AĞIRALİOĞLU SİYASETTE KİMİN HESABINI BOZACAK?
AĞIRALİOĞLU SİYASETTE KİMİN HESABINI BOZACAK?
Çağatay Durmuş Yazdı..
Siyasette bazen rakamların söylemediğini meydanlar söyler.
Bazen de bir siyasi hareketin nereye gideceğini anlamak için anketlerden önce toplumdaki meraka bakmak gerekir.
Yavuz Ağıralioğlu ve Anahtar Parti'ye baktığımda bugün gördüğüm şey tam olarak bu:
Bir merak var. Bir hareketlilik var. Ve giderek artan bir dikkat var.
Bunu görmezden gelmenin anlamı yok.
Ağıralioğlu siyasete dün girmiş bir isim değil.
Kendine özgü bir üslubu var.
Kürsü hakimiyeti var.
Ne söyleyeceğini ve söylediğini nasıl dinleteceğini biliyor.
Üstelik bugün Anahtar Parti'nin ortaya koyduğu görüntü de başlangıç aşamasındaki sıradan bir siyasi parti görüntüsünün ötesine geçmeye başladı.
Teşkilatlanıyorlar.
Sahaya çıkıyorlar.
İnsanlarla temas kuruyorlar.
Ve en önemlisi, kendilerinden söz ettirmeyi başarıyorlar.
Siyasette bunların hiçbiri küçümsenecek işler değil.
Çünkü parti kurmak kolaydır.
Partiyi toplumun gündemine sokmak zordur.
Ağıralioğlu'nun önündeki en büyük avantaj ise belirli bir siyasi mahallenin sınırları içerisinde kalmak zorunda olmaması.
Bugün iktidara mesafeli duran seçmen de onu dinleyebilir.
Muhalefetten aradığını bulamayan seçmen de dönüp bakabilir.
Uzun zamandır kendisine yeni bir siyasi adres arayan vatandaş da Anahtar Parti'yi merak edebilir.
İşte bana göre asıl dikkat edilmesi gereken nokta burası.
Anahtar Parti sadece bir taraftan oy almaya talip bir görüntü ortaya koymuyor.
İktidar ile muhalefet arasındaki geniş seçmen alanına seslenmeye çalışıyor.
Bunu başarabilir mi?
Sandık kurulmadan bunun kesin cevabını kimse veremez.
Ancak bugünkü görüntüye bakıp “Buradan hiçbir şey çıkmaz” demek de bana göre acelecilik olur.
Çünkü siyasette büyük değişimler her zaman büyük gürültülerle başlamaz.
Bazen önce küçük bir hareket görülür.
Sonra insanlar konuşmaya başlar.
Ardından meydanlar kalabalıklaşır.
Ve bir gün bakarsınız, dün hesaba katılmayan bir siyasi hareket bugün herkesin hesabına dahil olmuş.
Anahtar Parti açısından bugün önemli olan da budur.
Artık konuşuluyor.
Ağıralioğlu da bunun farkında.
Ancak bundan sonraki süreçte yalnızca liderin öne çıkması yetmez.
Anahtar Parti'nin kendi siyasi kimliğini oluşturması gerekiyor.
Vatandaşın karşısına çıktığında “Biz neden varız?” sorusuna güçlü ve anlaşılır bir cevap vermesi gerekiyor.
Çünkü kalıcı siyasi hareketler yalnızca bir lidere duyulan ilgiyle değil, toplumda oluşturdukları güvenle büyür.
Şimdilik görünen şu:
Yavuz Ağıralioğlu siyasette dikkat çekiyor.
Anahtar Parti sahada iyi bir görüntü veriyor.
Ve siyasetin alışılmış iktidar-muhalefet denklemine üçüncü bir ses olma iddiasını giderek daha fazla hissettiriyor.
Bundan sonrasını zaman gösterecek.
Ama ben başka bir şeyi merak ediyorum.
Ağıralioğlu gerçekten yükselmeye devam ederse mesele yalnızca Anahtar Parti'nin kaç oy alacağı olmayacak.
Asıl mesele, o oyların siyasi dengede kimi daha fazla rahatsız edeceği olacak.
İktidarı mı?
Muhalefeti mi?
Yoksa her ikisini birden mi?
İşte siyasetin yeni sorusu bence tam olarak bu:
Ağıralioğlu siyasette kimin hesabını bozacak?