Sahadaki Bir Yanlış, Sandıkta Büyük Kayıp!

Gündem 12.05.2026 - 15:21, Güncelleme: 12.05.2026 - 15:21
 

Sahadaki Bir Yanlış, Sandıkta Büyük Kayıp!

Ünsal Tonyaloğlu Yazdı
Seçimler yaklaşırken özellikle Cumhuriyet Halk Partisi üzerinden Türkiye genelinde ciddi bir saha çalışmasının başladığı konuşuluyor. 81 ilde üye çalışmaları, ev ziyaretleri, sokak temasları ve vatandaşla birebir iletişim dikkat çekiyor. Bunun yansımalarını Samsun özelinde, özellikle de Atakum ilçesinde görmek mümkün. Ancak burada önemli bir ayrıntı var. Siyaset sadece kapı çalmakla, broşür dağıtmakla ya da üye kaydı yapmakla kazanılmıyor.  Sahaya çıkan insanların kullandığı dil, vatandaşla kurduğu iletişim, ikna kabiliyeti ve temsil yeteneği en az yapılan çalışma kadar önem taşıyor. Bugün vatandaş artık bağıran, suçlayan, ötekileştiren değil; dinleyen, anlayan ve çözüm anlatan siyasetçi görmek istiyor.  Sokakta insanları ikna etmeye çalışan kişilerin eğitim seviyeleri, kültürel birikimleri ve iletişim konusunda herhangi bir eğitim alıp almadıkları da ciddi şekilde değerlendirilmelidir. Burada özellikle sahaya çıkan üyelerin görevleri çok iyi belirlenmelidir. Her üye sadece broşür dağıtan ya da üye kaydı yapan kişi olmamalıdır. Vatandaşın sorusuna cevap verebilen, parti politikalarını doğru anlatabilen, karşısındaki insanın tepkisini doğru okuyabilen bir saha anlayışı oluşturulmalıdır. Özellikle CHP Samsun İl Örgütü tarafından sahada görev alacak kişilere özel eğitimler verilmesi gerektiği düşünüyorum.  İletişim dili, vatandaşla doğru diyalog kurma, öfke kontrolü, ikna yöntemleri ve toplumsal hassasiyetler konusunda eğitim almayan kişilerin sahada yanlış bir görüntü oluşturması kaçınılmaz hale geliyor. Çünkü sahada yapılan bir yanlış üslup, bazen aylarca yapılan çalışmanın önüne geçebiliyor. İnsanlar artık kendilerine tepeden bakan değil, kendileriyle aynı dili konuşan insanları görmek istiyor. Özellikle genç seçmen karşısında ezber sloganların artık çok fazla karşılığı kalmadığı açıkça görülüyor. Siyasette saha çalışması elbette önemlidir ama asıl mesele o sahada nasıl temsil edildiğinizdir. Vatandaşın kapısını çalan kişinin beden dili, hitabı, sabrı ve karşısındakini dinleme becerisi partinin vitrinidir. Bir anlamda vatandaş, partiyi önce genel başkandan değil, kapısını çalan kişiden tanıyor. Özellikle Atakum gibi eğitim seviyesinin yüksek olduğu bölgelerde seçmen, söylenen söz kadar söyleyen kişinin donanımına da bakıyor. Bu nedenle siyasi partilerin sadece sayı artırmaya değil, sahaya çıkardıkları insanları eğitmeye de önem vermesi gerekiyor. Bu yazıyı yazmamın nedeni ise yılların verdiği gazetecilik tecrübesi ve sahada birebir gördüğümüz yanlışlıklardır.  Yıllardır insanların nabzını tutan biri olarak şunu açıkça söyleyebilirim ki; vatandaş artık yapay değil samimi siyaset istiyor. İnsanlar kendisini dinleyen, anlayan ve saygıyla yaklaşan insanları görmek istiyor. Çünkü seçim bazen bir miting meydanında değil, bir apartman kapısında kazanılıyor.
Ünsal Tonyaloğlu Yazdı

Seçimler yaklaşırken özellikle Cumhuriyet Halk Partisi üzerinden Türkiye genelinde ciddi bir saha çalışmasının başladığı konuşuluyor.

81 ilde üye çalışmaları, ev ziyaretleri, sokak temasları ve vatandaşla birebir iletişim dikkat çekiyor. Bunun yansımalarını Samsun özelinde, özellikle de Atakum ilçesinde görmek mümkün.

Ancak burada önemli bir ayrıntı var. Siyaset sadece kapı çalmakla, broşür dağıtmakla ya da üye kaydı yapmakla kazanılmıyor. 

Sahaya çıkan insanların kullandığı dil, vatandaşla kurduğu iletişim, ikna kabiliyeti ve temsil yeteneği en az yapılan çalışma kadar önem taşıyor.

Bugün vatandaş artık bağıran, suçlayan, ötekileştiren değil; dinleyen, anlayan ve çözüm anlatan siyasetçi görmek istiyor. 

Sokakta insanları ikna etmeye çalışan kişilerin eğitim seviyeleri, kültürel birikimleri ve iletişim konusunda herhangi bir eğitim alıp almadıkları da ciddi şekilde değerlendirilmelidir.

Burada özellikle sahaya çıkan üyelerin görevleri çok iyi belirlenmelidir. Her üye sadece broşür dağıtan ya da üye kaydı yapan kişi olmamalıdır.

Vatandaşın sorusuna cevap verebilen, parti politikalarını doğru anlatabilen, karşısındaki insanın tepkisini doğru okuyabilen bir saha anlayışı oluşturulmalıdır.

Özellikle CHP Samsun İl Örgütü tarafından sahada görev alacak kişilere özel eğitimler verilmesi gerektiği düşünüyorum. 

İletişim dili, vatandaşla doğru diyalog kurma, öfke kontrolü, ikna yöntemleri ve toplumsal hassasiyetler konusunda eğitim almayan kişilerin sahada yanlış bir görüntü oluşturması kaçınılmaz hale geliyor.

Çünkü sahada yapılan bir yanlış üslup, bazen aylarca yapılan çalışmanın önüne geçebiliyor. İnsanlar artık kendilerine tepeden bakan değil, kendileriyle aynı dili konuşan insanları görmek istiyor.

Özellikle genç seçmen karşısında ezber sloganların artık çok fazla karşılığı kalmadığı açıkça görülüyor.

Siyasette saha çalışması elbette önemlidir ama asıl mesele o sahada nasıl temsil edildiğinizdir.

Vatandaşın kapısını çalan kişinin beden dili, hitabı, sabrı ve karşısındakini dinleme becerisi partinin vitrinidir. Bir anlamda vatandaş, partiyi önce genel başkandan değil, kapısını çalan kişiden tanıyor.

Özellikle Atakum gibi eğitim seviyesinin yüksek olduğu bölgelerde seçmen, söylenen söz kadar söyleyen kişinin donanımına da bakıyor. Bu nedenle siyasi partilerin sadece sayı artırmaya değil, sahaya çıkardıkları insanları eğitmeye de önem vermesi gerekiyor.

Bu yazıyı yazmamın nedeni ise yılların verdiği gazetecilik tecrübesi ve sahada birebir gördüğümüz yanlışlıklardır. 

Yıllardır insanların nabzını tutan biri olarak şunu açıkça söyleyebilirim ki; vatandaş artık yapay değil samimi siyaset istiyor. İnsanlar kendisini dinleyen, anlayan ve saygıyla yaklaşan insanları görmek istiyor.

Çünkü seçim bazen bir miting meydanında değil, bir apartman kapısında kazanılıyor.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.