Vezirköprü İlçesi
Vezirköprü İlçesi
Vezirköprü İlçesi Samsun iline bağlı bir merkez ilçedir ve 106 bin kişilik nüfusuyla dikkat çeker. İlçenin ekonomisi, genellikle tarıma dayalı faaliyetlere odaklanıyor. Zengin bir tarih mirasına sahip olan Vezirköprü, binlerce yıllık geçmişiyle günümüze kadar ayakta kalmayı başarıyor.
Özellikle restore edilen birçok bina ve tarihi eserle dolu olan ilçe, kültürel zenginlikleriyle öne çıkar. Vezirköprü, tarihi mirasıyla adeta bir açık hava müzesi gibidir. Geleneksel mimari özellikleri korunan ve tarihi dokusuyla büyüleyen Vezirköprü, turistler için de ilgi çekici bir destinasyondur. Her köşesinde tarih kokan sokakları, restore edilen yapıları ve etkileyici manzaralarıyla Vezirköprü, kültür ve tarih tutkunları için unutulmaz bir deneyim sunar.
Vezirköprü Mutfağı
Samsun'un tarihi ve kültürel birikimine ek olarak, Vezirköprü'nün zengin mutfak kültürü de kendine özgü lezzetlerle doludur.
Vezirköprü mutfağının gözdesi olan kaz pilavı, lezzetli kaz eti ve pirincin muazzam bir birlikteliğiyle hazırlanır. Geleneksel bir tat olan kaz pilavı, bölgede özellikle özel günlerde sofralarda yerini alır. Kaz eti sevenler için vazgeçilmez bir seçenek olan kaz çevirmesi, tavada özenle çevrilmiş kaz etini baharatlarla buluşturarak lezzetli bir atıştırmalık sunar.
Bölgede popüler olan tavuk kızartması, özenle hazırlanan tavuk etinin kızartılması ve yanında nefis garnitürlerle servis edilmesiyle damakları şenlendirir. Vezirköprü'ye özgü olan katık böreği, içerisinde peynir, yoğurt ve baharatları barındıran hafif ve lezzetli bir atıştırmalıktır. Yöresel tat arayanların favorisi olabilir.
Vezirköprü'ye Ulaşım
Vezirköprü'ye ulaşım konusunda en pratik ve konforlu seçeneklerden biri toplu taşıma, özellikle de otobüs kullanmaktır. Vezirköprü merkeze, şehrin çeşitli bölgelerinden farklı ulaşım alternatifleriyle kolayca erişim sağlanabilir. Vezirköprü merkeze özel araç kullanarak da ulaşım mümkündür. Halk otobüsleri ve minibüs hatları da pek çok farklı noktadan Vezirköprü merkeze ulaşımı destekleyen seçenekler arasında yer alır.
Vezirköprü Hangi Bölgede?
Vezirköprü ilçesi, Samsun iline bağlı olarak Karadeniz Bölgesi'nde konumlanıyor. Bu ilçe, zengin kültürel ve geleneksel unsurlarıyla dikkat çeker. Tarihi oldukça köklü olan Vezirköprü, yüzey şekillerinin engebeli ve dağlık bir yapıya sahip olduğu bir coğrafyada yer alır. İklim açısından bakıldığında ise tipik bir Karadeniz İklimi ile karşılaşılır.
Sahil şeridinde konumlanan Vezirköprü'de yaz ayları genellikle sıcak ve nemli geçerken, kışlar ise ılıman ve serin bir havayla karakterizedir. Bu iklim yapısı, bölgenin doğal güzelliklerini ve tarım potansiyelini etkileyen faktörlerden biridir.
Vezirköprü, ekonomik yapısını geçmişten günümüze avcılık, balıkçılık, hayvancılık, ticaret ve sanayi gibi sektörler üzerine inşa etmiştir. Son yıllarda ise sanayi ve enerji sektörlerinin eklenmesiyle ekonomik çeşitlilik artıyor. Bu, Vezirköprü'nün gelişen ve değişen bir ekonomik yapıya sahip bir ilçe olduğunu gösterir.
Kunduz Ormanları
Vezirköprü ilçesi, doğaseverlerin gözdesi haline gelen Kunduz Ormanları'na ev sahipliği yapıyor. Bu doğal güzelliklerle dolu ormanlar, çeşitli tonlarda yeşilliklerle bezenmiş zengin bir bitki örtüsüne sahiptir.
