Bafra Siyasette Yeni Yüzleri Bekliyor Aynı İsimlerle Aynı Sonuç Mu?
Bafra Siyasette Yeni Yüzleri Bekliyor Aynı İsimlerle Aynı Sonuç Mu?
Çağatay Durmuş Yazdı..
Karadeniz’in bereketli ovasında kurulu, tarihiyle, tarımıyla, potansiyeliyle birçok ilden daha büyük bir ekonomik hacme sahip olan Bafra bugün ciddi bir yol ayrımında. Ya alışılmış siyaset diliyle yerinde saymaya devam edecek ya da yeni bir jenerasyonun öncülüğünde kabuğunu kıracak.
Açık konuşalım
Bafra’nın sadece hizmete değil zihniyet değişimine ihtiyacı var.
Aynı Kadrolar Aynı Tartışmalar
Yıllardır ilçede siyaset belli çevrelerin arasında dönüp duruyor. İktidar cephesi ayrı, muhalefet cephesi ayrı konuşuyor fakat ortak bir Bafra vizyonu ortaya konulamıyor. Oysa mesele parti meselesi değil kent meselesi.
Bir kentin kalkınması için önce ortak akıl gerekir.
Bafra’da eksik olan tam da bu kent lobisi.
Samsun merkezli yatırımlarda, bölgesel planlamalarda, Ankara temaslarında Bafra’nın ağırlığı olması gereken yerde mi? Nüfusuna, tarımsal gücüne ve coğrafi büyüklüğüne baktığımızda cevap net Hayır.
Bafra’nın Silkinme Zamanı
Bafra artık kendine gelmeli.
Sadece seçim dönemlerinde hatırlanan bir potansiyel olmaktan çıkmalı.
Muhalefetiyle iktidarıyla ortak bir Bafra Masası kurulmadıkça ilçenin büyük projelerde geri planda kalması sürer. Kent menfaatleri söz konusu olduğunda siyasi rozetler ikinci plana düşmelidir.
Çünkü mesele koltuk değil gelecek meselesidir.
Bacasız Sanayi Gerçekçi Kalkınma Modeli
Bafra’nın geleceği ağır sanayide değil.
Gerçekçi olalım.
Büyük fabrikalar yüksek yatırım maliyetleri, çevresel riskler ve merkezi karar süreçleri demek. Üstelik bu yatırımların ilçeye kazandırdığı katma değer çoğu zaman sınırlı kalıyor.
Bafra için asıl stratejik alan turizm ve turizmi besleyen yerel üretim.
Yani bacasız sanayi.
Doğa turizmi
Kırsal yaşam deneyimi
Gastronomi turizmi
Tarıma dayalı butik üretim
Ekolojik konaklama tesisleri
Kızılırmak Deltası gibi dünya ölçeğinde değeri olan doğal alanlara sahip bir ilçenin bu potansiyeli yeterince değerlendirdiğini söylemek zor. Kızılırmak Deltası sadece bir kuş cenneti değil doğru planlanırsa uluslararası bir turizm markası olabilir.
Büyük Fabrika mı Yaygın Refah mı
Bir düşünelim.
Büyük bir fabrikanın ilçeye gelmesi 500 kişiye iş sağlayabilir.
Ama doğayı koruyan, turist çeken, yerel üreticiyi sürece dahil eden 300 küçük orta ölçekli işletme binlerce aileye gelir kapısı açabilir.
Üstelik para ilçede kalır.
Esnaf kazanır.
Üretici kazanır.
Genç girişimci kazanır.
Asıl kalkınma budur.
Bafra’nın bereketli ovası sadece tarım için değil markalı, paketli, katma değerli üretim için kullanılmalı. Yerel ürünler turizmle entegre edilmeden gerçek ekonomik sıçrama mümkün değil.
Yeni Nesil Siyaset Neden Şart
Bugün dünya değişiyor. Dijital ekonomi, sosyal medya, markalaşma, yerel kalkınma modelleri yeniden yazılıyor. Genç siyasetçiler artık klasik miting diliyle değil proje diliyle konuşuyor.
Bafra’da da yeni nesil siyasetçilere ihtiyaç var.
Şeffaflık talep eden
Hesap verebilirliği önemseyen
Sadece eleştirmeyen çözüm üreten
Kent ekonomisini bilen
Turizm vizyonuna sahip
Aksi halde ilçede siyaset kişisel rekabetten öteye geçemez.
Lobi Gücü Olmadan Kalkınma Olmaz
Bir gerçek daha var.
Bafra’nın güçlü bir siyasi ve ekonomik lobisi yok.
Oysa birçok ilçe Ankara’da etkili temsil sayesinde yatırım çekebiliyor. Bafra’nın da akademisyenleriyle, iş insanlarıyla, sivil toplumuyla ortak bir kalkınma platformu oluşturması şart.
Sadece belediyenin değil tüm dinamiklerin birlikte hareket ettiği bir model gerekiyor.
Gençler Gidiyor İlçe Yaşlanıyor
En kritik mesele bu.
Eğer bir şehir gençlerini tutamıyorsa alarm zilleri çalıyor demektir. Bafra’da üniversite mezunu gençlerin önemli bir bölümü başka şehirlere gidiyor. Çünkü kariyer alanı dar, girişimcilik destekleri sınırlı, vizyon eksik.
Turizm ve yerel üretim temelli kalkınma modeli gençlere kendi memleketinde iş kurma imkânı sağlayabilir.
Asıl Mesele Şu
Bafra aynı isimlerle, aynı tartışmalarla mı devam edecek?
Yoksa yeni fikirlerle, yeni kadrolarla, yeni bir yol mu çizecek?
Bu yazı bir eleştiri değil bir çağrıdır.
Bafra’nın büyüklüğü nüfusuyla değil cesaretiyle ölçülmeli.
Siyasi konfor alanı değil üretim alanı genişlemeli.
Parti kimliği değil kent kimliği öne çıkmalı.
Artık bir dönemin sonundayız.
Yeni bir başlangıç yapmak için en doğru zamandayız.
Bafra’nın geleceği bacasız sanayide, turizmde ve yerel üretimde.
Ve evet bu memleketin yeni nesil siyasetçilere gerçekten ihtiyacı var.