Ünal Yavuz
Köşe Yazarı
Ünal Yavuz
 

Hadi gel köyümüze geri dönelim

Samsun’un bazı ilçelerinde sessiz devrim yaşanıyor... "Hadi gel köyümüze geri dönelim" dedirten başkanların hakkını teslim etmek gerekir... Bir dönem rahmetli Ferdi Tayfur’un dillerden düşmeyen o şarkısı vardı ya... “Hadi gel köyümüze geri dönelim…” diye... Bugün Samsun’un bazı ilçelerinde atılan adımlara bakınca insanın içinden o şarkı geçiyor...  Çünkü mesele artık sadece asfalt, kaldırım, bina değil...  Mesele vizyon... Mesele yerinde kalkınma...  Mesele insanı doğduğu toprakta tutabilmek... Biz Türk toplumu olarak çoğu zaman burnumuzun dibindeki değeri görmeyiz... İstanbul’u konuşuruz, Ankara’yı tartışırız ama kendi ilçemizdeki potansiyelin farkında bile olmayız...  Oysa Samsun’un ilçelerinde son dönemde ciddi bir hareketlilik var. Ladik: Karadeniz’in Palandöken Hayali.. Ladik denince akla göl gelir, doğa gelir…  Ama artık bir hedef daha var: kış turizmi. Adnan Topal’ın kayak merkezini yeniden belediye eliyle işletmeye başlaması sıradan bir idari karar değil...  Bu, “ben ilçeme inanıyorum” demektir... Başkan Topal’la yaptığım görüşmede enerjisinin büyük bölümünü buraya vereceğini açıkça ifade etti. “Ladik’i Palandöken yapacağız” dedi. Elbette Palandoken Kayak Merkezi bir günde olmadı...  Vizyon böyle başlar. Eğer görev süresi boyunca istikrarlı yatırım yapılırsa, Ladik kış aylarında Karadeniz’in cazibe merkezi haline gelir...  Turizm zincirleme etki yapar; otelinden esnafına, çiftçisinden nakliyecisine kadar herkes kazanır... Yeniden Refah’tan seçilip bugün AK Parti’ye dönen bir başkan olarak ilçede karşılık görmesi de siyasetin ötesinde bir yerel bağ kurduğunu gösteriyor... Vezirkopru artık genç bir ismin yönetiminde. Murat Gul, 32 yaşında bir hukukçu olarak belediye başkanı oldu...  Gençliğin verdiği dinamizmle hareket ediyor...  Eski dönemde yapılan güzel işler vardı; bunu teslim etmek gerekir... Ancak yeni dönemde daha vizyoner ve planlı bir kalkınma modeli konuşuluyor... Genç olmak tek başına avantaj değildir ama doğru kullanıldığında büyük sermayedir... Murat Gül’ün en büyük artısı uzun vadeli düşünme potansiyeli... Eğer bu tempoyu korursa, Vezirköprü önümüzdeki 10–15 yılda bambaşka bir noktaya gelebilir... Alaçam Turizmin Parlayan Yıldızı Olabilir Alacam zaten doğasıyla güçlü bir ilçe... Sahili, yaylası, tarihi dokusu var... Ramazan Özdemir genç başkanlardan biri... Hem sahada hem de Mütevazı...  Büyükşehir ile koordineli çalışıyor. Geçtiğimiz günlerde ilçeyi gezdiğimde hummalı bir çalışma temposu gördüm... Eğer planlanan projeler tamamlanırsa Alaçam yalnızca yazlıkçıların değil, yıl boyu turizm hareketliliğinin adresi olabilir...  Turizm doğru yönetilirse ilçeyi ekonomik olarak sıçratır... Küçük İlçede Büyük İrade olan Salıpazarı... Salıpazarı küçük olabilir ama iddiası büyük... Refaettin Karaca tam anlamıyla halk adamı profili çiziyor...  BBP’den 31 yıl sonra ilçede belediyeyi kazanması başlı başına bir siyasi başarı hikâyesi... Yeni belediye binası projesi sadece bir yapı değil; ilçeye özgüven kazandırma hamlesi... Ankara-Salıpazarı hattında kurduğu temas trafiği, tuttuğunu koparma kararlılığı ve yatırım ısrarı dikkat çekiyor... Küçük ilçelerde başarı; bütçeden değil, iradeden çıkar... Bir Ekolün İnşası Şerif kılavuz... Asarcik’ta artık bir isimle özdeşleşmiş bir dönem var..  Serif Kılavuz üç dönemdir görevde...  AK Parti’nin en güçlü olduğu dönemde MHP’den seçilmiş olması başlı başına siyasi bir başarı göstergesiydi... Asarcık’ta özellikle insana yatırım modeli dikkat çekiyor...  İstihdam alanları oluşturulmuş, ilçe modernleşme adımlarını sistemli biçimde atmış... Başkanın iş insanı kimliği yatırım çekme konusunda avantaj sağlıyor... 15 yıl önceki Asarcık ile bugünkü arasında ciddi bir fark var. Bu fark tesadüf değil... Köye Dönüş Romantik Bir Hayal Değil.. Bugün gençler neden büyükşehre gidiyor?  İş için. Sosyal hayat için. Gelecek umudu için... Eğer ilçeler iş üretir, sosyal alanlar oluşturur, turizmi canlandırır, yatırım çeker ve gençlere alan açarsa göç tersine döner mi? Neden dönmesin? Samsun’un bazı ilçelerinde şu an yapılan tam olarak budur: Sessiz bir yerel kalkınma hamlesi... Elbette her şey güllük gülistanlık değil. Eksikler vardır. Eleştiri de olacaktır. Ama vizyon varsa, cesaret varsa, çalışma azmi varsa; gerisi zaman meselesidir... Ferdi Tayfur’un şarkısı artık nostalji değil... Belki de gerçekten; “Hadi gel köyümüze geri dönelim” deme zamanı yaklaşıyordur. Siz ne dersiniz?
Ekleme Tarihi: 26 Şubat 2026 -Perşembe