Ormanlar, içlerinden berrak bir akarsuyla süzülen doğal güzelliklere ev sahipliği yaparak adeta bir tablo gibi bir manzara sunuyor. Kunduz Ormanları, sadece doğa harikası olmakla kalmayıp aynı zamanda yayla turizmi için ideal bir destinasyon olarak öne çıkar.
Geleneksel dans gösterileri, yöresel lezzetlerin tadına bakma fırsatı, el sanatları sergileri ve daha birçok etkinlikle bu festivaller, ziyaretçilere unutulmaz anlar sunar. Kunduz Ormanları, adeta bir gizemli cennet olarak tanımlanabilir.
Şahinkaya Kanyonu
Vezirköprü, Samsun'un öne çıkan ilçelerinden biri olarak doğal güzellikleri ve tarihi zenginlikleriyle meşhurdur. Vezirköprü'nün gezilecek yerler listesinde, kendine özgü özellikleri ve tarihi detaylarıyla öne çıkan bu büyüleyici kanyon, unutulmaz bir deneyim sunuyor.
Doğanın içinde zorlu yolları tercih eden dağcılar, Şahinkaya Kanyonu'nda hem doğanın güzelliklerini keşfederken hem de heyecan dolu anlar yaşama fırsatı bulurlar. Kanyonun zorlu yolları, macera arayanlar için vazgeçilmez bir destinasyon olma özelliğini taşıyor.
Şahinkaya Kanyonu, sadece doğal güzellikleri ile değil, aynı zamanda tarihi önemiyle de dikkat çeker. Şahinkaya Kanyonu, doğal ve tarihi unsurları bir araya getirerek Vezirköprü'nün benzersiz güzelliklerinden birini oluşturur.
Tacettin Paşa Camii
Vezirköprü'nün önemli tarihi yapılarından biri olan Tacettin Paşa Camii, 1494 yılında inşa edilmiş ve o günden bu yana tarihi bir tanık olarak varlığını sürdürüyor. 1943 yılında meydana gelen deprem, bu önemli camiye ciddi zararlar vermiş ve tarihi yapı büyük ölçüde hasar görmüştür.
Vezirköprü'nün kültürel mirasına duyulan derin sevgi ve sorumluluk duygusu, bu tarihi camiyi ayakta tutmak adına harekete geçti. Gerçekleştirilen titiz restore çalışmaları sayesinde Tacettin Paşa Camii, eski ihtişamına kavuşarak tekrar ibadete açıldı. Bu cami, sadece bir ibadet mekanı olmanın ötesinde, Vezirköprü'nün tarihine ışık tutan önemli bir yapıdır.
Vezirköprü'nün tarihi gezilecek yerleri arasında yer alan Tacettin Paşa Camii, Osmanlı mimarisinin izlerini taşıyan etkileyici bir yapıdır. Dönemin inşaat tekniklerine uygun bir şekilde titizlikle inşa edilen cami, görkemli minaresi ve zarif süslemeleriyle ziyaretçilere benzersiz bir atmosfer sunuyor.
Vezirsuyu Tabiat Parkı
Samsun'un adeta gizli bir cenneti olan Vezirköprü ilçesinde keşfedilmeyi bekleyen doğa harikası, Vezirsuyu Tabiat Parkı olarak bilinir. Bu muazzam park, 35 hektarlık geniş bir alana yayılmış olup Vezirköprü ilçe merkezine yaklaşık 23 kilometre uzaklıktadır. Doğayla iç içe, huzurlu bir gün geçirmek isteyenler için ideal bir destinasyon olan Vezirsuyu Tabiat Parkı, keşfedilmeyi bekleyen bir güzellik sunar.
Vezirköprü'nün gezilecek yerleri arasında öne çıkan bu tabiat parkı, zengin aktivite seçenekleri ve dinlence alanlarıyla ziyaretçilere unutulmaz anlar yaşatmaya hazırdır. Piknik alanları, aile ve arkadaşlarınızla bir araya gelerek keyifli vakit geçirmeniz için ideal bir atmosfer sunar.
Doğa sporlarına ilgi duyanlar için ise voleybol ve basketbol sahaları, enerjilerini boşaltabilecekleri harika mekanlar sunar. Yürüyüş veya koşu yapmayı sevenler için tasarlanmış özel yollar, spor tutkunlarına eşsiz bir deneyim sunar.
