Yeni Parti, Eski Kadrolar!
Yeni Parti, Eski Kadrolar!
Yeni Parti, Eski Kadrolar!
Peki gerçekten yeni olan ne?
CHP’den ayrılanlar yeni bir oluşumda bir araya geliyor.
Elbette herkesin yeni bir siyasi yol açmaya hakkı var.
Ama “yeni” diyorsanız kamuoyu da doğal olarak yeni yüzler, yeni anlayışlar görmek istiyor.
Çünkü sadece tabela değişince siyaset değişmiyor.
Dün aynı yapı içinde yol yürüyen, aynı ekiplerde bulunan isimleri bugün başka bir çatı altında görünce vatandaşın “değişen ne?” diye sorması çok normal.
Hele Samsun’da, özellikle Atakum’da yaşananları biz unutmadık, unutmayacağız da.
Yaşananların üzerinden zaman geçmesi, siyasetin hafızasını silmiyor.
Eğer gerçekten yeni bir sayfa açılacaksa o sayfanın ilk satırından itibaren yeni bir anlayış görmek gerekmez mi?
Bana göre daha demokratik ve daha güçlü bir yol izlenebilirdi.
Mevcut ilçe örgütleri yeniden değerlendirilip gerekiyorsa feshedilir, tüm ilçelerde üyelerin önüne sandık konulurdu.
Kim kazanırsa onun arkasında durulurdu.
O zaman gerçekten yeni bir dönem başladı denebilirdi.
Demokrasi, sadece yeni bir parti kurmak değil, aynı zamanda yeniyi sandıkta seçebilme cesaretidir.
Bugün yapılması gereken, geçmişteki kırgınlıkları ve tartışmaları yeni bir tabelanın altında taşımak değil; gerçekten yeni bir siyaset anlayışı ortaya koymaktır.
Atakum’da olanları unutmadık. Unutmayacağız da.
Yaşananların sorumluluğunu taşıyanları da siyasi hafızamızdan silmeyeceğiz.
Çünkü siyasetçinin görevi, sadece bugünü konuşmak değil, dünü hatırlatmak, bugünü sorgulamak ve yarını doğru okumaktır.
Ve 25-30 yıllık gazetecilik deneyimimle şunu söylüyorum: Eğer kadrolar aynı, anlayış aynı, oyuncular aynıysa; değişen sadece tabeladır.
O zaman soralım.
Bunun neresi yeni?
Yeni parti diyebilirsiniz ama gerçek değişim tabelada değil, sandıkta, kadroda, anlayışta ve siyasetin kendisinde olmalı...