'na müracaat etti.

HABERİ MUHTAR VERDİ

Kurt, yaptığı girişimler sonucu yapılan hatanın düzeltilmesini sağlayıp, yaşadığını ispatladı. Kurt, nüfus kayıtlarında yapılan düzenlemesi sonucu alamadığı emekli maaşını alabilecek, eşi ve kendisi sağlık kontrolü gibi işlemlerini yapabilecek. Müjdeli haberi ise süreci yakından takip eden Milli Egemenlik Mahallesi Muhtarı Kamil Genç, rahatsızlığı nedeniyle evinde istirahat eden Kurt'u ziyaret edip söyledi.

'1 AY SÜREN ZORLU SÜREÇ'

Yaşadığını ispat ettiği için mutlu olduğunu söyleyen Mehmet Kurt, "1 ay süren zorlu süreçten sonra yaşadığımı ispatladım. Bu süreçte ilgilenen ve destek olan tüm yetkililere, ilgi ve alakalarından dolayı teşekkür ederim" dedi.

'TEKRAR HAYATA DÖNDÜRDÜK'

Milli Egemenlik Mahallesi Muhtarı Kamil Genç ise "Mehmet amcam, mahallemizde ikamet ediyor. Mehmet amcam, bir trafik kazasında vefat eden kişi ile isim benzerliği nedeniyle kayıtları ölü olarak geçildi. Mehmet amcama, 15-20 gündür Nüfus Müdürlüğü, Sayın Kaymakamımız ve Belediye Başkanımız birlikte hareket ederek tekrar hayata döndürdük. Resmiyette hastanelerde muayene olamıyordu, eczanelerden ilaç alamıyordu, emekli maaşını alamıyordu. Ama bundan sonra normal hayatına geri döndü. İnşallah bundan sonra hastanelerde muayenesini olacak, ilacını alacak. Mehmet amcama yeni hayatı hayırlı uğurlu olsun" diye konuştu. (DHA)
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.samsunhaberajansi.com/yasam-haberleri">Yaşam</category><dc:creator><![CDATA[Ölü Kayıtlarına Düşen Mehmet Kurt, 1 Ay Sonra Hayata Döndü - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Fri, 10 Oct 2025 09:01:04 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.samsunhaberajansi.com/images/haber/olu-kayitlarina-dusen-mehmet-kurt-1-ay-sonra-hayata-dondu-120303-20251010.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.samsunhaberajansi.com/images/haber/olu-kayitlarina-dusen-mehmet-kurt-1-ay-sonra-hayata-dondu-120303-20251010.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.samsunhaberajansi.com/images/haber/olu-kayitlarina-dusen-mehmet-kurt-1-ay-sonra-hayata-dondu-120303-20251010.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Arı Poleni Doğanın Gizli Şifası: Faydaları ve Tüketim Yöntemleri]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.samsunhaberajansi.com/haber-ari-poleni-doganin-gizli-sifasi-faydalari-ve-tuketim-yontemleri-27594.html</guid>
                    <link>https://www.samsunhaberajansi.com/haber-ari-poleni-doganin-gizli-sifasi-faydalari-ve-tuketim-yontemleri-27594.html</link>
                    <description><![CDATA[Arıların çiçeklerden topladığı polen, son yıllarda sağlıklı yaşam trendlerinin baş tacı oldu. Vitamin, mineral ve protein açısından zengin olan arı poleni, sadece bağışıklığı değil, zihinsel ve fiziksel performansı da destekliyor. Peki, arı poleni nasıl tüketilmeli, hangi faydalarıyla öne çıkıyor?]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Doğanın Gizli Hazinesi

Uzmanlara göre arı poleni, içeriğinde 250’den fazla biyolojik madde barındırıyor. Bu yönüyle doğanın en zengin besin kaynaklarından biri kabul ediliyor. Düzenli tüketildiğinde enerji veriyor, vücudu dinç tutuyor ve özellikle mevsimsel hastalıklara karşı güçlü bir kalkan oluşturuyor.

Bağışıklıktan Zihinsel Performansa


	
	Bağışıklık desteği: Polenin antioksidan kapasitesi, hücreleri serbest radikallere karşı koruyor.
	
	
	Doğal enerji kaynağı: Sporcular ve yoğun tempoda çalışanlar için ideal bir destek.
	
	
	Zihinsel canlılık: Konsantrasyonu artırıyor, zihinsel yorgunluğu azaltıyor.
	
	
	Cilt sağlığı: Yenileyici özelliğiyle ciltte parlaklık ve canlılık sağlıyor.
	


Nasıl Tüketilmeli?

Arı poleninin tadı hafif tatlı ve kendine özgü bir aromaya sahip. Günlük kullanım için önerilen miktar genellikle 1 tatlı kaşığı. Sade olarak alınabildiği gibi bal, süt, yoğurt veya smoothielerle de tüketilebiliyor. Çocuklarda ve alerjik bünyelerde ise kontrollü başlanması tavsiye ediliyor.

Uzmanlar Uyarıyor

Her doğal ürün gibi arı poleninde de ölçülü olmak gerekiyor. Alerjisi olan kişilerin doktora danışmadan tüketmemesi öneriliyor. Özellikle astım ve polen alerjisi olanlar dikkatli olmalı.

Neden Önemli?

Bugün market raflarında ve aktarlarda kolayca bulunabilen arı poleni, artık sadece “alternatif tıp” ürünü değil; sağlıklı yaşamı destekleyen bilimsel araştırmalarla da değerini kanıtlamış bir besin haline geldi.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.samsunhaberajansi.com/yasam-haberleri">Yaşam</category><dc:creator><![CDATA[Arı Poleni Doğanın Gizli Şifası: Faydaları ve Tüketim Yöntemleri - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Thu, 25 Sep 2025 12:45:06 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.samsunhaberajansi.com/images/haber/ari-poleni-doganin-gizli-sifasi-faydalari-ve-tuketim-yontemleri-154741-20250925.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.samsunhaberajansi.com/images/haber/ari-poleni-doganin-gizli-sifasi-faydalari-ve-tuketim-yontemleri-154741-20250925.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.samsunhaberajansi.com/images/haber/ari-poleni-doganin-gizli-sifasi-faydalari-ve-tuketim-yontemleri-154741-20250925.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[“Bingöl’de SMA Tip-1 Hastası Efrayim ve Meme Kanseriyle Mücadele Eden Annesi İçin Yardım Çağrısı”]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.samsunhaberajansi.com/haber-bingolde-sma-tip-1-hastasi-efrayim-ve-meme-kanseriyle-mucadele-eden-annesi-icin-yardim-cagrisi-27472.html</guid>
                    <link>https://www.samsunhaberajansi.com/haber-bingolde-sma-tip-1-hastasi-efrayim-ve-meme-kanseriyle-mucadele-eden-annesi-icin-yardim-cagrisi-27472.html</link>
                    <description><![CDATA[Bingöl’de yaşayan Nuriye ve Recep Gökalp çiftinin 4 aylık oğlu Efrayim, SMA Tip-1 hastası olarak dünyaya geldi. Annesi Nuriye ise meme kanseriyle mücadele ediyor. Maddi imkânsızlıklar nedeniyle oğullarının tedavisi için gerekli olan 85 milyon TL’lik Zolgensma gen tedavisinin yalnızca yüzde 6’sı toplanabildi. Çift, Bingöl Valiliği onaylı kampanya ile tüm Türkiye’den destek bekliyor. “Evladımı para yüzünden kaybetmek istemiyorum” diyen anne, çaresizliğini ve yardım çağrısını gözyaşlarıyla paylaştı.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ &nbsp;BİNGÖL’de meme kanseriyle mücadele eden Nuriye Gökalp (27), bu kez 4 Mart’ta doğan oğlu Efrayim’in SMA Tip-1 hastalığıyla savaşmaya başladı. Aile, oğullarının tedavisi için gerekli olan paranın toplanması için valilik onaylı kampanya başlattı. Zolgensma adlı gen tedavisi için 85 milyon TL gerektiğini belirten aile, bugüne kadar bu miktarın yalnızca yüzde 6’sının toplanabildiğini söyledi.

Karlıova ilçesinde yaşayan Nuriye ve Recep Gökalp çiftinin ikinci çocukları olan Efrayim Gökalp 4 Mart’ta dünyaya geldi. Bir süre önce meme kanseri teşhisi konulan Nuriye Gökalp tedavisi sürerken, oğlu Efrayim’e da SMA Tip-1 tanısı konuldu. Maddi imkanları yetersiz olan aile, oğullarının tedavisi için gerekli olan paranın toplanması için Bingöl Valiliği’nin onayıyla yardım kampanyası başlatıldı. Zolgensma adlı gen tedavisi için 85 milyon TL gerektiğini belirten aile, bugüne kadar bu miktarın yalnızca yüzde 6’sının toplanabildiğini söyledi. Recep Gökalp de, eşi ve oğlunun aynı anda yaşadığı sağlık sorunlarının üstesinden gelebilmek için işini bırakmak zorunda kaldı.



‘HEM ÇOCUĞUMUN HEM EŞİMİN SAĞLIK SORUNLARIYLA TEK BAŞIMA MÜCADELE ETMEKTE ZORLANIYORUM’

Eşi ve oğlunun sağlık sorunlarıyla tek başına mücadele etmekte zorlandığını belirten Recep Gökalp, “Ben daha önce altyapı işlerinde çalışıyordum. Ancak çocuğumun hastalığından dolayı yaklaşık 7-8 aydır çalışamıyorum. Çocuğum SMA hastası ve bu nedenle iş hayatına ara verdim. Hem çocuğumun hem de eşimin sağlık durumu ciddi olduğu için tek başıma mücadele etmekte zorlanıyorum. Bu nedenle gerek iş insanlarından gerekse tüm Bingöl halkından destek bekliyoruz. Tedavi için gerekli olan miktar 85 milyon TL’dir. Ancak şu ana kadar bunun yalnızca yüzde 6’sı toplanabildi” diye konuştu.



‘EVLADIMI PARA YÜZÜNDEN KAYBETMEK İSTEMİYORUM’

Nuriye Gökalp ise hem kendi hastalığı hem de çocuğunun durumu nedeniyle çaresiz olduğunu ifade ederek, “Benim çocuğum SMA Tip-1 hastası. Aynı zamanda bana da kanser teşhisi konuldu. Kendi yaşadığım şoku atlatamamışken bir de çocuğumun bu ağır hastalığını öğrenince dünyam başıma yıkıldı. O günden beri yaşadıklarımız tarifsiz. Çok zor, çok ağır ve kelimelerle anlatılamayacak bir süreçten geçiyoruz. Bizim gücümüz bu yükün altından kalkmaya yetmiyor. Bu yüzden sizlerden destek istiyorum. Evladımı sadece para yüzünden kaybetmek istemiyorum. Ne yapacağımızı, kimin kapısını çalacağımızı bilemez haldeyiz. Evladım sizin de evladınız sayılır, ne olur sesimize ses olun, çığlığımıza ortak olun. Bu bir annenin evladını yaşatma çığlığıdır. Ben evladımı para yüzünden kaybetmek istemiyorum” dedi.&nbsp;


 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.samsunhaberajansi.com/yasam-haberleri">Yaşam</category><dc:creator><![CDATA[“Bingöl’de SMA Tip-1 Hastası Efrayim ve Meme Kanseriyle Mücadele Eden Annesi İçin Yardım Çağrısı” - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Wed, 10 Sep 2025 08:49:27 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.samsunhaberajansi.com/images/haber/bingolde-sma-tip-1-hastasi-efrayim-ve-meme-kanseriyle-mucadele-eden-annesi-icin-yardim-cagrisi-115638-20250910.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.samsunhaberajansi.com/images/haber/bingolde-sma-tip-1-hastasi-efrayim-ve-meme-kanseriyle-mucadele-eden-annesi-icin-yardim-cagrisi-115638-20250910.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.samsunhaberajansi.com/images/haber/bingolde-sma-tip-1-hastasi-efrayim-ve-meme-kanseriyle-mucadele-eden-annesi-icin-yardim-cagrisi-115638-20250910.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[“Ankara’da Cam Ustası Tarihi Gözyaşı Şişelerini Aslına Uygun Restorasyonla Yeniden Canlandırıyor”]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.samsunhaberajansi.com/haber-ankarada-cam-ustasi-tarihi-gozyasi-siselerini-aslina-uygun-restorasyonla-yeniden-canlandiriyor-27410.html</guid>
                    <link>https://www.samsunhaberajansi.com/haber-ankarada-cam-ustasi-tarihi-gozyasi-siselerini-aslina-uygun-restorasyonla-yeniden-canlandiriyor-27410.html</link>
                    <description><![CDATA[“Ankara’da cam üfleme sanatçısı Fatih Gölbaşı, milattan önce 400’lerden günümüze ulaşan tarihi gözyaşı şişelerini restore ederek aslına uygun şekilde hayata döndürüyor. Sanat ve zanaatın birleştiği bu çalışmayla geçmişin izleri geleceğe taşınıyor.”]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ CAM ÜFLEME SANATIYLA TARİH CANLANIYOR

ANKARA'da cam üfleme sanatçısı Fatih Gölbaşı (70), arkeolojik kazılarda hasarlı olarak bulunan ve tarihinin milattan önce 400'lere dayandığı belirtilen, kadınların askere giden ya da hayatını kaybeden eşleri için akıttıkları gözyaşlarını sakladıkları gözyaşı şişelerini, restore edip aslına uygun hale getiriyor.
Fatih Gölbaşı, 54 yıl önce ortaokulda babasının isteğiyle laboratuvarlar için cam aletleri yapan ustasının yanına çırak olarak girdi. Cam şekillendirme sanatı üzerine kendini geliştiren Gölbaşı, daha sonra Hacettepe Üniversitesi'nde tıbbi cam üretimi üzerine çalıştı. Emekli olduktan sonra kişisel atölyesini açan Gölbaşı, üniversitede arkeoloji bölümünde tanıştığı hocalarla birlikte çalışmaya başladı. Gölbaşı, aynı zamanda arkeolojik kazılarda hasarlı olarak bulunan ve tarihi milattan önce 400'lere kadar dayandığı belirtilen, kadınların askere giden ya da hayatını kaybeden eşleri için akıttıkları gözyaşlarını sakladıkları gözyaşı şişelerini üniversite hocalarıyla restore ederek aslına uygun hale getiriyor.

ERİYEN CAMLA SANAT ESERİ YARATIYOR

Fatih Gölbaşı, fabrikadan gelen çeşitli kalınlıklarda, 1-1,5 metrelik boru halindeki camları işlediklerini ifade ederek, "Yapılacak objenin büyüklüğüne göre iki yönde bulunan 'sap' dediğimiz kısmı çekip, ocakta eriyen camı bazen çekerek, bazen üfleyerek bazen de birbirine yapıştırarak çalışıyoruz. Gözyaşı, parfüm, zehir şişeleri ve hediyelik eşyalar üzerine çalışıyorum. Yılda 1500'e yakın obje üretiyorum. Aynı zamanda teorik bilgisi olup da pratik bilgileri olmayan öğrencilere, bu mesleğin kaybolup gitmemesi amacıyla dersler veriyorum" ifadelerini kullandı.

GÖZYAŞI ŞİŞELERİ: SADAKAT VE SEVGİNİN SİMGESİ

Milattan önce de sosyal yaşamın parçası olan gözyaşı, parfüm, zehir şişeleri ve benzeri ürünler üzerine çalışmalar yaptığını söyleyen Gölbaşı, "Gözyaşı şişeleri, milattan önce ve sonra da kullanılmış. Askerlerin savaşa gittiklerinde, eşlerinden ayrı kaldığı dönemlerde, eşlerinin kocalarını ne kadar sevdiğini anlatabilmeleri amacıyla üretilmiş. Bu şişelerin içine gözyaşlarını biriktirerek, eşlerine sevgilerini anlatmaya çalışmışlar. Hanımlar, kocalarına sadakatlerini, bağlılıklarını, sevgilerini ayrı kaldıklarında ne kadar üzüntü çektiklerini anlatabilmek için bu gözyaşı şişelerine gözlerinden akan yaşları doldurmuşlar. Bu şişeleri, kötü emellerle kullanma isteği olanlar da var. İçine zehir saklayıp kullanan kişilerin olduğunu biliyoruz. Ayrıca daha önce kazılarda bulunmuş kırık parçaları bir araya getiren hocalarımız, bu şişelerin aslına yakın bir çalışma yapmamı isteyebiliyor. Arkeoloji alanında çeşitli çalışmaları bulunan Prof. Dr. Cenker Atila Bey'in, doçentlik tezinde bu tip kazılardan çıkmış ürünlerin ve eserlerin benzerlerini yapmaya çalıştık. Üniversitelerimizin yapmış olduğu kazılarda bulunan o kırık şişeleri farklı şekillerde restore ettik. Bugünün şartlarında daha kaliteli hale getirip, daha düzgün bir yapıyla benzerlerini de yapmaya çalışıyoruz" diye konuştu.

CAMIN TEHLİKESİ VE ZANAATİN GÜCÜ

Cam üfleme sanatının diğer mesleklere oranla fazla risk taşıdığını söyleyen Gölbaşı, "Ateş yakar, cam ise keser. Ama iki unsurun bir araya gelip de o camı alevde erittiğinizde farklı şekiller elde ediyorsunuz. O farklı şekilleri elde ettikçe cam sizi daha da içine çekiyor. Bizim mesleğe hep 'sanat' derler ama ben her zaman 'zanaat' derim. 'Arkadaşlarımın hepsi kabuklarına çekilmiş emekliliklerini yaşıyorlar' diyebilirim. Ama ben, arkamdan gelebilecek kabiliyetli, cam sanatını sevebilen gençlere, bu sanatı daha iyi noktalara taşısınlar diye bilgilerimi, tecrübelerimi aktarmak için bu işe hala devam ediyorum" açıklamasında bulundu.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.samsunhaberajansi.com/yasam-haberleri">Yaşam</category><dc:creator><![CDATA[“Ankara’da Cam Ustası Tarihi Gözyaşı Şişelerini Aslına Uygun Restorasyonla Yeniden Canlandırıyor” - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Sat, 30 Aug 2025 09:24:13 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.samsunhaberajansi.com/images/haber/ankarada-cam-ustasi-tarihi-gozyasi-siselerini-aslina-uygun-restorasyonla-yeniden-canlandiriyor-122752-20250830.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.samsunhaberajansi.com/images/haber/ankarada-cam-ustasi-tarihi-gozyasi-siselerini-aslina-uygun-restorasyonla-yeniden-canlandiriyor-122752-20250830.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.samsunhaberajansi.com/images/haber/ankarada-cam-ustasi-tarihi-gozyasi-siselerini-aslina-uygun-restorasyonla-yeniden-canlandiriyor-122752-20250830.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Prof. Dr. Karabekiroğlu: Çocukları cezalandırmadan çok rehabilitasyon programları uygulanmalı]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.samsunhaberajansi.com/haber-prof-dr-karabekiroglu-cocuklari-cezalandirmadan-cok-rehabilitasyon-programlari-uygulanmali-27351.html</guid>
                    <link>https://www.samsunhaberajansi.com/haber-prof-dr-karabekiroglu-cocuklari-cezalandirmadan-cok-rehabilitasyon-programlari-uygulanmali-27351.html</link>
                    <description><![CDATA[SAMSUN Ondokuz Mayıs Üniversitesi’nden (OMÜ) Prof. Dr. Koray Karabekiroğlu, çocukların işlediği suçlarda hapis cezası yerine rehabilitasyon programlarının uygulanmasında daha büyük fayda olacağını belirterek, “Bazı suç davranışlarının cezalandırılması gerekir fakat bunun makul ölçülerde yapılması önemlidir. Çocukları cezalandırmadan çok rehabilitasyon programları uygulanmalıdır” dedi.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Dünyada ve Türkiye'de çocuk yaşta suç işleme oranlarında artış gözlemlendiğini belirten OMÜ Tıp Fakültesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Koray Karabekiroğlu, bu noktada 'suça sürüklenen çocuk' kavramının vurgulanması gerektiğini söyledi. Özellikle ergen yaşlardaki çocuklar için davranışlarda özenle dikkat edilmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Karabekiroğlu, “Bir çocuğa yetişkinle aynı iradeyi atfetmek ve doğrudan suçlu kabul etmek doğru değildir. Dünyada bu konuda iki uç yaklaşım görülebiliyor. Bir yanda çocukları tamamen masum kabul eden biyolojik bakış açısı, diğer yanda yetişkin gibi suçlu gören katı yaklaşım. Ancak doğru olan dengeli bir tutumdur. Bazı suç davranışlarının cezalandırılması gerekir fakat bunun makul ölçülerde yapılması önemlidir” diye konuştu.

‘CEZA ORANLARINI ARTIRMAK BİR NOKTADAN SONRA ETKİSİZ’

Çocukların nörobiyolojik gelişimlerinin yetişkinlerden farklı olduğunu söyleyen Prof. Dr. Koray Karabekiroğlu, “Frontal korteks gelişimleri geç tamamlandığı için karar verme mekanizmaları ve dürtü kontrolleri zayıftır, çevresel etkilerden daha fazla etkilenirler. Hollanda'da çocukların nörobiyolojik durumlarına göre hukuki değerlendirmeler yapılmaktadır. Bu ülkelerde cezalandırmadan çok rehabilitasyon programları ön plana çıkarılmaktadır. Çünkü hapis cezası yerine rehabilitasyonun çok daha etkili olduğu görülmektedir. Ceza oranlarını artırmak ise bir noktadan sonra etkisiz kalmakta, idam gibi uç düşünceleri gündeme getirmekte ve çocukların suçlu kimliğini benimsemesini hızlandırmaktadır. Bu da suçun toplumda normalleşmesine yol açmaktadır” ifadelerini kullandı.