çocuklar için ayrılmış oyun alanları da Vezirsuyu Tabiat Parkı'nın bünyesinde yer alıyor. Bu, ailenizle birlikte keyifli bir gün geçirmek istediğinizde çocuklarınızın da eğlenceli vakit geçirebileceği anlamına gelir. Parkın yüksek noktalarında bulunan seyir terasları ise muazzam doğa manzaralarının keyfini çıkarabileceğiniz ideal mekanlardır. Oturup çevrenin güzelliğini seyretmek, Vezirsuyu Tabiat Parkı'nın sunduğu huzurlu bir deneyimin sadece bir parçasıdır.
Taş Medrese
Vezirköprü'nün tarihi zenginlikleri içinde öne çıkan muazzam yapılar arasında, Fazıl Ahmet Paşa Medresesi ya da yaygın adıyla Taş Medrese önemli bir yer tutuyor. Bu etkileyici medrese, sadece tarihi bir bina olmanın ötesinde, Vezirköprü'nün hafızasını ve yaşayan bir eserini temsil ediyor.
Samsun Vezirköprü'deki gezilecek yerler arasında yer alan Taş Medrese, adını inşa edildiği dönemin önde gelen isimlerinden Fazıl Ahmet Paşa'dan almış. 1662 yılında başlayan bu büyüleyici yapı, o dönemin karakteristik Osmanlı mimarisiyle inşa edilmiş ve daha sonraki yıllarda bazı restorasyon çalışmalarına tabi tutuluyor.
Bu restorasyonlar, medresenin zarif ve sağlam yapısının günümüze kadar korunmasını sağlıyor. Taş Medrese'nin dikkat çeken özelliklerinden biri, çatısının tamamen kurşunla kaplanmış olmasıdır.
Bu özellik, medresenin uzun yıllar boyunca çeşitli hava koşullarına karşı direncini artırıyor. Çatısının kiremitle kaplanmış olması da medreseye benzersiz bir estetik katıyor. Bu özel yapının her detayı, Vezirköprü'nün zengin tarihini ve mimari mirasını yansıtan bir anlam taşıyor.
ABDULLAH DERİCİ KONAĞI
Hicri takvime göre 1219 (Miladi 1804) yılında Eski belediye başkanlarından merhum Abdullah Derici ’nin babası tarafından yaptırılmıştır.
15 yıllık süre ile ücretsiz olarak maliklerinden kiralanan konak 2015 yılında restore ve dekorasyonu tamamlanarak hizmete açılmıştır
İki katlı konak zemin katta mutfak hol sergi odası,kiler ve günlük oda olarak döşenmiş. İkinci katta beş adet oda ve yine geniş bir hol haremlik ve selamlık bölümleri olarak ikiye ayrılmıştır.
Zemin katta bulunan kiler olarak kullanılan bölümün konağın hükümet konağı olarak kullanıldığı dönemde günlük nezarethane olarak kullanıldığı bilinmektedir.
Ortacami mahallesi Mahkeme önü sokaktaki tarihi evler arasında bulunan konak Pazartesi günleri hariç haftanın 6 günü 08:30-17:30 saatleri arasında ücretsiz olarak ziyaret edilebilir.(Yaz döneminde ziyaret saatleri değişiklik gösterebilir)
Konağa ait asıl eşyalar yanında İlçemiz susuz mahallesinde dokunan kilimler, heybeler ve çanta görselleriyle zenginleştirilip olup tarihi bir Vezirköprü evini tanıtmak üzere dekore edilmiştir.
VEZİRKÖPRÜ (KÖPRÜLÜ) BEDESTEN VE ARASTA
Yapı ilçe merkezinde, Orta Camii Mahallesinde, Orta Camii ile Çifte Hamam arasında bulunmaktadır. Çeşitli yayın, belge ve halk nazarında ‘’Köprülü’’, ‘’Fazıl Ahmet Paşa’’ şeklinde adlandırılan yapıların inşa kitabesi yoktur. Evliya Çelebi, bedesteni çeviren arastadan bahsetmeksizin, bedestenin Hacı Yusuf Ağa hayratı olduğunu bildirmektedir. Vakıflar Genel Müdürlüğü arşivinde, Ayşe Hanım adına düzenlenen, H.Ramazan 1107/M Nisan-Mayıs 1696 tarihli, dört sayfalık Osmanlıca vakfiyede adı sık sık geçen bedesten ve arastaya ait dükkanların vakfiye tarihinden önce inşa edildiği anlaşılmaktadır. Vakfiyede, Ayşe Hanım’ın Vezirköprü’deki vakıf eselerine gelir sağlayan taşınmazlar arasında görülen bedesten ve arastanın inşa ve banisine ışık tutacak bir bilgi bulunmaz.
