ESKİ MAHALLELERDE NE VARDI DA ŞİMDİ YOK?

Gündem 11.09.2026 - 16:27, Güncelleme: 11.09.2026 - 16:27
 

ESKİ MAHALLELERDE NE VARDI DA ŞİMDİ YOK?

Çağatay Durmuş Yazdı
Eskiden mahalle dediğimiz yer, sadece birkaç sokaktan ve birkaç evden ibaret değildi. Bir hayat vardı orada. Kapının önüne çıkınca kimi göreceğin belliydi. Kimin çocuğu sokakta oynuyor, hangi evde hasta var, kimin düğünü yaklaşıyor, herkes az çok bilirdi. Bir çocuk düşse annesinden önce komşu yetişirdi. Bir evde yemek pişse kokusu kadar tabağı da komşuya giderdi. Bakkala girip: “Abi yaz deftere.” demek ayıp değildi. Çünkü o deftere sadece borç yazılmazdı. Biraz da güven yazılırdı. Çocuklar sokakta büyürdü. Kale direği iki taş olurdu. Top plastik de olsa maç ciddiydi. Bir pencere açılır: “Camı kıracaksınız!” diye bağırılırdı. Beş dakika sonra oyun kaldığı yerden devam ederdi. Akşam olunca da bütün mahallede aynı ses duyulurdu: “Eve gel artık!” Cep telefonu yoktu. Ama anne sesi mahallenin her yerinde çekiyordu. Misafirlik de başkaydı. Kimse günler öncesinden randevu istemezdi. Kapı çalardı. Çay konurdu. Evde ne varsa sofraya gelirdi. Bugün evler büyüdü. Binalar yükseldi. Arabalar çoğaldı. Telefonlar akıllandı. Ama insanlar sanki biraz uzaklaştı. Aynı apartmanda yıllarca oturup birbirinin adını bilmeyenler var. Dünyanın öbür ucundaki bir insanın ne yaptığını saniyesinde görüyoruz ama yan komşumuzun derdini bazen çok sonra öğreniyoruz. Elbette geçmişin her şeyi güzel değildi. Hayat daha zordu. İmkanlar daha azdı. Ama insanların birbirine ayırdığı zaman daha fazlaydı. Belki de eski mahalleleri özlememizin sebebi eski evler, eski arabalar ya da eski sokaklar değil. Samimiyetti. Bir selamın kıymeti vardı. Bir kapı çalmanın anlamı vardı. Bir komşunun derdi, ötekinin de derdiydi. Belki eski mahalleler geri gelmez. Belki çocuklar yeniden akşama kadar sokakta oynamaz. Ama geçmişten bugüne taşıyabileceğimiz şeyler hala var. Bir selam. Bir hal hatır. Bir tabak yemek. Bir komşunun kapısını çalmak. Çünkü mahalleyi mahalle yapan binalar değildi. İnsandı. Ve galiba bugün en çok özlediğimiz şey de eski mahalleler değil... Birbirimize daha yakın olduğumuz o eski günler.
Çağatay Durmuş Yazdı

Eskiden mahalle dediğimiz yer, sadece birkaç sokaktan ve birkaç evden ibaret değildi.

Bir hayat vardı orada.

Kapının önüne çıkınca kimi göreceğin belliydi. Kimin çocuğu sokakta oynuyor, hangi evde hasta var, kimin düğünü yaklaşıyor, herkes az çok bilirdi.

Bir çocuk düşse annesinden önce komşu yetişirdi.

Bir evde yemek pişse kokusu kadar tabağı da komşuya giderdi.

Bakkala girip:

“Abi yaz deftere.”

demek ayıp değildi.

Çünkü o deftere sadece borç yazılmazdı.

Biraz da güven yazılırdı.

Çocuklar sokakta büyürdü.

Kale direği iki taş olurdu.

Top plastik de olsa maç ciddiydi.

Bir pencere açılır:

“Camı kıracaksınız!”

diye bağırılırdı.

Beş dakika sonra oyun kaldığı yerden devam ederdi.

Akşam olunca da bütün mahallede aynı ses duyulurdu:

“Eve gel artık!”

Cep telefonu yoktu.

Ama anne sesi mahallenin her yerinde çekiyordu.

Misafirlik de başkaydı.

Kimse günler öncesinden randevu istemezdi.

Kapı çalardı.

Çay konurdu.

Evde ne varsa sofraya gelirdi.

Bugün evler büyüdü.

Binalar yükseldi.

Arabalar çoğaldı.

Telefonlar akıllandı.

Ama insanlar sanki biraz uzaklaştı.

Aynı apartmanda yıllarca oturup birbirinin adını bilmeyenler var.

Dünyanın öbür ucundaki bir insanın ne yaptığını saniyesinde görüyoruz ama yan komşumuzun derdini bazen çok sonra öğreniyoruz.

Elbette geçmişin her şeyi güzel değildi.

Hayat daha zordu.

İmkanlar daha azdı.

Ama insanların birbirine ayırdığı zaman daha fazlaydı.

Belki de eski mahalleleri özlememizin sebebi eski evler, eski arabalar ya da eski sokaklar değil.

Samimiyetti.

Bir selamın kıymeti vardı.

Bir kapı çalmanın anlamı vardı.

Bir komşunun derdi, ötekinin de derdiydi.

Belki eski mahalleler geri gelmez.

Belki çocuklar yeniden akşama kadar sokakta oynamaz.

Ama geçmişten bugüne taşıyabileceğimiz şeyler hala var.

Bir selam.

Bir hal hatır.

Bir tabak yemek.

Bir komşunun kapısını çalmak.

Çünkü mahalleyi mahalle yapan binalar değildi.

İnsandı.

Ve galiba bugün en çok özlediğimiz şey de eski mahalleler değil...

Birbirimize daha yakın olduğumuz o eski günler.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.