Atakum’un Makyajı Güzel, Yüzü Yorgun

Gündem 27.04.2026 - 13:10, Güncelleme: 27.04.2026 - 13:10
 

Atakum’un Makyajı Güzel, Yüzü Yorgun

Ünsal Tonyaloğlu'nun Kaleminden
Atakum… Samsun’un vitrini denilen, sahiliyle övünülen, yeni yaşam alanlarıyla öne çıkarılan ilçe. Dışarıdan bakıldığında ışıl ışıl bir görüntü veriyor. Deniz kenarında yürüyüş yapanlar, kafelerde oturanlar, yeni binalar, kalabalık caddeler… İlk bakışta her şey güzel. Ama biraz içeri girin. Mahalle aralarına sapın. Ara sokaklara dönün. Vatandaşın gerçekten yaşadığı yerlere bakın. O zaman Atakum’un makyajının güzel olduğunu ama yüzünün yorgun kaldığını görürsünüz. Çünkü ana caddelerde görüntü var, arka sokaklarda çukur var. Çünkü vitrin parlak, ama mahalle yolları yıpranmış. Çünkü sosyal medyada paylaşım çok, sahada hizmet az. Bugün Atakum’da vatandaşın en büyük şikâyetlerinden biri yollar. Yağmur yağınca çamur, güneş açınca toz. Bir yerde kazı yapılıyor, başka yerde yama bekleniyor. Araçlar bozuluyor, insanlar isyan ediyor. Özellikle mahalle aralarında yıllardır çözülemeyen yollar artık sabır taşını çatlatmış durumda. Bunu yazınca bazıları rahatsız oluyor. “Neden eleştiriyorsunuz?” diyorlar. Çünkü gazetecilik alkış tutmak değil, halkın sesini duyurmaktır. Çünkü bizim işimiz sadece açılışlara gitmek, kurdele kesmek, süslü cümleler yazmak değildir. Bizim işimiz vatandaşın bastığı çamuru da yazmaktır. Gazetecilik bir taraf tutma mesleği değildir. Gazetecilik, doğrunun yanında durma mesleğidir. Gerekirse belediyeyi eleştiririz, gerekirse hükümeti eleştiririz. Ama kim doğru iş yapıyorsa onu da söyleriz. Kim yanlış yapıyorsa onu da yazarız. Çünkü gazeteci makamdan değil, gerçekten yana durmalıdır. Bir belediye hizmet ediyorsa takdir edilir. Bir kurum sorun çözüyorsa yazılır. Ama eksik varsa, ihmal varsa, vatandaş mağdursa o da gündeme getirilir. Kalemin görevi budur. Atakum’da herkes konuşuyor. Yetkili konuşuyor, siyasetçi konuşuyor, danışman konuşuyor, sosyal medya hesapları konuşuyor. Ama vatandaş konuşunca kim dinliyor? Esnafın derdini kim dinliyor? Mahallelinin yol çilesini kim dinliyor? Sabah işe giderken çukura düşen sürücüyü kim dinliyor? Çocuğunu okul yolunda çamurdan geçiren anneyi kim dinliyor? İşte asıl soru budur. Atakum halkı artık laf değil, hizmet istiyor. Fotoğraf değil, çözüm istiyor. Paylaşım değil, çalışma istiyor. Reklam değil, sonuç istiyor. Kimse mucize beklemiyor. Kimse bir gecede her şey düzelsin demiyor. Ama vatandaş şunu görmek istiyor: Sorun görülüyor mu? Çözüm için samimi bir çaba var mı? Eğer varsa halk sabreder. Ama sorun ortadaysa, şikâyet büyüyorsa, insanlar her gün aynı şeyi konuşuyorsa, o zaman kimsenin eleştiriye kızma hakkı yoktur. Atakum güzel bir ilçe. Potansiyeli büyük. Ama güzel görünmek başka şeydir, güzel yönetilmek başka şey. Bir gazeteci olarak yolları da yazacağız, eksikleri de yazacağız, vatandaşın sesini de duyuracağız. Çünkü susarsak çukur büyür. Konuşursak belki yol yapılır.
Ünsal Tonyaloğlu'nun Kaleminden