‘GELECEĞE DAİR GÜVENİ KALMAYAN GENÇLER SUÇA DAHA YATKIN HALE GELEBİLİR’

İşlenen suçlarda birden fazla nedenin olabileceğini belirten Prof. Dr. Karabekiroğlu, “Çocuk suçluluğunu önlemek için tek bir nedene odaklanmamak gerekir. Sorunun biyolojik, sosyolojik ve kültürel pek çok boyutu vardır. Bu nedenle risk gruplarına yönelik üç aşamalı çalışmalar önem taşır. Birincil aşamada tüm topluma yönelik bilinçlendirme programları, ikincil aşamada riskli aile ve çevrelerde yaşayan çocuklara yönelik destekler, üçüncül aşamada ise daha önce şiddete ya da suça karışmış çocuklara uygulanacak rehabilitasyon programları yer alır. Türkiye özelinde bakıldığında kültürel gelişim ve kimlik oluşumu kritik öneme sahiptir. Kimlik sorunu yaşayan, geleceğe dair umudu ve güveni zedelenen gençler suça daha yatkın hale gelebilir. Global etkiler, kültürel değişimler ve toplumsal belirsizlikler de bu eğilimi artırmaktadır. Adalet, liyakat ve güven duygusunun zedelenmesi, dini ve ahlaki değerlerin zayıflaması da çocukların suça sürüklenmesine yol açan faktörler arasındadır” dedi.

‘ÇOCUKLAR SPOR, SANAT VE BİLİMLE DESTEKLENMELİ’

Huzurlu ve güvenli bir toplum için öncelikle çocukların suça sürüklenmesini engelleyici adımlar atılması gerektiğini vurgulayan Karabekiroğlu, şöyle konuştu:

"Burada cezaların süresinden çok uygulanması, risk gruplarının belirlenmesi ve bireysel rehabilitasyon programlarının devreye alınması önemlidir. Medyanın da büyük sorumluluğu vardır. Şiddeti ve olumsuzlukları sürekli ön plana çıkarmak, cezalar uygulanmıyor, toplum bozuldu algısı oluşturmak suçu normalleştirmektedir. Bunun yerine olumlu örneklerin, rol modellerin ve başarı hikayelerinin öne çıkarılması gerekir. Çocukların spor, sanat ve bilimle desteklenmesi, rehabilite edilebilecekleri alanların artırılması uzun vadede en etkili çözümü sağlayacaktır. Aksi takdirde günübirlik cezaları artırmak toplumu kandırmaktan öteye gitmez. Eğer 10, 20, 30 yıl sonra huzurlu ve güvenli bir toplumda yaşamak istiyorsak, çocukların suça sürüklenmemesi için en baştan önleyici adımlar atmalı, gençlere umut ve güven veren bir toplumsal ortam yaratmalıyız.”
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.samsunhaberajansi.com/yasam-haberleri">Yaşam</category><dc:creator><![CDATA[Prof. Dr. Karabekiroğlu: Çocukları cezalandırmadan çok rehabilitasyon programları uygulanmalı - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Wed, 27 Aug 2025 08:50:49 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.samsunhaberajansi.com/images/haber/prof-dr-karabekiroglu-cocuklari-cezalandirmadan-cok-rehabilitasyon-programlari-uygulanmali-115525-20250827.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.samsunhaberajansi.com/images/haber/prof-dr-karabekiroglu-cocuklari-cezalandirmadan-cok-rehabilitasyon-programlari-uygulanmali-115525-20250827.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.samsunhaberajansi.com/images/haber/prof-dr-karabekiroglu-cocuklari-cezalandirmadan-cok-rehabilitasyon-programlari-uygulanmali-115525-20250827.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Bambu çubuklarından ürettiği ürünler geçim kapısı oldu]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.samsunhaberajansi.com/haber-bambu-cubuklarindan-urettigi-urunler-gecim-kapisi-oldu-27142.html</guid>
                    <link>https://www.samsunhaberajansi.com/haber-bambu-cubuklarindan-urettigi-urunler-gecim-kapisi-oldu-27142.html</link>
                    <description><![CDATA[SAMSUN'da yaşayan Yasemin Köksal'ın (36) doğal bambu çubuklarından ürettiği ürünler, geçim kaynağı oldu. Köksal, "Rattan ve doğal bambu çubuklarından el emeğiyle ev dekorasyon ürünleri tasarlayıp üretiyorum. Festivallere katılarak ürünlerimi sergiliyor ve satışını yapıyorum" dedi.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Samsun'da aldığı kurs eğitimleri ile el sanatlarına başlayan Yasemin Köksal, rattan doğal bambu çubuklarından ev dekorasyon ürünleri üretmeye başladı. Ürün yelpazesini zamanla genişleten Köksal, masa, sandalye, sehpa gibi büyük mobilyaların yanı sıra rüya kapanları, küçük avizeler ve mantar figürleri gibi dekoratif objeler de tasarlıyor. Bijuteri alanında da üretim yapan Köksal, küçük kız çocukları için toka, fiyonk, el yapımı çanta ve sepetler hazırlıyor.

'HEM DOĞAL HEM DE GERİ DÖNÜŞÜME UYGUN'

Tamamen el emeğiyle farklı ve özgün tasarımlar ortaya çıkarmaya özen gösterdiğini söyleyen Köksal, "Bu işe ilk olarak bir kursa giderek başladım. Daha sonra kendimi geliştirerek, videolar izleyerek ve sürekli üreterek ilerledim. Ürünlerim hem doğal hem de geri dönüşüme uygun. Festivallere katılarak ürünlerimi sergiliyor ve satışını yapıyorum" diye konuştu.

'BİJUTERİ ALANINDA DA ÜRETİM YAPIYORUM'

Köksal, "Rattan ve doğal bambu çubuklarından el emeğiyle ev dekorasyon ürünleri tasarlayıp üretiyorum. Ev aksesuarlarından masalara, sandalyelerden sehpaya kadar evlerimizde kullanılabilecek birçok farklı ürünü doğal malzemelerle dekoratif hale getiriyorum. Üstelik bu ürünler çevre dostu olduğu için istenildiğinde geri dönüşüme de kazandırılabiliyor. Rüya kapanları, avizeler, küçük mantar figürleri gibi dekoratif objelerin yanı sıra bijuteri alanında da üretim yapıyorum. Özellikle küçük kız çocukları için rengarenk tokalar, büyük fiyonklar tasarlıyor, aynı zamanda el yapımı çantalar ve sepetler hazırlıyorum" dedi.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.samsunhaberajansi.com/yasam-haberleri">Yaşam</category><dc:creator><![CDATA[Bambu çubuklarından ürettiği ürünler geçim kapısı oldu - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Wed, 30 Jul 2025 07:08:02 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.samsunhaberajansi.com/images/haber/bambu-cubuklarindan-urettigi-urunler-gecim-kapisi-oldu-101024-20250730.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.samsunhaberajansi.com/images/haber/bambu-cubuklarindan-urettigi-urunler-gecim-kapisi-oldu-101024-20250730.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.samsunhaberajansi.com/images/haber/bambu-cubuklarindan-urettigi-urunler-gecim-kapisi-oldu-101024-20250730.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Film Sahnesi Hayatlarını Değiştirdi: Koruyucu Aile Oldular]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.samsunhaberajansi.com/haber-film-sahnesi-hayatlarini-degistirdi-koruyucu-aile-oldular-27069.html</guid>
                    <link>https://www.samsunhaberajansi.com/haber-film-sahnesi-hayatlarini-degistirdi-koruyucu-aile-oldular-27069.html</link>
                    <description><![CDATA[“Çağla’yı gördüğümde onun bizim kızımız olduğunu anladım.”]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ ANTALYA'da yaşayan Serpil (41) ve Hakan Gökçeoğlu (41) çifti, yıllardır kurdukları koruyucu aile olma hayaline kavuştu. Çift, evrak teslim ettikleri gün olan 6 Ocak'ta doğan Çağla bebeğe koruyucu aile oldu. Serpil Gökçeoğlu, "6 Ocak'ta evrakımızı tamamladık. Bu da bizim için anlamlı. Çünkü kızımız da 6 Ocak doğumluymuş. Üstelik doğduğu hastane, evimizin tam karşısında. Bu bir tesadüf değil, kalpten gelen bir bağın hikayesi" dedi.

Kentte yaşayan Serpil ve Hakan Gökçeoğlu çiftinin koruyucu aile olma kararı, Serpil Gökçeoğlu'nun çocukluk hayali ve birlikte izledikleri filmdeki sahnenin etkisiyle başladı. Yıllar önce 'Bir gün yurttan bir çocuğa yuva olacağım' diyen Gökçeoğlu, eşini ve oğlunu ikna ettikten sonra başvuru sürecini başlattı. 8 yaşındaki oğulları Yiğit Ali'nin de desteğiyle 6 Ocak'ta evrakı teslim eden çift, aynı gün dünyaya gelen Çağla bebeğe kısa süre sonra yuva oldu. Süreci önceden araştıran aile, başvurudan 1,5 ay sonra 21 Şubat'ta Çağla'ya kavuştu.

'EŞİM ÇOK ETKİLENDİ'

Koruyucu annelik hayalini çocukluk yıllarından beri taşıyan Serpil Gökçeoğlu, "Büyüdüğüm ev, çocuk yurdunun hemen yanındaydı. Annem öğretmen olduğu için yurt çocukları sürekli evimize gelip giderdi. Küçük yaşta, 'büyüyünce yurttan bir çocuğu alacağım, ona yuva olacağım' dedim. Bu hayalimi zamanı gelince eşimle paylaştım. İlk başta bazı çekinceleri oldu ama sandığımdan daha hızlı ikna oldu. Tam başvuracaktık, büyük bir deprem oldu ve çok bilgi kirliliği yaşandı. Biraz beklemeye karar verdik. Bu süreçte birlikte bir film izledik, eşim çok etkilendi. 6 Ocak'ta evrakımızı tamamladık. Bu da bizim için anlamlı. Çünkü kızımız da 6 Ocak doğumluymuş. Üstelik doğduğu hastane, evimizin tam karşısında. Bu bir tesadüf değil, kalpten gelen bir bağın hikayesi" dedi.

'ÇAĞLA EVİMİZE, KALBİMİZE ÇOK HIZLI UYUM SAĞLADI'

Yıllardır araştırdığı için koruyucu aile sürecine hakim olduğunu ifade eden Gökçeoğlu, "Bizden ne isteneceğini, sürecin nasıl işleyeceğini araştırmıştık. Kurum çalışanları da çok yardımcı oldu ve süreç hızlı ilerledi. 21 Şubat'ta kızımıza kavuştuk. Eşim başvuru sürecinde, 'eğer isimsiz bir bebek gelirse ve kurum isim koyacaksa, Çağla, Zeynep veya İpek olsun' demişti. Kızımızın adı Çağla. Bu da bizim için çok güzel bir tesadüf oldu. Çağla'yı kucağıma verdikleri anda, 'evet, bu benim kızım' dedim. Gerçekten oğlumla arasında hiçbir fark yok. İkisini de aynı şekilde seviyorum. Çağla bizim evimize, kalbimize çok hızlı uyum sağladı" diye konuştu.

'HER ŞEY SU GİBİ AKIYOR'

Koyucu aile olmanın öneminden bahseden Serpil Gökçeoğlu, "Bu sürecin en zor kısmı, karar verme aşaması. Karar verdikten sonra her şey su gibi akıyor. 'Koruyucu aile olmak istiyoruz' dediğiniz anda, sistem işlemeye başlıyor. Orada bir çocuk bekliyor ve sizin şartlarınız, maddi ya da manevi durumunuz uygunsa artık bu yolların kesişmesi gerekiyor. O çocukların gerçekten size ihtiyacı var" dedi.

FİLMİN ETKİSİNDEN ÇIKAMADI

Eşi ve oğlunun koruyucu aile olma fikrine kendisini ikna ettiğini söyleyen Hakan Gökçeoğlu ise "Bir gün eşimle bir film izledik. O filmde, yurttaki bir çocukla ilgilenen bir taksi şoförü vardı. O sahne beni çok etkiledi. O an eşime, bu fikri istediğimi söyledim. Böylece sürece başladık. Bizi en çok motive eden kişi, oğlumuz oldu. Bu adımı onun sayesinde attık diyebilirim. Kardeşiyle kurduğu ilişki de çok doğal. Sanki birlikte büyümüş gibiler. İlk çocuğumuzdan edindiğimiz deneyim sayesinde bu süreçte hazırlıklıydık" diye konuştu.

'YETER Kİ İNSANLAR YÜREKLERİNİ AÇSIN'

Hakan Gökçeoğlu, "Bebeğimiz bize geldiği andan itibaren hayatımızı ona göre yeniden düzenledik. Üstelik kızımız da bize büyük kolaylık sağladı. Kızımızın daha küçük yaşta olması, bağ kurmamızı kolaylaştırdı. Şimdi o beni özlüyor, ben de onu. Tedirginlikleri olan aileleri anlayabiliyorum. Kurumlar çok destek oluyor. Güvenlik ya da başka konularda kaygı duymaya gerek yok. Her şey kontrol altında ilerliyor. Yeter ki insanlar yüreklerini açsın. Eğer yeterince insan el verirse, belki de yurtlara hiç gerek kalmaz diye düşünüyorum" dedi.

'ÇAĞLA SANKİ ANNEMDEN DOĞMUŞ GİBİ'

Yiğit Ali Gökçeoğlu da şunları söyledi: "O dönem canım çok sıkılıyordu. Kardeşim olsun istedim. Benimle oynasın, iyi anlaşalım ve bu hayalim gerçek oldu. Çağla sanki annemden doğmuş gibi. Çok eğlenceli, her gün bana gülümsüyor. Ben de artık daha sorumlu bir abi oldum. Koruyucu aile olmak çok güzel bir duygu." (DHA)
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.samsunhaberajansi.com/yasam-haberleri">Yaşam</category><dc:creator><![CDATA[Film Sahnesi Hayatlarını Değiştirdi: Koruyucu Aile Oldular - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Mon, 21 Jul 2025 10:55:14 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.samsunhaberajansi.com/images/haber/film-sahnesi-hayatlarini-degistirdi-koruyucu-aile-oldular-135906-20250721.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.samsunhaberajansi.com/images/haber/film-sahnesi-hayatlarini-degistirdi-koruyucu-aile-oldular-135906-20250721.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.samsunhaberajansi.com/images/haber/film-sahnesi-hayatlarini-degistirdi-koruyucu-aile-oldular-135906-20250721.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Pandemide bahçesinde yapımına başladığı sirke, geçim kapısı oldu]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.samsunhaberajansi.com/haber-pandemide-bahcesinde-yapimina-basladigi-sirke-gecim-kapisi-oldu-27050.html</guid>
                    <link>https://www.samsunhaberajansi.com/haber-pandemide-bahcesinde-yapimina-basladigi-sirke-gecim-kapisi-oldu-27050.html</link>
                    <description><![CDATA[SAMSUN’da Emine Varol (52), pandemi döneminde kendi bahçesinde yetiştirdiği meyvelerle yaptığı sirke geçim kapısı oldu. Yoğun ilgi görünce çeşit sayısını 40’a çıkaran Varol, “Tamamen doğal ve fermente, ilaçsız ve katkısız bitkilerden, meyvelerden ve çiçeklerden sirkeler üretiyorum. Gül, aronya, lavanta gibi çiçeklerin yanı sıra elma, armut, ayva gibi meyveleri de kullanıyorum” dedi.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Pandemi sürecinde bahçesindeki meyveleri değerlendirmek isteyen Emine Varol, sirke üretmeye başladı. Bitkilerin ve meyvelerin şifalı yönlerini araştıran Varol, aldığı eğitimlerin ardından üretimini çeşitlendirdi. Tamamen doğal, fermente ve ilaçsız meyve ve çiçeklerden sirke üreten Varol’un şu anda 40’a yakın sirke çeşidi bulunuyor. Bahçesinde yetiştirdiği ürünlerin yanı sıra güvenilir ve ilaçsız üretim sağlayan meyve ve sebze satıcılarından da ürün temin ederek 40’a yakın çeşitte doğal sirke yaptığını belirten Varol, “Bu işe ilk olarak pandemi döneminde kendi bahçemin meyvelerini değerlendirmek amacıyla başladım, sonrasında çeşitli eğitimlere katıldım. Baktım ki bitkiler ve meyveler çok şifalı, ben de bu şifaları şişelere doldurmaya karar verdim. Şu anda 40’a yakın sirke çeşidim var” diye konuştu.

‘AİLEME KATKIDA BULUNUP KENDİ AYAKLARIMIN ÜZERİNDE DURUYORUM’

Doğal sirke üretiminin hikayesini anlatan Varol, “Tamamen doğal ve fermente, ilaçsız ve katkısız bitkilerden, meyvelerden ve çiçeklerden sirkeler üretiyorum. Gül, aronya, lavanta gibi çiçeklerin yanı sıra elma, armut, ayva gibi meyveleri de kullanıyorum. Bitkiler ve meyveler nerede üretiliyorsa oradan almaya çalışıyor, özellikle ilaçsız olmasına dikkat ediyorum. Bunun için güvenilir yerleri tercih ediyorum çünkü sirkenin içinde ne konulursa çoğalma özelliği var; iyi bir şey koyduğunuzda onu çoğaltıyor. Bu nedenle bitki ve meyvelerin doğal ve temiz olmasına özen gösteriyorum. Pandemiden önce başlamıştım ama pandemi döneminde köylere çekilince daha fazla üretim yaptım ve sonrasında ürettiklerimi festivallerde sunmaya başladım. Festivaller bizim için büyük bir fırsat oluyor hem aile ekonomisine katkıda bulunuyorum hem de kendi ayaklarımızın üzerinde durmak biz kadınlar için her zaman çok güzel bir şey. Bu, bize özgüven kazandırıyor ve insanların da bu şifalardan faydalanmasını sağlıyoruz, bu da ayrıca mutlu ediyor” ifadelerini kullandı.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.samsunhaberajansi.com/yasam-haberleri">Yaşam</category><dc:creator><![CDATA[Pandemide bahçesinde yapımına başladığı sirke, geçim kapısı oldu - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Fri, 18 Jul 2025 08:12:46 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.samsunhaberajansi.com/images/haber/pandemide-bahcesinde-yapimina-basladigi-sirke-gecim-kapisi-oldu-111329-20250718.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.samsunhaberajansi.com/images/haber/pandemide-bahcesinde-yapimina-basladigi-sirke-gecim-kapisi-oldu-111329-20250718.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.samsunhaberajansi.com/images/haber/pandemide-bahcesinde-yapimina-basladigi-sirke-gecim-kapisi-oldu-111329-20250718.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Yeğenine hediye vermek için başladığı Japon el işi sanatı gelir kapısı oldu]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.samsunhaberajansi.com/haber-yegenine-hediye-vermek-icin-basladigi-japon-el-isi-sanati-gelir-kapisi-oldu-27028.html</guid>
                    <link>https://www.samsunhaberajansi.com/haber-yegenine-hediye-vermek-icin-basladigi-japon-el-isi-sanati-gelir-kapisi-oldu-27028.html</link>
                    <description><![CDATA[ SAMSUN’da Japon el işi sanatı olan amigurumi tekniğiyle 10 yıl önce yeğenlerine hediye oyuncak yapmaya başlayan Gülten Sezgin’in (48) bu hobisi zamanla gelir]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ kapısı oldu. Sezgin, “Başlarda sadece hediye vermek amaçlı yapıyordum ama zamanla hediyelik eşya satışına kadar ilerledim” dedi.

Gülten Sezgin, 10 yıl önce yeğenlerine hediye etmek için Japon el işi sanatı olan amigurumi tekniğiyle oyuncak bebek yapmaya başladı. Sezgin zamanla hobisini ticarete dönüştürerek bugün ürünlerini 5 farklı satış platformunda alıcılarla buluşturduğunu söyledi. Ürünleri koton ve kaliteli ipler ile yaptığını ve tamamen sağlıklı olduğunu dile getiren Gülten Sezgin, “Yaklaşık 10 yıl önce başladım bu işe. Şimdi artık çok popüler hale geldi bu oyuncaklar. Plastik ya da tahta oyuncaklar yerine aileler daha doğal ürünler tercih ediyor. Üstelik yıkanabiliyor, yıpranmıyor. O yüzden anneler de güvenle çocuklarına alabiliyor” diye konuştu.

‘ÇOCUKLAR OYUNCAK BEBEKLERİ UYKU ARKADAŞI OLARAK DA KULLANIYOR’

Örgü işine başlama hikayesi ve ürünlerin yapım aşaması hakkında bilgi veren Sezgin, “Ben bu işe aslında yeğenlerime hediye yapmak için başladım. Japon el işi sanatı olan amigurumi tekniğiyle bebekler, oyuncaklar örüyorum. Başlarda sadece hediye veriyordum ama zamanla hediyelik eşya satışına kadar ilerlettim. Yaptığım ürünlerin hepsi tamamen doğal ve sağlıklı. Bu dolgu bebekleri kadife iplerle örüyorum, içinde elyaf kullanıyorum. Hiçbirinin sağlığa zararlı bir tarafı yok, gönül rahatlığıyla kullanılabilir. Bir ürünün yapım süresi boyutuna göre değişiyor. Küçük bir oyuncak birkaç saatte bitiyor ama ayrıntılı bebekler bazen iki günümü alıyor. Elimden geldiğince çocukların seveceği, onlara arkadaşlık edecek oyuncaklar yapmaya çalışıyorum. Uyku arkadaşı olarak kullanan çocuklar var. Saçları tamamen dikme, kopma olmaz. Elbiseleri, ayakkabıları çıkarılabilir” ifadelerini kullandı.