Hadi gel köyümüze geri dönelim

Samsun’un bazı ilçelerinde sessiz devrim yaşanıyor...

"Hadi gel köyümüze geri dönelim" dedirten başkanların hakkını teslim etmek gerekir...

Bir dönem rahmetli Ferdi Tayfur’un dillerden düşmeyen o şarkısı vardı ya...

“Hadi gel köyümüze geri dönelim…” diye...

Bugün Samsun’un bazı ilçelerinde atılan adımlara bakınca insanın içinden o şarkı geçiyor... 

Çünkü mesele artık sadece asfalt, kaldırım, bina değil... 

Mesele vizyon...

Mesele yerinde kalkınma... 

Mesele insanı doğduğu toprakta tutabilmek...

Biz Türk toplumu olarak çoğu zaman burnumuzun dibindeki değeri görmeyiz...

İstanbul’u konuşuruz, Ankara’yı tartışırız ama kendi ilçemizdeki potansiyelin farkında bile olmayız... 

Oysa Samsun’un ilçelerinde son dönemde ciddi bir hareketlilik var.

Ladik: Karadeniz’in Palandöken Hayali..

Ladik denince akla göl gelir, doğa gelir… 

Ama artık bir hedef daha var: kış turizmi.

Adnan Topal’ın kayak merkezini yeniden belediye eliyle işletmeye başlaması sıradan bir idari karar değil... 

Bu, “ben ilçeme inanıyorum” demektir...

Başkan Topal’la yaptığım görüşmede enerjisinin büyük bölümünü buraya vereceğini açıkça ifade etti. “Ladik’i Palandöken yapacağız” dedi.

Elbette Palandoken Kayak Merkezi bir günde olmadı... 

Vizyon böyle başlar. Eğer görev süresi boyunca istikrarlı yatırım yapılırsa, Ladik kış aylarında Karadeniz’in cazibe merkezi haline gelir... 

Turizm zincirleme etki yapar; otelinden esnafına, çiftçisinden nakliyecisine kadar herkes kazanır...

