Bafra’nın Kaybolan Projeleri
Bafra’nın Kaybolan Projeleri
Çağatay Durmuş'un Kaleminden..
Bafra’da seçim meydanlarının dili her zaman güçlü olmuştur. Kalabalıklar coşar, kürsülerden büyük cümleler kurulur, projeler bir bir sıralanır. O günlerde verilen sözlerden ikisi özellikle hafızalara kazındı: yeni otogar ve modern sebze hali. Aradan geçen zamana rağmen bugün dönüp baktığımızda bu iki başlık hâlâ bekleme listesinde duruyorsa, burada konuşulması gereken şey sadece gecikme değil, sürecin hızlanmasına duyulan ihtiyaçtır.
Bafra, Karadeniz’in üretim gücü yüksek ilçelerinden biri. Tarımın, emeğin, alın terinin karşılık bulduğu bir yer. Böyle bir şehirde modern bir sebze hali sadece bir proje değildir; üreticinin hakkını koruyan, piyasayı düzenleyen, fiyat dengesine katkı sağlayan kritik bir yapı taşıdır. Bugün hâlâ eski düzenle devam ediliyorsa, bu sadece fiziki bir eksiklik değil, aynı zamanda ekonomik bir kayıptır. Üretici kazanamazsa, esnaf zorlanır; esnaf zorlanırsa vatandaş pahalıya tüketir. Zincirin her halkası birbirine bağlıdır.
Otogar meselesi ise Bafra’nın yıllardır çözülmeyen bir başka gerçeği. Bir şehre gelenin ilk gördüğü yerlerden biri olan otogar, aslında o kentin vitrini sayılır. Bugün Bafra’nın bu vitrini ne yazık ki çağın gerisinde. Oysa Bafra, nüfusu ve ekonomik gücüyle birçok ilden daha büyük bir potansiyele sahip. Böyle bir ilçenin hâlâ modern bir terminale kavuşamamış olması, beklentiyi daha da artırıyor. Ulaşımın bu kadar önemli olduğu bir dönemde bu eksiklik, “neden?” sorusunu daha da büyütüyor.
Asıl mesele şu noktada başlıyor: Söz veriliyor ama takvim yok. Proje anlatılıyor ama başlangıç tarihi yok. Vatandaş artık ne yapılacağını değil, ne zaman yapılacağını duymak istiyor. Çünkü beklemek, belirsizlikle birleştiğinde güveni aşındırır. Bugün Bafra’da konuşulan şey yeni projeler değil, eski sözlerin neden tutulmadığıdır.
Elbette her yatırımın bir süreci vardır. Planlama, bütçe, ihale… Bunlar zaman alır. Ancak aylar yıllara dönüşüyorsa, ortada görünür bir ilerleme yoksa, bu durum “sabır” ile açıklanamaz. Bu noktada şeffaflık devreye girmelidir. Çıkıp açıkça denmelidir ki: “Şu tarihte başlayacağız, şu tarihte bitireceğiz.” Vatandaşın beklentisi bu kadar nettir.
Bafra büyük laflar değil, somut işler görmek istiyor. Çünkü bu şehir üretir, çalışır ve karşılığını almak ister. Seçim meydanlarında kurulan cümleler, ancak sahada karşılık bulduğunda anlam kazanır.
Söz verildi. Şimdi Bafra’nın gözü tek bir yerde: İcraatta.