Hikâye İşler…
Hikâye İşler…
Ünal Yavuz'un Kaleminden...
Son 20 gündür muhalefet partisine mensup bazı il başkanları ve belediye meclis üyeleri, Türkiye’de ilk kez Samsun’da hayata geçirilen ASTORYA ismine takılıp kalmış durumda…
Neymiş efendim, bu isim Yunanca kökenliymiş…
Oysa buranın eski adı da yine Yunanca kökenli olan Panorama idi.
Ne hikmetse o zaman kimsenin sesi çıkmamış…
Ortada bir gerçek var: Yapılan hizmete “10 numara” diyorlar. Ama iş, Başkan Halit Doğan’a gelince, “Nereden vuralım?” arayışına giriliyor.
İl başkanları, belediye meclis üyeleri; memleketin aşıyla, işle, ekonomiyle uğraşması gerekirken, “dostlar alışverişte görsün” misali tali meselelerle vakit harcamaya devam ediyor.
Allah akıl fikir versin…
Belediyelerde aylarca maaş alamayan işçiler isyan noktasına gelmiş,
2B arazilerindeki sorunlar büyümüş,
kentsel dönüşüm yıllardır yavaş ilerlemiş,
Samsun’da kapanan bir AVM nedeniyle yüzlerce insan işsiz kalmış,
gençler her geçen gün başka şehirlere göç ediyor…
Ama takıldıkları yere bak: isim tartışması!
Samsun CHP Tarihinin En Silik İl Başkanı
40 yıldır siyaseti takip eden bir gazeteci olarak, Samsun’da CHP’nin bu kadar silik bir il başkanına sahip olduğu bir dönemi hatırlamıyorum...
Bunu da gördük, çok şükür…
“Ufak olsun, bizim olsun” anlayışı öyle görünüyor ki kendisine de sirayet etmiş...
Sivil toplum kuruluşu başkanlığı döneminde elde ettiği itibarı ve başarıyı adeta kendi elleriyle tüketmiş durumda...
Peki bu tablo nasıl oluştu?
Karadeniz’in parlayan yıldızı olması gereken CHP’li Atakum Belediyesi’nin, vizyon eksikliği yaşayan bir yönetim anlayışına teslim edilmesi...
Yıllarca iki milletvekiliyle temsil edilen partinin bugün tek vekile düşmesi ve onun da beklentileri karşılayamaması...
Partinin temel ilke ve duruşundan uzaklaşıp marjinal bir çizgiye kayması...
İlk seçimde milletvekili olma hesabıyla memleket meselelerinin ikinci plana itilmesi…
Daha birçok neden sıralanabilir.
Böylesi bir yapının içinde il başkanlığı yapmak elbette zor...
Ancak CHP’de tarih şunu gösterir: Masaya yumruğunu vuran kazanır...
Bugün gelinen noktada ise insan şunu sormadan edemiyor:
Bu haliyle bırakın masaya vurmayı, masaya oturturlar mı?
Görmek için bakmak gerekir…
Ama sadece bön bön bakanların sonu bellidir:
Siyaset çöplüğü...