YENİ PARTİ'NİN İLK SINAVI ESKİ KIRGINLIKLAR...

Samsun-Haber 02.08.2026 - 16:03, Güncelleme: 02.08.2026 - 16:03
 

YENİ PARTİ'NİN İLK SINAVI ESKİ KIRGINLIKLAR...

Ünsal Tonyaloğlu yazdı..
Siyasette bazen isimler değişir, tabelalar değişir, logolar değişir Ama asıl soru şudur: Zihniyet değişiyor mu? Bugün Samsun siyasetinde en çok konuşulan konulardan biri, CHP’den ayrılarak yeni bir siyasi oluşum içinde yer alacak kadroların nasıl bir yol izleyeceğidir. Toplumun merak ettiği konu ise kimlerin hangi partiye geçtiği değildir. Asıl merak edilen, geçmişte yaşanan kırgınlıkların nasıl aşılacağıdır. Çünkü vatandaşın hafızası sanıldığı kadar zayıf değildir. Gündem hızlı değişiyor olabilir. Dün konuşulan bir olay bugün başka bir gelişmenin gölgesinde kalabiliyor. Ancak sandık zamanı geldiğinde seçmen, dün yaşananları yeniden hatırlıyor ve hesabını ona göre yapıyor. İşte tam da bu nedenle yeni bir siyasi hareketin en büyük sınavı, yeni bir tabela asmak değil; eski kırgınlıkları gerçekten geride bırakabildiğini göstermektir. Bunun en somut örneklerinden biri olarak kamuoyunun yakından takip ettiği süreçte, eski CHP Samsun İl Başkanı Mehmet Özdağ ile CHP’nin Samsun Büyükşehir Belediye Başkan adayı Cevat Öncü arasında kamuoyuna yansıyan görüş ayrılıkları hafızalardaki yerini koruyor. Bugün aynı siyasi hedef doğrultusunda yeni bir oluşumun içinde yer alınacaksa, vatandaş doğal olarak şu soruyu soruyor: Bu farklılıklar nasıl aşıldı? Ortak bir zeminde nasıl buluşuldu? Yoksa sadece yeni bir parti kuruluyor diye eski meselelerin üzeri mi örtülüyor? Bu soruların cevabı yalnızca iki ismi değil, yeni oluşumun tamamını ilgilendiriyor. Çünkü il yönetimleri, ilçe örgütleri ve yıllardır emek vermiş teşkilatlar, geçmişte yaşanan kırgınlıkları gerçekten geride bırakamazsa, “birlik” söylemi toplumda karşılık bulmakta zorlanacaktır. Siyaset; sadece aynı salonda oturmak değildir. Siyaset, aynı hedefe inanabilmektir. Aynı davaya gönül veren insanların birbirine güvenebilmesidir. Yeni bir başlangıç iddiası taşıyan her hareket, önce kendi içinde bu güveni inşa etmek zorundadır. Bir başka önemli başlık ise yerel yönetimlerdir. Örneğin Atakum Belediyesi… Siyasi değişim, belediye hizmetlerine nasıl yansıyacak? Çalışanların maaşları düzenli ödenecek mi? Belediyenin mali yapısını güçlendirecek yeni adımlar atılacak mı? Vatandaş için bunlar, siyasi tartışmalardan çok daha önemlidir. Çünkü insanlar slogan değil, hizmet görmek istiyor. Açıklama değil, sonuç bekliyor. Kavga değil, çözüm görmek istiyor. Yeni bir siyasi hareket gerçekten “yeni” olduğunu iddia ediyorsa, bunu geçmişin tartışmalarını yeniden yaşayarak değil; geçmişten ders çıkararak göstermelidir. Unutulmamalıdır ki, siyasetin en büyük sermayesi güvendir. Güven ise yalnızca sözle değil, samimiyetle ve tutarlılıkla kazanılır. Bugün Samsun’da herkes aynı soruyu soruyor: Yeni parti, eski kırgınlıkları gerçekten sona erdirebilecek mi? Yoksa sadece tabelalar değişecek, alışkanlıklar ve anlayış aynı mı kalacak? Bu soruların cevabını ne genel merkez verebilir ne de basın açıklamaları… Bu cevabı verecek olan, zamanın kendisi ve sahadaki uygulamalardır. Çünkü siyasetin gerçek hakemi ne kongre salonlarıdır ne de sosyal medya. Siyasetin gerçek hakemi millettir.  Millet, kimin gerçekten değiştiğine de, kimin sadece tabela değiştirdiğine de günü geldiğinde sandıkta karar verir.
Ünsal Tonyaloğlu yazdı..

