MİTTİNG MEYDANLARI YETMEZ KÖYLÜNÜN KAPISINI ÇALMAK GEREK
MİTTİNG MEYDANLARI YETMEZ KÖYLÜNÜN KAPISINI ÇALMAK GEREK
Ünsal Tonyaloğlu yazdı
Siyasette kalabalık önemlidir.
Meydanları dolduran insanlar verilen mesajın daha geniş kitlelere ulaşmasını sağlar. Büyük mitingler siyasi hareketler ve teşkilatlar açısından moral ve motivasyon kaynağı da olabilir.
Ancak gazetecilik açısından bakıldığında başka bir gerçek daha vardır:
Meydan başka, sandık başı başkadır.
Samsun gibi şehir merkezi kadar ilçeleri, mahalleleri ve kırsal bölgeleri de önem taşıyan bir yerde siyaseti yalnızca miting meydanları üzerinden değerlendirmek eksik kalabilir.
Sahayı takip eden bir gazeteci olarak benim gözlemim şu:
Yeni partinin Samsun’daki çalışmalarında vatandaşla birebir temasın daha da artırılması, özellikle kırsal bölgelerde daha görünür bir siyasi çalışma yürütülmesi önemli olabilir.
Bu bir eleştiriden çok, sahaya ilişkin bir gözlemdir.
Çünkü kırsalda yaşayan vatandaşın gündemi çoğu zaman oldukça nettir.
Üretici gübreyi, mazotu, yem fiyatlarını ve ürününün değerini konuşuyor.
Çiftçi tarlasındaki sorunları anlatıyor.
Emekli geçim şartlarını konuşuyor.
Esnaf işlerinin durumunu değerlendiriyor.
Vatandaş ise yalnızca seçim dönemlerinde değil, günlük hayatın içinde de kendisini dinleyen siyasetçileri görmek istiyor.
Tam da burada birebir temas önem kazanıyor.
Köy, mahalle, esnaf ve hane ziyaretleri siyasetin yalnızca büyük meydanlardan ibaret olmadığını ortaya koyuyor.
Mitinglerde oluşan siyasi hareketliliğin ilçelere, mahallelere ve köylere de taşınması, vatandaşla kurulan bağ açısından ayrıca önem taşıyor.
Şehir merkezinde binlerce kişinin katıldığı bir miting elbette dikkat çekicidir.
Ancak miting sonrasında vatandaşla kurulan temasın devam etmesi de en az meydandaki görüntü kadar önemlidir.
Köyde, mahallede, pazarda, kahvehanede ve esnafın yanında siyasetçi görünüyorsa, meydandaki hareketlilik sahada da karşılık buluyor demektir.
Benim dikkat çekmek istediğim nokta tam olarak budur.
Siyaset yalnızca kürsüde konuşmak değildir.
Bazen bir köy kahvesinde çay içmek, bazen tarlada üreticiyi dinlemek, bazen pazarda vatandaşın elini sıkmak, bazen de bir kapıyı çalıp:
“Sizin derdiniz nedir?”
diye sorabilmektir.
Yeni partinin Samsun’daki siyasi çalışmalarında mitinglerin yanında saha temasına da ağırlık vermesinin, vatandaşla kurulan iletişimin güçlenmesine katkı sağlayabileceği kanaatindeyim.
Çünkü seçmenin değerlendirmesini yalnızca meydanlardaki kalabalık üzerinden okumak doğru olmaz.
Vatandaş kendisini kimin dinlediğine, sorunlarının ne ölçüde gündeme taşındığına ve siyasetçiyi günlük hayatın içinde ne kadar gördüğüne de bakar.
Meydanlar dolar.
Alkışlar yükselir.
Kürsülerden güçlü mesajlar verilir.
Ancak seçim günü geldiğinde her vatandaş kendi değerlendirmesi doğrultusunda sandığa gider.
Bu nedenle herhangi bir siyasi hareket açısından meydandaki kalabalığın aynı ölçüde sandığa yansıyacağını peşinen kabul etmek mümkün değildir.
Samsun’da mesele yalnızca daha fazla miting değil.
Biraz daha fazla köy…
Biraz daha fazla mahalle…
Biraz daha fazla vatandaş…
Ve belki de en önemlisi:
Vatandaşın kapısını çalıp onu gerçekten dinleyebilmek.