Çağdaş Yıldırım
Köşe Yazarı
Çağdaş Yıldırım
 

Mesele Yıkmak Değil Yaşatmak: Nuri Asan'a Açık Hava Müzesi Yakışmaz mı?

Kavgayla, tebligatla değil; akılla, vefayla ve ortak hafızayla bir araya gelince bu şehirde çözülemeyecek hiçbir düğüm yok... Yahu arkadaş... Gördünüz değil mi? Masaya oturup diyalog kurulunca nasıl da tek yürek olunabiliyormuş... Daha düne kadar ortalık toz dumandı... Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Halit Doğan için neredeyse "Samsunspor düşmanı" diyecek kadar kantarın topuzunu kaçıranlar oldu... Öte yanda Samsunspor cephesi de haklı olarak işi oldu bittiye getirmemek için pazartesiden çarşambaya kadar peş peşe hamleler yaptı, sesini yükseltti... Millet birbirine girdi girecekti... Peki sonra ne oldu? Bir araya gelindi, konuşuldu, dinlendi... Ve anlaşıldı ki bu şehirde kimsenin Samsunspor’a düşmanlık ettiği falan yok! Elbette bu kulüp için en doğru, en modern tesis kararı verilecek... Millet Bahçesi projesi, sahil düzenlemesi, şehrin yeşili elbette kıymetli... Ama unuttuğumuz bir şey var: Nuri Asan Tesisleri dediğiniz yer, sadece dört duvardan, iki çim sahadan ibaret bir bina değildir! O alan bu şehrin hafızasıdır... O alan Samsunspor’un ruhudur, acısıdır, mabedidir... Şimdi bana sorarsanız... Madem orası taşınacak, madem orası Millet Bahçesi olarak halka açılacak... O alanın bir bölümünü neden Samsunspor’a ayırmıyoruz? Neden orayı buram buram tarih kokan bir "Samsunspor Açık Hava Müzesi" haline getirmiyoruz? Düşünsenize bir... Kapıdan girdiğinizde, 1989 Malatya deplasman yolunda kaybettiğimiz o canların anısına, o kaza otobüsünün birebir anıt modeli karşılıyor sizi... Kırmızı, beyaz ve siyahın o derin hüznüyle yüzleşiyorsunuz... Bir adım atıyorsunuz; 1927 Türk Ocağı döneminden 1965’e, oradan bugüne uzanan devasa bir tarih tüneli... Hasbi Menteşoğlu’nun, Nuri Asan’ın büstleri... O efsane kadronun, Tanju Çolak’ın, Fatih Uraz’ın, Ercan Koloğlu’nun, Serkan Aykut'un, Celil'in, Ertuğrul Sağlam ne nicesinin ayak izleri... Bu kulübün formasını terletmiş isimlerin hikayeleri, kazandığı kupaların açık hava replikaları, interaktif dijital anı duvarları... Çocukların içine girip top oynayabileceği mini bir nostalji sahası... Etkinlik alanları... Fena mı olur? Okullardan otobüsler dolusu öğrenciyi o alana getirdiğinizi bir hayal edin... Bu şehrin çocukları, tarih dersini sadece kitaplardan değil; o açık hava müzesinde yürüyerek, gözleriyle görerek, o ruha dokunarak öğrense güzel olmaz mı? "Biz neden Samsunsporluyuz?" sorusunun cevabını o parkta adım adım bulsalar fena mı olur? Hem şehirden ve sahilinden kopmayan bir Samsunspor... Hem nefes alan bir Millet Bahçesi... Hem de geçmişine sahip çıkan bir belediye vizyonu... Bu şehre yakışan kavga değil; geçmişine vefayla sarılan böyle bir ortak vizyondur... Bilmem anlatabildim mi? "Hafızasını kaybeden bir toplum, geleceğini asla inşa edemez"v
Ekleme Tarihi: 15 Ekim 2026 -Perşembe

Mesele Yıkmak Değil Yaşatmak: Nuri Asan'a Açık Hava Müzesi Yakışmaz mı?