Yeniden Refah’tan seçilip bugün AK Parti’ye dönen bir başkan olarak ilçede karşılık görmesi de siyasetin ötesinde bir yerel bağ kurduğunu gösteriyor...

Vezirkopru artık genç bir ismin yönetiminde.

Murat Gul, 32 yaşında bir hukukçu olarak belediye başkanı oldu... 

Gençliğin verdiği dinamizmle hareket ediyor... 

Eski dönemde yapılan güzel işler vardı; bunu teslim etmek gerekir...

Ancak yeni dönemde daha vizyoner ve planlı bir kalkınma modeli konuşuluyor...

Genç olmak tek başına avantaj değildir ama doğru kullanıldığında büyük sermayedir...

Murat Gül’ün en büyük artısı uzun vadeli düşünme potansiyeli...

Eğer bu tempoyu korursa, Vezirköprü önümüzdeki 10–15 yılda bambaşka bir noktaya gelebilir...

Alaçam Turizmin Parlayan Yıldızı Olabilir

Alacam zaten doğasıyla güçlü bir ilçe...

Sahili, yaylası, tarihi dokusu var...

Ramazan Özdemir genç başkanlardan biri...

Hem sahada hem de Mütevazı... 

Büyükşehir ile koordineli çalışıyor. Geçtiğimiz günlerde ilçeyi gezdiğimde hummalı bir çalışma temposu gördüm...

Eğer planlanan projeler tamamlanırsa Alaçam yalnızca yazlıkçıların değil, yıl boyu turizm hareketliliğinin adresi olabilir... 

Turizm doğru yönetilirse ilçeyi ekonomik olarak sıçratır...

Küçük İlçede Büyük İrade olan Salıpazarı...

Salıpazarı küçük olabilir ama iddiası büyük...

Refaettin Karaca tam anlamıyla halk adamı profili çiziyor... 

BBP’den 31 yıl sonra ilçede belediyeyi kazanması başlı başına bir siyasi başarı hikâyesi...

Yeni belediye binası projesi sadece bir yapı değil; ilçeye özgüven kazandırma hamlesi...

Ankara-Salıpazarı hattında kurduğu temas trafiği, tuttuğunu koparma kararlılığı ve yatırım ısrarı dikkat çekiyor...

Küçük ilçelerde başarı; bütçeden değil, iradeden çıkar...

Bir Ekolün İnşası Şerif kılavuz...

Asarcik’ta artık bir isimle özdeşleşmiş bir dönem var.. 

Serif Kılavuz üç dönemdir görevde... 

AK Parti’nin en güçlü olduğu dönemde MHP’den seçilmiş olması başlı başına siyasi bir başarı göstergesiydi...

Asarcık’ta özellikle insana yatırım modeli dikkat çekiyor... 

İstihdam alanları oluşturulmuş, ilçe modernleşme adımlarını sistemli biçimde atmış...

Başkanın iş insanı kimliği yatırım çekme konusunda avantaj sağlıyor...

15 yıl önceki Asarcık ile bugünkü arasında ciddi bir fark var. Bu fark tesadüf değil...

Köye Dönüş Romantik Bir Hayal Değil..

Bugün gençler neden büyükşehre gidiyor? 

İş için. Sosyal hayat için. Gelecek umudu için...

Eğer ilçeler iş üretir, sosyal alanlar oluşturur, turizmi canlandırır, yatırım çeker ve gençlere alan açarsa göç tersine döner mi?

Neden dönmesin?

Samsun’un bazı ilçelerinde şu an yapılan tam olarak budur: Sessiz bir yerel kalkınma hamlesi...

Elbette her şey güllük gülistanlık değil. Eksikler vardır. Eleştiri de olacaktır. Ama vizyon varsa, cesaret varsa, çalışma azmi varsa; gerisi zaman meselesidir...

Ferdi Tayfur’un şarkısı artık nostalji değil...

Belki de gerçekten;
“Hadi gel köyümüze geri dönelim” deme zamanı yaklaşıyordur.

Siz ne dersiniz?

Yazıya ifade bırak !
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.