‘OYUNCAK BEBEKLER TELEVİZYONDA BİLE KULLANILDI’

Amigurumi tekniği ile yaptığı ürünlerin içerisinde çizgi film karakterleri, anahtarlık, örgü çiçek ve oyuncak bebek gibi birçok ürünün olduğunu ifade eden Sezgin, “Bu dolgu bebekleri ve oyuncaklar amigurumi tekniğiyle yapılıyor. Yani amigurumi aslında bir Japon örgü sanatı. Ben de kurslara giderek öğrendim, kendimi geliştirdim. Şimdi beş ayrı satış platformunda ürünlerim var, e-ticaretle satıyorum. Hatta bir televizyon dizisinde de oyuncaklarım kullanıldı, orada da sergilendi. Ürünlerimde koton ip, kadife ip kullanıyorum. Gözleri kilitli göz, çıkma riski yok. Çocuklar güvenle oynayabilir. Çizgi film kahramanları, taraftar oyuncakları, çocukların hayal ettiği her şeyi örgüyle yapabiliyorum. Anahtarlık, uyku arkadaşı, örgü çiçek de çok örüyorum” dedi.&nbsp;
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.samsunhaberajansi.com/yasam-haberleri">Yaşam</category><dc:creator><![CDATA[Yeğenine hediye vermek için başladığı Japon el işi sanatı gelir kapısı oldu - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Tue, 15 Jul 2025 12:31:35 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.samsunhaberajansi.com/images/haber/yegenine-hediye-vermek-icin-basladigi-japon-el-isi-sanati-gelir-kapisi-oldu-153201-20250715.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.samsunhaberajansi.com/images/haber/yegenine-hediye-vermek-icin-basladigi-japon-el-isi-sanati-gelir-kapisi-oldu-153201-20250715.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.samsunhaberajansi.com/images/haber/yegenine-hediye-vermek-icin-basladigi-japon-el-isi-sanati-gelir-kapisi-oldu-153201-20250715.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[‘Depozitosu Olan Ambalajlar (DOA) projesiyle ithalat azalacak, doğa korunacak']]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.samsunhaberajansi.com/haber-depozitosu-olan-ambalajlar-doa-projesiyle-ithalat-azalacak-doga-korunacak-26886.html</guid>
                    <link>https://www.samsunhaberajansi.com/haber-depozitosu-olan-ambalajlar-doa-projesiyle-ithalat-azalacak-doga-korunacak-26886.html</link>
                    <description><![CDATA[TÜRKİYE Çevre Ajansı Başkanı Prof. Dr. Ferhat Pirinççi, Depozitosu Olan Ambalajlar (DOA) projesinin önemine değinerek, “Bu projeyle birlikte DOA’nın ‘O’ harfini gördüğünüz şişeler yılda yaklaşık 25 milyar adet üretiliyor ve bunlar çoğunlukla kontrolsüz bir şekilde ya çöp olarak kayboluyor ya doğaya karışıyor. Türkiye sanayicilerimiz ticaret sanayi odalarımız üretimde bulunurken yurt dışından pet veya cam ithal etmek zorunda kalıyor. Her şeyden önce bu sistem bu ithalatı azaltacak, doğayı da koruyacak olan bir sistem” dedi.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Depozito Yönetim Sistemi Samsun Koordinasyon Toplantısı, Büyükşehir Belediyesi Ömer Halisdemir Çok Amaçlı Salon’da yapıldı. Toplantıya Samsun Valisi Orhan Tavlı, Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Melih Perçin, Ticaret ve Sanayi Odası (TSO) Yönetim Kurulu Başkanı Salih Zeki Murzioğlu, Türkiye Çevre Ajansı Başkanı Prof. Dr. Ferhat Pirinççi, kamu kurumu ve kuruluş temsilcileri katıldı.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı bünyesinde bulunan Türkiye Çevre Ajansı tarafından yürütülen proje kapsamında yerli ve milli imkanlarla üretilen Depozitosu Olan Ambalajlar (DOA) cihazı, ambalajlı ürünlerin depozito bedelini tüketiciye ödüyor. Vatandaşlar sistemden yararlanmak için mobil cihazlarına DOA uygulamasını indirerek, DOA kartı ya da TC kimlik numarası ile sisteme girebiliyor. DOA cihazlarının bulunduğu alanlara üzerinde Depozito Yönetim Sistemi işareti bulunan boş ambalajları getiren kullanıcıların hesaplarına, her bir şişe için 25 kuruş teşvik bedeli yansıtılacak. Sistemde biriken bakiyeler hem mobil uygulamada yer alan e-cüzdan aracılığıyla takip edilebilecek hem de banka hesaplarına havale edilebilecek. Aynı zamanda bu bakiyeler, POS cihazı veya karekod destekli alışveriş noktalarında kullanılabilecek.

‘YERLİ VE MİLLİ TEKNOLOJİYLE GELİŞTİRİLMİŞ DÜZEYDE’

Toplantıda konuşan Türkiye Çevre Ajansı Başkanı Prof. Dr. Ferhat Pirinççi, “Bugün gerçekten de Türkiye'de zor bir süreci hayata geçirmeye çalışıyoruz. Dünyada 18 Avrupa Birliği üyesi ülkede toplamda da 60-70 ülkede uygulanan bir sistemi bu kadar hızlı ve bu kadar kısa bir süre içinde bu kadar geniş bir coğrafyada ilk defa uygulayacağız. Dolayısıyla dünyada bir ilk olacak. Biraz sonra göreceksiniz sistemimiz teknolojik açıdan da diğer ülkelerle kıyaslanmayacak şekilde yerli ve milli teknolojiyle geliştirilmiş düzeyde ve bu bir başlangıç olacak aslında. Sakarya'da başladığı ifadeyle ama aslında Sakarya'da biz sadece 3 ilçede başladık. Yani merkez ilçelerine başladık. Gerçek tam anlamıyla bütün il genelinde bu 7 ilde eş zamanlı olarak başlayacak sistemiz. Dolayısıyla Samsun'u da bu illerimizden bir tanesi olarak belirledik” dedi.

BU SİSTEM İTHALATI AZALTACAK

Sistemin ithalatı azaltacağını ifade eden Prof. Dr. Pirinççi, “Samsun'da bizler bu projeyi etkili bir şekilde hayata geçireceğiz. İlk 2 makineyle başlayacağız. Sonrasında sayımız hızlı bir şekilde artacak ve 2025 yılı sonunda bütün Türkiye'de 2026 yılı içinde de tam depozitolu sisteme geçecek şekilde hayata geçireceğimiz bir proje olacak. Bu projeyle DOA’nın ‘o’ harfini gördüğünüz şişeler yılda yaklaşık 25 milyar adet üretiliyor ve bunlar çoğunlukla kontrolsüz bir şekilde ya çöp olarak kayboluyor ya doğaya karışıyor. Türkiye sanayicilerimiz ticaret sanayi odalarımız üretimde bulunurken yurt dışından pet veya cam ithal etmek zorunda kalıyor. Her şeyden önce bu sistem bu ithalatı azaltacak, doğayı da koruyacak olan bir sistem” dedi.

Gelecek nesillere daha yaşanabilir temiz bir dünya bırakmak için gayret gösterdiklerini ifade eden Samsun Valisi Orhan Tavlı da “İklim değişikliğinin olumsuz etkileri günden güne daha çok hissedilmekte. Sınırsız tüketim en büyük zararı insana, çevreye, geleceğe vermekte. Ayrıca dünya genelinde kirlenen denizler, kuruyan su kaynakları, verimsizleşen topraklar hepimiz için, dünya için ayrı bir tehdit oluşturmakta. Buradan hareketle çevrenin korunmasını bütün bireylerin, ülkelerin ve insanlığın ortak meselesi olarak kabul ediyoruz. Gelecek nesillerimizde daha yaşanabilir temiz bir dünya bırakmak için hep birlikte gayret gösteriyoruz. Doğa tahribatının önüne geçmek için medeniyetimizin bizlere öğrettiği hassasiyetle hareket etmek tüm unsurlarıyla doğanın korunmasının bir tercih değil, zorunluluk olduğunu aklımızdan bir an olsun çıkarmıyoruz. Ve hep beraber kararlıyız. Boşa harcanacak bir tek bir damla suyumuz yok. Kirletilecek tek bir karış toprağımız yok. Doğanın ve canlıların korunmasından daha kıymetli bir şey yok” dedi.

Vali Tavlı, “Türkiye Çevre Ajansımız tarafından hayata geçirilecek olan depozite yönetim sisteminin ilk uygulanacağı iller arasında yer alıyor olmasından da büyük bir bahtiyarlık duyduğumuzu, heyecan duyduğumuzu ifade etmek istiyorum. Çevre kirliliğinin önlenmesinin yanı sıra belediyelerimizin atık toplama ve depolama maliyetlerinin azalmasına, düzenli depo sahalarının ekonomik ömrünün uzamasına, sera gazı emisyonlarının azaltılmasına, enerji tasarrufuna, vatandaşlarımızın geri dönüşüm sistemine katılımının görünür hale gelmesine, çevre bilincinin artmasına ve ekonomik değeri yüksek temiz malzemenin geri dönüşüm sektörüne kazandırılmasına katkı sunması hedeflenen Depozite Yönetim Sisteminin başarıyla uygulanması için vereceğimiz her destek çocuklarımızın, evlatlarımızın geleceğine yapacağımız en önemli yatırım ve geleceğimizin güvencesi olacaktır” diye konuştu.

Konuşmaların ardından Türkiye Çevre Ajansı Depozito Yönetim Sistemi Direktörü Halime Sezer de sunum yaptı. Sunumun ardından Samsun Valisi Orhan Tavlı ve beraberindekiler depozito iade makinesine pet, kutu ve plastik şişe atarak uygulamalı tanıtımını yaptı.&nbsp;
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.samsunhaberajansi.com/yasam-haberleri">Yaşam</category><dc:creator><![CDATA[‘Depozitosu Olan Ambalajlar (DOA) projesiyle ithalat azalacak, doğa korunacak' - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Wed, 02 Jul 2025 08:13:27 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.samsunhaberajansi.com/images/haber/depozitosu-olan-ambalajlar-doa-projesiyle-ithalat-azalacak-doga-korunacak-111408-20250702.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.samsunhaberajansi.com/images/haber/depozitosu-olan-ambalajlar-doa-projesiyle-ithalat-azalacak-doga-korunacak-111408-20250702.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.samsunhaberajansi.com/images/haber/depozitosu-olan-ambalajlar-doa-projesiyle-ithalat-azalacak-doga-korunacak-111408-20250702.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[DÜNYAYI KÖPEĞİYLE GEZİYOR, TEHLİKEDEN KAÇIP TÜRKİYE’YE SIĞINDI]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.samsunhaberajansi.com/haber-dunyayi-kopegiyle-geziyor-tehlikeden-kacip-turkiyeye-sigindi-26821.html</guid>
                    <link>https://www.samsunhaberajansi.com/haber-dunyayi-kopegiyle-geziyor-tehlikeden-kacip-turkiyeye-sigindi-26821.html</link>
                    <description><![CDATA[Şilili gezgin Diego Lopez, bisikleti ve sadık dostu Mirlo ile 80 ülke gezdi. İran’da güvenlik endişesi yaşayınca Türkiye’ye geçti. “Çok güvenli bir ülke, burada olmaktan mutluyum” diyen Lopez, yolculuğuna İstanbul’da devam edecek.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ &nbsp;ŞİLİLİ gezgin Diego Sebastian Haro Lopez (31), 2021 yılında bisikletle çıktığı dünya turu kapsamında en son İran'a gitti. Köpeği Mirlo ile 80 ülke gezen Lopez, İran'da güvenlik endişesi yaşayınca Türkiye'ye geçti. Lopez, "Köpeğimle beraber Türkiye'ye geldim. Çok güvenli bir ülke ve burada olmaktan mutluyum" dedi.

Gezgin Diego Sebastian Haro Lopez, 2021 yılında Güney Amerika kıtasında bulunan Şili'den bisikletle yola çıkarak dünya turuna başladı. Bugüne kadar köpeği Mirlo ile 80 ülkeyi gezen Lopez, bir ay önce İran'a gitti. Lopez, başkent Tahran'a gitmek isterken kendisini İsrail ile İran arasında başlayan çatışmanın ortasında buldu. Bunun üzerine Esendere Gümrük Kapısı'ndan Hakkari'nin Yüksekova ilçesine gelen Lopez, büyük korku yaşadığını anlattı. Geceyi köpeği ile birlikte ilçenin Kışla Mahallesi'nde bulunan İskender Kahraman'ın bahçesine kurduğu çadırda geçiren Lopez, ev sahibinin tüm ısrarlarına rağmen evde kalmayı kabul etmedi.

'ONSUZ GEZMEK İSTEMİYORUM'

Köpeğiyle birlikte 4 yıldır dünyayı dolaştıklarını belirten Lopez, "En son bundan bir ay önce İran'a gittim. Buradan Tahran'a gidecektim ancak İsrail'in İran'a saldırdığını öğrendim. Bana 'buradan gitmelisin' dediler. Ben de Tahran'a gitmekten vazgeçtim. Urmiye üzerinden, Esendere Gümrük Sınır Kapısı'ndan Türkiye'ye geldim. Şimdi çok rahatladım, korkularımı kırdım. İran'da çok sıkı bir güvenlik var, kontrol var. Her noktada beni aradılar, ajan olup olmadığımı sorguladılar. Köpeğimle beraber Türkiye'ye geldim. Çok güvenli bir ülke ve burada olmaktan mutluyum. 3 gün burada kaldıktan sonra Mersin oradan da İstanbul'a gideceğim. Köpeğim ile birlikte ülke ülke geziyoruz. Tabii köpekle gezmek ister istemez zor oluyor. Ama benim yol arkadaşım. O yüzden gittiğim her ülkede köpeğim Mirlo ile geziyorum. Onsuz gezmek istemiyorum" dedi. (DHA)
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.samsunhaberajansi.com/yasam-haberleri">Yaşam</category><dc:creator><![CDATA[DÜNYAYI KÖPEĞİYLE GEZİYOR, TEHLİKEDEN KAÇIP TÜRKİYE’YE SIĞINDI - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Thu, 26 Jun 2025 07:33:36 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.samsunhaberajansi.com/images/haber/dunyayi-kopegiyle-geziyor-tehlikeden-kacip-turkiyeye-sigindi-103531-20250626.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.samsunhaberajansi.com/images/haber/dunyayi-kopegiyle-geziyor-tehlikeden-kacip-turkiyeye-sigindi-103531-20250626.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.samsunhaberajansi.com/images/haber/dunyayi-kopegiyle-geziyor-tehlikeden-kacip-turkiyeye-sigindi-103531-20250626.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Nesli tükenme tehlikesindeki kum zambağı Samsun'da çoğaldı]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.samsunhaberajansi.com/haber-nesli-tukenme-tehlikesindeki-kum-zambagi-samsunda-cogaldi-26699.html</guid>
                    <link>https://www.samsunhaberajansi.com/haber-nesli-tukenme-tehlikesindeki-kum-zambagi-samsunda-cogaldi-26699.html</link>
                    <description><![CDATA[DOĞA Koruma ve Milli Parklar Samsun Şube Müdürü Engin Yılmaz Çalış, nesli tükenme tehlikesinde olan kum zambağının kentin kıyılarında çoğaldığını belirterek, “Bitki, yaz aylarında su ihtiyacını, atmosfer nemi ve gece oluşan çiyden karşılayabiliyor. Taban suyundan da faydalanabilmesi sayesinde tuz toleransı yüksek bir tür. Samsun’un sahil kesimlerinde oluşan bu uygun koşullarla, yayılımı sağlıklı şekilde sürdürüyor” dedi.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Zambakgiller familyasına ait olan kum zambağı (Pancratium maritimum); Samsun’un Bafra, Terme, Çarşamba, Alaçam, Yakakent, Tekkeköy, Atakum ve 19 Mayıs ilçelerindeki sahil kesimlerinde yayılım gösteriyor. Kum zambağının yaşam koşullarına ilişkin değerlendirme yapan Doğa Koruma ve Milli Parklar Samsun Şube Müdürü Engin Yılmaz Çalış, bitkinin kentte gözle görülür artışı olduğuna değinerek, "Kum zambağı, güneşi seven bir bitkidir. Bu nedenle ıslak olmayan kumullarda, diğer bitki türlerinin az olduğu, açık ve güneş alan alanları tercih eder. Bitki, yaz aylarında su ihtiyacını, atmosfer nemi ve gece oluşan çiyden karşılayabiliyor. Taban suyundan da faydalanabilmesi sayesinde tuz toleransı yüksek bir tür. Samsun’un sahil kesimlerinde oluşan bu uygun koşullar sayesinde ise yayılımı sağlıklı şekilde sürdürüyor" diye konuştu.

'ZORLU KOŞULLARDA YAŞAMINI SÜRDÜREBİLİR'

Kıyı biyolojik çeşitliliğinin sürdürülebilirliği açısından bu türlerin korunmasının şart olduğunu dile getiren Çalış, "Özellikle deniz kenarındaki doğal kumluklar, bu bitkinin yaşaması için en uygun alanlardır. Botanikte ‘geofit’ olarak adlandırılan bu tür, kış aylarını toprak altında dinlenerek geçirir. Yaz aylarında ise yağıştan ziyade, atmosferdeki nem ve gece oluşan çiy sayesinde su ihtiyacını karşılar. Ayrıca, denizden gelen taban suyunu kullanabildiği için tuza karşı da oldukça dayanıklıdır. Bu özellikleriyle zorlu çevre koşullarında bile yaşamını sürdürebilen nadir bitkiler arasında yer alır. Son yıllarda turizm faaliyetleri, kıyıların yerleşime açılması ve çeşitli sanayi amaçlı uygulamalar nedeniyle kumulların yapısı bozulmakta, bu da kum zambağının yaşam alanlarını tehdit etmektedir. İlimiz sahil şeridinde özellikle Bafra, Terme, Çarşamba, Alaçam, Yakakent, Tekkeköy, Atakum ve 19 Mayıs ilçelerimizin kıyı alanlarında kum zambağı yoğun şekilde görülmektedir. Bu alanlar sadece kum zambağı açısından değil, genel olarak denizel ve kıyı biyolojik çeşitlilik bakımından da zengin bir yapıya sahiptir. Bu doğal zenginliğin korunması bizim için son derece önemlidir” ifadelerini kullandı.&nbsp;
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.samsunhaberajansi.com/yasam-haberleri">Yaşam</category><dc:creator><![CDATA[Nesli tükenme tehlikesindeki kum zambağı Samsun'da çoğaldı - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Mon, 09 Jun 2025 07:46:57 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.samsunhaberajansi.com/images/haber/nesli-tukenme-tehlikesindeki-kum-zambagi-samsunda-cogaldi-105613-20250609.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.samsunhaberajansi.com/images/haber/nesli-tukenme-tehlikesindeki-kum-zambagi-samsunda-cogaldi-105613-20250609.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.samsunhaberajansi.com/images/haber/nesli-tukenme-tehlikesindeki-kum-zambagi-samsunda-cogaldi-105613-20250609.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Araştırma: Sosyal medya çocuklarda depresyona yol açabiliyor]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.samsunhaberajansi.com/haber-arastirma-sosyal-medya-cocuklarda-depresyona-yol-acabiliyor-26687.html</guid>
                    <link>https://www.samsunhaberajansi.com/haber-arastirma-sosyal-medya-cocuklarda-depresyona-yol-acabiliyor-26687.html</link>
                    <description><![CDATA[ABD’de yapılan bir araştırma, sosyal medya kullanımının çocuklarda depresyon belirtilerini artırdığını gösterdi.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ California Üniversitesi San Francisco (UCSF) tarafından yürütülen çalışmaya göre, sosyal medya kullanım süresi arttıkça, çocuklarda depresyon belirtilerinde artış görülüyor. Üç yıl boyunca yürütülen araştırmada, çocukların günlük sosyal medya kullanımının 7 dakikadan 73 dakikaya yükseldiği bildirildi. Aynı dönemde depresyon belirtilerinin de yüzde 35 oranında arttığı kaydedildi. Araştırmanın başyazarı Dr. Jason Nagata, “Sosyal medyanın depresyona katkıda mı bulunduğu yoksa yalnızca mevcut depresif belirtileri mi yansıttığı uzun süredir tartışılıyor. Bulgularımız, sosyal medyanın depresyon gelişimine katkıda bulunabileceğine dair kanıt sağlıyor” dedi.

