AK PARTİ’NİN SAMSUN LİSTESİ NASIL OLMALI?
AK PARTİ’NİN SAMSUN LİSTESİ NASIL OLMALI?
Ünal Yavuz'un Kaleminden...
Siyaset, bazen bir şehrin aynasıdır...
Samsun’da bugün konuşulan tabloya bakınca o aynada sadece aday isimleri değil, yılların birikmiş memnuniyetsizliği, beklentisi ve sorgusu da net biçimde görünüyor...
2028 seçimlerinin erkene çekileceği yönündeki güçlü beklenti, Ankara kulislerinden çok daha önce sokakta konuşulmaya başladı bile...
Özellikle Recep Tayyip Erdoğan’ın yeniden adaylığı için zamanlama tartışmaları sürerken, gözler doğal olarak taşraya, yani gerçek nabzın attığı şehirlere çevrildi...
Bu şehirlerin başında da Samsun geliyor...
Çünkü Samsun artık “çantada keklik” değil...
Bir dönem sadece lider karizmasıyla kazanılan seçimler, bugün çok daha karmaşık bir denkleme dönüşmüş durumda...
Seçmen artık sadece partiyi değil, doğrudan adayı tartıyor...
Kapısını çalmayanı, derdine dokunmayanı, sadece seçimden seçime hatırlayanı affetmiyor...
Geçmiş seçimde kıl payı 5 milletvekili çıkaran AK Parti için Samsun listesi bu yüzden kritik değil, hayati...
Mevcut tabloya baktığımızda 3 dönem kuralına takılan isimler arasında Çiğdem Karaaslan, Yusuf Ziya Yılmaz ve Orhan Kırcalı bulunuyor....
Bu durum, listeyi baştan aşağı yeniden şekillendirecek bir fırsat mı yoksa risk mi, işte asıl soru bu...
Çünkü siyaset boşluk kaldırmaz...
O boşluğu dolduracak isimler doğru seçilmezse, sandık günü bunun faturası ağır olur...
İşte tam bu noktada adı öne çıkan isimlerden biri de Mehmet Muş...
Samsun’dan aday olması halinde listenin zirvesine yerleşmesine kesin gözüyle bakılıyor...
Kulislerde konuşulanlara bakılırsa, kısa sürede ortaya koyduğu performans ciddi bir karşılık bulmuş durumda...
"Trabzonlu" dedik adamın içinden Samsun çıktı iyi mi?
Ama burada durup düşünmek gerekiyor...
Eğer gerçekten iki yılda yapılabilecek işler varsa, o zaman seçmen şu soruyu sormakta haklı değil mi:
“Peki yıllardır görevde olanlar ne yaptı?”
Bu soru basit değil...
Bu soru, siyasetin en can yakıcı yerinden geliyor...
Çünkü seçmen artık sabır göstermiyor...
Eskisi gibi aidiyet üzerinden değil, sonuç üzerinden karar veriyor...
Kim ne üretmiş, kim ne katmış, kim sahada gerçekten var olmuş hepsi tek tek tartılıyor...
Samsun’da son yerel seçim sonuçları da bunun açık bir göstergesi...
Sandık, mesajını net verdi:
“Halktan koparsan, halk da senden kopar.”
Salon toplantılarıyla siyaset yapma dönemi kapanıyor...
Alkışın organize edildiği değil, güvenin kazanıldığı bir siyaset anlayışı isteniyor...
Fotoğraf veren değil, sahada terleyen isimler öne çıkıyor...
Bugün Samsun’da konuşulan şey şu:
Listede kim var?
Ama asıl konuşulması gereken:
O isimlerin halkta karşılığı var mı?
Çünkü seçmenin zihninde artık cümle çok net:
“Bize dokunmayan siyasetçi, bizim temsilcimiz değildir.”
Bu seçim, sadece partilerin değil, anlayışların ve halkta karşılığı olan şahsiyetlerin seçimi olacak...
Samsun’da liste gerçekten iştah kabartıyor mu?
Bana göre evet...
Bekleyelim ve görelim...