BİTMEDİ ŞU KOLTUK SEVDANIZ...

Gündem 08.10.2026 - 11:44, Güncelleme: 08.10.2026 - 11:52
 

BİTMEDİ ŞU KOLTUK SEVDANIZ...

Ünal Yavuz Yazdı
Kimsenin ekmeğinde, aşında, makamında gözüm yok... Ama bir memleket evladı olarak aynı yüzleri görmekten, aynı isimleri dinlemekten, aynı koltuklarda aynı insanları izlemekten artık yorulduk! Yahu arkadaş... Bir insan bir koltuğu bu kadar mı sever? Koltukla aranızdaki muhabbeti anladık da, biraz da şu şehirle muhabbet kursanız fena mı olur? Samsun'da yıllardır gazetecilik yapan, bu şehrin iyi gününü de kötü gününü de gören bir insan olarak soruyorum: Bizim yeni yüzler görmeye, yeni fikirler duymaya, yeni bir heyecan yaşamaya hakkımız yok mu? Yoksa Samsun'da bazı makamlar ömür boyu sizin tapulu malınız mı? Bir kez oturan, kalkmayı unutuyor! Üstelik mesele yalnızca koltukta kaç yıl oturulduğu da değil... Mesele, o yılların şehre ne kazandırdığı... Samsun Ticaret ve Sanayi Odası seçimlerini yakından takip ediyorum... Mevcut Başkan Salih Zeki Murzioğlu yeniden aday... Ve görünen tabloya bakılırsa bir kez daha seçilmesi güçlü bir ihtimal... Elbette sandığın iradesine saygımız var... Ancak sandığa saygı duymak, herkesin aynı ismi desteklemek zorunda olduğu anlamına gelmiyor... Ben de seçim yapılmadan önce düşüncemi açıkça söylemek istiyorum... Murzioğlu'nu yeniden başkan olarak görmek istemiyorum! Neden mi? Çünkü benim gözümde Samsun'un bugün ihtiyaç duyduğu başkanlık anlayışını temsil etmiyor... Bu şehre duyduğu aidiyeti, ortaya koyduğu heyecanı ve kentle kurduğu bağı yeterli bulmuyorum... İnsan ilişkilerinde daha sıcak, daha ulaşılabilir, daha kucaklayıcı bir yönetim anlayışı görmek istiyorum... Odaya yeni bir enerji, yeni bir vizyon, yeni bir heyecan gerektiğine inanıyorum... Murzioğlu'nun mevcut yönetim anlayışının bu beklentilerimi karşılamadığını düşünüyorum... Şimdi birileri çıkıp diyecek ki: "Yahu adam seçiliyor, sen ne istiyorsun?" Ben de diyorum ki: Seçilmek başka, bir şehrin gönlünde yer edinmek başka! Seçim kazanmak elbette başarıdır... Ama yıllarca aynı makamda oturmak, o makamın artık yalnızca sizin tarafınızdan yönetilebileceği anlamına gelmez... Biraz değişim... Biraz yenilik... Biraz da başkalarına fırsat... Bu kadar mı zor? Samsun gibi ticaretin, sanayinin, tarımın ve girişimciliğin güçlü olduğu bir şehirde, oda başkanlığı yalnızca toplantılara katılmakla, protokol ziyaretleriyle, makamda misafir ağırlamakla ölçülemez... Başkan dediğin şehrin nabzını tutacak... Esnafın derdini bilecek... Sanayicinin sıkıntısını hissedecek... Genç girişimcinin önünü açacak... Gerektiğinde masaya yumruğunu değil, ortaya koyduğu projeyi vuracak! Benim aradığım başkanlık anlayışı budur... Murzioğlu'na şahsi bir husumetim yok. Aslına bakarsanız beni sever de... Ancak gazetecilik, yalnızca seçilenleri alkışlamak değildir... Bazen herkesin alkışladığı yerde çıkıp, "Ben aynı fikirde değilim" diyebilmektir... İçimden çok şey yazmak geçiyor... Ama mesele kişileri yıpratmak değil, Samsun adına bir düşünceyi ortaya koymak... Seçilirse de tebrik eder, sandıktan çıkan sonuca saygı duyarız... Fakat saygı duymakla doğru bulmak aynı şey değildir... Ben bugünden fikrimi söylüyorum... Yarın birileri çıkıp "Neden zamanında konuşmadınız?" demesin... Konuşuyoruz işte! Hem de seçimden önce... Son sözüm de şu olsun: Sayın Murzioğlu, bu şehirde elbette sizden başka da başkanlık yapabilecek insanlar var... Makamlar insanlara hizmet etmek içindir... Değişim bazen koltuktan kalkmakla başlar... Ha bu arada... Seçilirseniz ilk pozunuzu Samsunspor formasıyla verin lütfen... Burasi Florya değil... Bilmem anlatabildim mi?
Ünal Yavuz Yazdı

Kimsenin ekmeğinde, aşında, makamında gözüm yok...

