İYİ Parti Samsun teşkilatlarında yaşanan son istifalar, sadece birkaç yöneticinin görev bırakması olarak görülmemeli. Bu gelişme, parti içinde bir süredir konuşulan rahatsızlıkların artık görünür hale geldiğini gösteriyor.
İl Gençlik Kolları Başkanı Avukat Doğukan Çebin’in öncülüğünde başlayan ayrılık, Bafra, İlkadım ve Çarşamba teşkilatlarından bazı isimlerin de görevlerini bırakmasıyla büyüdü. Özellikle gençlik yapılanmasından gelen bu istifalar, siyasette her zaman dikkatle okunması gereken gelişmelerdir. Çünkü gençlik kolları bir partinin hem enerjisini hem de geleceğini temsil eder.
Çebin’in açıklamasında yer alan “emeğin yerini koltuk hesapları aldı” sözleri ise aslında Türkiye siyasetinde sıkça duyduğumuz bir tartışmayı yeniden gündeme taşıdı. Liyakat, emek ve teşkilat çalışması mı; yoksa dar kadroların belirlediği siyaset mi? Bu tartışma sadece bir partiye özgü değil, Türk siyasetinin genel bir meselesi olarak yıllardır karşımıza çıkıyor.
Samsun’da yaşanan bu istifa dalgası da biraz bu tartışmanın yerel bir yansıması gibi görünüyor. Çünkü siyasette en çok emek veren kesimlerin başında genellikle gençler gelir. Sahada çalışan, kapı kapı dolaşan, etkinlik düzenleyen, sosyal medyada mücadele eden çoğu zaman onlardır. Ancak zaman zaman bu emeğin karşılığının görülmediği düşüncesi, teşkilat içinde kırılmalara yol açabiliyor.
Bu noktada yaşanan istifaları sadece bir “görev bırakma” meselesi olarak okumak eksik olur. Asıl mesele, genç kadroların siyaset içinde kendilerine ne kadar alan bulabildiği sorusudur.
Siyasette gençlerin varlığı sadece bir teşkilat meselesi değildir; aynı zamanda bir gelecek meselesidir. Eğer genç kadrolar siyasetin içinde kendilerini ifade edebilecekleri bir zemin bulamazsa, o hareketin uzun vadede güçlenmesi de zorlaşır.
Samsun’daki gelişmeler bu açıdan dikkatle izlenmesi gereken bir süreci işaret ediyor. Çünkü bir partinin gücü sadece genel merkez politikalarıyla değil, aynı zamanda yereldeki teşkilatlarının dinamizmiyle ölçülür.
Önümüzdeki günlerde parti yönetiminin bu tabloyu nasıl değerlendireceği ve teşkilat yapısında nasıl bir yol izleyeceği merak konusu. Ancak şu gerçek değişmez: Siyasette gençlerin enerjisini kaybeden bir yapı, sahadaki gücünü de zamanla kaybetmeye başlar.