Araştırma, çocukların zaman içindeki bireysel değişimlerini takip eden nadir çalışmalardan biri olma özelliği taşıyor. Yaklaşık 12 bin çocuk, 9-10 yaşlarından başlayarak 12-13 yaşlarına kadar takip edildi. Nagata ve ekibi, aynı katılımcı grubunu inceleyen ayrı bir çalışmada, 11-12 yaşındaki çocukların siber zorbalığa maruz kalmaları halinde bir yıl içinde intihar düşüncesi veya girişimi riskinin 2,6 kat arttığını belirledi. Bu çocukların madde kullanımına başlama olasılıklarının da daha yüksek olduğu görüldü.

Araştırmacılar, çocukların sosyal medyayı kullanma konusunda zor bir dengeyle karşı karşıya kaldığını söylüyor. Bir yandan sosyal medyanın depresyon ve riskli davranışlarla bağlantısı artarken, diğer yandan bu platformlar çocukların arkadaşlarıyla iletişim kurdukları önemli bir alan olmayı sürdürüyor.

Dr. Nagata, ebeveynlerin açık ve yargılayıcı olmayan bir iletişimle örnek olması gerektiğini vurgulayarak, “Bir baba olarak, çocuklara sadece ‘telefonunu bırak’ demenin etkili olmadığını biliyorum. Yemek saatleri veya uyumadan önce tüm aile için ekran kullanımına ara vermek, sağlıklı dijital alışkanlıklar geliştirmeye yardımcı olabilir” açıklamasında bulundu.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.samsunhaberajansi.com/yasam-haberleri">Yaşam</category><dc:creator><![CDATA[Araştırma: Sosyal medya çocuklarda depresyona yol açabiliyor - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Sat, 07 Jun 2025 08:06:43 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.samsunhaberajansi.com/images/haber/arastirma-sosyal-medya-cocuklarda-depresyona-yol-acabiliyor-110759-20250607.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.samsunhaberajansi.com/images/haber/arastirma-sosyal-medya-cocuklarda-depresyona-yol-acabiliyor-110759-20250607.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.samsunhaberajansi.com/images/haber/arastirma-sosyal-medya-cocuklarda-depresyona-yol-acabiliyor-110759-20250607.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Demet Akalın’ın Kuzeni Hakan Kılıç Hayatını Kaybetti]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.samsunhaberajansi.com/haber-demet-akalinin-kuzeni-hakan-kilic-hayatini-kaybetti-26643.html</guid>
                    <link>https://www.samsunhaberajansi.com/haber-demet-akalinin-kuzeni-hakan-kilic-hayatini-kaybetti-26643.html</link>
                    <description><![CDATA[Solunum rahatsızlığı nedeniyle vefat eden Hakan Kılıç, bugün Gölcük’te toprağa verildi. Cenazeye Demet Akalın ve eşi Okan Kurt da katıldı.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ &nbsp;ŞARKICI Demet Akalın’ın Kocaeli’nin Gölcük ilçesinde yaşayan kuzeni Hakan Kılıç (61) solunum rahatsızlığı nedeniyle tedavi gördüğü hastanede dün hayatını kaybetti. Bugün ikindi namazına müteakip kılınan cenaze namazının ardından Kılıç’ın cenazesi toprağa verildi. Cenazeye Akalın ve eşi Okan Kurt da katıldı.

Yaklaşık 10 gün önce solunum rahatsızlığı nedeniyle önce Gölcük Necati Çelik Devlet Hastanesi’ne kaldırılan ardından da Gebze’de bulunan hastaneye sevk edilen şarkıcı Demet Akalın’ın teyzesinin oğlu, evli ve 3 çocuk babası Hakan Kılıç tedavi gördüğü hastanede dün hayatını kaybetti. Kuzeninin vefat haberini sosyal medya hesabı üzerinden duyuran şarkıcı Akalın, “Dağ gibi Hakan abim gitti. Teyzemin emaneti gitti” ifadelerini kullandı.

Kılıç’ın cenazesi ailesi tarafından teslim alınmasının ardından Gölcük ilçesindeki Değirmendere Merkez Cami’ye getirildi. Kılıç’ın ailesi ve Akalın, eşi Okan Kurt taziyeleri kabul etti. Akalın cenazede gözyaşlarını tutamadı. İkindi namazına müteakip kılınan cenaze namazının ardından Kılıç’ın cenazesi Değirmendere 17 Ağustos Mezarlığı'nda toprağa verildi. (DHA)


 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.samsunhaberajansi.com/yasam-haberleri">Yaşam</category><dc:creator><![CDATA[Demet Akalın’ın Kuzeni Hakan Kılıç Hayatını Kaybetti - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Mon, 02 Jun 2025 16:42:27 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.samsunhaberajansi.com/images/haber/demet-akalinin-kuzeni-hakan-kilic-hayatini-kaybetti-194452-20250602.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.samsunhaberajansi.com/images/haber/demet-akalinin-kuzeni-hakan-kilic-hayatini-kaybetti-194452-20250602.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.samsunhaberajansi.com/images/haber/demet-akalinin-kuzeni-hakan-kilic-hayatini-kaybetti-194452-20250602.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Kafasında Yorgun  Mermi İle Yaşayan Batmanlı Genç ]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.samsunhaberajansi.com/haber-kafasinda-yorgun-mermi-ile-yasayan-batmanli-genc-26337.html</guid>
                    <link>https://www.samsunhaberajansi.com/haber-kafasinda-yorgun-mermi-ile-yasayan-batmanli-genc-26337.html</link>
                    <description><![CDATA[ BATMAN'da Yusuf Emre Özbek (18), 1,5 yıl önce başına isabet eden, doktorların riskli bölgede olduğu için çıkarmadığı yorgun mermiyle yaşıyor. ]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Yoğun fizik tedavi sürecinin ardından normal hayatına dönen, sağ elinde sorun yaşayan ve kalem tutmakta bile zorlanan Özbek, "Kafamdaki mermi ile ölüm korkusu yaşıyorum. Sürekli tedirginlik içerisindeyim. Bu 1,5 yıl boyunca ailem ve arkadaşlarım çok destek oldular. Hayatımı karartan kurşunu sıkanların yakalanmasını istiyorum" dedi.

Olay, 5 Kasım 2023’te Bahçelievler Mahallesi 1624'üncü Sokak'ta meydana geldi. Arkadaşları ve ağabeyiyle maça gitmek için evinden çıkan Yusuf Emre Özbek, birlikte fotoğraf çektirdikten hemen sonra yere yığıldı. Çevredekilerin hastaneye götürdüğü Yusuf’un çekilen röntgeninde, başında mermi çekirdeği olduğu tespit edildi. 4 gün yoğun bakım, 4 gün de serviste tedavi gören Yusuf’un başındaki mermi için doktorlar, riskli bölgede olduğu gerekçesiyle müdahale etmedi. Düzenli olarak kontrol edilen Yusuf’ta konuşma güçlüğü ve sağ el ve parmaklarında zayıflık belirtileri ortaya çıkınca, fizik tedavi süreci başladı.

Halen sağ elini kullanmakta ve parmaklarımı oynatmakta zorlanan Yusuf, ölüm korkusu yaşadığını belirterek, "Hastanede başıma yorgun mermi isabet ettiği tespit edildi. Mermi riskli bir yerde olduğu için doktorlar çıkarılamayacağını söylediler. O andan itibaren benim için çok zorlu bir süreç başladı. Ellerimi hareket ettirmekte, yürümekte ve konuşmakta zorluk çekiyordum. 1,5 yıl boyunca yoğun bir fizik tedavi dönemin oldu. Bu süre sonunda bazı iyileşmeler oldu ama hala sağ elimi kullanmakta özellikle de parmaklarımı oynatmakta zorlanıyorum. Şu anda okuluma ve sosyal hayatıma dönebildim. Kafamda bir mermi ile yaşadığım için ölüm korkusu yaşıyorum. Sürekli bir tedirginlik içerisindeyim. Bu 1,5 yıl boyunca ailem ve arkadaşlarım bana çok destek oldular. Onlar da benim kadar çabaladı. Buradan vatandaşlarımıza bir uyarıda bulunmak istiyorum. Lütfen rastgele havaya ateş açmayın. Rastgele sıkılan bir kurşun başkasının hayatını karartabilir. Benim hayatımı karartan kurşunu sıkanların yakalanmasını istiyorum" dedi.

'OĞLUMA BİR ŞEY OLACAK KORKUSUYLA YAŞIYORUM'

Bayram Özbek (49) ise "Oğlum kafasında 1,5 yıldır yorgun mermi ile yaşıyor. Biz 1,5 yıldır çok zorluk çekiyoruz. Doktorlar kurşunun riskli yerde olduğu için çıkarılamayacağını söylediler. Yusuf'u tekrar ayağa kaldırmak için çok uğraştık. Arkadaşları, çevremiz, eş dost olsun hepsi yardımcı oldular çok şükür. Rastgele havaya kurşun sıkmayın. Sizin sıkacağınız bir kurşun bir insanın hayatını karartabilir. Mesela oğlumu, 1,5 yıldır fizik tedaviye götürüyoruz. Onu sosyal hayata kazandırmaya çalışıyoruz. Sonuçta oğlumun kafasında yorgun mermi var. Ölüm korkusu yaşıyoruz. Her an oğluma bir şey olacak korkusu ile yaşıyorum. Bana bu korkuyu yaşatmaya kimsenin hakkı yoktu. Biz buna sebep olanların yakalanmasını, adalete teslim edilmesini istiyoruz. Oğlum eskiye göre çok çok daha iyi. Sağ elinde hafif problemler var, onları da inşallah en kısa zamanda atlatacak. Oğlum şu an yorgun mermi ile yaşayacak, müdahale edilemeyecek. Yani ileride bakılacak, müdahale edilebilecek durum varsa ancak o durumda çıkarılacak” diye konuştu. (DHA)
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.samsunhaberajansi.com/yasam-haberleri">Yaşam</category><dc:creator><![CDATA[Kafasında Yorgun  Mermi İle Yaşayan Batmanlı Genç  - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Tue, 29 Apr 2025 10:43:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.samsunhaberajansi.com/images/haber/kafasinda-mermi-ile-yasayan-genc-korkuyor-134525-20250429.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.samsunhaberajansi.com/images/haber/kafasinda-mermi-ile-yasayan-genc-korkuyor-134525-20250429.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.samsunhaberajansi.com/images/haber/kafasinda-mermi-ile-yasayan-genc-korkuyor-134525-20250429.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Acuk Ekşisi Nedir, Acuk'un Faydaları Nelerdir?]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.samsunhaberajansi.com/haber-acuk-eksisi-nedir-acukun-faydalari-nelerdir-26160.html</guid>
                    <link>https://www.samsunhaberajansi.com/haber-acuk-eksisi-nedir-acukun-faydalari-nelerdir-26160.html</link>
                    <description><![CDATA[Acuk ekşisi, Karadeniz bölgesine özgü, yabani elma türü olan acuktan yapılan geleneksel bir lezzettir. Acuk, gülgiller familyasına ait, ormanlarda yetişen küçük ve ekşi bir meyvedir. Acuk ekşisi, bu meyvelerin kaynatılmasıyla elde edilen yoğun ve ekşi bir şuruptur.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Acuk Ekşisinin Faydaları

Acuk ekşisinin sağlık açısından çeşitli faydaları olduğuna inanılmaktadır:

Sindirim Sistemi:
Mide ve bağırsaklardaki gazı gidermeye yardımcı olur.
Sindirim sistemini düzenler, hazmı kolaylaştırır ve kabızlığı önler.
Bağırsak parazitlerine karşı etkilidir.
Böbrekler:
Böbrekleri temizler ve böbrek taşlarının düşürülmesine yardımcı olabilir.
Kalp ve Damar Sağlığı:
Kolesterolü, tansiyonu ve kan şekerini düşürmeye yardımcı olabilir.
Kalp hastalıkları ve damar sertliğine karşı koruyucu olabilir.
Bağışıklık Sistemi:
Vücuda kuvvet verir ve yorgunluğu giderir.
Hastalılara karşı direnci artırır.
Diğer Faydaları:
Romatizma, gut ve şeker hastalığına karşı yararlı olabilir.
Nefes darlığına iyi gelebilir.
Acuk Ekşisinin Kullanım Alanları
Acuk ekşisi, genellikle şu şekillerde tüketilir:



İçecek olarak: Suyla karıştırılarak veya çalkalama şeklinde tüketilebilir.
Yemeklerde: Özellikle yağlı yemeklerin yanında ferahlatıcı bir içecek olarak tercih edilir.
Tatlılarda: Bazı yörelerde tatlı yapımında da kullanılır.
Önemli Not
Acuk ekşisinin faydaları hakkında yapılan araştırmalar sınırlıdır ve bu faydaların bilimsel olarak kanıtlanması için daha fazla çalışmaya ihtiyaç vardır. Herhangi bir sağlık sorununuz varsa, acuk ekşisi veya diğer doğal ürünleri kullanmadan önce doktorunuza danışmanız önemlidir.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.samsunhaberajansi.com/yasam-haberleri">Yaşam</category><dc:creator><![CDATA[Acuk Ekşisi Nedir, Acuk'un Faydaları Nelerdir? - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Sat, 12 Apr 2025 11:34:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.samsunhaberajansi.com/images/haber/acuk-eksisi-nedir-acukun-faydalari-nelerdir-144327-20250412.png" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.samsunhaberajansi.com/images/haber/acuk-eksisi-nedir-acukun-faydalari-nelerdir-144327-20250412.png"/>
                    <enclosure url="https://www.samsunhaberajansi.com/images/haber/acuk-eksisi-nedir-acukun-faydalari-nelerdir-144327-20250412.png" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[İftarda ve Sahurda Sağlıklı Beslenme Önerileri]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.samsunhaberajansi.com/haber-iftarda-ve-sahurdasaglikli-beslenme-onerileri-25868.html</guid>
                    <link>https://www.samsunhaberajansi.com/haber-iftarda-ve-sahurdasaglikli-beslenme-onerileri-25868.html</link>
                    <description><![CDATA[Ramazan ayında oruç tutanlar için iftar ve sahur öğünleri büyük önem taşır. Bu öğünlerde doğru besinleri tüketmek, hem sağlıklı bir oruç dönemi geçirmeye hem de gün boyu enerjik kalmaya yardımcı olur.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ &nbsp;Uzun süren açlık dönemlerinin ardından yapılan iftar ve sahur öğünlerinde doğru besinleri tüketmek, gün boyu enerjik kalmaya ve olası sağlık sorunlarını önlemeye yardımcı olur. İşte iftar ve sahurda sağlıklı beslenme önerileri:

İftarda Sağlıklı Beslenme Önerileri


	Orucu Açma:

	
		Orucu açmak için hurma, zeytin veya kuru kayısı gibi besinler tercih edilebilir. Bu besinler, kan şekerini dengeler ve enerji verir.
		Bir bardak su veya ılık bir çorba ile oruca başlamak da sindirim sistemini rahatlatır.
	
	
	Ana Yemek:
	
		Ana yemekte, protein, karbonhidrat ve lif açısından zengin besinler tüketilmelidir.
		Izgara veya fırında pişirilmiş et, tavuk veya balık gibi protein kaynakları tercih edilebilir.
		Bulgur pilavı, esmer pirinç veya tam buğday ekmeği gibi kompleks karbonhidratlar da enerji sağlar.
		Sebze yemekleri veya salata gibi lifli besinler de sindirim sistemini düzenler.
	
	
	Tatlı:
	
		İftardan sonra tatlı yemek isteniyorsa, sütlü tatlılar veya meyve gibi hafif seçenekler tercih edilmelidir.
		Şerbetli tatlılar veya hamur işleri gibi ağır tatlılardan kaçınılmalıdır.
	
	
	Sıvı tüketimi:
	
		İftar ile sahur arasında bol miktarda su içmek önemlidir.
		Bitki çayları, ayran veya taze sıkılmış meyve suları da tüketilebilir.
		Gazlı içeceklerden uzak durulmalıdır.
	
	


Sahurda Sağlıklı Beslenme Önerileri


	Tok tutan besinler:

	
		Sahurda, gün boyu tok tutacak ve susatmayacak besinler tüketilmelidir.
		Yumurta, peynir, yoğurt veya süt gibi protein kaynakları tercih edilebilir.
		Tam buğday ekmeği, yulaf ezmesi veya bulgur gibi kompleks karbonhidratlar da enerji sağlar.
		Ceviz, badem gibi kuruyemişler tüketilebilir.
	
	
	Sıvı tüketimi:
	
		Sahurda da bol miktarda su içmek önemlidir.
		Sahurda aşırı tuzlu ve baharatlı yiyeceklerden kaçınmak gerekir.
	
	


Genel Öneriler


	İftar ve sahur öğünlerinde yavaş yemek yemek ve iyice çiğnemek sindirim sistemini rahatlatır.
	Aşırı yağlı, tuzlu ve şekerli besinlerden kaçınılmalıdır.
	Meyve ve sebze tüketimine özen gösterilmelidir.
	Ramazan ayında da düzenli olarak egzersiz yapmak önemlidir.
	Yemekleri pişirme yöntemlerine dikkat edin. Kızartma yerine ızgara, fırın veya haşlama yöntemlerini tercih edin.
	Hazır ve işlenmiş gıdalardan uzak durun.
	Ramazan ayında da düzenli olarak hafif egzersizler yapmaya özen gösterin.
	Özellikle iftar ve sahur arasındaki sürede bol sıvı tüketimine özen gösterin.
	İftarda aşırı yemek yemekten kaçının ve porsiyon kontrolü yapın.
	Sahur öğününü asla atlamayın.


Özel Durumlar:


	Diyabet, hipertansiyon gibi kronik hastalıkları olanlar: Ramazan ayı öncesinde mutlaka doktorunuza danışarak size özel bir beslenme planı oluşturun.
	Hamile ve emziren kadınlar: Hamilelik ve emzirme döneminde oruç tutmak riskli olabilir. Bu nedenle, doktorunuza danışmadan oruç tutmayın.


Ramazan ayını sağlıklı ve huzurlu bir şekilde geçirmek için bu beslenme önerilerine dikkat etmeniz önemlidir.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.samsunhaberajansi.com/yasam-haberleri">Yaşam</category><dc:creator><![CDATA[İftarda ve Sahurda Sağlıklı Beslenme Önerileri - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Mon, 03 Mar 2025 08:09:09 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.samsunhaberajansi.com/images/haber/iftarda-ve-sahurdasaglikli-beslenme-onerileri-111606-20250303.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.samsunhaberajansi.com/images/haber/iftarda-ve-sahurdasaglikli-beslenme-onerileri-111606-20250303.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.samsunhaberajansi.com/images/haber/iftarda-ve-sahurdasaglikli-beslenme-onerileri-111606-20250303.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Kendisini Hayata Bağlayan Doktoru Tesadüf Eseri Buldu ]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.samsunhaberajansi.com/haber-kendisini-hayata-baglayan-doktoru-tesaduf-eseri-buldu-25861.html</guid>
                    <link>https://www.samsunhaberajansi.com/haber-kendisini-hayata-baglayan-doktoru-tesaduf-eseri-buldu-25861.html</link>
                    <description><![CDATA[ ANTALYA'da Prof. Dr. Tuğrul Çakır, silahla vurulup, kalp masajıyla hayata döndürdüğü Ramazan Öğe'nin (52) olaydan 11 ay sonra bu kez ameliyat için kendisine başvurduğunu görünce hem şaşırdı hem sevindi. Servis şoförü Öğe, Prof. Dr. Çakır'ın kendisini kalp masajıyla hayata döndüren doktor olduğunu öğrenince duygusal anlar yaşadı.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Alanya Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Tuğrul Çakır, yaklaşık 2 ay önce bağırsak ameliyatı için kendisine başvurup, hikayesini dinlediği Ramazan Öğe’nin, bu tarihten yaklaşık 11 ay önce hazine arazisi yüzünden çıkan tartışmada silahla vurulan ve kalp masajıyla hayata döndürdüğü yaralı olduğunu hatırladı. Olaydan sonra dört ay yoğun bakımda kalan, dalağı alınan, bağırsakları ağır hasar gören ve yedi kez ameliyat olan Öğe ise kendisini hayata döndüren doktor olduğunu bilmeden Prof. Dr. Çakır’a başvurduğunu aktardı.

'10-15 DAKİKALIK KALP MASAJIYLA YAŞAMA DÖNDÜ'

Prof. Dr. Tuğrul Çakır, 13 ay önce akşamüstü eve giderken bir arkadaşının kendisini telefonla arayıp, akrabasının silahla yaralandığını söylediğini belirterek, “Arkadaşım iki akrabasının silahla yaralandığını, birinin durumunun ağır olduğunu ve hastaneye kaldırıldığını söyledi. Ben de tam arkadaşımın bahsettiği hastanenin yanından geçiyordum. Hemen acil servise girdim. Ramazan Bey'in durumunun kritik olduğunu gördüm. Sol taraftan giren mermiler iç organları yaralamış, buna bağlı aşırı kan kaybediyordu. Kalp atımları durmuştu. 10-15 dakikalık kalp masajıyla tekrar yaşama döndü. En yakındaki büyük bir hastaneye ambulansla sevk edildi" diye konuştu.

Bir süre sonra hastanın hayatta olduğunu öğrendiğinde çok sevindiğini belirten Prof. Dr. Çakır, 2 ay önce kendisinden randevu alan Ramazan Öğe'nin hikayesini dinlediğinde, geçmişteki olayı hatırladığını ifade etti. Prof. Dr. Çakır, detayları dinlediğinde yaralanan kişi olduğunu anladığını söyledi. Prof. Dr. Çakır, “Kalp atımları duran bir kişinin masajla tekrar hayata döndüğünü görmek ve bir yıl sonra aynı hastayla yolumuzun tekrar kesişmesi inanılmaz bir duyguydu" dedi.

