Ünal Yavuz
Köşe Yazarı
Ünal Yavuz
 

ERDOĞAN'İN SİYASET YAPMASINA GEREK YOK... EMEKLİLERİ MUTLU ETSİN YİNE İKTİDAR!

Türkiye’de seçim kazanmanın matematiği bazen karmaşık değildir... Ne büyük projeler, ne uzun uzun vaatler, ne de saatler süren mitingler… Bazen tek bir başlık bütün denklemi değiştirir: Bugün ülkede milyonlarca emekli var. Sadece sayılarıyla değil, etkileriyle de siyasetin en belirleyici kitlesi konumundalar... Bir evde çoğu zaman karar onların sözüyle şekilleniyor...  Sandığa gitme alışkanlıkları yüksek, siyasi refleksleri güçlü... Yaşadıkları ekonomik gerçeklik, oy tercihlerini doğrudan belirliyor... İşte bu yüzden mesele aslında çok net... Eğer Recep Tayyip Erdoğan önümüzdeki seçimlerde yeniden aday olursa, uzun uzun anlatılacak bir hikâyeye ihtiyaç duymayabilir... Emeklinin yüzünü güldürecek somut bir adım, siyasetin bütün dilini değiştirebilir... Çünkü bugün emeklinin gündemi belli. Market fiyatları, kira baskısı, sağlık giderleri…  Hayatın yükü ağırlaştıkça beklenti de büyüyor...  Emekli artık vaat değil, doğrudan sonuç görmek istiyor... Emekli memnuniyeti, sadece bir sosyal politika başlığı değil, doğrudan seçim sonucu etkileyen bir güç...  Eğer bu kesim rahat nefes alırsa, bunun sandığa yansıması güçlü olur...  Hem de tahmin edilenden çok daha güçlü... Öte yandan muhalefet cephesine bakıldığında tablo farklı bir tartışmayı beraberinde getiriyor... Özellikle Özgür Özel yönetimindeki Cumhuriyet Halk Partisi içinde yaşanan fikir ayrılıkları ve iç tartışmalar, kamuoyunda sık sık gündeme geliyor...  Bu durum, iktidarı eleştirmekten çok kendi iç dinamikleriyle meşgul bir görüntü oluşturuyor... Siyasette en büyük güç, rakibin zayıflığıdır. Eğer muhalefet kendi içinde net bir çizgi ortaya koyamazsa, iktidarın işinin kolaylaştığı bir gerçek... Bu noktada farklı bir siyasi ton yakalayan isimlerden biri olarak Yavuz Ağıralioğlu öne çıkıyor.  Daha dengeli, daha ölçülü ve eleştiriyi dozunda yapan bir dil… Bu tarz, toplumda karşılık bulan bir muhalefet anlayışının da mümkün olduğunu gösteriyor... Ancak günün sonunda tüm bu tartışmaların ötesinde tek bir gerçek var: Seçimi kazanmak isteyen, halkın en büyük derdine çözüm üretmek zorunda... Bugün o en büyük başlıklardan biri de tartışmasız emekliler... Siyaset bazen çok karmaşık görünür… Ama sandık günü geldiğinde, tercih çoğu zaman cebin söylediğini dinler... Erdoğan'ın yapması gereken de emeklilerin daralan yüreklerine su serpmek... Su akar yatağını bulur demiş atalarımız... Açın o zaman muslukları...  
Ekleme Tarihi: 29 Nisan 2026 -Çarşamba

ERDOĞAN'İN SİYASET YAPMASINA GEREK YOK... EMEKLİLERİ MUTLU ETSİN YİNE İKTİDAR!

Türkiye’de seçim kazanmanın matematiği bazen karmaşık değildir...

Ne büyük projeler, ne uzun uzun vaatler, ne de saatler süren mitingler…

Bazen tek bir başlık bütün denklemi değiştirir: Bugün ülkede milyonlarca emekli var. Sadece sayılarıyla değil, etkileriyle de siyasetin en belirleyici kitlesi konumundalar...

Bir evde çoğu zaman karar onların sözüyle şekilleniyor... 

Sandığa gitme alışkanlıkları yüksek, siyasi refleksleri güçlü...

Yaşadıkları ekonomik gerçeklik, oy tercihlerini doğrudan belirliyor...

İşte bu yüzden mesele aslında çok net...

Eğer Recep Tayyip Erdoğan önümüzdeki seçimlerde yeniden aday olursa, uzun uzun anlatılacak bir hikâyeye ihtiyaç duymayabilir...

Emeklinin yüzünü güldürecek somut bir adım, siyasetin bütün dilini değiştirebilir...

Çünkü bugün emeklinin gündemi belli. Market fiyatları, kira baskısı, sağlık giderleri… 

Hayatın yükü ağırlaştıkça beklenti de büyüyor... 

Emekli artık vaat değil, doğrudan sonuç görmek istiyor...

Emekli memnuniyeti, sadece bir sosyal politika başlığı değil, doğrudan seçim sonucu etkileyen bir güç... 

Eğer bu kesim rahat nefes alırsa, bunun sandığa yansıması güçlü olur... 

Hem de tahmin edilenden çok daha güçlü...

Öte yandan muhalefet cephesine bakıldığında tablo farklı bir tartışmayı beraberinde getiriyor...

Özellikle Özgür Özel yönetimindeki Cumhuriyet Halk Partisi içinde yaşanan fikir ayrılıkları ve iç tartışmalar, kamuoyunda sık sık gündeme geliyor... 

Bu durum, iktidarı eleştirmekten çok kendi iç dinamikleriyle meşgul bir görüntü oluşturuyor...

Siyasette en büyük güç, rakibin zayıflığıdır. Eğer muhalefet kendi içinde net bir çizgi ortaya koyamazsa, iktidarın işinin kolaylaştığı bir gerçek...

Bu noktada farklı bir siyasi ton yakalayan isimlerden biri olarak Yavuz Ağıralioğlu öne çıkıyor. 

Daha dengeli, daha ölçülü ve eleştiriyi dozunda yapan bir dil…

Bu tarz, toplumda karşılık bulan bir muhalefet anlayışının da mümkün olduğunu gösteriyor...

Ancak günün sonunda tüm bu tartışmaların ötesinde tek bir gerçek var: Seçimi kazanmak isteyen, halkın en büyük derdine çözüm üretmek zorunda...

Bugün o en büyük başlıklardan biri de tartışmasız emekliler...

Siyaset bazen çok karmaşık görünür…

Ama sandık günü geldiğinde, tercih çoğu zaman cebin söylediğini dinler...

Erdoğan'ın yapması gereken de emeklilerin daralan yüreklerine su serpmek...

Su akar yatağını bulur demiş atalarımız...

Açın o zaman muslukları...

 
Yazıya ifade bırak !
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.