Bedesten Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından; 1950, 1969, 1975, 1998 yıllarında onarılmıştır. 1990 lı yıllarda tütün deposu olarak kullanılan bedestenin, yine bu yıllarda kuzeydeki hariç olmak üzere, kapılarının önündeki eyvanların kapatılarak dükkan olarak düzenlendiği anlaşılmaktadır. 1998 yılı civarındaki restorasyonda, kapı önlerindeki muhdes dükkanların kaldırılarak, kapılar özgün görünüme kavuşturulmuştur. Sadece bedesten ve bedestenin güneydoğu ve batı kenarları karşısındaki dükkanlar ile bu kesimlerdeki taç kapıları içeren restorasyonda o yıllarda sac olan çatı kaplamasının kurşuna dönüştürüldüğü , belirttiğimiz kesimlerdeki dükkan saçaklarının orjinale uygun olarak yenilendiği, dükkan kepenklerinin orijinalde olduğu gibi ahşap camekan yapıldığı, duvarların elden geçirildiği anlaşılmaktadır. Bedestenin zeminine ve sekisine beton dökülerek düzlenmiştir.
2007 itibariyle Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından kapsamlı bir şekilde restore edilmiştir. Halen şehrin ticari merkezi konumunda bulunan külliyenin, bedesten haricindeki tüm dükkanları faaliyetlerine devam etmektedir.
Bedesten ve arasta; yaklaşık 77 x 55 m ölçüsünde, geniş bir alana yayılan büyük bir ticari site/ külliye oluşturmaktadır. Külliyenin kuzeyinde sokak aşırı karşısında Orta Camii, güneybatı bitişiğinde Çifte Hamam, doğusunda Hükümet Konağı , batısında yol aşırı karşısında Üzüm Hanı bulunmaktadır. Yapının bulunduğu alan doğudan batıya doğru, hafifçe alçalmaktadır. Külliyenin merkezini , dış cepheleri dükkanlarla sarılı, cephe ortalarında birer kapısı bulunan, dört kubbeyle örtülü bedesten oluşturmakta, bunun dört yanındaki arasta sokaklarının gerisinde ise arastayı oluşturan dükkanlar sıralanmaktadır.
ÇİFTE (ORTA/KÖPRÜLÜ) HAMAM
Hamam ilçe merkezinde, Fazıl Ahmet Paşa Arasta ve Bedesteni’nin bitişiğindedir. Yapının inşa kitabesi yoktur. Sadrazam Köprülü Mehmet Paşa’nın eşi Ayşe Hanım adına düzenlenen, H.Ramazan 1107/M Nisan-Mayıs 1696 tarihli, dört sayfalık Osmanlıca vakfiyede yapının, Ayşe Hatun tarafından ‘müceddeden’’ inşa edildiği kayıtlıdır.
Hamam, 1964-1965 ve 1976 yıllarında Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından onarılmıştır. Son olarak 2007 yılında elden geçirilerek bakımlı ve güzel bir görünüme kavuşturulan yapı, çifte hamam olarak fonksiyonunu sürdürmektedir.
Hamam doğudan batıya doğru alçalan bir arazide oturmaktadır. Yan yana eş büyüklük ve aynı planda inşa edilen çifte hamamın erkekler bölümü, arastaya çıkan bir ara sokağa, kadınlar bölümü ise caddeye açılmaktadır.
Hamam; tromplarla geçilen tek kubbeyle örtülü büyük bir soyunmalık, bunun önünde iki kubbeyle örtülü ılıklık, ılıklığın iki yanında aynalı tonozlarla örtülü tuvalet, bunun da önünde sıcaklık, sıcaklığın bitişiğindeki, su deposu, külhan ve odun deposundan oluşmaktadır. Sıcaklıkta, dört eyvanlı, dört köşe halvetli, klasik bir mekan düzeni görülür. Göbek taşının bulunduğu orta ve köşedeki halvetler kubbe, eyvanlar aynalı tonozlarla örtülüdür. Yapının soyunmalıkları ana çerçeveden biraz içeri çekilmiştir. Duvar köşelerinde pah görülür.
FAZIL AHMET PAŞA (KÖPRÜLÜ/TAŞ/KURŞUNLU) MEDRESESİ
Medrese, ilçe merkezinde, Fazıl Ahmed Paşa Mahallesinde bulunmaktadır. Bulunduğu mahalleye adını veren yapının inşa kitabesi yoktur. Abdizade Hüseyin Hüsameddin, medresenin, Fazıl Ahmed Paşa tarafından yapıldığını belirtir. Paşa’nın sadarette bulunduğu 1661-1676 yıllarını inşa tarihi olarak kabul etmek mümkündür.
