Akşam Sofrasında Yalnızca Ekmek Eksik Değil

Gündem (SHA) - Samsun Haber Ajansı | 26.01.2026 - 12:31, Güncelleme: 26.01.2026 - 12:31
 

Akşam Sofrasında Yalnızca Ekmek Eksik Değil

Akşam oluyor. Evlerde ışıklar yanıyor, sofralar kuruluyor. Ama o sofralara artık bereket değil, hesap oturuyor.
Akşam oluyor. Evlerde ışıklar yanıyor, sofralar kuruluyor. Ama o sofralara artık bereket değil, hesap oturuyor. Tencerenin içi kaynamıyor, rakamlar kaynıyor. Market fişleri mutfak masasının üzerinde duruyor; kimse bakmak istemiyor ama herkes ezbere biliyor. Bir ay daha nasıl bitecek, hangi borç ötelenip hangisi görmezden gelinecek. Eskiden akşam sofrası bir buluşmaydı. Bugün bir sınav. Kimse iştahla başlamıyor yemeğe. Çatal daha havadayken hesap yapılıyor: “Yarın öğlene ne kalır?” Emekli, ömrünü verdiği yılların karşılığını artık torununa harçlık veremeyerek ödüyor. Asgari ücretli, ay sonunu değil hafta sonunu getirmeye çalışıyor. Bir evde et pişiyorsa bu artık bayram sayılıyor, sebze meyve ise lüksün sessiz hali. Bu sadece pahalılık değil. Bu, insanın onuruyla sınanması. Bir baba, çocuğuna “Sonra alırız” dediğinde aslında bugününden vazgeçiyor. Bir anne, tabağı biraz daha küçük tutarken kendini suçlu hissediyor. Kimse çıkıp bağırmıyor. Çünkü yorgun insanlar bağırmaz, susar. Bu ülkede milyonlarca insan akşam sofralarında sessizce yoksullaşıyor. Ve bu sessizlik, her türlü gürültüden daha tehlikeli. Söylenen şu: “Sabredin.” Ama sabrın da bir sofrası var. Orada da ekmek gerekiyor. Sürekli sabır isteyenler, hiç aç sofraya oturmuş mudur? Bu ülkenin gerçek karnesi sofrasıdır. Büyüme rakamları, istatistik tabloları, süslü cümleler; sofraya gelen tencere kadar inandırıcıdır. Bir ülkede insanlar akşam sofrasına umutla değil, endişeyle oturuyorsa orada yalnız ekonomi zayıflamamıştır. Adalet duygusu da sarsılmıştır, gelecek inancı da. Sorun sadece fiyatlar değil. Sorun, görmezden gelinmek. Sorun, anlatmaya çalıştıkça “abartıyorsun” denmesi. Oysa abartı değil bu; bu, her akşam yeniden yaşanan gerçek. Bu yüzden tekrar söyleyelim: Akşam sofralarında yalnızca ekmek eksik değil. Güven eksik. Adalet eksik. Vicdan eksik. Ve bu eksikler tamamlanmadan hiçbir masa gerçekten kurulmuş sayılmaz.
Akşam oluyor. Evlerde ışıklar yanıyor, sofralar kuruluyor. Ama o sofralara artık bereket değil, hesap oturuyor.

Akşam oluyor.

Evlerde ışıklar yanıyor, sofralar kuruluyor.
Ama o sofralara artık bereket değil, hesap oturuyor.

Tencerenin içi kaynamıyor, rakamlar kaynıyor.
Market fişleri mutfak masasının üzerinde duruyor; kimse bakmak istemiyor ama herkes ezbere biliyor. Bir ay daha nasıl bitecek, hangi borç ötelenip hangisi görmezden gelinecek.

Eskiden akşam sofrası bir buluşmaydı.
Bugün bir sınav.
Kimse iştahla başlamıyor yemeğe. Çatal daha havadayken hesap yapılıyor: “Yarın öğlene ne kalır?”

Emekli, ömrünü verdiği yılların karşılığını artık torununa harçlık veremeyerek ödüyor.
Asgari ücretli, ay sonunu değil hafta sonunu getirmeye çalışıyor.
Bir evde et pişiyorsa bu artık bayram sayılıyor, sebze meyve ise lüksün sessiz hali.

Bu sadece pahalılık değil.
Bu, insanın onuruyla sınanması.
Bir baba, çocuğuna “Sonra alırız” dediğinde aslında bugününden vazgeçiyor.
Bir anne, tabağı biraz daha küçük tutarken kendini suçlu hissediyor.

Kimse çıkıp bağırmıyor.
Çünkü yorgun insanlar bağırmaz, susar.
Bu ülkede milyonlarca insan akşam sofralarında sessizce yoksullaşıyor. Ve bu sessizlik, her türlü gürültüden daha tehlikeli.

Söylenen şu: “Sabredin.”
Ama sabrın da bir sofrası var. Orada da ekmek gerekiyor.
Sürekli sabır isteyenler, hiç aç sofraya oturmuş mudur?

Bu ülkenin gerçek karnesi sofrasıdır.
Büyüme rakamları, istatistik tabloları, süslü cümleler; sofraya gelen tencere kadar inandırıcıdır.
Bir ülkede insanlar akşam sofrasına umutla değil, endişeyle oturuyorsa orada yalnız ekonomi zayıflamamıştır.
Adalet duygusu da sarsılmıştır, gelecek inancı da.

Sorun sadece fiyatlar değil.
Sorun, görmezden gelinmek.
Sorun, anlatmaya çalıştıkça “abartıyorsun” denmesi.
Oysa abartı değil bu; bu, her akşam yeniden yaşanan gerçek.

Bu yüzden tekrar söyleyelim:
Akşam sofralarında yalnızca ekmek eksik değil.
Güven eksik.
Adalet eksik.
Vicdan eksik.

Ve bu eksikler tamamlanmadan hiçbir masa gerçekten kurulmuş sayılmaz.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.