BİR ÖMRÜ KALEMİN UCUNDA GEÇİRMEK
BİR ÖMRÜ KALEMİN UCUNDA GEÇİRMEK
Ünal Yavuz'un Kaleminden...
Yarın 24 Temmuz Gazeteciler ve Basın Bayramı...
Meslekte tam 41 yılım...
Bunu yazarken insan ister istemez geriye dönüp bakıyor...
Ne çok haber...
Ne çok mesai...
Ne çok tehdit...
Ne çok dost...
Ne çok ihanet...
Ve ne çok bedel...
Kolay değil...
Bir ömrü kalemin ucunda geçirmek...
Kimi zaman alkışlandık...
Kimi zaman hedef gösterildik...
Kimi zaman yalnız bırakıldık...
Ama hiçbir zaman pes etmedik...
Çünkü biliyorduk...
Bir şehirde yerel basın susarsa, şehir susar...
Sonra yanlışlar normalleşir...
Ardından da hesap soracak kimse kalmaz...
İşte o yüzden yıllardır aynı mücadeleyi veriyoruz...
Mücademiz Samsun için...
Çocuklarımızın geleceği için...
Bugün Samsun'da, ilçelerde binlerce insan sabah haber okuyorsa...
Bilin ki bunun arkasında gecesini gündüzüne katan yerel gazeteciler vardır.
Yağmurda, çamurda, karda kışta hatta bayramlarda bile...
Bayram bizim neyimize...
Düğününde, cenazesinde, yangında, selinde, depreminde..
Gece yarısı gelen bir telefonla evinden çıkıp kilometrelerce yol yapan, sabaha kadar haber peşinde koşan meslektaşlarım var benim...
Ve çoğu zaman bunun karşılığında ne alkış alırlar...
Ne de hak ettikleri değeri...
Ama yine de vazgeçmezler...
Çünkü gazetecilik maaşla yapılan bir meslek değildir...
Gazetecilik, vicdanla ve büyük aşkla yapılır...
Evet...
Bu mesleğin içinde de yanlış yapanlar çıkar.
Her meslekte olduğu gibi...
Ama birkaç kişinin hatası üzerinden, yıllardır namusuyla, onuruyla çalışan yüzlerce gazeteciyi aynı kefeye koymak büyük haksızlık olur...
Şunu çok net söyleyebilirim...
Bu şehirde, aldığı üç kuruş maaşla ayakta durmaya çalışan ama yine de doğruları yazmaktan vazgeçmeyen öyle gazeteciler tanıdım ki...
Onların emeği, bu şehrin en büyük zenginliklerinden biridir...
Bugün birçok kişi rahatça konuşabiliyorsa...
Birçok kurum attığı adıma dikkat ediyorsa...
Siyaset kendisine çeki düzen veriyorsa..
Bilin ki arkasında hâlâ dimdik duran bir yerel basın vardır...
Onun için diyorum ki...
Bu şehrin medyasına gözünüz gibi bakın.
Çünkü yerel basın sadece haber yazmaz...
Şehrin hafızasını tutar...
Vicdanını temsil eder...
Hesap sorar...
Hesap verir...
Ve gerektiğinde tek başına kalsa bile doğruları yazmaktan vazgeçmez...
24 Temmuz Gazeteciler ve Basın Bayramı'nı kutlamaya hazırlanıyoruz...
Belki büyük törenler olmayacak...
Belki kimse omzumuza madalya takmayacak...
Ama elimizde hâlâ en güçlü silahımız var.
Kalemimiz...
Ve o kalem, bugüne kadar eğilmedi...
Bugünden sonra da eğilmeyecek...
Çok şükür bin şükür...