Medresenin 1943 depremini hafif çatlaklarla atlattığı, orijinalde kurşunla kaplı çatının kurşunlarının sökülerek önce kiremitle , ardından 1974’deki onarımda bakırla kaplandığı bilinmektedir. Yapı 1964 yılından beri, İlçe Halk Kütüphanesi olarak kullanılmaktadır. Yeni fonksiyonunu ifa ederken yapıya zarar verilmemiştir. 2010 yılı civarında Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından yapılan bir restorasyonla yapı elden geçirilmiştir. Bu sırada avluyu çeviren revaklara yeni bir camekan çekilmiştir.
Kuzeyden güneye doğru hafifçe alçalan meyilli bir alanda kurulan yapının kuzey cephesi sokağa, diğer cepheleri duvarlarla çevrili avluya açılmaktadır. Tipik açık avlulu medrese semasında inşa edilen yapı dört yanı revaklarla çevrili dikine dikdörtgen şekildeki şadırvanlı bir avlu, avlunun kuzey ve güneyinde karşılıklı, altışardan on iki hücre ve doğuda ana bünyeden dışa taşırılan büyükçe bir dershane-mescitten oluşmaktadır. Dershane, hücreler ve revakların hücrelerin önüne gelen kuzey ve güney kolları kubbe, revakın doğu ve batı kollarının ortalarda tekne tonoz, yanlarda oval kubbeler görülmektedir.
Yapının dış cephesinin tamamında, avluya bakan iç kesimlerde ise; kapı, pencere, dolap ve ocak nişi çevreliklerinde muntazam kesme taş işçilik görülür. Dershane ve hücrelerin içi ve avluya bakan yüzeyler sıvayla kaplıdır. Ocak bacalarında tığla kullanılmıştır. Doğu-batı doğrultusunda uzanan 37.60x30.10 m boyutlarındaki yapının girişi, batıdadır. Batı cephenin ortasında ana kapı, bunun solunda ise küçük bir başka bir kapı yer alır. Doğu ve güney cephesinde dikdörtgen açıklıklı pencerelerden başka hareketli bir unsur görülmez. Pencere açılmayan kuzey cephe sağıdır. Tüm cephelerde duvarlar, profilli kesme taş kornişle son bulur.
Dershanenin cephe düzeninde biraz daha fazla özen gözlenmektedir. Dikdörtgen açıklıklı alt pencerelerin üzerinde, sivri kemer içerisine alınmış, içleri sade alınlıklar görülür. Kuzeyde içe bakan iki dolap nişi sebebiyle, bu cephede alt katta pencere açılmamıştır. Dershanenin kuzey, güney ve doğu cephelerinde duvar ortasında, ajurlu alçı şebekeli sivri kemerli, birer ince uzun üst pencere açılmıştır. Bu pencerelerin kemer kilit taşlarında birer rozet kabartılmıştır. Medresenin dış cephelere bakan alt pencerelerinin tamamı, lokmalı demir şebekelerle muhafaza altına alınmıştır. Yapının cephelerinde geçirdiği depremlere rağmen, ciddi bir bozulma görülmemektedir.
Dershaneyi, tromplarla geçilen, yüksek sekizgen kasnaklı bir kubbe örtmektedir. Diğer birimlerin üzerinin örten kubbe ve tonozlar hemen hemen aynı hizadayken, bu onların iki katına yakın bir büyüklükte ve yükseklikte tutularak vurgulanmıştır. İçteki tromp geçişlerin, hafifçe dışa yansıtıldıkları dikkat çeker.
GEYİK ÜRETME ÇİFTLİĞİ
Geyik Üretme Çitliği, Samsun İli Vezirköprü İlçesi Kunduz Dağında (İlçe merkezine yaklaşık 70 km uzaklıkta) 83,5 hektarlık dev bir hayvanat bahçesi görünümünde olan ve içerisinde sadece Kızıl Geyiklerin bulunduğu bir alandır. Doğada kızıl geyik sayısının eksilmesi üzerine yapılan bu proje, 2013 yılı itibariye çiftlikte 6’sı erkek 18’i dişi ve 11’i de yavru olmak üzere toplamda 35 adet Kızıl Geyiğin üretilmiş ve 2012 yılı içerisinde 7 geyik doğaya salınmıştır. Geyik Üretme Çiftliğinin Karadeniz Bölgesinde tektir..
