POSTACI KAPIYI KAÇ KERE ÇALACAK?

Gündem 19.08.2026 - 12:28, Güncelleme: 19.08.2026 - 12:36
 

POSTACI KAPIYI KAÇ KERE ÇALACAK?

Ünal Yavuz Yazı...
CHP’de zor günler yaşanıyor... Bir olay bitmeden öteki geliyor... Bir tartışmanın dumanı dağılmadan başka bir kavga patlıyor... İnsan artık siyasi haberleri okurken, “Bugün ne olmuş?” diye değil, “Bugün daha ne olacak?” diye bakıyor... Bir gün bir milletvekili hakkında kaçak sigara ticaretinden eğlence hayatına kadar uzanan ağır iddialar... Başka bir gün bir milletvekili hakkında taciz iddiası... Öteki gün Yeni Parti’den bir milletvekili sokak ortasında kendi partisinden bir isim tarafından bıçaklanıyor... İzmir Menderes’te seçim yapılıyor, yumruklar konuşuyor, ortalık karışıyor; sandıktan AK Partili aday çıkıyor... Yahu arkadaş... Bu nasıl siyaset? Burası 100 yıllık siyasi geleneği olan bir parti mi, yoksa her bölümünde başka olay çıkan dizi seti mi? İnsan gerçekten şaşırıyor... Ben bunları yazınca bazı CHP’liler kızıyor... Kızmayın kardeşim... Ben Ecevitçi bir ailenin oğluyum... Çiftlik Caddesi’nin göbeğinde doğdum, büyüdüm. 19 Mayıs Lisesi’nde eğitimimi tamamladım... Rahmetli annem, sağ-sol kavgasının memleketi kasıp kavurduğu yıllarda abimi karakollardan toplardı... Kardeşim üniversite yıllarında hızlı solcuydu... O kuşak siyasetin bedelini lafla değil, hayatıyla ödedi... Ama bir şeyleri vardı: Memleket sevdaları vardı... Vatan dediler... Millet dediler... İnandıkları dava uğruna mücadele ettiler... Şimdi bakıyorum... Nerede o siyasi terbiye? Nerede o gelenek? Nerede Ecevit’in mütevazılığı? Bugün konuştuğumuz ne? Adamcılık... Taklacılık... Koltukçuluk... Parti içi hesaplaşmalar... Yolsuzluk iddiaları... Bitmeyen kavgalar... CHP düşmanı değiliz... Bir siyasi parti yaklaşık 70 yıldır tek başına iktidara gelemiyorsa, sürekli vatandaşa kızarak bunun içinden çıkamaz... Bir gün dönüp aynaya bakacaksın... Diyeceksin ki: “Kardeşim, biz nerede yanlış yapıyoruz?” Çünkü her seçim kaybedildiğinde seçmeni suçlayamazsın... Her eleştireni hain ilan edemezsin... Her yanlışın üzerine başka bir tartışma örterek yürüyemezsin... Bir yerde muhasebe yapacaksın... Bir yerde arınacaksın. Bir yerde masaya yumruğu vurup: “Yeter!” diyeceksin... CHP ile Yeni Parti ayrımına da fazla takılmıyorum... Tabela başka olabilir... Adres başka olabilir... Rozet başka olabilir... Ama siyaset anlayışı aynı kaldıktan sonra tavanın içindeki balığın değişmesi neyi değiştirir? Asıl üzüldüğüm insanlar kim biliyor musunuz? CHP’nin içinde gerçekten parti terbiyesi almış olanlar... Ecevit’i bilenler... O eski siyasi kültürü yaşamış olanlar... Partisine çıkar için değil, inandığı için gönül verenler... Onların bugün olup bitene bakarken içlerinin yandığını tahmin etmek zor değil... Çünkü insan rakibinin yaptığından çok, kendi evinin düştüğü hale üzülür... CHP’nin problemi dışarıda değil... Kapının içinde! Ve o kapı temizlenmedikçe... O anlayış değişmedikçe... O eski siyasi terbiye yeniden hâkim olmadıkça... Postacı daha çok gelir. Daha çok kapı çalar. Tak..Tak..Tak... Sonra yine birbirimize bakıp sorarız: POSTACI KAPIYI KAÇ KERE ÇALACAK?
Ünal Yavuz Yazı...

