ÇAY AYNI ÇAY, SOHBET NEREDE?

Gündem 15.09.2026 - 14:16, Güncelleme: 15.09.2026 - 14:26
 

ÇAY AYNI ÇAY, SOHBET NEREDE?

Sabır Yolcusu'nun Kaleminden
Eskiden bir bardak çayın yanında saatlerce oturulurdu. Çayın açık olması, koyu olması pek önemli değildi. Çünkü mesele çay değildi. Mesele, karşındaki insana ayırdığın vakitti. Bugün çay yine aynı çay. Bardaklar daha güzel, sofralar daha şık. Ama sohbetler kısaldı. Sabır azaldı. İnsanlar birbirini dinlemekten çok cevap vermeye başladı. Oysa bizim kültürümüzde gönül almak vardı. Birinin derdini dinlemek, ihtiyacı olana el uzatmak, kırılan bir kalbi onarmaya çalışmak vardı. Bir de kul hakkı vardı. Belki bugün bu sözü çok söylüyoruz ama anlamını bazen unutuyoruz. Bir insanın emeğini küçümsemek de kul hakkıdır. Verdiğin sözü tutmamak da. Birinin arkasından konuşmak, bilmediğin bir şeyi onun hakkında yaymak, güçsüz gördüğünü ezmek de vicdanın kabul etmeyeceği şeylerdir. İyi insan olmak aslında büyük laflar istemiyor. Sözünde durmak. Emanete sahip çıkmak. Hata yaptığında özür dilemek. Hakkın geçtiğinde helallik istemek. Kimsenin görmediği yerde de doğru kalabilmek. İnancın güzelliği de biraz burada ortaya çıkıyor. Sadece dilde değil, davranışta... Merhamette, sabırda, vicdanda. Çünkü bazen bir gönül almak, uzun uzun nasihat etmekten daha değerlidir. Bazen bir insanı gerçekten dinlemek, ona verebileceğin en güzel hediyedir. Belki yeniden uzun uzun çay içmeye ihtiyacımız var. Ama daha çok, birbirimize vakit ayırmaya... Daha az kırmaya. Daha çok anlamaya. Daha çok merhamet etmeye. Çünkü çay hala aynı çay. Eksilen biraz sohbet, biraz sabır, biraz da gönül.
Sabır Yolcusu'nun Kaleminden

Eskiden bir bardak çayın yanında saatlerce oturulurdu.

Çayın açık olması, koyu olması pek önemli değildi. Çünkü mesele çay değildi.

Mesele, karşındaki insana ayırdığın vakitti.

Bugün çay yine aynı çay.

Bardaklar daha güzel, sofralar daha şık. Ama sohbetler kısaldı. Sabır azaldı. İnsanlar birbirini dinlemekten çok cevap vermeye başladı.

Oysa bizim kültürümüzde gönül almak vardı.

Birinin derdini dinlemek, ihtiyacı olana el uzatmak, kırılan bir kalbi onarmaya çalışmak vardı.

Bir de kul hakkı vardı.

Belki bugün bu sözü çok söylüyoruz ama anlamını bazen unutuyoruz.

Bir insanın emeğini küçümsemek de kul hakkıdır.

Verdiğin sözü tutmamak da.

Birinin arkasından konuşmak, bilmediğin bir şeyi onun hakkında yaymak, güçsüz gördüğünü ezmek de vicdanın kabul etmeyeceği şeylerdir.

İyi insan olmak aslında büyük laflar istemiyor.

Sözünde durmak.

Emanete sahip çıkmak.

Hata yaptığında özür dilemek.

Hakkın geçtiğinde helallik istemek.

Kimsenin görmediği yerde de doğru kalabilmek.

İnancın güzelliği de biraz burada ortaya çıkıyor.

Sadece dilde değil, davranışta...

Merhamette, sabırda, vicdanda.

Çünkü bazen bir gönül almak, uzun uzun nasihat etmekten daha değerlidir.

Bazen bir insanı gerçekten dinlemek, ona verebileceğin en güzel hediyedir.

Belki yeniden uzun uzun çay içmeye ihtiyacımız var.

Ama daha çok, birbirimize vakit ayırmaya...

Daha az kırmaya.

Daha çok anlamaya.

Daha çok merhamet etmeye.

Çünkü çay hala aynı çay.

Eksilen biraz sohbet, biraz sabır, biraz da gönül.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.