Bir ilçenin kaderini değiştirecek fırsatlar her zaman kapıyı çalmaz...
Bazı fırsatlar vardır...
Ya yakalarsınız ve tarihe geçersiniz...
Ya da seyredersiniz, ardından yıllarca "Keşke..." dersiniz...
Salıpazarı bugün tam da böyle bir dönemeçte...
İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, uzmanlar, yerel paydaşlar ve ilgili kurumlar ilçenin kırsal turizm ve gastronomi rotasını oluşturmak için sahada çalışıyor...
Bu, sıradan bir etkinlik değil...
Bu, Salıpazarı'nın geleceğine atılan imzadır...
Peki belediye ne yapıyor?
Ortada bu büyük projeye yakışan bir tanıtım seferberliği var mı?
Yok...
Ulusal basını davet eden var mı?
Yok...
İçerik üreticilerini ilçeye çağıran var mı?
Yok...
Sosyal medyada profesyonel bir kampanya yürüten var mı?
Yok...
Dijital reklamlarla milyonlara ulaşmaya çalışan var mı?
Yok oğlu yok...
O zaman şu soruyu sormak zorundayız:
Belediye gerçekten Salıpazarı'nı büyütmek mi istiyor, yoksa günü kurtarmakla mı yetiniyor?
Bugün Türkiye'de adı bilinmeyen birçok ilçe, doğru tanıtım sayesinde turist çekiyor...
Salıpazarı ise doğal güzelliğiyle değil, tanıtım eksikliğiyle konuşuluyor...
Bu kabul edilebilir bir tablo değildir...
Önümüzde bir de yağlı güreş organizasyonu var...
Başpehlivanlar geliyor...
Büyük bir kitlenin ilgisini çekebilecek bir organizasyon...
Ama tanıtım anlayışı hâlâ dar bir çevreye sıkışmış durumda...
Böyle yönetim anlayışıyla Salıpazarı'nın adı Türkiye'ye nasıl duyurulacak?
Bir belediye başkanının görevi sadece makamda oturmak değildir...
Sadece protokol fotoğraflarında görünmek değildir...
Sadece düğünlerde, derneklerde boy göstermek de değildir...
Belediye başkanlığı; ilçenin ekonomisini büyütmek, yatırım çekmek, turizmi geliştirmek ve geleceği planlamaktır...
İşte asıl sınav budur...
Sadece Salıpazarı mı?
Ayvacık ve Yakaķent gibi Samsun turizminin gözde ilçeleri aynı durumda...
Her iki ilçenin belediye başkanları partilerinden istifa edip AK Parti'ye geçtiler...
İktidar partisinin belediye başkanları olarak şimdi elleri daha güçlü...
Gelin görün ki Allahlık Hüdaverdi gibiler...
Bir silkinin arkadaş...
İlçenizi şaha kaldırmanın yollarını arayın...
Devlet her türlü desteği sizlere veriyor...
Bir de kucağına alıp ninni mi söylesin...
Siz devlet memuru değil, o ilçenin şehr-i eminleriniz...
Biz sizlerden emin miyiz?
Vallahi değiliz...