Ünsal Tonyaloğlu
Köşe Yazarı
Ünsal Tonyaloğlu
 

BU YOLLARDAN GEÇMEYENLER, BU ŞEHRİ YÖNETEMEZ

Atakum’da bir gerçek var. Görmek isteyen için ortada, görmek istemeyen için yok sayılan bir gerçek… Ve yine soruluyor: “Belediyeyi neden eleştiriyorsun?” Çünkü ortada eleştirilecek bir durum var. Gazeteci ne yapar? Alkış mı tutar? Yoksa vatandaşın yaşadığı sorunu mu yazar? İstiklal Mahallesi 913. Sokak… Boydan boya uzanan bir cadde ama çamurdan geçilmiyor. Yağmur yağdığı anda yürümek mümkün değil. Vatandaş evine giderken eziyet çekiyor. Şimdi buradan açık açık soruyorum: Atakum Belediye Başkanı… Başkan yardımcıları… Hiç mi bu yoldan geçmiyorsunuz? Hiç mi bu mahallelere girmiyorsunuz? Hiç mi vatandaşın bastığı çamuru görmüyorsunuz? Eğer geçiyor ve görmüyorsanız, bu ihmaldir. Eğer hiç geçmiyorsanız, bu kopuştur. Bir belediye yönetimi, yönettiği şehrin sokaklarını bilmiyorsa, o şehir sadece haritada yönetilir. Masa başında değil, sahada belediyecilik yapılır. Bir kamyon mocur dökmek bu kadar mı zor? Bir yolu düzeltmek bu kadar mı imkânsız? Ama iş eleştiriye gelince… Ortaya çıkan bir hassasiyet var. Bir rahatsızlık var. Bir tepki var. Neden? Çünkü sorun konuşulmasın isteniyor. Ama bu şehirde yaşayan insanlar susmuyor. Ve biz de susmayacağız. Gazetecilik suç değildir. Eleştiri ihanet değildir. Asıl ihanet nedir biliyor musunuz? Vatandaş çamurun içinde yürürken, “Her şey yolunda” demektir. Bugün İstiklal Mahallesi 913. Sokak bu haldeyse, yarın başka bir sokak aynı kaderi yaşayacak. Çünkü mesele bir sokak değil… Mesele yönetim anlayışı. Ve buradan son söz: Bu yolları görmeyenler, bu çamura basmayanlar, o mahalleye gitmeyenler… O koltukta oturmasın.
Ekleme Tarihi: 09 Nisan 2026 -Perşembe

BU YOLLARDAN GEÇMEYENLER, BU ŞEHRİ YÖNETEMEZ

Atakum’da bir gerçek var. Görmek isteyen için ortada, görmek istemeyen için yok sayılan bir gerçek…

Ve yine soruluyor:
“Belediyeyi neden eleştiriyorsun?”

Çünkü ortada eleştirilecek bir durum var.

Gazeteci ne yapar? Alkış mı tutar?
Yoksa vatandaşın yaşadığı sorunu mu yazar?

İstiklal Mahallesi 913. Sokak…
Boydan boya uzanan bir cadde ama çamurdan geçilmiyor. Yağmur yağdığı anda yürümek mümkün değil. Vatandaş evine giderken eziyet çekiyor.

Şimdi buradan açık açık soruyorum:

Atakum Belediye Başkanı…
Başkan yardımcıları…

Hiç mi bu yoldan geçmiyorsunuz?
Hiç mi bu mahallelere girmiyorsunuz?
Hiç mi vatandaşın bastığı çamuru görmüyorsunuz?

Eğer geçiyor ve görmüyorsanız, bu ihmaldir.
Eğer hiç geçmiyorsanız, bu kopuştur.

Bir belediye yönetimi, yönettiği şehrin sokaklarını bilmiyorsa, o şehir sadece haritada yönetilir.

Masa başında değil, sahada belediyecilik yapılır.

Bir kamyon mocur dökmek bu kadar mı zor?
Bir yolu düzeltmek bu kadar mı imkânsız?

Ama iş eleştiriye gelince…
Ortaya çıkan bir hassasiyet var.
Bir rahatsızlık var.
Bir tepki var.

Neden?

Çünkü sorun konuşulmasın isteniyor.

Ama bu şehirde yaşayan insanlar susmuyor.
Ve biz de susmayacağız.

Gazetecilik suç değildir.
Eleştiri ihanet değildir.

Asıl ihanet nedir biliyor musunuz?

Vatandaş çamurun içinde yürürken,
“Her şey yolunda” demektir.

Bugün İstiklal Mahallesi 913. Sokak bu haldeyse,
yarın başka bir sokak aynı kaderi yaşayacak.

Çünkü mesele bir sokak değil…
Mesele yönetim anlayışı.

Ve buradan son söz:

Bu yolları görmeyenler,
bu çamura basmayanlar,
o mahalleye gitmeyenler…

O koltukta oturmasın.

Yazıya ifade bırak !
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.