7 AMELİYAT GEÇİRDİ

Olaydan sonra 7 ameliyat olmuş, kalın ve ince bağırsakları dışarı açılan hastaya artık bağırsakların içeri alınmasının zor olduğunun söylendiğini belirten Prof. Dr. Çakır, hastanın, ömür boyu bağırsakları dışarıda kolostomi torbasıyla yaşamak istemediği için kendisine başvurduğunu kaydetti. Yapılan tetkik ve kontrollerden sonra iki ay önce Öğe'yi ameliyata alarak önce kalın bağırsağını içeri aldığını anlatan Prof. Dr. Çakır, “Bu ameliyattan sonra da ince bağırsaklarını içeri aldık. Ameliyatlar sonunda hastamız 13 ay sonra ilk defa tuvaletini yaptı ve tuvalet dışkılaması sağlıklı insanlar şekline döndü. Kendisine kalp masajıyla başlayan dokunuşumuz ve üzerine bizim yaptığımız dokuzuncu ameliyatta tekrar sağlığına döndüğünü görmek bizi ayrı sevindirdi. Meslek hayatımda, en anlamlı hastalarımdan biri" ifadelerini kullandı.

‘ATEŞLİ SİLAH YARALANMALARI ÇOK TEHLİKELİDİR’

Ateşli silah yaralanmalarının çok tehlikeli yaralanmalar olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Çakır, en tehlikeli olanın ise iç organ yaralanmalarına bağlı aşırı kan kaybı olduğunu belirtti. Olay yerine yakın bir hastane olmasının bu tip yaralanmalarda çok sevindirici bir durum olduğunu sözlerine ekleyen Prof. Dr. Çakır, “Hastamız umarım kalan ömründe sağlıklı bir birey olarak yaşama devam eder" dedi.

VÜCUDUNDA İKİ MERMİ DURUYOR

Ateşli silah yaralanmalarında özellikle kanamayla girilen ilk ameliyatta hastanın yaşam fonksiyonlarının ön planda düşünüldüğünü vurgulayan Prof. Dr. Çakır, şöyle devam etti:

“Tıbben yaşam fonksiyonlarını bozan durumlarda mermiyi arayarak bulmak şart değil. Merminin içeride ömür boyu sorunsuz bir şekilde kalabileceğini de biliyoruz. Bu hastamızda mermilerden ikisi kemik aksamına girdiği için alınması düşünülmemiş. Ortopedi doktorlarımız bu şekilde yaşamasının daha sağlıklı olacağına karar vermiş. Çünkü bazen o mermiyi oradan çıkarırken ağır hasarlara sebep verilebilir."

‘4 AY YOĞUN BAKIMDA YATTIM’

Konyaaltı ilçesine bağlı Aşağı Karaman’da yaşayan Ramazan Öğe ise 13 ay önce işteyken kendisine gelen telefonla bazı kişilerin hazine arazisini telle çevirdiklerini öğrenerek olay yerine gittiğini belirtti. Bu kişilerle önce konuşmaya çalıştığını anlatan Öğe, “Ben şahıslara 'Devletin yerini nasıl çevirirsiniz' dedim. Tartışma başladı. Birinde tabanca varmış. Çıkardı bana ateş etti" dedi.

Yaralandıktan sonra hemen yakındaki özel bir hastaneye kaldırıldığını, orada kalp masajıyla hayata döndürüldükten sonra büyük bir hastaneye sevk edildiğini söyleyen Öğe, 4 ay yoğun bakımda yattığını anlattı.

'ÇOK DUYGULANDIM VE AĞLADIM'

Sonraki süreçte bağırsaklarından yedi kez ameliyat olduğunu, son operasyonda artık ömür boyu kolostomi torbasıyla yaşayacağının söylendiğini aktaran Öğe, yaptığı araştırma sonucu Prof. Dr. Çakır’a ulaştığını belirtti. Yaralanma anında bilinci kapandığı için Prof. Dr. Çakır ile karşılaştığında kendisini hatırlamadığını söyleyen Öğe, “Hocam beni hatırladı. Bana kalp masajı yapan doktorumuz Tuğrul Çakır'mış. O an çok duygulandım. Ağladım. Duygularımı şu an anlatamıyorum. Ameliyat oldum. Allah'a şükür dışarıdaki bağırsaklarım içeri alındı. Mutluyum. Ameliyattan sonra ilk defa tuvalete gittim" diye konuştu. (DHA)
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.samsunhaberajansi.com/yasam-haberleri">Yaşam</category><dc:creator><![CDATA[Kendisini Hayata Bağlayan Doktoru Tesadüf Eseri Buldu  - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Sun, 02 Mar 2025 09:27:35 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.samsunhaberajansi.com/images/haber/kendisini-hayata-baglayan-doktoru-tesaduf-eseri-buldu-122904-20250302.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.samsunhaberajansi.com/images/haber/kendisini-hayata-baglayan-doktoru-tesaduf-eseri-buldu-122904-20250302.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.samsunhaberajansi.com/images/haber/kendisini-hayata-baglayan-doktoru-tesaduf-eseri-buldu-122904-20250302.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Orucun Faydaları Nelerdir?]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.samsunhaberajansi.com/haber-orucun-faydalari-nelerdir-25836.html</guid>
                    <link>https://www.samsunhaberajansi.com/haber-orucun-faydalari-nelerdir-25836.html</link>
                    <description><![CDATA[Oruç, yalnızca aç ve susuz kalmak değil, aynı zamanda hem bedensel hem de ruhsal olarak pek çok faydası olan bir ibadettir. Yüce Rabbimizin bizlere sunduğu bu nimet, bizleri birçok yönden geliştirir ve arındırır.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Samsun Haber - Orucun sabırla olan derin ilişkisi, hem dini metinlerde hem de manevi öğretilerde sıklıkla vurgulanır. Peygamber Efendimiz'in (s.a.v.) hadisinde belirtildiği gibi, oruç sabrın yarısıdır ve sabır da imanın yarısıdır. Bu, orucun sadece fiziksel bir ibadet olmadığını, aynı zamanda ruhsal bir disiplin ve sabır eğitimi olduğunu gösterir.

&nbsp;Oruç, sadece aç ve susuz kalmak değil, aynı zamanda pek çok hikmeti içinde barındıran bir ibadettir. Şükür, sağlık, disiplin gibi pek çok önemli değeri hayatımıza katmaktadır.

Oruç tutmanın hem fiziksel hem de ruhsal sağlığa birçok faydası bulunmaktadır. İşte oruç tutmanın bazı önemli faydaları:

Fiziksel Faydaları:


	Sindirim Sistemi:

	
		Oruç, sindirim sisteminin dinlenmesine ve yenilenmesine yardımcı olur.
		Mide ve bağırsakların düzenli çalışmasını destekler.
		Sindirim sorunlarını hafifletir.
	
	
	Kilo Kontrolü:
	
		Oruç, kalori alımını azaltarak kilo vermeye veya kilo kontrolü sağlamaya yardımcı olur.
		Yağ yakımını hızlandırır.
		Metabolizmayı düzenler.
	
	
	Kan Şekeri ve Kolesterol:
	
		Oruç, insülin duyarlılığını artırarak kan şekerinin dengelenmesine yardımcı olur.
		Kötü kolesterolü (LDL) düşürür, iyi kolesterolü (HDL) yükseltir.
		Kalp sağlığını korur.
	
	
	Detoks ve Hücre Yenilenmesi:
	
		Oruç, vücuttaki toksinlerin atılmasına yardımcı olur.
		Hücre yenilenmesini (otofaji) destekler.
		Bağışıklık sistemini güçlendirir.
	
	
	Beyin Sağlığı:
	
		Oruç, beyin fonksiyonlarını iyileştirir.
		Hafızayı güçlendirir.
		Nörolojik hastalıklara karşı koruyucu olabilir.
	
	
	Enflamasyon ve Kronik Hastalıklar:
	
		Oruç, vücuttaki iltihaplanmayı azaltır.
		Kronik hastalıkların (diyabet, kalp hastalığı, kanser vb.) riskini düşürür.
	
	


Ruhsal Faydaları:


	Ruhsal Arınma:

	
		Oruç, stresi azaltır ve zihinsel berraklığı artırır.
		Kişinin iç huzurunu bulmasına yardımcı olur.
	
	
	İrade ve Disiplin:
	
		Oruç, iradeyi güçlendirir ve öz disiplini artırır.
		Kişinin alışkanlıklarını kontrol etmesine yardımcı olur.
	
	
	Empati ve Şükran:
	
		Oruç, açlık ve susuzluğun zorluklarını deneyimleyerek başkalarının durumunu anlamaya yardımcı olur.
		Sahip olunan nimetlerin değerini anlamayı ve şükran duygusunu artırır.
	
	
	Maneviyat:
	
		Oruç, manevi değerlere odaklanmayı ve içsel huzuru artırır.
		İnsanın kendisiyle yüzleşmesini sağlar.
	
	


Önemli Notlar:


	Oruç tutmadan önce, özellikle kronik bir rahatsızlığınız varsa, mutlaka doktorunuza danışmanız önemlidir.
	Oruç tutarken yeterli miktarda su içmek ve dengeli beslenmek önemlidir.
	İftarda ve sahurda sağlıklı ve besleyici gıdalar tüketmeye özen gösterilmelidir.
	Oruç tutmak herkes için uygun olmayabilir. Hamileler, emziren anneler, çocuklar, yaşlılar ve bazı sağlık sorunları olan kişiler oruç tutmamalıdır.

 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.samsunhaberajansi.com/yasam-haberleri">Yaşam</category><dc:creator><![CDATA[Orucun Faydaları Nelerdir? - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Fri, 28 Feb 2025 08:25:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.samsunhaberajansi.com/images/haber/oruc-tutmanin-faydalari-114026-20250228.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.samsunhaberajansi.com/images/haber/oruc-tutmanin-faydalari-114026-20250228.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.samsunhaberajansi.com/images/haber/oruc-tutmanin-faydalari-114026-20250228.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Böbreğiyle kızına ikinci kez hayat verdi]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.samsunhaberajansi.com/haber-bobregiyle-kizina-ikinci-kez-hayat-verdi-25700.html</guid>
                    <link>https://www.samsunhaberajansi.com/haber-bobregiyle-kizina-ikinci-kez-hayat-verdi-25700.html</link>
                    <description><![CDATA[ORDU’da böbrek yetmezliği hastası Azra Elif Yeşil (8), annesi Tuğçe Yeşil’den (35) nakledilen böbrekle sağlığına kavuştu. Tuğçe Yeşil, “Muhteşem bir şey. 3 tane böbreğim olmuş olsaydı, diğer evladımın da ihtiyacı olsaydı düşünmeden aynı şeyi yapardım. Kızımın şu anda sağlığı daha iyi” dedi.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Ordu’da 2 çocuk sahibi Fazlı ve Tuğçe Yeşil çifti, kızları Azra Elif henüz 6 günlükten rahatsızlanınca hastaneye götürdü. Burada Azra Elif’e ilk olarak idrar yolu enfeksiyonu teşhisi konuldu. Daha sonra yapılan tetkiklerde ise Azra Elif’in böbrek yetmezliği rahatsızlığı bulunduğu belirlendi.

İlerleyen dönemde durumu kötüleşince Azra Elif, Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Tıp Fakültesi Hastanesi’ne sevk edildi. Azra Elif için annesi Tuğçe Yeşil, donör olmak istedi. Yapılan tetkiklerde dokular uyuşunca nakle karar verildi. 4 gün önce yapılan ameliyatla Tuğçe Yeşil’den alınan böbrek, kızına nakledildi. Başarılı geçen operasyonun ardından Azra Elif, sağlığına kavuştu.

Kızının rahatsızlığı nedeniyle yıllardır mücadele ettiklerini söyleyen Tuğçe Yeşil, “Sonunda da çok şükür naklimizi gerçekleştirdik. Genel bir rahatsızlığı yoktu ama diğer çocuklar gibi gribi veya enfeksiyonu daha uzun süreli atlatıyordu. Koşmalarında da normal çocuklardan önce yoruluyordu. Nakil olmasını çok istiyorduk o da bu güneymiş. Biz de çok zorlandık. Hastalıklarında biz de çok üzüldük, ağladık ama güçlü olduk ve sonunda da başardık” dedi.

BİZ İYİ OLACAĞIZ

Kızının sağlık durumunun iyiye gittiğini ifade eden Tuğçe Yeşil, “Muhteşem bir şey. 3 tane böbreğim olmuş olsaydı, diğer evladımın da ihtiyacı olsaydı düşünmeden aynı şeyi yapardım. Kızımın şu anda sağlığı daha iyi. Ten renginin yerine geldiğini görüyorum. Biraz daha enerjik olduğunu gözlemledim. Kızıma böbreğimi vereceğim zaman ona oyun gibi geliyordu. ‘Anne senin böbreğini alacaklar, bana takacaklar, biz iyi olacağız’ diyordu. Azra zaten hep olumlu bir çocuktu. Asla olumsuz olmadı. Olayın hep bilincindeydi” diye konuştu.

ANNEMİ ÇOK SEVİYORUM

Sağlık durumunun şu anda çok iyi olduğunu söyleyen Azra Elif Yeşil ise “Annemi çok seviyorum” dedi.

Nakil hakkında bilgi veren OMÜ Tıp Fakültesi Çocuk Nefroloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hülya Nalçacıoğlu, “Kızımız nakil olalı 4-5 gün oldu. Çok şanslı ki anne uyumlu olduğu için. Hastamız aslında doğuştan itibaren idrar reflüsü. İdrar reflüsü nedeniyle sürekli enfeksiyonları olan buna yönelikte gerekli cerrahi müdahalelere rağmen bazen bu süreçte kronik böbrek hastalığı süreci gelişebiliyor. Artık son döneme girmişti. Bu dönemde de ailesiyle nakil işlemlerini konuşmaya ve diyaliz sürecini paylaşmaya başlıyoruz. Şanslı ki hastamız hiç diyalize girmeden nakil süreçlerini hızlandırdık. Kendi hastanemizde çok başarılı ekiple birlikte operasyon gerçekleşti. Hastamız sağlıklı bir şeklide bugün taburcu olacak. Doğuştan böbrek rahatsızlığı ile gelen hastalarda muhakkak bir çocuk nefroloji takiplerine girmeleri ve takiplerini devam ettirmeleri gerekli durumda da nakil açısından bizimle paylaşmalarını öneriyoruz” diye konuştu.

OMÜ Tıp Fakültesi Üroloji Bölümü Araştırma Görevlisi Asistan Dr. Abdulmetin Ergün ise “Elif, 1,5 seneden beri konulmuş olan son dönem böbrek yetmezliği nedeniyle nakil listemizdeydi ve uygunluğu onaylandıktan sonra annesinden böbreği alınmak üzere servisimize yatırıldı. İlerleyen süreçlerde de 2 saatlik başarılı geçen bir operasyonla daha sonrasındaki kontrollerinde böbrek değerleri düzeldi. Bizim açımızdan da yüz güldürücü bir sonuç aldığımızı düşünüyoruz. Buradan öncelikle multidisipliner yani birçok bölümün beraber çalıştığı bir vaka oldu. Nakil vakaları böyledir” dedi.&nbsp;
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.samsunhaberajansi.com/yasam-haberleri">Yaşam</category><dc:creator><![CDATA[Böbreğiyle kızına ikinci kez hayat verdi - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Wed, 12 Feb 2025 14:22:50 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.samsunhaberajansi.com/images/haber/bobregiyle-kizina-ikinci-kez-hayat-verdi-172402-20250212.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.samsunhaberajansi.com/images/haber/bobregiyle-kizina-ikinci-kez-hayat-verdi-172402-20250212.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.samsunhaberajansi.com/images/haber/bobregiyle-kizina-ikinci-kez-hayat-verdi-172402-20250212.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Yeğenine Hayat Veren Kahraman Teyze ]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.samsunhaberajansi.com/haber-yegenine-hayat-veren-kahraman-teyze-25655.html</guid>
                    <link>https://www.samsunhaberajansi.com/haber-yegenine-hayat-veren-kahraman-teyze-25655.html</link>
                    <description><![CDATA[KAYSERİ’de yaşayan, tansiyon hastası Songül Canpolat (59), doğuştan tek böbreği olan ve Avusturya’da 6 aydır nakil bekleyen yeğeni Kürşat Özkan (39) için 15 kilo vererek, böbreğini bağışladı.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Her gün sabah-akşam 20 bin adım atarak zayıfladığını anlatan Canpolat, “Tansiyon hastası olduğum için doktorlar zayıflayınca böbreğimi yeğenime verebileceğimi söyledi. 80 kilodan 65 kiloya düştüm. Yeğenimin kurtulması beni çok mutlu etti” dedi. Teyzesinin böbreği ile hayata tutunan Kürşat Özkan ise “Teyzemin yaptığını her insan yapmaz. Ona minnettarım” diye konuştu.

Avusturya’da özel bir firmada optimize raportörü olarak çalışan ve doğuştan tek böbreği olan 2 çocuk babası Kürşat Özkan’a 5 yıl önce böbrek yetmezliği teşhisi konuldu. Doktorların 6 ay önce nakil olması gerektiğini söylediği Özkan’a, Avusturya’da uygun böbrek bulunamadı. Kayseri’de yaşayan ve tansiyon hastası olan teyzesi Songül Canpolat ise yeğenine böbreğini bağışlamak istedi. Doktorların zayıflaması gerektiğini söylediği Canpolat, 6 ay boyunca egzersiz yaparak haftada 3 gün Erciyes Üniversitesi (ERÜ) Tıp Fakültesi Hastanesi’ne giderek, düzenli kontrol yaptırdı. 6 ay sonra 15 kilo verip 80 kilodan 65 kiloya düşen Songül Canpolat’ın böbreği uygun bulunarak yeğeni Kürşat Özkan’a nakledildi. Başarılı geçen operasyon sonrası teyze-yeğen taburcu edildi.



Yeğeni için ameliyat olduğunu anlatan Songül Canpolat, “Yeğenimin böbreğe ihtiyacı olduğunu duyduğum zaman Erciyes Üniversitesi’ne geldim. Doktorlarla görüştüm. Tansiyon hastası olduğum için zayıflayınca böbreğimi yeğenime verebileceğimi söyledi. Güzel bir yol çizdiler. 80 kilodan 65 kiloya düştüm. Yürüyüş ve diyet yaparak kilo verdim. Bunun sonucunda böbreğimi yeğenime hediye ettim. 6 ay boyunca günde sabah-akşam 20 bin adım atarak zayıfladım. Hipertansiyon hastası böbrek veremiyormuş ama ben zayıfladığım için verebileceğimi belirttiler. Tansiyon hastası olduğum için 12 gün hastanede kontrollerim yapıldı. Güzel bir tedavi uygulandı. Ardından yapılan kontroller sonrası böbreğimi nakledebileceğimi söylediler ve böbreğimi bağışladım” ifadelerini kullandı.

‘TAMAMEN SAĞLIĞINA KAVUŞMASINI HEYECANLA BEKLİYORUM’

Yeğenine Avusturya’ya uygun böbrek bulunamaması sonrası üzüldüğünü de anlatan Canpolat, “Yeğenimle telefonla konuşurken böbrek ihtiyacı olduğunu söyledi. Ben hemen ertesi gün doktora gittim. Doktorlar zayıflamam gerektiğini söyledi. O gün zayıflamaya başladım. Yeğenimin kurtulması beni çok mutlu etti. Onun gözlerinin gülmesi, hayata umut dolu bakması beni mutlu etti. Böbreğinden dolayı üzgündü. Onun üzüntüsü bana çok üzüntü veriyordu. Onun mutluluğu bana çok haz verdi. Hiç pişman değilim. Büyük bir istekle böbreğimi verdim. Tamamen sağlığına kavuşmasını da büyük bir heyecanla bekliyorum. Bütün insanların başkalarına hayat olmasını ve organlarını bağışlamasını istiyorum. Korkmasınlar” diye konuştu.

‘TEYZEMİN YAPTIĞINI HER İNSAN YAPMAZ’

Doğuştan tek böbreği olduğunu söyleyen Kürşat Özkan ise “5 yıl önce böbrek yetmezliği tespit edildi. Avusturya’da ailemden ve çevremden uygun böbrek bulamadık. Teyzeme durumu anlattım. O da ‘Ben deneyeceğim’ dedi. Sağ olsun uzun bir süreç sonunda kilo verdi. Sonunda da bana böbreğini verdi. Mutluyum. Yakın zamanda yurt dışına geri döneceğim. Bu yolda emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Teyzemin yaptığını her insan yapmaz. Ona minnettarım” ifadelerini kullandı.

DOÇ. DR. TALİH: GÜVENLİ ELLERDE YAPILAN HER ŞEY ÇOK KIYMETLİ OLUYOR

Böbrek nakli ameliyatını yapan ERÜ Tıp Fakültesi Organ Nakli Merkez Müdürü ve Organ Nakil Cerrahı Doç. Dr. Tutkun Talih de “Nefroloji ekibi ile çok güzel işler yapmaya devam ediyoruz. Organ nakli öncesi ve sonrası için uzun bir süreç. Nefrolojinin büyük bir emeği var. Cerrahinin buna katkısı var. Hastamız da Avusturya’dan gelerek bizi tercih etti. Nefrolojinin uzun gayretine büyük saygı duyarak geldi. Güvenli ellerde, güvenli şekilde yapılan her şey çok kıymetli oluyor. Biz de bunu yapmaya devam edeceğiz. Biz bir ekibiz. İnşallah insanların yüzünü güldürmeye devam edeceğiz” dedi.



