Cumhuriyet Halk Partisi’nde yıllardır aynı cümleleri kuruyoruz. Yazıyoruz, söylüyoruz, uyarıyoruz. Ne yazık ki her seferinde haklı çıkıyoruz ama bir türlü değişim sağlanamıyor. Sorun artık tek tek isimlerden çıkmış, bir yönetim anlayışına dönüşmüş durumda.
Toplumsal duyarlılığı olmayan, toplumla barışık olmayan yönetimler; CHP’ye yukarıdan aşağıya dayatılıyor. Neye göre getirildikleri, hangi başarıya, hangi emeğe, hangi sahaya dayanarak belirlendikleri belli değil. Bu anlayış il ve ilçe teşkilatlarını halktan koparıyor, siyaseti dar bir çevrenin içine hapsediyor.
Bunu ilk kez söylemiyoruz.
Daha önceki yazılarımızda da defalarca ifade ettik: CHP’nin il ve ilçe teşkilatları köklü biçimde değişmeden, bu partinin yerelde güçlenmesi mümkün değildir. Hatta sadece yöneticilerin değil, üye yapısının da sil baştan ele alınması gerekir.
Çünkü ortada sağlıklı bir üyelik yapısı yok.
CHP’de gerçek emek veren, sahada olan, partinin yükünü çeken üyeler çoğunlukta değil. Uzun yıllardır süren yapmacık bir üye yapılanması söz konusu. Kâğıt üzerinde üye var ama sahada yok. İsim var ama karşılığı yok. Bu tabloyla ne örgüt olur ne de halkla siyaset yapılır.
Samsun’da son dönemde yaşananlar bu gerçeği bir kez daha ortaya koyuyor. Kamuoyuna yansıyan haberler, kulislerde konuşulanlar ve il başkanlığının açıklamaları; CHP içinde çalışan, emek veren isimlerle sürekli ters düşen bir anlayışın sürdürüldüğünü gösteriyor.
Bu süreçte Cevat Öncü üzerinden yaşananlar, kişisel bir mesele değildir. Bu durum, CHP’nin kendi iç dinamikleriyle, kendi emekçileriyle ve parti kültürüyle yaşadığı bir sorunun yansımasıdır. Partiye yıllarını vermiş insanlarla sürekli karşı karşıya gelmek, CHP’ye güç kazandırmaz; tam tersine zayıflatır.
Burada asıl sorumluluk Genel Merkez’e düşmektedir. Samsun’dan gelen bu sesler birer dedikodu değil, örgütün içinden yükselen ciddi uyarılardır. Bu uyarıları görmezden gelmek, yarın çok daha büyük sorunların önünü açar.
Şunu açıkça söylemek gerekiyor:
Aynı yöntemlerle, aynı anlayışla, aynı kadrolarla farklı bir sonuç beklemek gerçekçi değildir. CHP’de gerçek bir değişim isteniyorsa; vitrin düzenlemesiyle değil, tabandan başlayarak yapılmalıdır.
İl ve ilçe teşkilatları yeniden yapılandırılmalı,
Üyelikler gözden geçirilmeli,
Gerçek emek verenler ön plana çıkarılmalı,
Toplumla bağ kurabilen kadrolara alan açılmalıdır.
Aksi halde CHP, Samsun’da da başka şehirlerde de aynı döngünün içinde kalmaya devam eder.
Değişmeyen yapılarla değişim olmaz.