GÜNDEM DEĞİŞİR,GEÇİM DEĞİŞMEZ

Gündem 03.04.2026 - 19:02, Güncelleme: 03.04.2026 - 19:55
 

GÜNDEM DEĞİŞİR,GEÇİM DEĞİŞMEZ

Çağatay Durmuş'un Kaleminden..
Memleketin siyaset arenası bazen gerçekten bir tartışma platformundan çok, bir reality show sahnesini andırıyor. Her sabah yeni bir polemik, yeni bir iddia, yeni bir “gündem”… Bir yanda muhalefetin belediye başkanları, diğer yanda iktidarın öne çıkan isimleri… Söylemler havada uçuşuyor, iddialar büyüyor, tartışmalar dallanıp budaklanıyor. İzleyen var, yorumlayan var, taraf olan var… Biz ise tribünde yerimizi almışız. Kimi kendi tarafını alkışlıyor, kimi karşı tarafı yuhalıyor. “Seninki kötü ama benimki kötünün iyisi…” Bu cümle neredeyse siyasetin gayriresmî sloganı haline gelmiş durumda. Kendi tarafımızın hatasını “strateji” diye açıklıyoruz, karşı tarafın doğrusuna ise mutlaka bir kulp buluyoruz. Siyaset sahnede paslaşıyor… Biz aşağıda birbirimize giriyoruz. Ama işin asıl dikkat çekici tarafı şu: Bu gürültünün içinde hayatın sesi duyulmuyor. Gündem değişiyor… Ama geçim değişmiyor. Işıklı salonlarda, kulislerde, ekranlarda konuşulanlar bir yana… Sokağa indiğinizde bambaşka bir tablo var. Zengin için ekonomi çoğu zaman bir denge meselesi… Ama alt gelir grubu için doğrudan bir yaşam meselesi. Asgari ücretli, ay sonunu getirebilmenin hesabını yapıyor. Emekli ise artık geçinmeyi değil, idare etmeyi öğrenmiş durumda. Market raflarında fiyatlar değişiyor, ama maaşların gücü aynı kalıyor. Kamu tarafında denetim ve kontrol mekanizmaları elbette önemli. Düzenin sağlanması, kayıt dışının önlenmesi herkesin ortak beklentisi. Ancak vatandaşın beklentisi sadece denetlenmek değil… rahatlayabilmek. İnsanlar artık şunu soruyor: Bu kadar düzenin içinde, bizim hayatımız neden hala düzensiz? Ve açık konuşmak gerekirse… Toplum artık bu bitmeyen polemiklerden yoruldu. “Kim ne dedi, kim kime ne söyledi” başlıkları, gerçek hayatın önüne geçtikçe insanların sabrı da geride kalıyor. Çünkü mutfakta tartışma değil, ihtiyaç var. Faturada polemik değil, çözüm var. Sonuç basit aslında: Sizin gündeminiz değişebilir… Ama bu ülkenin insanının geçim derdi yerinde duruyor. Ve unutulmaması gereken şu: İnsan bir süre izler, bir süre sabreder… Ama hayat zorlaştıkça, o izlediği sahneden yavaş yavaş uzaklaşır. Biraz daha az gürültü, biraz daha fazla çözüm… Çok şey mi istiyoruz?
Çağatay Durmuş'un Kaleminden..

Memleketin siyaset arenası bazen gerçekten bir tartışma platformundan çok, bir reality show sahnesini andırıyor. Her sabah yeni bir polemik, yeni bir iddia, yeni bir “gündem”…

Bir yanda muhalefetin belediye başkanları, diğer yanda iktidarın öne çıkan isimleri…
Söylemler havada uçuşuyor, iddialar büyüyor, tartışmalar dallanıp budaklanıyor. İzleyen var, yorumlayan var, taraf olan var…

Biz ise tribünde yerimizi almışız.
Kimi kendi tarafını alkışlıyor, kimi karşı tarafı yuhalıyor.

“Seninki kötü ama benimki kötünün iyisi…”
Bu cümle neredeyse siyasetin gayriresmî sloganı haline gelmiş durumda.

Kendi tarafımızın hatasını “strateji” diye açıklıyoruz,
karşı tarafın doğrusuna ise mutlaka bir kulp buluyoruz.

Siyaset sahnede paslaşıyor…
Biz aşağıda birbirimize giriyoruz.

Ama işin asıl dikkat çekici tarafı şu:
Bu gürültünün içinde hayatın sesi duyulmuyor.

Gündem değişiyor…
Ama geçim değişmiyor.

Işıklı salonlarda, kulislerde, ekranlarda konuşulanlar bir yana…
Sokağa indiğinizde bambaşka bir tablo var.

Zengin için ekonomi çoğu zaman bir denge meselesi…
Ama alt gelir grubu için doğrudan bir yaşam meselesi.

Asgari ücretli, ay sonunu getirebilmenin hesabını yapıyor.
Emekli ise artık geçinmeyi değil, idare etmeyi öğrenmiş durumda.

Market raflarında fiyatlar değişiyor,
ama maaşların gücü aynı kalıyor.

Kamu tarafında denetim ve kontrol mekanizmaları elbette önemli.
Düzenin sağlanması, kayıt dışının önlenmesi herkesin ortak beklentisi.

Ancak vatandaşın beklentisi sadece denetlenmek değil…
rahatlayabilmek.

İnsanlar artık şunu soruyor:
Bu kadar düzenin içinde, bizim hayatımız neden hala düzensiz?

Ve açık konuşmak gerekirse…

Toplum artık bu bitmeyen polemiklerden yoruldu.
“Kim ne dedi, kim kime ne söyledi” başlıkları, gerçek hayatın önüne geçtikçe
insanların sabrı da geride kalıyor.

Çünkü mutfakta tartışma değil, ihtiyaç var.
Faturada polemik değil, çözüm var.

Sonuç basit aslında:

Sizin gündeminiz değişebilir…
Ama bu ülkenin insanının geçim derdi yerinde duruyor.

Ve unutulmaması gereken şu:

İnsan bir süre izler,
bir süre sabreder…

Ama hayat zorlaştıkça,
o izlediği sahneden yavaş yavaş uzaklaşır.

Biraz daha az gürültü,
biraz daha fazla çözüm…

Çok şey mi istiyoruz?

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.