4000 TL İkramiye: Müjde mi, Yardım mı?
4000 TL İkramiye: Müjde mi, Yardım mı?
Ünsal Tonyaloğlu Yazdı
Bayram ikramiyesi 4000 TL...
Ama sahaya indiğinizde gerçek bambaşka.
Çünkü o 4000 TL’yi herkes almıyor.
Dul ve yetim aylığı alan vatandaşlar bu ikramiyeyi daha düşük alıyor.
Yani ortada eşit bir ödeme yok, adil bir dağılım yok.
Şimdi soralım: Aynı ülkede yaşayan, aynı ekonomik şartlarla mücadele eden insanlar arasında bu fark neden?
Bir tarafta zaten kıt kanaat geçinen emekli, diğer tarafta eşini kaybetmiş, hayatın yükünü tek başına omuzlayan dul ve yetimler…
Onlara verilen desteğin daha da düşük olması hangi vicdana sığar?
Açık konuşalım, bugünün Türkiye’sinde 4000 TL neyi çözer?
Bir pazara çıktığınızda zaten cebinizden binlerce lira çıkıyor. Bir faturayı ödüyorsunuz, diğerini düşünmeye başlıyorsunuz. Kirayı ödeyen zaten başını zor kaldırıyor.
Bu şartlarda verilen 4000 TL, daha vatandaş eline geçmeden eriyen bir rakamdan ibaret.
Ama sorun sadece miktar da değil. Sorun, bu rakamların “müjde” gibi sunulması.
Vatandaş artık rakam duymak istemiyor, gerçek bir rahatlama görmek istiyor. Çünkü yıllardır aynı sözleri duyuyor: “Sabredin, düzelecek.”
Peki ne zaman düzelecek?
Sabır taşının da bir sınırı var. O sınır her geçen gün biraz daha zorlanıyor.
Emekli bugün geçinmiyor, idare etmeye çalışıyor.
Dul ve yetimler ise zaten en kırılgan kesim…
Onların yükü daha ağır, aldığı destek daha düşük.
Bu tabloyu görmezden gelerek yapılan her açıklama, vatandaşın derdine çare değil, sadece öfkesini büyütür.
Eğer gerçekten sosyal devlet anlayışından söz edilecekse, bu tür ödemeler göstermelik olmaktan çıkarılmalıdır.
İkramiye dediğiniz şey, insanın yüzünü güldürmeli. Bugün ise bırakın yüz güldürmeyi, insanların içini daha da burkuyor.
Çünkü herkes aynı şeyi söylüyor: "Bu parayla ne yapalım?”
İşte asıl mesele de burada başlıyor.
Vatandaş sadaka değil, hakkını istiyor. Geçinmek istiyor, insanca yaşamak istiyor.
Ve artık sadece şunu soruyor:
Biz bu sabrın karşılığını ne zaman alacağız?