BAZI YOLCULUKLAR TECRÜBE İLE YENİDEN BAŞLAR
BAZI YOLCULUKLAR TECRÜBE İLE YENİDEN BAŞLAR
Çağatay Durmuş Yazdı....
Bazen yeniden başlamak için biraz durmak gerekir.
Geride bırakılan yılları değerlendirmek, değişen şartları gözlemlemek, yeni hedefler belirlemek ve geleceğe daha güçlü hazırlanmak...
Çünkü tecrübe, yalnızca geçmişte yapılan işlerden ibaret değildir. Asıl önemli olan, o birikimi geleceğe taşıyabilmektir.
Bafra Ticaret ve Sanayi Odası seçimleri yaklaşırken Göksel Başar'ın yeniden sahaya dönüşüne biraz da bu pencereden bakıyorum.
Karşımızda ilk kez başkanlığa talip olan bir isim yok.
İki dönem Ticaret ve Sanayi Odası Başkanlığı yapmış, iş dünyasının sorunlarını yakından tanımış, kurumsal yönetimin sorumluluğunu üstlenmiş, tecrübeli bir isim var.
Aradan zaman geçti.
Şartlar değişti, ihtiyaçlar farklılaştı, Bafra'nın ekonomik beklentileri büyüdü.
Şimdi ise geçmişin tecrübesini yeni hedeflerle buluşturmak isteyen bir başkan adayı yeniden sahada.
Üstelik bu dönüş, yalnızca geçmişteki görevine yeniden talip olmaktan ibaret değil.
Bir süre geri planda kalmış, çalışmalarına yoğunlaşmış, projelerini hazırlamış, hedeflerini belirlemiş ve Bafra'nın geleceğine ilişkin daha kapsamlı bir vizyon ortaya koymuş.
Benim dikkatimi çeken de tam olarak bu!
Çünkü Bafra'nın bugün ihtiyacı olan şey, geçmişin başarılarıyla yetinmek değil, geleceğin fırsatlarını doğru değerlendirebilmek.
Bu memleketin bereketli toprakları var.
Üreten insanları, ticaret geleneği, sanayi altyapısı ve her şeyden önemlisi büyük bir potansiyeli var.
Peki, bütün bu imkanları daha ileriye taşımak mümkün değil mi?
Elbette mümkün!
Yeter ki hedefler doğru belirlensin, kurumlar ortak akılla hareket etsin ve ortaya konulan çalışmalar kararlılıkla takip edilsin.
Bugün Bafra'nın ekonomik geleceği konuşulurken yalnızca mevcut imkanları değil, henüz değerlendiremediğimiz fırsatları da düşünmek gerekiyor.
Daha fazla yatırım...
Daha güçlü üretim...
Daha geniş ticaret hacmi...
Ve gençlerin kendi memleketlerinde gelecek kurabildiği bir Bafra...
İşte bütün bunlar, güçlü bir vizyonun ne kadar önemli olduğunu gösteriyor.
Bu açıdan baktığımda, tecrübeli bir başkanın yeniden sorumluluk almaya talip olmasını sıradan bir seçim gelişmesi olarak görmüyorum.
Çünkü geçmişte görev yapmış olmak, bir kurumu tanımak açısından önemli bir birikimdir.
Hangi kapının nerede açıldığını, hangi meselenin nasıl takip edilmesi gerektiğini, iş dünyasının hangi alanlarda desteğe ihtiyaç duyduğunu bilmek kolay kazanılan bir tecrübe değildir.
Ancak bu birikimin asıl değeri, yeni dönemin ihtiyaçlarıyla buluştuğunda ortaya çıkar.
Bugün ortaya konulan hazırlıkların dikkat çekici yanı da burada.
Geçmişin deneyimiyle geleceğin hedeflerini aynı noktada buluşturma düşüncesi...
Öte yandan sahadaki hareketlilik de gözlerden kaçmıyor.
Meclis üyesi adaylarıyla birlikte esnafı, sanayiciyi ve sivil toplum kuruluşlarını ziyaret ediyor, farklı kesimlerle bir araya geliyor.
Bu temaslar, yalnızca seçim döneminin ziyaretleri olarak görülmemeli.
Çünkü bir şehrin ekonomik geleceği, o şehirde yaşayan ve üreten insanların ortak düşüncesiyle şekillenir.
Ticaret ve Sanayi Odası Başkanlığı da tam olarak böyle bir sorumluluk gerektirir.
Oda başkanlığı yalnızca bir makam değildir.
Bir şehrin ticaretine yön verebilmek, yatırımcıyla üreticiyi buluşturabilmek, Ankara'da güçlü bir temsil ortaya koyabilmek ve ekonomik gelişmenin önünü açabilmek demektir.
Bafra gibi önemli bir üretim merkezinde bu sorumluluğun değeri daha da büyüktür.
Bugün ortaya konulan yeni dönem hedeflerine bakarken geçmişteki iki dönemlik tecrübeyi de bu nedenle göz ardı etmemek gerekiyor.
Çünkü bazen insan, görev yaptığı yıllarda kazandığı birikimi, aradan geçen zamanın sunduğu yeni bakış açısıyla çok daha kapsamlı hedeflere dönüştürebilir.
Bafra'nın geleceğine ilişkin hazırlanan çalışmaların ve ortaya konulan vizyonun kamuoyunda karşılık bulması da bu açıdan önem taşıyor.
Benim için meselenin özü şu:
Bafra'nın ekonomik potansiyeli artık daha büyük hedeflerle buluşmalı.
Bu şehir yalnızca sahip olduklarıyla değil, ortaya koyduğu başarılarla da konuşulmalı.
Üreticisiyle, esnafıyla, sanayicisiyle ve gençleriyle geleceğe daha güçlü yürümeli.
İşte böyle bir dönemde geçmişin tecrübesiyle yeniden yola çıkan bir ismin ortaya koyduğu hedefler, üzerinde durulmayı hak ediyor.
Önümüzdeki süreçte Bafra Ticaret ve Sanayi Odası üyeleri tercihlerini ortaya koyacak.
Ancak hangi isim göreve gelirse gelsin, bu seçimin merkezinde Bafra'nın ekonomik geleceği bulunmalı.
Çünkü bu memleketin kaybedecek zamanı yok.
Bafra'nın daha fazla yatırıma, daha fazla üretime, daha fazla istihdama ve güçlü bir kurumsal temsile ihtiyacı var.
Tecrübeli bir başkan, şimdi hazırladığı projeler, belirlediği hedefler ve daha güçlü bir vizyon anlayışıyla Bafra için yeni bir sayfa açmaya hazırlanıyor.
Geçmişten gelen birikim, geleceğe uzanan yeni bir yolculuk...
Bakalım bu yeni dönem Bafra'ya neler kazandıracak?
Göksel Başar'a çıktığı bu yolda başarılar diliyor, hakkında hayırlısı olmasını temenni ediyorum.