KALE (TAŞKALE/AYŞE HATUN) CAMİİ
Camii ilçe merkezinde, Taşkale Mahallesinde bulunmaktadır. İnşa kitabesi bulunmayan yapının batısında, avlu duvarının üzerinde, sonradan konulduğu anlaşılan iki satırlık bir kitabe bulunmaktadır. Vakıflar genel Müdürlüğü Arşivinde, Ayşe Hanım adına düzenlen, H.Ramazan 1107/M Nisan-Mayıs 1696 tarihli, dört sayfalık Osmanlıca vakfiyeye göre camii, Sadrazam Köprülü Mehmet Paşa’nın eşi Yusuf Ağa kızı Ayşe Hanım’’ tarafından yaptırılmıştır.Vakfiyede camiden başka Ayşe Hanım’ın Vezirköprü’de inşa ettirdiği camiden(Toprakkale Camii) Taşkale içinde yaptırdığı bir çamaşırhaneden , çarşı içinde inşa ettirdiği ‘’iki kıt’a’’ hamamdan, yaptırdığı bir takım çeşme ve bunların suyollarından söz edilmektedir. Vakfiyeye göre camii, yakınında bir veya daha fazla çeşme ve çamaşırhaneyle birlikte inşa edilmiştir.
1943 depreminde camiinin minaresinin ve son cemaat yeri kubbelerinin yıkıldığı, 1960’dan sonra aslına uygun olarak yenilendikleri anlaşılmaktadır.Minarenin orijinale benzetilerek yenilendiği düşünülebilir. 2006 yılında vakıflarca elden geçirilen yapı bakımlı bir vaziyette olup ibadete açıktır.
KALE(TAŞKALE/AYŞE HANIM) HAMAMI
Yapı ilçe merkezinde, Kale Camii’nin doğu bitişiğinde bulunmaktadır. Hamamın inşa kitabesi yoktur. Ayşe Hatun adına düzenlenen H.Ramazan 1107 /M Nisan-Mayıs 1696 tarihli dört sayfalık Osmanlıca vakfiyede geçen ‘’üç kıt’a hamamdan’’ birinin bu yapı olabileceği anlaşılmaktadır. Hamam 1945 yılı depremini ciddi bir hasar görmeden atlatan yapı 1960’dan sonra Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından onarılmıştır. Son olarak Vakıflar Genel Müdürlüğünce 2007 yılında restore edilerek bakımlı ve güzel bir görünüme kavuşturulan yapı, hamam olarak fonksiyonunu sürdürmektedir. Üç yönden sokaklarla çevrili yapı, batıda Kale Camii ile bitişiktir. Girişi kuzeyden sağlanan hamam, tek kubbeli, büyükçe bir soyunmalık, bunun önünde solu tuvalet olarak düzenlenen, kubbe ve beşik tonozla örtülü ılıklık, üç eyvanlı üç köşe halvetli bir sıcaklık buna bitişik su deposu ve külhandan oluşmaktadır.
Kalınlığı 0.85-1.10 m arasında değişen moloz taş duvarların köşelerinde yer yer kesme taş, kubbe kasnaklarında, kasnak pencereleri çevreliğinde ve kasnak kornişlerinde ise tuğla kullanılmıştır. Kasnaklar tuğla moloz taşla almaşık düzendedir.
Son derece yalın tutulan duvarlarda herhangi bir bezeme unsuru yoktur. Hamamın neredeyse tüm dikdörtgen mekanları hafif yamuktur. Duvarları köşelerde bozuk bir 90 derecelik açıyla birleşmektedir. Kimi yerlerde duvar kalınlıklarında hafif farklılıklar görülür.
TEKKEKIRAN (VEZİRKÖPRÜ)-KAYABAŞI(HAVZA) KÖYLERİ SINIRINDA KURT KÖPRÜ
Köprü, Vezirköprü- Havza sınırını çizen İstavloz Çayı üzerinde, Vezirköprü’ye bağlı Tekkekıran Köyü ile Havza’ya bağlı Kayabaşı Köyü arasında yer almaktadır.
İnşa kitabesi bulunmayan köprünün, ne zaman ve kim tarafından yaptırıldığı bilinmemektedir. Köprünün mimari görünüşü, malzeme ve teknik özellikleri, erken dönemlere işaret etmektedir.
Yapı güneybatı- kuzeydoğu doğrultusunda uzanan vadinin dar bir yerinde, kayalık iki yaka arasında kurulmuştur. Boyu 87 m, genişliği ortalama 4.60 m, yüksekliği 13.50 olan köprünün, ortasında bulunan ayak üzerinde sivri kemerli iki gözü, yapının esasını oluşturur. Bunların doğusunda, daha küçük, sivri kemerli bir başka göz, batıda ise küçük sivri bir boşaltma kemeri görülür.
