Ne kadar da güvenip kendimizi teslim etmişiz bu tür veciz sözlere.
Bu sözler bizi aklar, sorumluluklarımızdan kurtarır, yapılan yanlışlardan soyutlar.
Hiçte öyle değil aslında
Evet balık baştan kokar
Evde çocuk anası ve babasının kontrolünde yetişir.
Çocuk ve babadan aldığı temel eğitim ve kazandırılan ahlak ile, eğitim hayatına başlar.
Eğitimini tamamlayan birey, devlete idareci yada memur olur.
Edinmiş olduğu makam ve mevkide, Görevini haksız hukuksuz na müsait bir ortamda yerine getirir.
Yöneticinin mahiyeti de yönetici gibi hukuksuz olur.
Ama yönetici baş olduğu için suçlu olur.
Öyle mi ya !!!
Hani balık baştan kokardı; Ne yaptık en baştaki ana, baba ve aile rolünü...
Hani!! Dün balık baştan kokuyor du?
Temeli görünce balığın başı tuzamı bulandı?
Kokudan arındı mı?
Netice Kötü olunca ana baba baş olma rolünden çıkıyor mu?
Şekle ve şemale göre, başlar ve sorumluluklar değişiyor he mi?
Görüneni taşladı mı olay çözülüyor öylemi?
Kimse kendine, anasına, babasına söz söyletmesin herkes evliya, ama yöneticiler günahkar.
Abiler ablalar az samimiyet ve hakikat için ter dökmek gerek.
Kolaycı zihniyetin getirdiği nokta yaşadığımızdan ibaret.
Unutmayın eğitim ve ahlak ailede kazanılır okullarda olgunlaşır, hayatın içinde alınan sorumluluk ve yükümlülükler de hayata sirayet eder.
Evde iki çocuğunun idaresini beceremeyen, evladı ile baş edemeyen, aile otoritesini kaybetmiş ebeveynler, devletin iyi idare edilmeği gerçeğinin asli sorumlularıdır.
Hakeza, var olan başarının da asli ortağıdır.
Biz ailecek sınıfta kalmışız da, sebebi öğretmenlere mal etmeyi kendimize hak görmüşüz.
Onun içindir ki, hepimiz kendimizi sirkelemeli ve haddimizi hukuğumuzu bilmeliyiz.
Kendini bilmeyen eli nerden bilsin.
Hayırla kalınız