Atakum… Samsun’un vitrini denilen, sahiliyle övünülen, yeni yaşam alanlarıyla öne çıkarılan ilçe. Dışarıdan bakıldığında ışıl ışıl bir görüntü veriyor. Deniz kenarında yürüyüş yapanlar, kafelerde oturanlar, yeni binalar, kalabalık caddeler… İlk bakışta her şey güzel.
Ama biraz içeri girin.
Mahalle aralarına sapın. Ara sokaklara dönün. Vatandaşın gerçekten yaşadığı yerlere bakın. O zaman Atakum’un makyajının güzel olduğunu ama yüzünün yorgun kaldığını görürsünüz.
Çünkü ana caddelerde görüntü var, arka sokaklarda çukur var.
Çünkü vitrin parlak, ama mahalle yolları yıpranmış.
Çünkü sosyal medyada paylaşım çok, sahada hizmet az.
Bugün Atakum’da vatandaşın en büyük şikâyetlerinden biri yollar. Yağmur yağınca çamur, güneş açınca toz. Bir yerde kazı yapılıyor, başka yerde yama bekleniyor. Araçlar bozuluyor, insanlar isyan ediyor. Özellikle mahalle aralarında yıllardır çözülemeyen yollar artık sabır taşını çatlatmış durumda.
Bunu yazınca bazıları rahatsız oluyor.
“Neden eleştiriyorsunuz?” diyorlar.
Çünkü gazetecilik alkış tutmak değil, halkın sesini duyurmaktır.
Çünkü bizim işimiz sadece açılışlara gitmek, kurdele kesmek, süslü cümleler yazmak değildir.
Bizim işimiz vatandaşın bastığı çamuru da yazmaktır.
Gazetecilik bir taraf tutma mesleği değildir. Gazetecilik, doğrunun yanında durma mesleğidir. Gerekirse belediyeyi eleştiririz, gerekirse hükümeti eleştiririz. Ama kim doğru iş yapıyorsa onu da söyleriz. Kim yanlış yapıyorsa onu da yazarız.
Çünkü gazeteci makamdan değil, gerçekten yana durmalıdır.
Bir belediye hizmet ediyorsa takdir edilir.
Bir kurum sorun çözüyorsa yazılır.
Ama eksik varsa, ihmal varsa, vatandaş mağdursa o da gündeme getirilir.
Kalemin görevi budur.
Atakum’da herkes konuşuyor. Yetkili konuşuyor, siyasetçi konuşuyor, danışman konuşuyor, sosyal medya hesapları konuşuyor. Ama vatandaş konuşunca kim dinliyor?
Esnafın derdini kim dinliyor?
Mahallelinin yol çilesini kim dinliyor?
Sabah işe giderken çukura düşen sürücüyü kim dinliyor?
Çocuğunu okul yolunda çamurdan geçiren anneyi kim dinliyor?
İşte asıl soru budur.
Atakum halkı artık laf değil, hizmet istiyor.
Fotoğraf değil, çözüm istiyor.
Paylaşım değil, çalışma istiyor.
Reklam değil, sonuç istiyor.
Kimse mucize beklemiyor. Kimse bir gecede her şey düzelsin demiyor. Ama vatandaş şunu görmek istiyor: Sorun görülüyor mu? Çözüm için samimi bir çaba var mı?
Eğer varsa halk sabreder.
Ama sorun ortadaysa, şikâyet büyüyorsa, insanlar her gün aynı şeyi konuşuyorsa, o zaman kimsenin eleştiriye kızma hakkı yoktur.
Atakum güzel bir ilçe.
Potansiyeli büyük.
Ama güzel görünmek başka şeydir, güzel yönetilmek başka şey.
Bir gazeteci olarak yolları da yazacağız, eksikleri de yazacağız, vatandaşın sesini de duyuracağız.
Çünkü susarsak çukur büyür.
Konuşursak belki yol yapılır.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.