Çocuklar Değil, Gelecek Kurşunlanıyor
Çocuklar Değil, Gelecek Kurşunlanıyor
Çocuklar Değil, Gelecek Kurşunlanıyor
Her akşam televizyon ekranlarında aynı sahne:
Silahlar, tehditler, infazlar…
Birileri racon kesiyor, birileri “güç” gösterisi yapıyor.
Adına dizi diyorlar.
Ama bu, açık açık şiddetin pazarlanmasıdır.
Sonra dönüp ülkeye bakıyoruz…
Daha 13-14 yaşındaki çocukların adının “çete” kelimesiyle yan yana anıldığını görüyoruz.
Okul önlerinde kavgalar artık yumrukla bitmiyor.
Bıçak var, silah var, tehdit var.
Bu çocuklar doğuştan suçlu değil.
Ama birileri onları buna hazırlıyor.
Ekran başında…
Televizyonlarda mafya dizileri reyting rekorları kırarken, kimse çıkıp da “Bu neyin özendirmesi?” diye sormuyor.
Çünkü herkes işine bakıyor.
Reyting varsa, gerisi teferruat.
Orada bir karakter onlarca kişiyi vuruyor,
ertesi gün sosyal medyada “efsane” ilan ediliyor.
Sonra aynı zihniyet, bu ülkenin sokaklarında karşımıza çıkıyor.
Bir iş yeri kurşunlanıyor.
Bir genç diğerine silah çekiyor.
Bir mahallede korku, sessizliği bastırıyor.
Ve biz hâlâ şaşırıyormuş gibi yapıyoruz.
Gerçek şu:
Bu bir tesadüf değil.
Bu, bilinçli bir çürümenin sonucudur.
Bugün çocukların diline yerleşen “racon”, “hesap”, “infaz” gibi kelimeler;
bu toplumun dili değildi.
Ama oldu.
Çünkü sürekli gösterildi.
Sürekli normalleştirildi.
Sürekli alkışlandı.
RTÜK sessiz.
Denetim yok.
Toplumsal tepki yok.
Ama sokakta gerçek var.
Ve o gerçek her geçen gün daha tehlikeli hale geliyor.
Bir gün bir okulda silah patlıyor,
bir gün bir sokakta dükkân taranıyor,
bir gün bir ailenin ocağına ateş düşüyor.
Sonra herkes aynı cümleyi kuruyor:
“Bu çocuklar ne ara böyle oldu?”
Cevap ortada:
Onlara bu hayat öğretildi.
Açık konuşalım:
Bugün tetiği çeken sadece o çocuk değildir.
O tetiği “havalı” gösterenlerdir.
O şiddeti normalleştirenlerdir.
Ona sessiz kalanlardır.
Bugün susan herkes, yarının suçuna ortaktır.
Ve eğer bugün bu gidişata dur denmezse…
yarın kurşunlanan sadece çocuklar olmayacak.
Bir toplumun geleceği toprağa düşecek.