SAVAŞ UZAKTA, FATURA YAKINDA
SAVAŞ UZAKTA, FATURA YAKINDA
Ünsal Tonyaloğlu yazdı..
Dünyanın bir ucunda bombalar patlıyor…
Ama o patlamaların yankısı bizim mutfağımıza kadar geliyor.
İsrail, İran, Amerika…
Üç büyük güç, üç ayrı hesap.
Ama bu hesapların sonucunda değişmeyen tek şey var:
Faturayı yine halk ödüyor.
Savaş dediğimiz şey artık sadece cephede yaşanmıyor.
Savaş, petrolün varil fiyatında başlıyor.
Oradan akaryakıta yansıyor, ardından bütün hayatı etkisi altına alıyor.
Petrol fiyatları yükseldiği anda ilk darbe akaryakıta geliyor.
Benzin artıyor, motorin artıyor.
Ama mesele sadece araç kullanmak değil.
Çünkü bu ülkede hayatın büyük bölümü mazotla dönüyor.
Kamyon mazotla gidiyor, ürün pazara onunla geliyor.
Traktör mazotla çalışıyor, tarlaya onunla giriliyor.
Servis, dolmuş, otobüs… Hepsi bu zincirin bir parçası.
Akaryakıta gelen her zam, doğrudan sofraya yansıyor.
Ama asıl tehlike burada da bitmiyor.
En büyük risk, tarım ve sanayide girdi maliyetlerinin yükselmesi.
Mazot pahalıysa çiftçi tarlasına giremiyor.
Gübre pahalıysa verim düşüyor.
Tohum pahalıysa üretim azalıyor.
Üretim azaldığında bunun adı sadece zam olmuyor.
Yavaş yavaş yokluk başlıyor.
Sanayide de tablo farklı değil.
Enerji maliyetleri artıyor, hammadde pahalanıyor.
Üreten ya maliyeti fiyata yansıtıyor ya üretimi kısıyor ya da tamamen duruyor.
Bu da piyasada hem fiyat artışı hem de işsizlik olarak geri dönüyor.
Yani savaş artık sadece sınırların ötesinde yaşanmıyor.
Savaş, tarlada yaşanıyor.
Savaş, fabrikada yaşanıyor.
Savaş, pazarda ve mutfakta yaşanıyor.
Bir bomba Ortadoğu’da patlıyor,
ama etkisi bu ülkede pazarcının tezgâhında görülüyor.
Bir gerilim petrol fiyatlarını artırıyor,
ama bedelini dolmuşa binen, alışveriş yapan, geçinmeye çalışan ödüyor.
Biz bu savaşın tarafı değiliz.
Ama bu savaşın bedelini en ağır hissedenlerden biriyiz.
Çünkü bu savaş sadece bugünü değil, yarını da vuruyor.
Üretimi vuruyor, emeği vuruyor, geçimi vuruyor.
Ve en tehlikelisi şu:
Bu gidişat devam ederse mesele sadece pahalı yaşam olmayacak.
İnsanlar artık “ne kadar pahalı”yı değil,
“bulabilecek miyiz?” sorusunu konuşmaya başlayacak.
Son söz olarak şunu söylemek gerekiyor:
Füzeler gökyüzünü yakar…
Ama asıl yangın ekonomide çıkar.
O yangın önce tarlayı yakar,
sonra fabrikayı,
en sonunda da halkın sofrasını.
Ve o yangını söndürmek…
Ne savaşan ülkelerin umurunda,
ne de o savaşları yönetenlerin.
O yangınla baş başa kalan yine biziz.