SAAT KULESİ
Fazıl Ahmet Paşa Medresesi’nin 50 m kadar batısındaki Saathane Meydanı’nda yer alan saat kulesi , Sultan II.Abdülhamid’in saltanatında 4 Ekim 1906 tarihinde yaptırılmıştır.15 m yüksekliğindeki saat kulesi, sekizgen kaide üzerinde yükselen silindirik bir gövdeye sahiptir. Gövdenin yukarısı minare şerefelerine benzer yapılmıştır. Kulenin dört yüzünde yuvarlak saat kadranları bulunur. 0.72x 0.38 m ölçülerindeki mermer levha üzerine, kartuşlar içerisinde ikişerden dört sıra ve sekiz satır halinde sülüs harflerle kabartılarak yazılan ve kısmen tahrip olan Osmanlıca kitabe bulunur.
VEZİRKÖPRÜ TAHTAKÖPRÜ KİLİMİ
Dokumacılık Vezirköprü’nün bilinen en eski mesleğidir. İlçenin çeşitli köylerinde gerçekleştirilen yüzey araştırmalarında bu konuyu destekleyen önemli ölçüde buluntuyla karşılaşılmıştır.Özellikle Adatepe Köyü Tepecik ören yeri sakinleri Tunç Çağı boyunca (M.Ö 3000- M.Ö 1200) yoğun bir şekilde dokumacılıkla uğraşmışlar ve büyük olasılıkla dışsatım da gerçekleştirmişlerdir.
Vezirköprü kilimleri iki temel motif üzerine kuruludur. Bunlardan biri hatların arasına çoğunlukla boynuz ve çengel motiflerinin dizildiği tarzdır. Diğeri ise tüm Türkmen kilimlerinde gözlenen eli belinde, çengel, boynuz, saç örgüsü motifleriyle bezeli zengin tarzdır. Önceleri yalnızca kök boya kullanılan dokumalarda artık sentetik boyalar kullanılmaktadır. Kırmızı tonların ağır bastığı dokumalarda çivit mavi, turuncu, siyah ve az miktarda yeşil de kullanılmaktaydı. Koyun yününün yanında keçi kılının da kullanıldığı Vezirköprü dokuma kültüründe, daha çok boya kullanılmadan kılın kendi rengiyle dokunan ve siyah zemin üzerine beyaz yolların işlendiği yer yaygısı ‘çöpür kilim’ adını almaktadır.
Tahtaköprü’nün kilimlerini özel yapan şey burada kullanılan renklerin kök boyalardan ve Vezirköprü’de yetişen bitkilerden elde edilen renklerin kullanılmasıyla yapılmasıdır. Burada kullanılan desenler isimlerini genel olarak yörede yetişen bitkilerden alırlar. Örnek olarak ‘topalca, garabel, sandık, çoban iliği, etlik, koram, sızı..’ gibi desen isimlerini verebiliriz. Yapılan bu dokumalar çeyiz hazırlarken, misafir odalarında, evlerde, tarlaya giderken yemek koymak için ya da çocuk taşımak için kullanılıyordu.Vezirköprü kilimleri iki temel motiflendirme üzerine kuruludur. Birincisi klasik Vezirköprü tarzı dokuma diyebileceğimiz dikine hatların arasına çoğunlukla boynuz ve çengel motiflerinin dizildiği tarzdır. Diğeri ise tüm Türkmen kilimlerinde gözlenen eli belinde, çengel, boynuz, saç örgüsü motifleriyle bezeli zengin tarzdır. Önceleri yalnızca kök boyalar kullanılırken artık sentetik boyalar da kullanılmaktadır. Eski zamanlarda ipler ve iplerin renkleri yöre halkı tarafından üretilirken, şimdilerde hazır olarak üretim yerlerine gelir. Kullanılan ipler genel olarak koyun yününden elde edilen iplerdir. Sıcak tutuyor olmaları görüntülerinin yanında önemli yer teşkil eder. Kilim dokuması yaparken küçüleme, çözgü, dokuma tezgahı, kirkit gibi malzemeler ve araçlar kullanılır.