Samsun’da Yürüttükleri Proje ile Sulak Alanların Önemine Dikkat Çekiyorlar
Samsun’da Yürüttükleri Proje ile Sulak Alanların Önemine Dikkat Çekiyorlar
2019 yılında kurulan Kadın Balıkçılar Derneği, balıkçılık sektöründe uzun yıllardır görünmeyen veya yeterince tanınmayan kadınların sesi oluyor. Dernek; kıyısal, sucul ve denizel ekosistemin kullanıcılarından olan kadınların toplumsal, ekonomik ve mesleki olarak güçlenmesi için ulusal ve uluslararası önemli çalışmalar yürütüyor.
Kadın Balıkçılar Derneği, “2 Şubat Dünya Sulak Alanlar Günü” kapsamında, Kızılırmak Deltası’nda yürüttüğü uluslararası projeyle sulak alanların ekosistemin sürekliliği ve yerel yaşamın geleceği açısından taşıdığı vazgeçilmez öneme dikkat çekiyor.
Dünyada yalnızca 17 ülkede uygulanan ve Türkiye’de sadece Samsun ilinin seçildiği “ COMDEKS-Topluluk Geliştirme ve Bilgi Yönetimi Programı” kapsamında desteklenen proje, yerel toplulukların doğal kaynakları koruyarak kullanmasını hedefliyor. Program, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) tarafından uygulanırken, Japonya Biyoçeşitlilik Fonu tarafından finanse ediliyor.
Kadın Balıkçılar Derneği ile S.S. Samsun Bölgesi Su Ürünleri Kooperatifleri Birliği iş birliğinde yürütülen “Kızılırmak Deltası’nda Kadın Balıkçılar: Geçmişin Gücüyle Geleceğe Yön Veriyorlar” adlı proje; sulak alanların korunmasını kadın emeğiyle buluşturarak, ekosistemin devamlılığına katkı sunmayı amaçlıyor.
Türkiye’nin en önemli sulak alanlarından biri olan Kızılırmak Deltası; biyolojik çeşitliliğin korunması, balıkçılığın sürdürülebilirliği ve iklim dengesi açısından kritik bir ekosistem olarak öne çıkıyor. Bu hassas alanın korunmasında ise doğayla iç içe yaşayan, kuşaklar boyunca biriken bilgi ve deneyime sahip kadın balıkçılar önemli bir rol üstleniyor.
“Sulak alanlar varsa yaşam vardır, kadınlar varsa, gelecek vardır”
Sulak alanların taşıdığı hayati öneme ve kadınların bu alanlardaki rolüne dikkat çeken Kadın Balıkçılar Derneği Başkanı Sevinç Üsküplü, “Sulak alanlar yalnızca suyla çevrili alanlar değil; yaşamın, üretimin ve kültürel belleğin merkezidir. Kadın balıkçılar, sulak alanlarda sadece emek veren değil, bu alanları koruyan ve geleceğe taşıyan önemli aktörler. Kadınların bilgisi ve emeği olmadan sulak alanların sürdürülebilirliğinden söz etmek mümkün değildir. Sulak alanlar varsa, yaşam vardır. Kadınlar varsa, gelecek vardır”diye konuştu.
“Ekosistemin devamı için ortak bir sorumluluk”
Türkiye’nin balıkçılık sektöründeki ilk ve tek kadın sivil toplum kuruluşu olarak faaliyet gösteren Kadın Balıkçılar Derneği, Samsun’daki kadın balıkçılar ve aileleriyle birlikte yürüttüğü bu çalışmayla, sulak alanların korunmasının yalnızca doğayı değil, aynı zamanda geçim kaynaklarını, kültürel mirası ve geleceği korumak anlamına geldiğini vurguluyor. Dernek, bu proje aracılığıyla sulak alanların korunmasının yalnızca çevresel bir sorumluluk değil; kadınların güçlenmesi, yerel yaşamın sürdürülmesi ve ekosistemin devamı için ortak bir sorumluluk olduğunu vurguluyor.