‘TEYZESİ İLK BAŞVURDUĞUNDA AŞIRI KİLOLUYDU’

ERÜ Tıp Fakültesi Nefroloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Hayri Sipahioğlu ise “Güzel ve başarılı bir ameliyata imza attık. Kürşat’ın diğer hastalardan ilginç bir hikayesi var. Kürşat’a böbreğini teyzesi verdi. Teyzesinin hikayesi de büyük bir fedakarlıktan geçiyor. Teyzesi bize ilk başvurduğunda aşırı kiloluydu. Bu nedenle böbrek vericisi olması uygun değildi. Azmetti ve yeğeni için kısa bir süre içinde 15 kilo verdi. Sonrasında yaptığımız incelemelerde artık tansiyonunun bir problem olmadığını gördük. Daha sonra da Kürşat’a başarılı bir nakil operasyonu gerçekleştirdik” diye konuştu.&nbsp;
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.samsunhaberajansi.com/yasam-haberleri">Yaşam</category><dc:creator><![CDATA[Yeğenine Hayat Veren Kahraman Teyze  - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Sun, 09 Feb 2025 11:01:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.samsunhaberajansi.com/images/haber/yegenine-hayat-veren-kahraman-teyze-140607-20250209.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.samsunhaberajansi.com/images/haber/yegenine-hayat-veren-kahraman-teyze-140607-20250209.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.samsunhaberajansi.com/images/haber/yegenine-hayat-veren-kahraman-teyze-140607-20250209.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Bir Annenin hayata tutunma mücadelesi]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.samsunhaberajansi.com/haber-bir-annenin-hayata-tutunma-mucadelesi-25643.html</guid>
                    <link>https://www.samsunhaberajansi.com/haber-bir-annenin-hayata-tutunma-mucadelesi-25643.html</link>
                    <description><![CDATA[ KAHRAMANMARAŞ merkezli 6 Şubat depremlerinde 2 kızını kaybeden ve 2 bacağı diz üstünden ampute edilen Fatma Akar (28), Ankara'daki Gaziler Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde yapılan protez uygulaması ile 1 yıl sonra yeniden ayağı kalktı. Şu an destek alarak yürüyebilen Akar, "En büyük amacım protezlerimle desteksiz yürümek ve kamuya atanarak, kendi ayaklarımın üzerinde tekrar hayatımı idame ettirmek" dedi.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Fatma Akar, Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerine, Gaziantep'in İslahiye ilçesinde misafirliğe gittiği dayısının evinde yakalandı. Akar, 65 saat sonra maden işçileri tarafından kurtarılırken, enkazda 6 aylık ve 3 yaşındaki kızları Ayşe Lina ile Yüsra Elvin'i kaybetti. Gaziantep'teki hastanede tedavi altına alınan Akar'ın 2 bacağı diz üstünden ampute edildi. 75 gün burada tedavi gören Akar, 2023 yılının Ağustos ayında Ankara'daki Gaziler Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne sevk edildi. Akar, yapılan protez uygulamasıyla depremden 1 yıl sonra yeniden ayağa kalktı. Şimdi protezleri ile destek alarak yürüyebilen Fatma Akar, hastanede deprem felaketinin 2'nci yıl dönümü nedeniyle düzenlenen 'Deprem Gerçeği ve Ampute Rehabilitasyonu Sempozyumu'na katıldı. Ankara İl Sağlık Müdürü Ali Niyazi Kurtcebe, hastane başhekimi Engin Koyuncu, doktorlar, sağlık görevlileri ve hastaların katıldığı sempozyumda konuşan Fatma Akar, kızlarını kaybetmesinin ardından yeniden hayata tutunmak için verdiği mücadeleye dikkat çekti.



'EKPSS'YE GİRDİM, ÇALIŞMAYI ÇOK İSTİYORUM'

Fatma Akar, sempozyumdaki konuşmasında, depremde çok büyük bir sarsıntı ile uyandığını söyleyerek, "Yanımda yatan küçük kızımı kucağıma aldım ve kız kardeşime seslendim. Bir anda her şey yıkıldı ve üstümüze çöktü. Ne kadar zaman geçtiğinin farkında olmadan, kardeşimle ve kuzenimle konuştum. Oradan kurtulamayacağımızı düşünerek helalleştim. 3 gün süren bekleyişin ardından yaklaşık 65 saat sonra Ankara'dan gelen madencilerin uzun uğraşları ve çabaları sayesinde enkazdan çıkabildik. Entübe bir şekilde hastaneye ulaştırılmıştım. Gaziantep'te özel bir hastanede, her 2 bacağımın amputasyonu gerçekleştirildi. Bu hastanede 35 gün yoğun bakım süreci ve 40 gün serviste tedaviye devam ettim. Bu hastaneye ilk geldiğimde oturamıyordum bile. Kendi başıma tuvalete gidemiyordum. Kasım ayının sonlarına doğru protez sürecim başladı. Bu hastanede bana yeniden yürümeyi öğrettiler. Evlatlarını ve ayaklarını kaybetmiş bir anne olarak yeniden ayakta durmaya çabalıyorum. Bu süreçteki en büyük destekçim ailem; annem, babam, kardeşlerim. Onlar sayesinde daha da iyi olmaya ve dik durmaya gayret ediyorum. Bundan sonraki en büyük amacım protezlerimle desteksiz bir şekilde yürümek ve kamuya atanarak, kendi ayaklarımın üzerinde tekrar hayatımı idame ettirmek. EKPSS'ye (Engelli Kamu Personel Seçme Sınavı) girdim. Allah nasip ederse atanmayı ve çalışmayı çok istiyorum" dedi.

'KIZLARIMI KAYBETTİĞİMİ PSİKOLOG EŞLİĞİNDE SÖYLEDİLER'

Akar, sempozyumun ardından DHA'ya yaptığı açıklamada, hayatlarını Ankara'dan gelen madencilerin büyük çabalarına borçlu olduklarını belirterek, "Tam 24 saatlik bir çalışma sürdü. Kurtarıldıktan sonra çok uzun süre hastane sürecim oldu. Ben kızlarımı kaybettiğimi, ayağımın kesildiğini bilmiyordum. Daha sonrasında psikolog eşliğinde söylediler kızlarımı kaybettiğimi. Onda ne tepki verdiğimi bilmiyorum. Sadece ağladığımı hatırlıyorum. Zaten bütün duygularım alınmış gibiydi. Ne konuşuyordum, ne gülüyordum, ne ağlıyordum. Toplamını bilmiyorum; ama bir gün durup, bir gün ameliyata gidiyordum" diye konuştu.

'UMUTLARIMIN YIKILMASINI İSTEMİYORUM'

Protezle yürümeye başladıktan sonra memleketi Gaziantep'e giderek kızlarının mezarını ziyaret ettiğini söyleyen Akar, "Kızlarımın mezarına gittiğimde ne hissettiğimi bilmiyorum. Kocaman bir boşluğun içinde gibiydim. Onların orada olduğunu bilmek çok acı. Yani inanamıyorsun, kabullenemiyorsun. Bir de zaten veda edememek en büyük acı bence. Milyonlarca insan depremi yaşadı. Tamamen ailesiyle vefat edenlere daha şanslı olarak bakıyorum. Çünkü en azından kimse kimsenin acısını yaşamıyor" dedi.

İlerideki hayatında kendi ayaklarımın üstünde durarak hayatını idame ettirmeyi çok istediğini vurgulayan Akar, "Lise mezunuyum ben. Depremden önce, ev hanımıydım. Arada temizliğe falan gidiyordum; ama öyle standart çalıştığım bir iş yoktu. Genelde çocuklarımla zaman geçiriyordum. Evde yemek yapmayı, pasta yapmayı, tatlı yapmayı çok seviyordum mesela. Sürekli birilerini ağırlamayı, misafir etmeyi özledim. Asla geçemeyecek acılarım var, o acılarımı içimde yaşarken, geleceğe umut dolu bakmak istiyorum. Umutlarımın yıkılmasını istemiyorum artık" ifadelerini kullandı. (DHA)


 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.samsunhaberajansi.com/yasam-haberleri">Yaşam</category><dc:creator><![CDATA[Bir Annenin hayata tutunma mücadelesi - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Sat, 08 Feb 2025 09:37:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.samsunhaberajansi.com/images/haber/bir-annenin-hayata-tutunma-mucadelesi-123938-20250208.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.samsunhaberajansi.com/images/haber/bir-annenin-hayata-tutunma-mucadelesi-123938-20250208.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.samsunhaberajansi.com/images/haber/bir-annenin-hayata-tutunma-mucadelesi-123938-20250208.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Prof. Dr. Güz: Yapay zeka işsizlik kaygısı oluşturuyor]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.samsunhaberajansi.com/haber-prof-dr-guz-yapay-zeka-issizlik-kaygisi-olusturuyor-25621.html</guid>
                    <link>https://www.samsunhaberajansi.com/haber-prof-dr-guz-yapay-zeka-issizlik-kaygisi-olusturuyor-25621.html</link>
                    <description><![CDATA[SAMSUN Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hatice Özyıldız Güz, yapay zekanın hızlı gelişimiyle birlikte insanlarda işsizlik kaygısı oluştuğunu belirterek, “Özellikle eğitim seviyesi düşük olan kişiler, teknolojiyi kullanmayan ve eve bağımlı olan kişilerde bu sorun ortaya çıkıyor. Teknolojik olarak kendi donanımımızı arttıracağız ki buna uyum sağlayabilelim" dedi. ]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ İşin sadece para değil, aynı zamanda bir sosyal statü, sosyal ilişki ve amaç olduğunu, yapay zekanın artmasıyla önce mavi yakalıların, ardından beyaz yakalıların işsizlik kaygısı yaşayabileceklerini belirten OMÜ Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hatice Özyıldız Güz, “Şimdiden çocuklarımıza ve gençlerimize teknoloji okuryazarlığını öğretmemiz gerekiyor. Bu yavaş yavaş olacak bir süreç. Yapay zeka bazı meslek gruplarını ortadan kaldırsa bile yeni meslek gruplarını da ortaya çıkaracak. Mesela eskiden fotoğrafçılık vardı, şimdilerde dronlarla çekim var. Dron satıcıları, dron tamircileri gibi iş alanları ortaya çıktı. Yani belki iş alanları değişecek ama bunu yüzyıllar öncesinden bugüne baktığımızda zaten değişim içerisinde olduğunu görüyoruz” diye konuştu.

‘YAPAY ZEKANIN ÖNGÖRÜLEMEZ ŞEKİLDE İLERLEDİĞİNİ GÖRÜYORUZ’

Yapay zekanın asla bir insan beyni gibi olamayacağını söyleyen Prof. Dr. Güz, şöyle konuştu:

“Yapay zekaya o verileri veren biziz. Bu ışıkta baktığımızda o verilerin sağlamlığı, o verilerin güvenirliği ne kadar? O verilerle bir iş yapılabilir mi? Bunu sorgulamak gerekir. Yapay zeka bazı alanlarda da bir asistan gibi yanımızda olduğu için işlerimizi kolaylaştıracak. Ama bu biraz da insanları toplumsal ilişkiler açısından daha izole hale getirebilecek. İnsan psikososyal bir varlıktır. O sosyal hayatı çektiğinizde sıkıntılar oluşmaya başlar. Yani yapay zekaya bağlı işsizlik olup, işsizlik derinleştiğinde toplumsal bir kaos meydana gelir. O zaman da depresyon, anksiyete ve bağımlılıklar gibi psikolojik rahatsızlıklarda oldukça yüksek artma oranlarıyla karşı karşıya kalabiliriz. Yapay zeka karşısında teknolojik olarak kendi donanımımızı arttıracağız ki buna uyum sağlayabilelim. Yapay zekanın öngörülemez bir şekilde ilerlediğini görüyoruz. Değişime adapte olmak zorundayız, olamazsak bu kaygılarımız artar. ‘Biz umutsuzluğa kapılmadan neyi yapabiliriz, neyi becerebiliriz, benim neye yeteneğim var’ Bunu değerlendirip kendimize uygun iş alanları ararsak bu süreci çok daha doğru şekilde yürütebiliriz.”
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.samsunhaberajansi.com/yasam-haberleri">Yaşam</category><dc:creator><![CDATA[Prof. Dr. Güz: Yapay zeka işsizlik kaygısı oluşturuyor - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Thu, 06 Feb 2025 07:10:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.samsunhaberajansi.com/images/haber/prof-dr-guz-yapay-zeka-issizlik-kaygisi-olusturuyor-101332-20250206.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.samsunhaberajansi.com/images/haber/prof-dr-guz-yapay-zeka-issizlik-kaygisi-olusturuyor-101332-20250206.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.samsunhaberajansi.com/images/haber/prof-dr-guz-yapay-zeka-issizlik-kaygisi-olusturuyor-101332-20250206.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Türkiye'de Tatil Yapılacak Yerler Nereler ]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.samsunhaberajansi.com/haber-turkiyede-tatil-yapilacak-yerler-nereler-25585.html</guid>
                    <link>https://www.samsunhaberajansi.com/haber-turkiyede-tatil-yapilacak-yerler-nereler-25585.html</link>
                    <description><![CDATA[Türkiye, doğal güzellikleri, tarihi zenginlikleri ve kültürel çeşitliliği ile her zevke hitap eden tatil seçenekleri sunan bir ülke. İster deniz tatili, ister doğa tatili, ister kültür turu, isterseniz de kış sporları yapmak isteyin, Türkiye'de size uygun bir tatil yeri mutlaka bulabilirsiniz. İşte Türkiye'de tatil yapabileceğiniz bazı yerler:]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Deniz Tatili:

Türkiye'nin güney ve batı kıyıları, dünyaca ünlü tatil beldelerine ev sahipliği yapıyor. Akdeniz ve Ege kıyılarında yer alan Antalya, Muğla, İzmir ve Aydın gibi şehirler, güneş, deniz ve kumun tadını çıkarmak isteyenler için ideal.


	
	Antalya: Türkiye'nin en popüler tatil yerlerinden biri olan Antalya, lüks otelleri, hareketli gece hayatı ve tarihi kalıntılarıyla öne çıkıyor.
	
	
	Muğla: Fethiye, Bodrum, Marmaris ve Kaş gibi popüler tatil beldelerine ev sahipliği yapan Muğla, doğal güzellikleri ve sakin atmosferiyle dikkat çekiyor.
	
	
	İzmir: Çeşme, Alaçatı ve Foça gibi tatil beldeleriyle ünlü olan İzmir, hem denizin hem de tarihi ve kültürel zenginliklerin tadını çıkarmak isteyenler için ideal.
	
	
	Aydın: Kuşadası ve Didim gibi popüler tatil beldelerine ev sahipliği yapan Aydın, hem denizin hem de antik kentlerin tadını çıkarmak isteyenler için uygun.
	


Doğa Tatili:

Türkiye'nin iç bölgeleri ve Karadeniz Bölgesi, doğal güzellikleriyle doğa severleri cezbediyor. Yaylalar, ormanlar, göller ve şelalelerle dolu bu bölgeler, doğa yürüyüşleri, kampçılık ve diğer doğa sporları için mükemmel bir ortam sunuyor.


	
	Karadeniz Bölgesi: Samsun, Sinop,&nbsp;Rize, Trabzon ve Artvin gibi şehirleriyle ünlü olan Karadeniz Bölgesi, yemyeşil yaylaları, dik yamaçları ve hırçın deniziyle doğa severleri büyülüyor.
	
	
	İç Anadolu Bölgesi: Kapadokya'nın eşsiz peri bacaları ve yeraltı şehirleri, doğa ve tarih meraklılarını cezbediyor.
	
	
	Doğu Anadolu Bölgesi: Ağrı Dağı, Nemrut Dağı ve İshak Paşa Sarayı gibi doğal ve tarihi güzelliklere ev sahipliği yapan Doğu Anadolu Bölgesi, macera dolu bir tatil için ideal.
	


Kültür Turu:

Türkiye, binlerce yıllık tarihi ve farklı medeniyetlerin izlerini taşıyan zengin bir kültürel mirasa sahip. İstanbul, Efes, Pamukkale ve Göbeklitepe gibi tarihi ve turistik yerler, kültür meraklıları için kaçırılmaması gereken yerler arasında yer alıyor.


	
	İstanbul: Tarihi yarımada, Ayasofya, Topkapı Sarayı, Sultanahmet Meydanı ve Kapalıçarşı gibi yerlerle dolu olan İstanbul, hem tarihi hem de kültürel bir şölen sunuyor.
	
	
	Efes: Antik dönemin en önemli şehirlerinden biri olan Efes, günümüze kadar ulaşan kalıntıları ve antik tiyatrosuyla ziyaretçilerini büyülüyor.
	
	
	Pamukkale: Travertenleri ve antik tiyatrosuyla ünlü olan Pamukkale, hem doğal hem de tarihi güzellikleriyle dikkat çekiyor.
	
	
	Göbeklitepe: Tarihin en eski tapınağı olarak bilinen Göbeklitepe, insanlık tarihine ışık tutuyor.
	


Kış Sporları:

Türkiye'nin dağlık bölgeleri, kış sporları yapmak isteyenler için ideal. Uludağ, Palandöken, Erciyes ve Kartalkaya gibi kayak merkezleri, kayak, snowboard ve diğer kış sporları için mükemmel bir ortam sunuyor.


	
	Uludağ: Türkiye'nin en popüler kayak merkezlerinden biri olan Uludağ, Bursa'ya yakınlığı ve farklı zorluk seviyelerindeki pistleriyle her seviyeden kayakçıya hitap ediyor.
	
	
	Palandöken: Erzurum'da bulunan Palandöken, dik pistleri ve hızlı kayak imkanıyla profesyonel kayakçıları cezbediyor.
	
	
	Erciyes: Kayseri'de bulunan Erciyes, son yıllarda yapılan yatırımlarla modern bir kayak merkezi haline geldi.
	
	
	Kartalkaya: Bolu'da bulunan Kartalkaya, hem kayak hem de snowboard için uygun pistlere sahip.
	


Türkiye'de tatil yapabileceğiniz yerler bunlarla sınırlı değil. Ülkenin her köşesinde keşfedilmeyi bekleyen daha nice güzellikler var. Tatil planınızı yaparken ilgi alanlarınızı, bütçenizi ve zamanınızı göz önünde bulundurarak size en uygun tatil yerini seçebilirsiniz.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.samsunhaberajansi.com/yasam-haberleri">Yaşam</category><dc:creator><![CDATA[Türkiye'de Tatil Yapılacak Yerler Nereler  - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Sun, 02 Feb 2025 11:15:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.samsunhaberajansi.com/images/haber/turkiyede-tatil-yapilacak-yerler-nereler-142045-20250202.png" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.samsunhaberajansi.com/images/haber/turkiyede-tatil-yapilacak-yerler-nereler-142045-20250202.png"/>
                    <enclosure url="https://www.samsunhaberajansi.com/images/haber/turkiyede-tatil-yapilacak-yerler-nereler-142045-20250202.png" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Özlem Kara Yeniden Yürümek İstiyor ]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.samsunhaberajansi.com/haber-ozlem-kara-yeniden-yurumek-istiyor-25583.html</guid>
                    <link>https://www.samsunhaberajansi.com/haber-ozlem-kara-yeniden-yurumek-istiyor-25583.html</link>
                    <description><![CDATA[ GAZİANTEP'in İslahiye ilçesinde 6 Şubat 2023’teki depremlerde eşi ve 3 çocuğunu kaybeden ve enkazdan 48 saat sonra kurtarılan Özlem Kara (40), kendisi ile birlikte molozların altıdan çıkarılan muhabbet kuşu ve kedisi ile yaşamını sürdürüyor. Bacağına kolon düşmesi sonucu felç kalan ve 7 ameliyat geçiren Kara, kızı İpeknur'un, depremden birkaç gün önce kendisine 'Anne kendi ayaklarının üzerinde durmalısın' tavsiyesi üzerine yeniden yürümeye çalıştığını söyledi.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Gaziantep’in İslahiye ilçesinde yaşayan Özlem Kara ve ailesi, Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023'teki depremlere Atatürk Mahallesi’ndeki 4 katlı Lalezar Apartmanı’nda yakalandı. Özlem Kara, eşi Umut (45), çocukları İpeknur (18), Sude Naz (15) ve İzzet Efe (10) depremin ilk saniyelerinde yıkılan apartmanın enkazında kaldı. Eşi ve 3 çocuğunu kaybeden Özlem Kara, ekiplerin çalışması sonucunda 48 saat sonra enkazdan sağ çıkarıldı. Bacaklarının üzerine kolon düşmesi sonucu felç kalan Kara, 6 ay boyunca yatalak şekilde hayatına devam etti. 7 ameliyat geçiren ve fizik tedavi ile yürümeye çalışan Özlem Kara, yaşamını kendisi gibi enkazdan çıkarılan kedisi ve muhabbet kuşu ile sürdürüyor.