Üretim genellikle münferit olarak yapılır. Koyun yününden elde edilen, hazır halde satılan yün iplikler (eskiden kendileri hazırladıkları yün iplikler eğrilip boyanırmış) çözgü yapılarak dokuma tezgahlarına takılmasıyla dokuma işleminin ilk aşaması yapılmaktadır. Dokuma tezgahı bölümleri yöresel isim olarak; mazı, kücü, vargel, kol bölümlerinden oluşmaktadır. Vargel yardımıyla (çözgülerin arasını açan sopa) çözgüleri arasında geçen mönük (yün ipinin çözgülerin arasından kolay geçmesi için el üzerinde dolanmış ipin üzeri sarılarak oluşturulan bir nevi yumak) çözgüleri arasına geçirilerek kirkit ile sıkıştırılır. Kilimlerde uygulanan motifler doğada kullanılan eşyalardan esinlenerek isimlendirildiği görülmektedir. Örneğin ‘kençe’ motifi adını yöresel bitki olan kençe bitkisinden aldığı söylenmektedir. Uygulanan renkler genelde dört renktir; kençe rengi(sarıya dönük turuncu), gök(lacivert), sarı(açık kırmızı), beyaz dönüşümlü olarak kullanıldığı tespit edilmiştir. Heybe ve torba kenarları parmaklarla örülen (dört el motifi) sicimle süslenmektedir. Tahtaköprü kiliminde kullanılan desenlerin ve motiflerin yöresel olarak sandık motifi, çoban iliği, topalca, çubuk, kudret nakışı, göbek nakışı, kençeli, arpa dikişi, mönük isimlerini alır. Elde edilen dokumalar heybe, öynük, kilim olarak kullanılır.
Vezirköprü Tahtaköprü kiliminin, ayırt edici özellikleri yöre insanının kültür ve tarihi geçmişine dayanmaktadır. Vezirköprü Tahtaköprü kilimi sahip olduğu özelliklerin ortaya çıkması için üretim halk eğitimin açtığı kurslar sayesinde devam etmektedir.
VEZİRKÖPRÜ EVLERİ
Vezirköprü evleri, yüzyıllar boyunca yerli ve yabancı gezginlerin ilgisini çekmiştir. Kendine özgü kargir karkas yapısıyla içlerindeki ahşap ve kireç kalıplama işçiliği Vezirköprülülerin ve yapan ustaların ince zevkini yansıtır.
Köprülü Mehmet Paşa ve diğer Köprülüler sayesinde İstanbul’un saray geleneğini yanı sıra mimari yapısı da Vezirköprü’ye taşındı. Zenginler, evlerinin sarayvari yaptırıp içini de aynı şekilde tefriş ettiler.
2011 Yılında başlatılan sokak sağlıklaştırma projesi 4 etaptan oluşmaktadır. 1. Etap; 1116 sokak ve Çukurçeşme mevkii, 2.etap; 1120, 1122 sokak ve Tacettin Paşa Caddesi, 3.etap; Kulebaşı, 4.Etap 823 sokak. Toplam 126 evde yapılan sağlıklaştırma çalışmaları, sokağa bakı veren cephelerin alt yapı, elektrik ve telefon hatlarının yer altına alınmasını da sağlanmıştır. Tarihi dokunun gelecek kuşaklara aktarılması için faydalı olan bu proje; ilçe tarihinin yaşatılması, korunması ve tarihi eserlerin turizme kazandırılması ile Vezirköprü evlerini Karadeniz Bölgesinde ikinci bir Safranbolu haline getirmiştir.
VEZİRKÖPRÜ SEMAVERİ
Türkler binlerce yıldır çeşitli ot ve ağaç yapraklarından kimi zaman sütle kimi zaman başka çeşniler de katarak ama özellikle suda kaynatarak elde ettikleri çayı içiyorlardı. Çay kültürünün ayrılmaz bir parçası haline dönüşen semaver ise 18. Yüzyıldan itibaren Urallar ve çevresinde görülmeye başlandı. Tula Bölgesinde ise geliştirildi. Adını Rusçada “kendi kendine” anlamına gelen “samo” ve “kaynamak” anlamına gelen “varit” sözcüklerinin bir araya gelmesiyle oluşturdu. Anadolu’ya göç eden Tatarlar sayesinde de özellikle Vezirköprü ve Havza civarında kendine yeni bir vatan edinmiş oldu. Vezirköprü'de semaverler yassı tip olarak yapılır. Yuvarlak tipli semaverler ise Rus tipi semaver olarak bilinir. Semavercilerin el işi ve göz nuruyla ince ince işlediği semaverler daha çok galvanizli sac, bakır ve pirinçten üretilmektedir. Vezirköprü Semaveri de 26.09.2017 tarihinde 299 sayılı kararla Mahreç türünde Coğrafi İşaret olarak tescillenmiştir.