Siyasette bazen isimler değişir, tabelalar değişir, logolar değişir

Ama asıl soru şudur:
Zihniyet değişiyor mu?

Bugün Samsun siyasetinde en çok konuşulan konulardan biri, CHP’den ayrılarak yeni bir siyasi oluşum içinde yer alacak kadroların nasıl bir yol izleyeceğidir.

Toplumun merak ettiği konu ise kimlerin hangi partiye geçtiği değildir.
Asıl merak edilen, geçmişte yaşanan kırgınlıkların nasıl aşılacağıdır.

Çünkü vatandaşın hafızası sanıldığı kadar zayıf değildir.

Gündem hızlı değişiyor olabilir. Dün konuşulan bir olay bugün başka bir gelişmenin gölgesinde kalabiliyor. Ancak sandık zamanı geldiğinde seçmen, dün yaşananları yeniden hatırlıyor ve hesabını ona göre yapıyor.

İşte tam da bu nedenle yeni bir siyasi hareketin en büyük sınavı, yeni bir tabela asmak değil; eski kırgınlıkları gerçekten geride bırakabildiğini göstermektir.

Bunun en somut örneklerinden biri olarak kamuoyunun yakından takip ettiği süreçte, eski CHP Samsun İl Başkanı Mehmet Özdağ ile CHP’nin Samsun Büyükşehir Belediye Başkan adayı Cevat Öncü arasında kamuoyuna yansıyan görüş ayrılıkları hafızalardaki yerini koruyor.

Bugün aynı siyasi hedef doğrultusunda yeni bir oluşumun içinde yer alınacaksa, vatandaş doğal olarak şu soruyu soruyor:
Bu farklılıklar nasıl aşıldı?

Ortak bir zeminde nasıl buluşuldu?

Yoksa sadece yeni bir parti kuruluyor diye eski meselelerin üzeri mi örtülüyor?

Bu soruların cevabı yalnızca iki ismi değil, yeni oluşumun tamamını ilgilendiriyor.

Çünkü il yönetimleri, ilçe örgütleri ve yıllardır emek vermiş teşkilatlar, geçmişte yaşanan kırgınlıkları gerçekten geride bırakamazsa, “birlik” söylemi toplumda karşılık bulmakta zorlanacaktır.

Siyaset; sadece aynı salonda oturmak değildir.

Siyaset, aynı hedefe inanabilmektir.

Aynı davaya gönül veren insanların birbirine güvenebilmesidir.
Yeni bir başlangıç iddiası taşıyan her hareket, önce kendi içinde bu güveni inşa etmek zorundadır.

Bir başka önemli başlık ise yerel yönetimlerdir.
Örneğin Atakum Belediyesi…

Siyasi değişim, belediye hizmetlerine nasıl yansıyacak?

Çalışanların maaşları düzenli ödenecek mi?

Belediyenin mali yapısını güçlendirecek yeni adımlar atılacak mı?

Vatandaş için bunlar, siyasi tartışmalardan çok daha önemlidir.

Çünkü insanlar slogan değil, hizmet görmek istiyor.

Açıklama değil, sonuç bekliyor.

Kavga değil, çözüm görmek istiyor.

Yeni bir siyasi hareket gerçekten “yeni” olduğunu iddia ediyorsa, bunu geçmişin tartışmalarını yeniden yaşayarak değil; geçmişten ders çıkararak göstermelidir.

Unutulmamalıdır ki, siyasetin en büyük sermayesi güvendir.

Güven ise yalnızca sözle değil, samimiyetle ve tutarlılıkla kazanılır.

Bugün Samsun’da herkes aynı soruyu soruyor:
Yeni parti, eski kırgınlıkları gerçekten sona erdirebilecek mi?

Yoksa sadece tabelalar değişecek, alışkanlıklar ve anlayış aynı mı kalacak?

Bu soruların cevabını ne genel merkez verebilir ne de basın açıklamaları…

Bu cevabı verecek olan, zamanın kendisi ve sahadaki uygulamalardır.

Çünkü siyasetin gerçek hakemi ne kongre salonlarıdır ne de sosyal medya.
Siyasetin gerçek hakemi millettir. 

Millet, kimin gerçekten değiştiğine de, kimin sadece tabela değiştirdiğine de günü geldiğinde sandıkta karar verir.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.