Samsunspor’un daha söyleyecek çok sözü var!
Samsunspor’un daha söyleyecek çok sözü var!
Niyazi Öndaş Yazdı...
Samsunspor sezona Göztepe karşısında 3-3’lük beraberlikle başladı. Elbette kazanmak güzeldi ama 7 eksikle sahaya çıkan bir takımın, 90 dakika boyunca mücadeleden kopmaması da önemliydi.
Samsunspor geriye düştü, öne geçti, penaltı kaçırdı, yeniden geriye düştü ama pes etmedi. Celil Yüksel’in 90’ıncı dakikadaki muhteşem golü de bu mücadelenin ödülü oldu.
Başkan Yüksel Yıldırım’ın maç sonrası açıklamaları ise gelecek adına umut verici. İlk 5 hedefini ortaya koyarken, kadroyu yeterli görmeyip 2-3 transfer daha istemesi Samsunspor’un hedefinin ne kadar büyük olduğunu gösteriyor.
Thorsten Fink ise daha temkinli. İlk 5’in kolay olmayacağını söylüyor. Bence burada güzel bir denge var: Başkan çıtayı yükseltiyor, teknik adam ayakları yere basarak ilerliyor.
Elbette Göztepe maçında savunma hataları vardı. Bunlar düzeltilecek. Sakatlar dönecek, yeni transferler gelecek ve takım zamanla daha da oturacak.
Daha ilk haftadan kesin hükümler vermek doğru değil.
Ama gördüğümüz bir şey var:
Bu Samsunspor mücadele ediyor, pes etmiyor ve hedefini yukarı koyuyor.
Doğru transferlerle bu takımın Süper Lig’de çok güzel işler yapacağına inanıyorum.
Burada bir parantez de Diabate’ye açmak gerekiyor.
Geçen sezondan itibaren üzerinde çok durduğumuz, genç potansiyeli ve gelecek vadeden yapısıyla dikkat çeken bir oyuncudan bahsediyoruz. Ancak artık şu gerçeğin de farkına varmalıyız: Bu kardeşimiz hakkında çok fazla yorum yaparak, transfer piyasasında sürekli değerini konuşarak ve beklentiyi büyüterek farkında olmadan üzerinde ciddi bir baskı oluşturuyoruz.
Bazen genç bir futbolcuya yapılabilecek en büyük iyilik, onu biraz rahat bırakmaktır.
Bırakalım Diabate kendi piyasasını kendisi oluştursun. Bırakalım performansı konuşsun. İyi oynadığında alkışlayalım, kötü oynadığında da genç olduğunu hatırlayalım.
Çünkü biz bu filmi daha önce gördük.
Altyapımızdan çıkıp A takıma yükselen birçok genç kardeşimizi daha yolun başında büyük beklentilerin içerisine soktuk. Birkaç iyi maçın ardından göklere çıkardık, ardından aynı hızla eleştirmeye başladık. Sonra da o gençlerin nasıl kaybolup gittiğini izledik.
Diabate’yi de aynı şekilde kaybetmeyelim.
Onun bugün ihtiyacı olan şey sürekli piyasa değerinin konuşulması değil; forma giymek, hata yapmak, tecrübe kazanmak ve gelişmek.
Kısacası biraz sabır...
Hem Diabate için hem de Samsunspor için.
Daha yolun başındayız.