Yorulduk Ama Susmuyoruz
Yorulduk Ama Susmuyoruz
Yorulduk Ama Susmuyoruz
Yorulduk.
Geçim derdiyle yorulduk.
Sabahın köründe işe gidip akşamın karanlığında eve dönmekten yorulduk.
Markete girerken hesap yapmaktan, pazarda etiket saklayanlardan, kirayı nasıl ödeyeceğimizi düşünmekten yorulduk.
Ama susmuyoruz.
Çünkü bu yorgunluk tembellikten değil, mücadeleden.
Bu yorgunluk vazgeçmiş insanların değil, ayakta kalmaya çalışanların yorgunluğu.
Emekli yoruldu.
Asgari ücretli yoruldu.
Esnaf yoruldu.
Gençler yoruldu.
Ama kimse vazgeçmedi.
Bu ülkede insanlar artık hayal kurmaktan korkuyor.
Çünkü hayal kurmak bile lüks oldu.
Gençler geleceği başka şehirlerde, başka ülkelerde arıyor.
Anne babalar çocuklarının yüzüne bakarken endişeyi saklamaya çalışıyor.
Evet, yorulduk.
Ama bu millet susmaz.
Bu topraklarda insanlar çok şey gördü.
Krizi de gördü, yoksulluğu da gördü, adaletsizliği de gördü.
Ama her seferinde ayağa kalkmayı bildi.
Bugün de mesele sadece ekonomi değil.
Mesele umut meselesi.
Mesele adalet meselesi.
Mesele insanca yaşama meselesi.
Biz yorulduk ama kabullenmedik.
Yorulduk ama boyun eğmedik.
Yorulduk ama susmuyoruz.
Çünkü susarsak yarın çocuklarımıza anlatacak bir sözümüz kalmaz.
Ve unutulmasın…
Bu millet yorgun olabilir,
ama sustuğu gün değil, konuştuğu gün değişim başlar.