&nbsp;

‘YAVAŞ YAVAŞ ADIM ATMAYA BAŞLADIM’

Felaketin yıl dönümüne sayılı günler kala Özlem Kara, deprem anını bir an olsun aklından çıkaramadığını söyledi. Özlem Kara, enkaz altında kaybettiği kızı İpeknur'un, depremden birkaç gün önce kendisine 'Anne kendi ayaklarının üzerinde durmalısın' sözleri nedeniyle yeniden yürümeye çalıştığını ve ilk adımlarını attığını kaydetti. Enkazdan kurtulan kedisi ve muhabbet kuşu ile teselli bulduğunu ifade eden Kara, "6 Şubat'ta deprem anında uyandık. Çocuklarımın 'Anne deprem oluyor' çığlıkları hala kulağımda. Bir anda bina yıkıldı. Gözümü açtığımda bacaklarım kolonların altında kalmıştı. 48 saat sonra enkazdan kurtarıldım. 2 yıl süren fizik tedavi sonrasında yavaş yavaş adım atmaya başladım. Kızım İpeknur, depremden birkaç gün önce bana 'Anne kendi ayakların üzerinde durmalısın' diye tavsiyede bulunmuştu. Şimdi onun tavsiyesi üzerine yürümek için elimden geleni yapıyorum. Ailemi unutmak mümkün değil, her an aklımdalar. Enkazdan benimle birlikte kurtulan kedim ve muhabbet kuşum var. Şimdi onlarla birlikte yaşıyorum. Onlarla teselli buluyorum” diye konuştu. (DHA)


 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.samsunhaberajansi.com/yasam-haberleri">Yaşam</category><dc:creator><![CDATA[Özlem Kara Yeniden Yürümek İstiyor  - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Sun, 02 Feb 2025 09:51:09 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.samsunhaberajansi.com/images/haber/ozlem-kara-yeniden-yurumek-istiyor-125126-20250202.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.samsunhaberajansi.com/images/haber/ozlem-kara-yeniden-yurumek-istiyor-125126-20250202.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.samsunhaberajansi.com/images/haber/ozlem-kara-yeniden-yurumek-istiyor-125126-20250202.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Otizmli Bahadır, çizim yapıp piyano çalıyor]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.samsunhaberajansi.com/haber-otizmli-bahadir-cizim-yapip-piyano-caliyor-25551.html</guid>
                    <link>https://www.samsunhaberajansi.com/haber-otizmli-bahadir-cizim-yapip-piyano-caliyor-25551.html</link>
                    <description><![CDATA[SAMSUN’da yaşayan ve otizm spektrum bozukluğu (OSB) bulunan Bahadır Kavaklı (31), bilgisayar üzerinden çizim yapıp, ‘mutlak kulak’ becerisiyle piyano çalabiliyor. Baba Zeki Kavaklı (60), “Yaptığı çizimler belki de 10 binin de çok üzerindedir, biz artık sayamıyoruz. Kızım bize bir piyano göndermişti. Bir baktık Bahadır kendiliğinden bazı parçaları çalabiliyor” dedi.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ İlkadım ilçesinde yaşayan ve otizm spektrum bozukluğu bulunan Bahadır Kavaklı, çizim yeteneği ve mutlak kulak becerisi ile piyano çalarak dikkatleri üzerine çekiyor. Baba Zeki Kavaklı, “Türkiye'nin kaç tane ili var, kaç tanesi büyükşehir, bunları tamamen öğrenmeye başladı. Öğrendikten sonra o bölgedeki otobüslerin kaç tane hattı varsa çizmeye başladı. Ardından bu iş büyüdükçe çizimler de Türkiye sınırının dışına çıkmaya başladı. Benim ilk gördüklerim arasında İngiltere, Azerbaycan gibi ülkeler vardı. Oradaki hatları, otobüsleri, çeşitliliği ayrı plakalar olmak üzere çizmeye başladı. Yaptığı çizimler belki de 10 binin de çok üzerindedir, biz artık sayamıyoruz” diye konuştu.

‘RESİM YETENEĞİ OLDUĞUNU BİLİYORDUK’

Oğlunun çocuk yaştan beri bireysel eğitimler aldığını söyleyen Zeki Kavaklı, “Bahadır OSB dediğimiz, otizm spektrum bozukluğu olan bir birey. İyi durumda olan bir birey. Bahadır liseyi açıktan tamamladıktan sonra üniversite sınavına girdi. Şimdi de üniversite sınavıyla beraber KPSS'ye de başvurduk. Bahadır'ın ebeveynleri olarak aktif çalıştığımız dönemlerde Bahadır'la ilgilenmek epey bir zordu. Her ikimiz de ebeveyn olarak emekli olduktan sonra Bahadır'ı fark etmeye başladık. Bahadır'daki çeşitli özellikleri fark etmeye başladık. Çok öteden beri bir resim yeteneği olduğunu biliyorduk. Fakat bu resim yeteneğini geliştirici şekilde eğitim alma şansımız çevremizde yoktu. Özel bir çocukla çalışabilecek bir öğretmen temin edemediğimiz için o konu biraz askıda kaldı. Ama sonraları Bahadır'ın kendi kendine bu alanda biraz geliştirdiğini fark ettik. Bilgisayarla çok fazla ilgilenmeye başladı” ifadelerini kullandı.



‘YAPTIĞI ÇİZİMLERİ BİZ ARTIK SAYAMIYORUZ’

Oğlu Bahadır Kavaklı’nın çocukluğundan otobüslere bir takıntısı var olduğunu söyleyen Kavaklı, “Küçük çocukken oyuncakları hep metal otobüslerden oluşuyordu ve sadece onları seviyordu. Onları çeşitlendirmeyi seviyordu. Sonradan Bahadır onları çizime dökmeye başladı. Çevresindeki otobüsler ilgisini çekmeye başladı. Belediye otobüsleri çok ilgisini çekti. Daha sonra internetten araştırmalar yaparak onların güzergahları, hatları, numaraları, renkleri, çeşitleri dikkatini çekmeye başladı. Onları kendisi kafasında kurguladı, ne işe yaradıklarını öğrenmeye başladıktan sonra onları çizim programlarında, çizmeye başladı. Yaptığı çizimler belki de 10 binin de çok üzerindedir, biz artık sayamıyoruz” dedi.

‘KENDİLİĞİNDEN PİYANO ÇALABİLDİĞİNİ GÖRDÜK’

Piyano çalma yeteneğini hiçbir eğitim almadan fark ettiklerini dile getiren Zeki Kavaklı, “Biz bu arada Bahadır'la ilgili farklı bir yeteneği olduğunu da tesadüfen gördük. 24'lü yaşlarındaydı. Tesadüfen evimize kızımdan bir piyano geldi. Bir baktık Bahadır kendiliğinden bazı parçaları çalabiliyor. Herhangi bir müzik eğitimi almamıştı o yaşına kadar. Hiç ilgisi de olmamıştı. Bir anda bir müzik öğretmeni arkadaşımızdan Bahadır'ın ‘mutlak kulak’ olduğunu öğrendik. Notaları ayırabiliyordu. Bu yönde de çok ciddi bir yeteneği vardı ve her iki ilgi alanını birlikte götürmeye başladı. Çeşitli yerlerde başvurularımızı yaptık. İmkanlar araştırdık. Halk Eğitimi Merkezi'nden Bahadır'a basit, başlangıç bir müzik eğitimini aldırdıktan sonra orayı da hızlıca öğrenebildi. Şu anda porte üzerinden bir parçayı çalabilir hale geldi, isterse duysal olarak ya da notalı olarak. Piyanoda ilk merak saldığı melodi İstiklal Marşı'mızdı. O da bizim çok ilgimizi çekti. Daha sonra işte çeşitli parçaları çalmaya başladı. Hem klasik parçaları hem de bizim normal Türk müziği parçalarını çalabildiğini fark ettik. Mümkün olduğu kadar o tarafını da geliştirmeye çalışıyoruz. Bu tarz çocuklarımızın uğraşılarını oluşturduğumuzda ve onların sevdiği şeyleri onlarla beraber yürüttüğümüzde hayat daha çok kolaylaşıyor” diye konuştu.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.samsunhaberajansi.com/yasam-haberleri">Yaşam</category><dc:creator><![CDATA[Otizmli Bahadır, çizim yapıp piyano çalıyor - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Thu, 30 Jan 2025 07:09:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.samsunhaberajansi.com/images/haber/otizmli-bahadir-cizim-yapip-piyano-caliyor-101013-20250130.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.samsunhaberajansi.com/images/haber/otizmli-bahadir-cizim-yapip-piyano-caliyor-101013-20250130.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.samsunhaberajansi.com/images/haber/otizmli-bahadir-cizim-yapip-piyano-caliyor-101013-20250130.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Cinsel Gücü Arttıran Doğal Besinler Hangileri ]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.samsunhaberajansi.com/haber-cinsel-gucu-arttiran-dogal-besinler-hangileri-25503.html</guid>
                    <link>https://www.samsunhaberajansi.com/haber-cinsel-gucu-arttiran-dogal-besinler-hangileri-25503.html</link>
                    <description><![CDATA[Tarihin her döneminde, bitkilerin cinselliği artırıcı etkileri üzerine çeşitli inanışlar ve kullanımlar olmuştur. Bu inanışlara göre bazı bitkiler, afrodizyak özellikleri taşıyarak cinsel istek ve zevki artırmaya yardımcı olur. Ancak bu etkilerin bilimsel olarak kesin kanıtlanması her zaman mümkün olmasa da, birçok kültürde bu bitkiler özel günlerde ve ritüellerde kullanılmıştır.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Dikkat: Bu bitkilerin etkileri kişiden kişiye değişebilir ve bazı durumlarda yan etkileri olabilir. Herhangi bir bitkisel takviyeyi kullanmadan önce mutlaka doktorunuza danışmanız önemlidir.

Popüler Afrodizyak Bitkiler


	
	Ginseng: Dünyanın en bilinen afrodizyak bitkilerinden biridir. Enerji seviyesini artırarak cinsel performansı desteklediği düşünülür.
	
	
	Keçiboynuzu: Doğal bir enerji deposu olan keçiboynuzu, cinsel isteksizliği azaltarak cinsel gücü artırdığına inanılır.
	
	
	Zencefil: Kan dolaşımını hızlandırarak cinsel organlara kan akışını artırdığı düşünülür. Aynı zamanda vücudu ısıtarak cinsel isteği artırabilir.
	
	
	Tarçın: Kan şekerini dengeleyerek enerji seviyesini yükseltir ve cinsel isteği artırabilir. Ayrıca duyuları uyaran sıcak ve tatlı bir aromaya sahiptir.
	
	
	Vanilya: Hem bedeni hem de sinirleri güçlendirerek cinsel gücü artırdığına inanılır. Tatlı ve rahatlatıcı aromasıyla da bilinir.
	
	
	Havuç: A vitamini açısından zengin olan havuç, görme yetisini güçlendirerek cinsel çekiciliği artırdığı düşünülür.
	
	
	İstiridye: Çinko bakımından zengin olan istiridye, testosteron seviyesini artırarak erkeklerde cinsel isteği artırdığına inanılır.
	
	
	Afrodizyak Bitkilerin Kullanımı

	Bu bitkiler, çay, baharat, toz veya kapsül formunda tüketilebilir. Ancak aşırı tüketimden kaçınılmalı ve uzman tavsiyesi alınmalıdır.

	Sonuç

	Bitkilerin cinselliğe olan etkileri hala tam olarak anlaşılmış olmasa da, tarih boyunca birçok kültürde afrodizyak olarak kullanılmıştır. Bu bitkileri kullanmadan önce mutlaka doktorunuza danışmanız ve doğru dozajda tüketmeniz önemlidir. Unutmayın, sağlıklı bir cinsel yaşam için dengeli beslenme, düzenli egzersiz ve stresten uzak durmak da oldukça önemlidir.

	Not: Bu bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır ve tıbbi tavsiye olarak değerlendirilmemelidir.
	

 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.samsunhaberajansi.com/yasam-haberleri">Yaşam</category><dc:creator><![CDATA[Cinsel Gücü Arttıran Doğal Besinler Hangileri  - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Tue, 28 Jan 2025 10:44:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.samsunhaberajansi.com/images/haber/cinsel-gucu-arttiran-dogal-besinler-hangileri-190510-20250128.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.samsunhaberajansi.com/images/haber/cinsel-gucu-arttiran-dogal-besinler-hangileri-190510-20250128.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.samsunhaberajansi.com/images/haber/cinsel-gucu-arttiran-dogal-besinler-hangileri-190510-20250128.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Kışın Vitamin Deposu: Kış Meyveleri]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.samsunhaberajansi.com/haber-kisin-vitamin-deposu-kis-meyveleri-25500.html</guid>
                    <link>https://www.samsunhaberajansi.com/haber-kisin-vitamin-deposu-kis-meyveleri-25500.html</link>
                    <description><![CDATA[Soğuk kış günlerinde vücudumuzu sıcak tutmak ve bağışıklığımızı güçlendirmek için doğal vitamin deposu olan kış meyvelerine yönelmek oldukça önemli. Kışın yetişen meyveler, sadece lezzetli olmakla kalmaz, aynı zamanda birçok hastalığa karşı koruyucu etkileriyle de bilinir.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Peki, kış aylarında hangi meyveleri tüketebiliriz?


	
	Portakal: C vitamini deposu olan portakal, soğuk algınlığı ve grip gibi hastalıklara karşı en iyi savunma yöntemlerinden biridir. Ayrıca bağışıklık sistemini güçlendirerek genel sağlığı destekler.
	
	
	Mandalina: Portakal gibi turunçgiller ailesinden olan mandalina da C vitamini açısından zengindir. Sindirimi kolaylaştırır ve enerji verir.
	
	
	Elma: Kış aylarının vazgeçilmez meyvelerinden biri olan elma, lif bakımından oldukça zengindir. Sindirimi düzenler, tokluk hissi verir ve kalp sağlığını korur.
	
	
	Armut: Düşük kalorili olması nedeniyle diyet listelerinde sıklıkla yer alan armut, potasyum açısından zengindir. Kan basıncını düzenler ve sinir sistemini rahatlatır.
	
	
	Ayva: Özellikle kış aylarında tüketilen ayva, sindirim sorunlarına iyi gelir ve bağışıklık sistemini güçlendirir.
	
	
	Nar: Antioksidan açısından zengin olan nar, kalp sağlığını korur ve kansere karşı koruyucu etkileri vardır.
	
	
	Kivi: C vitamini ve potasyum bakımından zengin olan kivi, bağışıklık sistemini güçlendirir ve sindirim sistemini düzenler.
	
	
	Greyfurt: C vitamini, lif ve antioksidanlar açısından zengin olan greyfurt, kilo verme sürecinde de destekleyici rol oynar.
	
	
	Kış meyvelerinin faydaları saymakla bitmez! Bu meyveleri düzenli olarak tüketerek;
	
	Bağışıklık sisteminizi güçlendirebilir,
	Soğuk algınlığı ve grip gibi hastalıklara karşı korunabilirsiniz,
	
	Unutmayın, mevsiminde yetişen meyveler hem daha lezzetli hem de daha besleyicidir. Kış aylarında bu meyveleri tüketerek hem sağlığınızı koruyabilir hem de lezzetli atıştırmalıklar yapabilirsiniz.
	
	Sindirim sisteminizi düzenleyebilirsiniz,
	Enerji seviyenizi artırabilirsiniz,
	Kalp sağlığınızı koruyabilirsiniz,
	Cildinizi güzelleştirebilirsiniz.

 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.samsunhaberajansi.com/yasam-haberleri">Yaşam</category><dc:creator><![CDATA[Kışın Vitamin Deposu: Kış Meyveleri - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Tue, 28 Jan 2025 09:00:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.samsunhaberajansi.com/images/haber/kisin-vitamin-deposu-kis-meyveleri-121450-20250128.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.samsunhaberajansi.com/images/haber/kisin-vitamin-deposu-kis-meyveleri-121450-20250128.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.samsunhaberajansi.com/images/haber/kisin-vitamin-deposu-kis-meyveleri-121450-20250128.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Elektrik Faturanızı Düşürmek İçin Pratik İpuçları]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.samsunhaberajansi.com/haber-elektrik-faturanizi-dusurmek-icin-pratik-ipuclari-25485.html</guid>
                    <link>https://www.samsunhaberajansi.com/haber-elektrik-faturanizi-dusurmek-icin-pratik-ipuclari-25485.html</link>
                    <description><![CDATA[
Elektrik faturalarınızı düşürmek, hem bütçenize katkı sağlar hem de çevreye duyarlı bir davranış olur. İşte size birkaç öneri:]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Aydınlatma


	LED Ampuller: Geleneksel ampullere göre çok daha az enerji tüketirler.
	Gündüzleri Doğal Işığı Kullanın: Perdeleri açarak gün ışığından faydalanın.
	Odadan Çıkarken Işıkları Kapatın: Alışkanlık haline getirdiğinizde farkı göreceksiniz.


Ev Aletleri


	Enerji Verimliliği Sınıfı: Yeni bir cihaz alırken A++ veya A+++ sınıfını tercih edin.
	Bekleme Modunu Kapatın: Kullanmadığınız cihazların fişini çekin.
	Bulaşık ve Çamaşır Makinesini Tam Dolduğunda Çalıştırın: Yarı dolu çalıştırmak hem su hem de enerji kaybına neden olur.
	Su Isıtıcıyı İhtiyacınız Kadar Isıtın: Gereğinden fazla ısıtmak enerji israfıdır.
	Buzdolabını Doğru Konumlandırın: Doğrudan güneş ışığı almayan ve ısı kaynaklarından uzak bir yere yerleştirin.


Isıtma ve Soğutma


	Yalıtım: Evinizi iyi yalıtmak, ısı kaybını önleyerek enerji tasarrufu sağlar.
	Termostatı Doğru Ayarlayın: Gerekenden fazla ısıtmak veya soğutmak enerji israfıdır.
	Perdeleri Kullanın: Kışın sıcak havayı içeride tutmak, yazın ise serin tutmak için perdeleri kullanın.
	Fan Yerine Klima: Fan kullanmak, klimaya göre daha az enerji tüketir.


Diğer İpuçları


	Duşları Kısaltın: Su ısıtmak için kullanılan enerjiyi azaltır.
	Ocakları Doğru Kullanın: Tencerenin tabanının ocağın büyüklüğüne uygun olması, enerji tasarrufu sağlar.
	Elektrikli Isıtıcıları Mümkün Olduğunca Az Kullanın: Diğer ısıtma yöntemlerini tercih edin.
	Bilgisayarları ve Diğer Elektronik Cihazları Kapatın: Kullanmadığınız zamanlarda kapatmak enerji tasarrufu sağlar.
	Düzenli Bakım: Cihazların düzenli bakımı, daha verimli çalışmasını sağlar.


Ek Öneriler


	Akıllı Ev Sistemleri: Akıllı prizler, termostatlar ve aydınlatma sistemleri sayesinde enerji tüketimi daha verimli hale getirilebilir.
	Güneş Enerjisi: Evinize güneş paneli kurarak kendi elektriğinizi üretebilirsiniz.
	Elektrik Tarifeleri: Elektrik dağıtım şirketlerinin sunduğu farklı tarifeleri karşılaştırarak size en uygun olanı seçebilirsiniz.
	Elektrik Dağıtım Şirketlerinin Destekleri: Birçok elektrik dağıtım şirketi, enerji verimliliği projelerine destek vermektedir.
	Ev Aletlerinin Enerji Etiketleri: Yeni bir ev aleti alırken enerji etiketlerini dikkatlice inceleyin.
	Su Isıtma: Şofben ayarlarınızı düşürmek, duş süresini kısaltmak ve duş başlığını değiştirmek gibi basit yöntemlerle su ısıtma maliyetlerini azaltabilirsiniz.
	Pişirme Alışkanlıkları: Tencerenin tabanının ocağın büyüklüğüne uygun olması, fırın yerine mikrodalga fırın kullanmak gibi alışkanlıklar da enerji tasarrufuna katkı sağlar.
	Evdeki Sızıntıları Giderin: Pencere ve kapılardaki sızıntılar, hem ısı kaybına neden olur hem de klima veya ısıtma sistemlerinin daha fazla çalışmasına yol açar. Bu sızıntıları gidermek enerji tasarrufu sağlar.


Unutmayın: Küçük değişiklikler bile uzun vadede büyük tasarruf sağlayabilir. Bu önerileri hayatınıza uygulayarak hem bütçenize katkı sağlayabilir hem de çevreye duyarlı bir davranış sergileyebilirsiniz.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.samsunhaberajansi.com/yasam-haberleri">Yaşam</category><dc:creator><![CDATA[Elektrik Faturanızı Düşürmek İçin Pratik İpuçları - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Mon, 27 Jan 2025 14:49:48 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.samsunhaberajansi.com/images/haber/elektrik-faturanizi-dusurmek-icin-pratik-ipuclari-175204-20250127.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.samsunhaberajansi.com/images/haber/elektrik-faturanizi-dusurmek-icin-pratik-ipuclari-175204-20250127.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.samsunhaberajansi.com/images/haber/elektrik-faturanizi-dusurmek-icin-pratik-ipuclari-175204-20250127.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Yeşil Kahve: Yeni Nesil Zayıflama İçeceği mi?]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.samsunhaberajansi.com/haber-yesil-kahve-yeni-nesil-zayiflama-icecegi-mi-25480.html</guid>
                    <link>https://www.samsunhaberajansi.com/haber-yesil-kahve-yeni-nesil-zayiflama-icecegi-mi-25480.html</link>
                    <description><![CDATA[Son yıllarda sıkça duyduğumuz yeşil kahve, sağlıklı yaşam arayışında olanların yeni gözdesi haline geldi. Peki, yeşil kahve gerçekten de ödem attırıyor ve forma sokabiliyor mu? Gelin bu iddiaları yakından inceleyelim.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Yeşil Kahve Nedir ve Neden Bu Kadar Popüler?

