NERDE O ESKI BAYRAMLAR

Samsun-Haber 25.05.2026 - 17:47, Güncelleme: 25.05.2026 - 17:52
 

NERDE O ESKI BAYRAMLAR

Ünsal Tonyaloğlu Yazdı..
Bir zamanlar bayramlar sadece takvimde yazan özel günler değildi. Bayram demek; huzur demekti, aile demekti, mahalle demekti, samimiyet demekti. Bayram gelmeden günler önce evlerde bir telaş başlardı. Anneler bayram temizliği yapar, mutfaktan tatlı kokuları yükselirdi. Camlar silinir, perdeler yıkanır, en güzel kıyafetler özel olarak bayram sabahı için hazırlanırdı. Çocuklar için ise bayram bambaşka bir heyecandı. Yeni alınmış bir ayakkabı ya da bayramlık bir gömlek bile dünyanın en büyük mutluluğu olurdu. Bayram gecesi heyecandan uyuyamayan çocuklar, sabahın ilk ışığıyla ayağa kalkar, üstlerini giyip aynanın karşısında kendilerini izlerdi. Sonra büyüklerin elleri öpülür, dualar alınırdı. Verilen harçlık sadece para değildi; sevginin, değer vermenin bir göstergesiydi. Mahallelerde kapılar hiç kapanmazdı. Kimse randevu beklemez, herkes birbirine gönül rahatlığıyla giderdi. Sofralar kalabalık olurdu. Çaylar demlenir, kahkahalar yükselirdi. Kimi zaman eski hikâyeler anlatılır, kimi zaman gözler dolardı ama herkes aynı sofrada olmaktan mutluluk duyardı. Şimdi ise bayramlar biraz sessiz… Eskisi kadar kapılar çalmıyor. Mahalle aralarında şeker toplamak için koşan çocuk sesleri azaldı. Bayram ziyaretlerinin yerini kısa telefon mesajları aldı. Bir zamanlar saatlerce sohbet edilen insanlar, şimdi sadece sosyal medya paylaşımlarında hatırlanıyor. Belki teknoloji ilerledi, imkânlar çoğaldı ama insanların birbirine ayırdığı zaman azaldı. O eski bayramlarda yürekler daha yakındı. İnsanlar birbirine daha samimi sarılır, daha içten gülümserdi. Şimdi herkes bir yere yetişmenin telaşında ama aslında kaybettiğimiz şey tam da o eski huzur oldu. Yine de insan unutamıyor… Dedenin elini öperken hissedilen saygıyı, anneannenin mutfağından gelen baklava kokusunu, bayram sabahı giyilen yeni kıyafetin verdiği mutluluğu unutamıyor. Çünkü eski bayramlar sadece geçmişte kalan anılar değil, bugünün insanına eksikliğini hissettiren en güzel hatıralardı. Belki eski bayramlar geri gelmeyecek… Ama o günlerin sevgisini, saygısını ve samimiyetini yeniden yaşatmak hâlâ bizim elimizde. Çünkü bayramı güzel yapan şey ne pahalı sofralar ne de gösterişli hediyelerdi. Bayramı bayram yapan şey; insanın insana verdiği değerdi. Ve galiba en çok da bunu özledik…
Ünsal Tonyaloğlu Yazdı..

Bir zamanlar bayramlar sadece takvimde yazan özel günler değildi. Bayram demek; huzur demekti, aile demekti, mahalle demekti, samimiyet demekti. Bayram gelmeden günler önce evlerde bir telaş başlardı. Anneler bayram temizliği yapar, mutfaktan tatlı kokuları yükselirdi. Camlar silinir, perdeler yıkanır, en güzel kıyafetler özel olarak bayram sabahı için hazırlanırdı.

Çocuklar için ise bayram bambaşka bir heyecandı. Yeni alınmış bir ayakkabı ya da bayramlık bir gömlek bile dünyanın en büyük mutluluğu olurdu. Bayram gecesi heyecandan uyuyamayan çocuklar, sabahın ilk ışığıyla ayağa kalkar, üstlerini giyip aynanın karşısında kendilerini izlerdi. Sonra büyüklerin elleri öpülür, dualar alınırdı. Verilen harçlık sadece para değildi; sevginin, değer vermenin bir göstergesiydi.

Mahallelerde kapılar hiç kapanmazdı. Kimse randevu beklemez, herkes birbirine gönül rahatlığıyla giderdi. Sofralar kalabalık olurdu. Çaylar demlenir, kahkahalar yükselirdi. Kimi zaman eski hikâyeler anlatılır, kimi zaman gözler dolardı ama herkes aynı sofrada olmaktan mutluluk duyardı.

Şimdi ise bayramlar biraz sessiz…
Eskisi kadar kapılar çalmıyor. Mahalle aralarında şeker toplamak için koşan çocuk sesleri azaldı. Bayram ziyaretlerinin yerini kısa telefon mesajları aldı. Bir zamanlar saatlerce sohbet edilen insanlar, şimdi sadece sosyal medya paylaşımlarında hatırlanıyor.

Belki teknoloji ilerledi, imkânlar çoğaldı ama insanların birbirine ayırdığı zaman azaldı. O eski bayramlarda yürekler daha yakındı. İnsanlar birbirine daha samimi sarılır, daha içten gülümserdi. Şimdi herkes bir yere yetişmenin telaşında ama aslında kaybettiğimiz şey tam da o eski huzur oldu.

Yine de insan unutamıyor…
Dedenin elini öperken hissedilen saygıyı, anneannenin mutfağından gelen baklava kokusunu, bayram sabahı giyilen yeni kıyafetin verdiği mutluluğu unutamıyor. Çünkü eski bayramlar sadece geçmişte kalan anılar değil, bugünün insanına eksikliğini hissettiren en güzel hatıralardı.

Belki eski bayramlar geri gelmeyecek…
Ama o günlerin sevgisini, saygısını ve samimiyetini yeniden yaşatmak hâlâ bizim elimizde. Çünkü bayramı güzel yapan şey ne pahalı sofralar ne de gösterişli hediyelerdi. Bayramı bayram yapan şey; insanın insana verdiği değerdi.

Ve galiba en çok da bunu özledik…

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.