Ama bir memleket evladı olarak aynı yüzleri görmekten, aynı isimleri dinlemekten, aynı koltuklarda aynı insanları izlemekten artık yorulduk!

Yahu arkadaş...

Bir insan bir koltuğu bu kadar mı sever?

Koltukla aranızdaki muhabbeti anladık da, biraz da şu şehirle muhabbet kursanız fena mı olur?

Samsun'da yıllardır gazetecilik yapan, bu şehrin iyi gününü de kötü gününü de gören bir insan olarak soruyorum:
Bizim yeni yüzler görmeye, yeni fikirler duymaya, yeni bir heyecan yaşamaya hakkımız yok mu?

Yoksa Samsun'da bazı makamlar ömür boyu sizin tapulu malınız mı?

Bir kez oturan, kalkmayı unutuyor!

Üstelik mesele yalnızca koltukta kaç yıl oturulduğu da değil...

Mesele, o yılların şehre ne kazandırdığı...

Samsun Ticaret ve Sanayi Odası seçimlerini yakından takip ediyorum...

Mevcut Başkan Salih Zeki Murzioğlu yeniden aday...

Ve görünen tabloya bakılırsa bir kez daha seçilmesi güçlü bir ihtimal...

Elbette sandığın iradesine saygımız var...

Ancak sandığa saygı duymak, herkesin aynı ismi desteklemek zorunda olduğu anlamına gelmiyor...

Ben de seçim yapılmadan önce düşüncemi açıkça söylemek istiyorum...

Murzioğlu'nu yeniden başkan olarak görmek istemiyorum!

Neden mi?

Çünkü benim gözümde Samsun'un bugün ihtiyaç duyduğu başkanlık anlayışını temsil etmiyor...

Bu şehre duyduğu aidiyeti, ortaya koyduğu heyecanı ve kentle kurduğu bağı yeterli bulmuyorum...

İnsan ilişkilerinde daha sıcak, daha ulaşılabilir, daha kucaklayıcı bir yönetim anlayışı görmek istiyorum...

Odaya yeni bir enerji, yeni bir vizyon, yeni bir heyecan gerektiğine inanıyorum...

Murzioğlu'nun mevcut yönetim anlayışının bu beklentilerimi karşılamadığını düşünüyorum...

Şimdi birileri çıkıp diyecek ki:
"Yahu adam seçiliyor, sen ne istiyorsun?"

Ben de diyorum ki:
Seçilmek başka, bir şehrin gönlünde yer edinmek başka!

Seçim kazanmak elbette başarıdır...

Ama yıllarca aynı makamda oturmak, o makamın artık yalnızca sizin tarafınızdan yönetilebileceği anlamına gelmez...

Biraz değişim...

Biraz yenilik...

Biraz da başkalarına fırsat...

Bu kadar mı zor?

Samsun gibi ticaretin, sanayinin, tarımın ve girişimciliğin güçlü olduğu bir şehirde, oda başkanlığı yalnızca toplantılara katılmakla, protokol ziyaretleriyle, makamda misafir ağırlamakla ölçülemez...

Başkan dediğin şehrin nabzını tutacak...

Esnafın derdini bilecek...

Sanayicinin sıkıntısını hissedecek...

Genç girişimcinin önünü açacak...

Gerektiğinde masaya yumruğunu değil, ortaya koyduğu projeyi vuracak!

Benim aradığım başkanlık anlayışı budur...

Murzioğlu'na şahsi bir husumetim yok.

Aslına bakarsanız beni sever de...

Ancak gazetecilik, yalnızca seçilenleri alkışlamak değildir...

Bazen herkesin alkışladığı yerde çıkıp, "Ben aynı fikirde değilim" diyebilmektir...

İçimden çok şey yazmak geçiyor...

Ama mesele kişileri yıpratmak değil, Samsun adına bir düşünceyi ortaya koymak...

Seçilirse de tebrik eder, sandıktan çıkan sonuca saygı duyarız...

Fakat saygı duymakla doğru bulmak aynı şey değildir...

Ben bugünden fikrimi söylüyorum...

Yarın birileri çıkıp "Neden zamanında konuşmadınız?" demesin...

Konuşuyoruz işte!

Hem de seçimden önce...

Son sözüm de şu olsun:

Sayın Murzioğlu, bu şehirde elbette sizden başka da başkanlık yapabilecek insanlar var...

Makamlar insanlara hizmet etmek içindir...

Değişim bazen koltuktan kalkmakla başlar...

Ha bu arada...

Seçilirseniz ilk pozunuzu Samsunspor formasıyla verin lütfen...

Burasi Florya değil...

Bilmem anlatabildim mi?

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.