Yeşil kahve, normal kahvenin kavrulmadan önceki hali. İçeriğindeki klorojenik asit sayesinde güçlü bir antioksidan özelliğine sahip. Bu asit, vücuttaki yağ yakımını hızlandırarak kilo vermeye yardımcı olduğu düşünülüyor. Ayrıca kan şekerini dengelemeye, metabolizmayı hızlandırmaya ve ödemi atmaya da destek olduğu iddia ediliyor.

Yeşil Kahvenin İddia Edilen Faydaları


	Kilo Verme: Yeşil kahvede bulunan klorojenik asit, yağ hücrelerinin büyümesini engelleyerek kilo vermeye yardımcı olabilir.
	Metabolizma Hızlandırma: Yeşil kahve, vücudun enerji harcamasını artırarak metabolizmayı hızlandırabilir.
	Kan Şekeri Düzenleme: Klorojenik asit, insülin direncini azaltarak kan şekerini dengelemeye yardımcı olabilir.
	Antioksidan Özelliği: Yüksek miktarda antioksidan içeren yeşil kahve, vücudu serbest radikallere karşı korur.
	Ödem Atma: Yeşil kahve, vücuttaki su tutulumunu azaltarak ödem atmaya yardımcı olabilir.


Yeşil Kahve Kullanırken Nelere Dikkat Edilmeli?


	Hamilelik ve Emzirme: Hamile veya emziren kadınların yeşil kahve tüketmeden önce doktorlarına danışmaları önemlidir.
	Kalp Rahatsızlıkları: Kalp rahatsızlığı olan kişilerin yeşil kahve tüketimine dikkat etmesi gerekir.
	Kafein Duyarlılığı: Yeşil kahve de normal kahve gibi kafein içerir. Kafein duyarlılığı olan kişilerde uykusuzluk, çarpıntı gibi yan etkiler yapabilir.
	Doz Aşımı: Yeşil kahve takviyelerini kullanırken önerilen dozu aşmamak önemlidir.


Sonuç

Yeşil kahve, potansiyel faydaları olan bir içecek olsa da, zayıflamanın tek başına yeşil kahve tüketimiyle sağlanacağı düşüncesi yanlıştır. Sağlıklı beslenme, düzenli egzersiz ve yeterli uyku, kilo verme sürecinde en önemli faktörlerdir. Yeşil kahve, bu süreçte destekleyici bir rol oynayabilir.

Not: Bu cevap, yeşil kahve hakkında genel bir bilgi sunmaktadır. Daha detaylı ve kişiye özel bilgiler için bir uzmana danışılması önemlidir.

&nbsp;
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.samsunhaberajansi.com/yasam-haberleri">Yaşam</category><dc:creator><![CDATA[Yeşil Kahve: Yeni Nesil Zayıflama İçeceği mi? - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Sun, 26 Jan 2025 14:30:24 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.samsunhaberajansi.com/images/haber/yesil-kahve-yeni-nesil-zayiflama-icecegi-mi-173747-20250126.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.samsunhaberajansi.com/images/haber/yesil-kahve-yeni-nesil-zayiflama-icecegi-mi-173747-20250126.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.samsunhaberajansi.com/images/haber/yesil-kahve-yeni-nesil-zayiflama-icecegi-mi-173747-20250126.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Polikistik Over Sendromu (PCOS) için 10 Doğal Zayıflama Yöntemi]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.samsunhaberajansi.com/haber-polikistik-over-sendromu-pcos-icin-10-dogal-zayiflama-yontemi-25479.html</guid>
                    <link>https://www.samsunhaberajansi.com/haber-polikistik-over-sendromu-pcos-icin-10-dogal-zayiflama-yontemi-25479.html</link>
                    <description><![CDATA[Polikistik over sendromu (PCOS), birçok kadını etkileyen hormonal bir rahatsızlıktır. Kilo alımı, düzensiz adetler ve tüylenme gibi birçok belirtisiyle yaşam kalitesini düşürebilir. İyi haber şu ki, doğru beslenme ve yaşam tarzı değişiklikleriyle PCOS semptomlarını yönetebilir ve kilo verebilirsiniz.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Polikistik Over Sendromu (PCOS) için 10 Doğal Zayıflama Yöntemi

Polikistik over sendromu (PCOS), birçok kadını etkileyen hormonal bir rahatsızlıktır. Kilo alımı, düzensiz adetler ve tüylenme gibi birçok belirtisiyle yaşam kalitesini düşürebilir. İyi haber şu ki, doğru beslenme ve yaşam tarzı değişiklikleriyle PCOS semptomlarını yönetebilir ve kilo verebilirsiniz.

İşte PCOS dostu 10 zayıflama yöntemi:

1. Beslenme Düzenini Değiştir:


	Düşük Glisemik İndeksli Besinler: Kan şekerini yavaş yükselten tam tahıllar, sebzeler, meyveler ve baklagiller gibi besinleri tercih edin.
	Rafine Şekerden Uzak Durun: İşlenmiş şekerler insülin direncini artırabilir. Tatlandırıcı olarak bal veya stevia gibi doğal alternatifleri deneyin.
	Sağlıklı Yağlar: Zeytinyağı, avokado ve kuruyemişler gibi sağlıklı yağlar hormon dengesini destekler.
	Lifli Besinler: Sebzeler, meyveler ve tam tahıllar lif bakımından zengindir ve tokluk hissi verir.
	
	2. Düzenli Egzersiz:
	
	Kardiyo Egzersizleri: Koşu, yüzme veya bisiklet gibi egzersizler kalori yakımını hızlandırır.
	Kuvvet Antrenmanı: Kas kütlesini artırmak metabolizmayı hızlandırır.
	Haftada En Az 150 Dakika: Düzenli egzersiz, insülin direncini azaltmaya yardımcı olur.
	
	
	
	3. Stres Yönetimi:
	Yoga ve Meditasyon: Stres, hormonları olumsuz etkileyebilir. Bu teknikler stresi azaltmaya yardımcı olur. Yeterli Uyku: Uyku düzensizlikleri, hormon dengesini bozabilir. Hobiler: Kendinizi rahatlatacak aktivitelere zaman ayırın.

	4. Süt Ürünlerini Sınırlayın:
	Laktoz Hassasiyeti: Bazı kadınlarda süt ürünleri hormon dengesini bozabilir. Bitkisel Sütler: Badem, soya veya hindistan cevizi sütü gibi alternatifleri deneyin.

	5. Rafine Karbonhidratlardan Kaçının:
	Beyaz Ekmek, Makarna ve Pirinç: Bu besinler kan şekerini hızla yükseltir. Tam Tahıllar: Tam buğday ekmeği, esmer pirinç gibi alternatifleri tercih edin.

	6. İşlenmiş Gıdalardan Uzak Durun:
	Fast Food ve Hazır Yemekler: Bu gıdalar genellikle yüksek oranda şeker, tuz ve sağlıksız yağ içerir. Ev Yemekleri: Taze ve doğal besinlerle hazırladığınız yemekleri tercih edin.

	7. Su Tüketimini Artırın:
	Günde En Az 2 Litre Su: Su, vücudun detoks süreçlerini destekler ve tokluk hissi verir.

	8. Düzenli Kontrol:
	Endokrinolog: Hormon dengesini kontrol etmek için bir endokrinologa danışın. Diyetisyen: Kişiselleştirilmiş bir beslenme planı için bir diyetisyenden yardım alın.

	9. Takviyeler:
	Doktor Tavsiyesiyle: İnositol, omega-3 yağ asitleri gibi takviyeler, doktorunuzun önerisiyle kullanılabilir.

	10. Sabırlı Olun:
	Süreklilik: Sağlıklı yaşam tarzı değişiklikleri zamanla sonuç verir.

	Unutmayın: PCOS tedavisi kişiye özeldir. Bir uzmana danışmadan herhangi bir diyet veya egzersiz Bu bilgiler genel bir rehber niteliğindedir.&nbsp;

	Not: Bu cevap, PCOS hakkında genel bir bilgi sunmaktadır. Daha detaylı ve kişiye özel bilgiler için bir uzmana danışılması önemlidir.
	
	
	
	

 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.samsunhaberajansi.com/yasam-haberleri">Yaşam</category><dc:creator><![CDATA[Polikistik Over Sendromu (PCOS) için 10 Doğal Zayıflama Yöntemi - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Sun, 26 Jan 2025 13:51:39 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.samsunhaberajansi.com/images/haber/polikistik-over-sendromu-pcos-icin-10-dogal-zayiflama-yontemi-165755-20250126.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.samsunhaberajansi.com/images/haber/polikistik-over-sendromu-pcos-icin-10-dogal-zayiflama-yontemi-165755-20250126.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.samsunhaberajansi.com/images/haber/polikistik-over-sendromu-pcos-icin-10-dogal-zayiflama-yontemi-165755-20250126.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Kuru Eriğin Tansiyon Üzerindeki Etkileri]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.samsunhaberajansi.com/haber-kuru-erigin-tansiyon-uzerindeki-etkileri-25478.html</guid>
                    <link>https://www.samsunhaberajansi.com/haber-kuru-erigin-tansiyon-uzerindeki-etkileri-25478.html</link>
                    <description><![CDATA[Kuru erik, sadece lezzetli bir atıştırmalık değil, aynı zamanda sağlığımız için birçok fayda sunan besleyici bir kuruyemiştir. Peki, kuru erik tansiyon üzerinde nasıl bir etki yaratır? Gelin birlikte inceleyelim.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Potasyumun Gücü

Kuru erik, potasyum açısından oldukça zengin bir besindir. Potasyum, vücuttaki sıvı dengesini düzenleyerek kan basıncını düşürmeye yardımcı olur. Tuzlu besinlerin tüketimiyle vücutta biriken sodyumun etkilerini azaltarak tansiyonun dengelenmesine katkıda bulunur.

Lif İçeriği ve Sindirim Sağlığı

Kuru erik, yüksek lif içeriği sayesinde sindirim sistemini düzenler. Düzenli sindirim, genel sağlık için olduğu kadar kalp sağlığı için de önemlidir. Sağlıklı bir sindirim sistemi, tansiyonun dengelenmesine yardımcı olur.

Antioksidan Gücü

Kuru erik, güçlü bir antioksidan kaynağıdır. Antioksidanlar, vücuttaki serbest radikalleri temizleyerek hücre hasarını önler ve kalp hastalığı riskini azaltır.

Nasıl Tüketebilirsiniz?

Kuru erikleri tek başına atıştırmalık olarak tüketebileceğiniz gibi, yoğurt, müsli veya salatalarınıza ekleyebilirsiniz. Ayrıca kuru erikli kekler, kurabiyeler ve tatlılar da hazırlayabilirsiniz.

Önemli Notlar


	Aşırı tüketimden kaçının: Kuru erik, doğal bir şeker kaynağı olduğu için aşırı tüketilmesi durumunda kan şekerini yükseltebilir. Özellikle diyabet hastaları doktorlarına danışmadan fazla tüketmemelidir.
	Tuzlu besinlerle birlikte tüketmeyin: Kuru erikteki potasyumun tansiyon düşürücü etkisi, tuzlu besinlerle birlikte tüketildiğinde azalabilir.
	Diğer besinlerle birlikte tüketin: Kuru erik, tek başına tüm besin ihtiyaçlarınızı karşılayamaz. Dengeli bir beslenme programı içinde tüketmek önemlidir.


Sonuç

Kuru erik, tansiyonu düzenlemeye yardımcı olan potasyum, lif ve antioksidanlar açısından zengin bir besindir. Ancak, kuru eriğin tansiyon üzerindeki etkileri kişiden kişiye değişebilir ve diğer sağlık durumlarınıza bağlı olarak farklılık gösterebilir. Bu nedenle, herhangi bir sağlık sorununuz varsa doktorunuza danışmadan önce yeni bir besin takviyesi kullanmamanız önemlidir.

Kısacası, kuru erik, sağlıklı bir yaşam için beslenme programınıza ekleyebileceğiniz lezzetli ve faydalı bir kuruyemiştir. Ancak, dengeli bir beslenme ve sağlıklı bir yaşam tarzı benimsemek, tansiyon kontrolü için en önemli adımlardandır.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.samsunhaberajansi.com/yasam-haberleri">Yaşam</category><dc:creator><![CDATA[Kuru Eriğin Tansiyon Üzerindeki Etkileri - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Sun, 26 Jan 2025 08:59:59 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.samsunhaberajansi.com/images/haber/kuru-erigin-tansiyon-uzerindeki-etkileri-120817-20250126.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.samsunhaberajansi.com/images/haber/kuru-erigin-tansiyon-uzerindeki-etkileri-120817-20250126.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.samsunhaberajansi.com/images/haber/kuru-erigin-tansiyon-uzerindeki-etkileri-120817-20250126.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Her sabah aç karnına chia tohumlu su içmek]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.samsunhaberajansi.com/haber-her-sabah-ac-karnina-chia-tohumlu-su-icmek-25472.html</guid>
                    <link>https://www.samsunhaberajansi.com/haber-her-sabah-ac-karnina-chia-tohumlu-su-icmek-25472.html</link>
                    <description><![CDATA[Chia tohumlu su, özellikle son yıllarda sağlıklı yaşam arayışında olan kişiler tarafından sıkça tercih edilen bir içecektir. İçeriğindeki yüksek lif, omega-3 yağ asitleri ve diğer besin değerleri sayesinde birçok faydası olduğu düşünülmektedir. Sabah aç karnına tüketilmesi ise bu faydaları daha da artırabileceği yönünde inanışlar vardır.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Chia Tohumlu Suyun Faydaları Nelerdir?


	Tokluk hissi: Yüksek lif içeriği sayesinde midenizi uzun süre tok tutar, gün içindeki atıştırmalık isteğinizi azaltabilir. Bu da kilo kontrolüne yardımcı olabilir.
	Sindirim sistemi sağlığı: Bağırsak hareketlerini düzenleyerek kabızlık gibi sorunların giderilmesine katkıda bulunabilir.
	Enerji seviyesini yükseltir: İçeriğindeki karbonhidratlar sayesinde vücuda yavaş yavaş enerji verir, gün boyu daha dinç hissetmenizi sağlar.
	Kalp sağlığı: Omega-3 yağ asitleri sayesinde kalp sağlığını destekler, kötü kolesterol seviyesini düşürmeye yardımcı olabilir.
	Kan şekerini dengeler: Lif içeriği sayesinde kan şekerinin ani yükselmesini önler, diyabet riskini azaltabilir.


Sabah Aç Karnına İçmenin Faydaları


	Metabolizmayı hızlandırır: Sabah aç karnına tüketilen chia tohumlu su, metabolizmayı hızlandırarak yağ yakımını destekleyebilir.
	Detoks etkisi: Vücudu toksinlerden arındırmaya yardımcı olabilir.
	Gün boyu enerji verir: Sabah tüketimi, gün boyu enerjik olmanızı sağlar.


Dikkat Edilmesi Gerekenler


	Su miktarı: Chia tohumları suyu emerek şişer. Bu nedenle yeterli miktarda su kullanmak önemlidir. Aksi takdirde boğazda tıkanma yapabilir.
	Tüketim süresi: Uzun süreli ve aşırı tüketim bazı kişilerde sindirim sorunlarına neden olabilir. Özellikle mide hassasiyeti olan kişiler dikkatli olmalıdır.
	Diğer besinlerle etkileşimi: Chia tohumları bazı ilaçların emilimini etkileyebilir. Bu nedenle herhangi bir sağlık sorununuz varsa doktorunuza danışmadan kullanmamanız önerilir.


Özetle, chia tohumlu su sağlıklı bir besin takviyesi olarak değerlendirilebilir. Ancak herhangi bir besin takviyesi gibi, dengeli ve çeşitli bir beslenme programının yerine geçmemelidir.

Not: Bu bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır ve bir sağlık profesyonelinin tavsiyesi yerine geçmez. Herhangi bir sağlık sorununuz varsa mutlaka doktorunuza danışınız.

Ek Bilgiler:


	Chia tohumlu suyun içerisine farklı meyve suları veya baharatlar ekleyerek damak zevkinize uygun hale getirebilirsiniz.
	Chia tohumlarını yoğurt, salata veya smoothie gibi diğer besinlerin içerisine de ekleyebilirsiniz.

 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.samsunhaberajansi.com/yasam-haberleri">Yaşam</category><dc:creator><![CDATA[Her sabah aç karnına chia tohumlu su içmek - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Sat, 25 Jan 2025 12:12:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.samsunhaberajansi.com/images/haber/her-sabah-ac-karnina-chia-tohumlu-su-icmek-151618-20250125.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.samsunhaberajansi.com/images/haber/her-sabah-ac-karnina-chia-tohumlu-su-icmek-151618-20250125.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.samsunhaberajansi.com/images/haber/her-sabah-ac-karnina-chia-tohumlu-su-icmek-151618-20250125.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Haşhaşın Faydaları Nelerdir? Neye İyi Gelir? Haşhaş Ne İşe Yarar? ]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.samsunhaberajansi.com/haber-hashasin-faydalari-nelerdir-neye-iyi-gelir-hashas-ne-ise-yarar-25471.html</guid>
                    <link>https://www.samsunhaberajansi.com/haber-hashasin-faydalari-nelerdir-neye-iyi-gelir-hashas-ne-ise-yarar-25471.html</link>
                    <description><![CDATA[Haşhaş, mutfaklarımızda sıkça kullandığımız ve lezzet kattığımız küçük ama güçlü bir besindir. İçerdiği zengin besin değerleri sayesinde sağlığımıza birçok fayda sağlar. İşte haşhaşın başlıca faydaları:]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Genel Sağlık Faydaları


	Sindirim Sistemi Sağlığı: Lif bakımından zengin olan haşhaş, sindirimi düzenler, kabızlığı önler ve bağırsak sağlığını destekler.
	Kalp Sağlığı: İçerdiği omega-3 yağ asitleri sayesinde kalp sağlığını korur, kötü kolesterolü düşürür ve kan basıncını düzenler.
	Kemik Sağlığı: Kalsiyum ve magnezyum gibi mineraller açısından zengin olması nedeniyle kemikleri güçlendirir ve osteoporoza karşı korur.
	Enerji Verir: Karbonhidrat ve yağ içeriği sayesinde vücuda enerji verir.
	Cilt Sağlığı: E vitamini sayesinde cildi nemlendirir, yaşlanma etkilerini azaltır ve cildin daha genç görünmesini sağlar.
	Sinir Sistemi: Magnezyum içeriği sayesinde sinir sistemini rahatlatır ve stresle başa çıkmaya yardımcı olur.


Daha Az Bilinen Faydaları


	Ağrı Kesici Etki: Haşhaşın bazı bileşenleri doğal bir ağrı kesici görevi görebilir. Ancak bu etkisi bilimsel olarak tam olarak kanıtlanmamıştır.
	Uyku Düzenleyici: İçerdiği bazı maddeler sayesinde uyku kalitesini artırabilir ve uyku sorunlarına iyi gelebilir.
	Anksiyete ve Depresyon: Magnezyum içeriği sayesinde anksiyete ve depresyon belirtilerini hafifletebilir.


Haşhaş Nasıl Tüketilmeli?

Haşhaş tohumunu günlük beslenmenize şu şekillerde dahil edebilirsiniz:


	Ekmek ve hamur işleri: Ekmek, börek, poğaça gibi hamur işlerine ekleyerek lezzetini artırabilirsiniz.
	Tatlılar: Muhallebi, sütlaç, puding gibi tatlılara serpiştirerek sunabilirsiniz.
	Salatalar: Salatalarınıza farklı bir lezzet katmak için üzerine serpebilirsiniz.
	Yoğurt: Yoğurdunuza ekleyerek daha besleyici hale getirebilirsiniz.


Dikkat Edilmesi Gerekenler


	Aşırı Tüketim: Her ne kadar faydalı olsa da, aşırı tüketiminden kaçınmak gerekir.
	Alerji: Nadir durumlarda haşhaş tohumuna alerji görülebilir.


Özetle, haşhaş tohumu, hem lezzetli hem de sağlıklı bir besindir. Dengeli bir beslenme programı içinde haşhaş tohumuna yer vererek sağlığınızı destekleyebilirsiniz.

Not: Herhangi bir sağlık sorununuz varsa veya ilaç kullanıyorsanız, haşhaş tohumu tüketmeden önce doktorunuza danışmanız önemlidir.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.samsunhaberajansi.com/yasam-haberleri">Yaşam</category><dc:creator><![CDATA[Haşhaşın Faydaları Nelerdir? Neye İyi Gelir? Haşhaş Ne İşe Yarar?  - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Sat, 25 Jan 2025 11:33:08 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.samsunhaberajansi.com/images/haber/hashasin-faydalari-nelerdir-neye-iyi-gelir-hashas-ne-ise-yarar-143643-20250125.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.samsunhaberajansi.com/images/haber/hashasin-faydalari-nelerdir-neye-iyi-gelir-hashas-ne-ise-yarar-143643-20250125.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.samsunhaberajansi.com/images/haber/hashasin-faydalari-nelerdir-neye-iyi-gelir-hashas-ne-ise-yarar-143643-20250125.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item></channel></rss>