SAMSUN’DA YENİ PARTİ, ESKİ KADROLAR: DEĞİŞEN NE OLACAK?
SAMSUN’DA YENİ PARTİ, ESKİ KADROLAR: DEĞİŞEN NE OLACAK?
SAMSUN’DA YENİ PARTİ, ESKİ KADROLAR: DEĞİŞEN NE OLACAK?
Samsun’da yeni bir siyasi oluşumun il başkanlığı süreci gündemde. Yeni bir başlangıç, yeni bir heyecan ve yeni bir siyasi anlayış beklentisi var. Ancak bu beklentilerin karşılanabilmesi için önce önemli bir soruya cevap verilmesi gerekiyor: Gerçekten yeni bir siyaset mi inşa edilecek, yoksa geçmişin kadroları ve alışkanlıkları yeni bir çatı altında mı devam edecek?
Siyasette yeni bir parti kurmak ya da farklı bir siyasi oluşum içinde yer almak elbette bir tercihtir. Ancak kamuoyunun beklentisi, yalnızca isimlerin ve tabelaların değişmesi değildir. İnsanlar artık farklı bir yönetim anlayışı, yeni yüzler ve geçmişte yapılan hatalardan ders çıkaran bir siyaset görmek istiyor.
Samsun’da yeni oluşumun il başkanlığı süreci değerlendirilirken de meselenin yalnızca kimin aday olacağı üzerinden ele alınması yeterli değildir. Asıl konuşulması gereken, adayların geçmiş siyasi deneyimleri, görev yaptıkları dönemlerde ortaya koydukları çalışmalar ve örgüte sağladıkları katkılardır.
Çünkü siyaset, yalnızca görev üstlenmekten ibaret değildir. Önemli olan, üstlenilen görevin hakkını verebilmek ve temsil edilen yapıya değer katabilmektir.
Geçmişte il ve ilçe yönetimlerinde görev almış isimlerin yeniden siyasi sorumluluk üstlenmek istemeleri elbette doğal bir durumdur. Ancak geçmiş dönemlerde yeterli başarıyı sağlayamadıkları yönünde eleştiriler bulunan kişilerin yeniden önemli görevlere gelmeleri söz konusu olduğunda, bu eleştirilerin de dikkate alınması gerekir.
Burada amaç kimseyi kişisel olarak hedef almak değildir. Mesele, yeni bir siyasi oluşumun geleceğini sağlam temeller üzerine kurup kuramayacağıdır.
Geçmişte yaşanan sorunlar değerlendirilmeden, eksikliklerin nedenleri araştırılmadan ve başarısızlıklar sorgulanmadan yeni bir yola çıkmak, beraberinde aynı sorunların yeniden yaşanması ihtimalini de getirir.
Çünkü geçmişteki başarısızlıkları sorgulamadan geleceği inşa etmeye çalışmak, değişimden çok tekrar anlamına gelir.
Yeni bir siyasi oluşumun en önemli sınavı da burada başlıyor. Geçmişte görev almış isimlerin deneyimlerinden yararlanmak başka, geçmişteki yönetim anlayışını hiçbir değerlendirmeye tabi tutmadan devam ettirmek başkadır.
Tecrübe elbette önemlidir. Ancak tecrübenin gerçek değeri, ortaya konulan çalışmalarla ve elde edilen sonuçlarla ölçülmelidir. Yalnızca geçmişte görev yapmış olmak, yeniden aynı sorumlulukları üstlenmek için tek başına yeterli bir gerekçe olarak görülmemelidir.
Samsun’da yeni oluşumun il başkanlığı belirlenirken de bu anlayışın esas alınması gerekir. Adayların yalnızca vaatleri değil, geçmişte yaptıkları çalışmalar, üyelerle kurdukları ilişkiler ve örgütün gelişimine sundukları katkılar da değerlendirilmelidir.
Çünkü il başkanlığı, sadece bir makam değildir. İl başkanı olmak; farklı görüşleri bir araya getirmek, üyeler arasında birlik oluşturmak, örgütlenmeyi güçlendirmek ve toplumla sağlıklı bir bağ kurmak demektir.
Bunlar gerçekleşmeden yalnızca yönetici değişikliğiyle yeni bir siyasi heyecan oluşturmak kolay değildir.
Samsun siyasetinin ihtiyacı, geçmişte yaşanan sorunları yeni bir siyasi çatının altına taşımak değil, bu sorunlardan ders çıkararak farklı bir yönetim anlayışı geliştirmektir. Bunun yolu da yeni insanlara fırsat vermekten, farklı fikirleri dinlemekten ve geçmişin muhasebesini yapmaktan geçer.
Elbette geçmişte görev almış herkesin başarısız olduğunu söylemek doğru değildir. Her ismin kendi çalışmaları ve sonuçları üzerinden değerlendirilmesi gerekir. Ancak değişim iddiasındaki bir siyasi hareketin, geçmiş dönemlerin başarı ve eksikliklerini açıkça değerlendirmesi de kaçınılmazdır.
Aksi hâlde yeni oluşumun hangi yönüyle farklılaşacağı sorusu cevapsız kalır.
Bugün Samsun’da asıl ihtiyaç duyulan, kişilerin siyasi geçmişlerini yeni bir isim altında sürdürmeleri değil, toplumun beklentilerine cevap verebilecek bir anlayışın ortaya konulmasıdır.
Yeni yüzlere alan açılmalı, liyakat ve çalışma esas alınmalı, yönetim kademeleri belirlenirken kişisel yakınlıkların ya da geçmişteki görevlerin tek başına belirleyici olmasının önüne geçilmelidir.
Çünkü bir siyasi hareketin geleceğini yalnızca yöneticileri değil, o yöneticilerin nasıl bir anlayışla hareket ettikleri de belirler.
Samsun’da yeni bir sayfa açılmak isteniyorsa, bu sayfanın yalnızca başlığı değil, içeriği de değişmelidir.
Sonuç olarak mesele, kimin hangi koltuğa oturacağı değil, o koltuğa oturan kişinin siyasete ve topluma ne kazandıracağıdır.
Yeni oluşum, geçmişteki deneyimleri değerlendirerek yeni bir yol haritası mı oluşturacak, yoksa eski alışkanlıkların devamına mı izin verecek? Bu sorunun cevabı, il başkanlığı sürecinin nasıl şekilleneceği kadar önemlidir.
Çünkü yeni bir partiye gerçek anlamda değer kazandıran şey, yalnızca yeni bir isimle yola çıkmak değildir. Geçmişten ders çıkarmak, farklı insanlara fırsat vermek ve topluma yeni bir umut sunabilmektir.
Unutulmamalıdır ki siyasette tabelalar değişebilir, isimler değişebilir, makamlar el değiştirebilir. Ancak anlayış değişmiyorsa, beklenen değişimin gerçekleşip gerçekleşmediği her zaman sorgulanacaktır.