Kavgayla, tebligatla değil; akılla, vefayla ve ortak hafızayla bir araya gelince bu şehirde çözülemeyecek hiçbir düğüm yok...
Yahu arkadaş...
Gördünüz değil mi?
Masaya oturup diyalog kurulunca nasıl da tek yürek olunabiliyormuş...
Daha düne kadar ortalık toz dumandı...
Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Halit Doğan için neredeyse "Samsunspor düşmanı" diyecek kadar kantarın topuzunu kaçıranlar oldu...
Öte yanda Samsunspor cephesi de haklı olarak işi oldu bittiye getirmemek için pazartesiden çarşambaya kadar peş peşe hamleler yaptı, sesini yükseltti...
Millet birbirine girdi girecekti...
Peki sonra ne oldu?
Bir araya gelindi, konuşuldu, dinlendi...
Ve anlaşıldı ki bu şehirde kimsenin Samsunspor’a düşmanlık ettiği falan yok!
Elbette bu kulüp için en doğru, en modern tesis kararı verilecek...
Millet Bahçesi projesi, sahil düzenlemesi, şehrin yeşili elbette kıymetli...
Ama unuttuğumuz bir şey var:
Nuri Asan Tesisleri dediğiniz yer, sadece dört duvardan, iki çim sahadan ibaret bir bina değildir!
O alan bu şehrin hafızasıdır...
O alan Samsunspor’un ruhudur, acısıdır, mabedidir...
Şimdi bana sorarsanız...
Madem orası taşınacak, madem orası Millet Bahçesi olarak halka açılacak...
O alanın bir bölümünü neden Samsunspor’a ayırmıyoruz?
Neden orayı buram buram tarih kokan bir "Samsunspor Açık Hava Müzesi" haline getirmiyoruz?
Düşünsenize bir...
Kapıdan girdiğinizde, 1989 Malatya deplasman yolunda kaybettiğimiz o canların anısına, o kaza otobüsünün birebir anıt modeli karşılıyor sizi...
Kırmızı, beyaz ve siyahın o derin hüznüyle yüzleşiyorsunuz...
Bir adım atıyorsunuz; 1927 Türk Ocağı döneminden 1965’e, oradan bugüne uzanan devasa bir tarih tüneli...
Hasbi Menteşoğlu’nun, Nuri Asan’ın büstleri...
O efsane kadronun, Tanju Çolak’ın, Fatih Uraz’ın, Ercan Koloğlu’nun, Serkan Aykut'un, Celil'in, Ertuğrul Sağlam ne nicesinin ayak izleri...
Bu kulübün formasını terletmiş isimlerin hikayeleri, kazandığı kupaların açık hava replikaları, interaktif dijital anı duvarları...
Çocukların içine girip top oynayabileceği mini bir nostalji sahası...
Etkinlik alanları...
Fena mı olur?
Okullardan otobüsler dolusu öğrenciyi o alana getirdiğinizi bir hayal edin...
Bu şehrin çocukları, tarih dersini sadece kitaplardan değil; o açık hava müzesinde yürüyerek, gözleriyle görerek, o ruha dokunarak öğrense güzel olmaz mı?
"Biz neden Samsunsporluyuz?" sorusunun cevabını o parkta adım adım bulsalar fena mı olur?
Hem şehirden ve sahilinden kopmayan bir Samsunspor...
Hem nefes alan bir Millet Bahçesi...
Hem de geçmişine sahip çıkan bir belediye vizyonu...
Bu şehre yakışan kavga değil; geçmişine vefayla sarılan böyle bir ortak vizyondur...
Bilmem anlatabildim mi?
"Hafızasını kaybeden bir toplum, geleceğini asla inşa edemez"v
Yazıya ifade bırak !
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.