CHP’de zor günler yaşanıyor...

Bir olay bitmeden öteki geliyor...

Bir tartışmanın dumanı dağılmadan başka bir kavga patlıyor...

İnsan artık siyasi haberleri okurken, “Bugün ne olmuş?” diye değil, “Bugün daha ne olacak?” diye bakıyor...

Bir gün bir milletvekili hakkında kaçak sigara ticaretinden eğlence hayatına kadar uzanan ağır iddialar...

Başka bir gün bir milletvekili hakkında taciz iddiası...

Öteki gün Yeni Parti’den bir milletvekili sokak ortasında kendi partisinden bir isim tarafından bıçaklanıyor...

İzmir Menderes’te seçim yapılıyor, yumruklar konuşuyor, ortalık karışıyor; sandıktan AK Partili aday çıkıyor...

Yahu arkadaş...

Bu nasıl siyaset?

Burası 100 yıllık siyasi geleneği olan bir parti mi, yoksa her bölümünde başka olay çıkan dizi seti mi?

İnsan gerçekten şaşırıyor...

Ben bunları yazınca bazı CHP’liler kızıyor...

Kızmayın kardeşim...

Ben Ecevitçi bir ailenin oğluyum...

Çiftlik Caddesi’nin göbeğinde doğdum, büyüdüm.

19 Mayıs Lisesi’nde eğitimimi tamamladım...

Rahmetli annem, sağ-sol kavgasının memleketi kasıp kavurduğu yıllarda abimi karakollardan toplardı...

Kardeşim üniversite yıllarında hızlı solcuydu...

O kuşak siyasetin bedelini lafla değil, hayatıyla ödedi...

Ama bir şeyleri vardı:

Memleket sevdaları vardı...

Vatan dediler...

Millet dediler...

İnandıkları dava uğruna mücadele ettiler...

Şimdi bakıyorum...

Nerede o siyasi terbiye?

Nerede o gelenek?

Nerede Ecevit’in mütevazılığı?

Bugün konuştuğumuz ne?

Adamcılık...

Taklacılık...

Koltukçuluk...

Parti içi hesaplaşmalar...

Yolsuzluk iddiaları...

Bitmeyen kavgalar...

CHP düşmanı değiliz...

Bir siyasi parti yaklaşık 70 yıldır tek başına iktidara gelemiyorsa, sürekli vatandaşa kızarak bunun içinden çıkamaz...

Bir gün dönüp aynaya bakacaksın...

Diyeceksin ki:

“Kardeşim, biz nerede yanlış yapıyoruz?”

Çünkü her seçim kaybedildiğinde seçmeni suçlayamazsın...

Her eleştireni hain ilan edemezsin...

Her yanlışın üzerine başka bir tartışma örterek yürüyemezsin...

Bir yerde muhasebe yapacaksın...

Bir yerde arınacaksın.

Bir yerde masaya yumruğu vurup:

“Yeter!” diyeceksin...

CHP ile Yeni Parti ayrımına da fazla takılmıyorum...

Tabela başka olabilir...

Adres başka olabilir...

Rozet başka olabilir...

Ama siyaset anlayışı aynı kaldıktan sonra tavanın içindeki balığın değişmesi neyi değiştirir?

Asıl üzüldüğüm insanlar kim biliyor musunuz?

CHP’nin içinde gerçekten parti terbiyesi almış olanlar...

Ecevit’i bilenler...

O eski siyasi kültürü yaşamış olanlar...

Partisine çıkar için değil, inandığı için gönül verenler...

Onların bugün olup bitene bakarken içlerinin yandığını tahmin etmek zor değil...

Çünkü insan rakibinin yaptığından çok, kendi evinin düştüğü hale üzülür...

CHP’nin problemi dışarıda değil...

Kapının içinde!

Ve o kapı temizlenmedikçe...

O anlayış değişmedikçe...

O eski siyasi terbiye yeniden hâkim olmadıkça...

Postacı daha çok gelir.

Daha çok kapı çalar.

Tak..Tak..Tak...

Sonra yine birbirimize bakıp sorarız:

POSTACI KAPIYI KAÇ KERE ÇALACAK?

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.