Ünsal Tonyaloğlu
Köşe Yazarı
Ünsal Tonyaloğlu
 

DOMATES DOMATES HAYDİ DOMATES

Şener Şen'in " Züğürt Ağa" filminin unutulmaz repliği "DOMATES, DOMATES, HAYDİ DOMATES" sözlerini hepimiz hatırlarız değil mi? İşte o domates bugünlerde son 7 yılın fiyat rekorunu kırdı. Evimizin vazgeçilmezi domatese neler olmuş öyle. Hıyar olan yemez dersek ayıp etmiş olur muyuz? Bilemem ama hıyarın da ondan aşağı kalır yanı yok. Kısaca her şey ateş pahasına dönüşürken, hiç bir şeyin eski tadı kalmamış. Çok değil daha 3 ay önce asgari ücrete % 50 zam yapan bu hükümet ne yalan konuşayım herkesin " Zam yerinde oldu" dediği bir çerçeve çizmişti. 3 ay da ne oldu biliyor musunuz? "Artık bülbül ötmüyor. Gül dolu penceremde, yanlız hatıran kaldı boş kalan çerçevede..." şarkısına vurmuş kendini.  Asgari ücret eridi gitti, emekli perişan, esnaf gelecekten kaygılı, iflaslar başladı, icralar kol gezmeye başladı. Hal vaziyet bu iken Türkiye tarihi seçimlere gidiyor. Ne iktidarın ne muhalefetin gözle görülür elle tutulur  inişi ve çıkışı gözleniyor. Bir yerde bir hata var ama ne anketler çözebiliyor, ne bilim anlayabiliyor ne de istatistikler veri koyabiliyor. Suçlu halk değilse hata kim de? 20 yıldır ülkeyi yöneten hükümete sormayacak mıyız bunun hesabını? Zamlar sadece çarşı pazar da değil üstelik. Doğalgaz, elektrik, benzin buralara gelemedik bile.  Domatese takılmayın mesele bu değil. Pandemi, savaş tamam da ondan önce ülkenin ekonomik durumu çok mu iyiydi sanki. Hatalar zincirinin belki de son halkasını bugün yaşıyoruz ama kimseyi buna inandıramıyoruz. Asıl mesele burada. Biraz kafamızı kaldırıp, gelişmeleri dikkatli bir şekilde takip etmemiz halinde detaylarda ki küçük nüansları anlamak için müneccim olmamız bile gerekmeyecek. Sorumluluk makamında olanlar halka hesap verecek olanlardır. Muhalefetin yanlışları da olsa aslolan icra makamının yaptıkları ve halkın bundan ne kadar zarar gördüğüdür. Küçük fotoğrafa bakıp domatesi görmek yerine büyük fotoğraftaki saiklerin halka ne kadar tahribat yaptığıdır. Birileri "bize hava hoş" diyebilir ama azınlığın hikayelerini değil çoğunluğun yaşadığı gerçekleri anlatmakla mükellefiz. Zengin bu ülkede her zaman zengin fakir ise daha da fakirliğe koşuyor biz onu söylüyoruz. Masal değil anlattıklarım, hikaye hiç değil. Kendi romanımızın en yalın hali. Domates kırmızıdır ama turşusu yeşil görünür. Vatandaş turşu olmuş yemyeşil görünüyor. Bilmem anlatabildim mi?
Ekleme Tarihi: 04 Nisan 2022 - Pazartesi

DOMATES DOMATES HAYDİ DOMATES

Şener Şen'in " Züğürt Ağa" filminin unutulmaz repliği "DOMATES, DOMATES, HAYDİ DOMATES" sözlerini hepimiz hatırlarız değil mi?

İşte o domates bugünlerde son 7 yılın fiyat rekorunu kırdı.

Evimizin vazgeçilmezi domatese neler olmuş öyle.

Hıyar olan yemez dersek ayıp etmiş olur muyuz? Bilemem ama hıyarın da ondan aşağı kalır yanı yok.

Kısaca her şey ateş pahasına dönüşürken, hiç bir şeyin eski tadı kalmamış.

Çok değil daha 3 ay önce asgari ücrete % 50 zam yapan bu hükümet ne yalan konuşayım herkesin " Zam yerinde oldu" dediği bir çerçeve çizmişti.

3 ay da ne oldu biliyor musunuz? "Artık bülbül ötmüyor. Gül dolu penceremde, yanlız hatıran kaldı boş kalan çerçevede..."
şarkısına vurmuş kendini. 

Asgari ücret eridi gitti, emekli perişan, esnaf gelecekten kaygılı, iflaslar başladı, icralar kol gezmeye başladı.

Hal vaziyet bu iken Türkiye tarihi seçimlere gidiyor.

Ne iktidarın ne muhalefetin gözle görülür elle tutulur  inişi ve çıkışı gözleniyor.

Bir yerde bir hata var ama ne anketler çözebiliyor, ne bilim anlayabiliyor ne de istatistikler veri koyabiliyor.

Suçlu halk değilse hata kim de? 20 yıldır ülkeyi yöneten hükümete sormayacak mıyız bunun hesabını?

Zamlar sadece çarşı pazar da değil üstelik. Doğalgaz, elektrik, benzin buralara gelemedik bile. 

Domatese takılmayın mesele bu değil. Pandemi, savaş tamam da ondan önce ülkenin ekonomik durumu çok mu iyiydi sanki.

Hatalar zincirinin belki de son halkasını bugün yaşıyoruz ama kimseyi buna inandıramıyoruz. Asıl mesele burada.

Biraz kafamızı kaldırıp, gelişmeleri dikkatli bir şekilde takip etmemiz halinde detaylarda ki küçük nüansları anlamak için müneccim olmamız bile gerekmeyecek.

Sorumluluk makamında olanlar halka hesap verecek olanlardır. Muhalefetin yanlışları da olsa aslolan icra makamının yaptıkları ve halkın bundan ne kadar zarar gördüğüdür.

Küçük fotoğrafa bakıp domatesi görmek yerine büyük fotoğraftaki saiklerin halka ne kadar tahribat yaptığıdır.

Birileri "bize hava hoş" diyebilir ama azınlığın hikayelerini değil çoğunluğun yaşadığı gerçekleri anlatmakla mükellefiz.

Zengin bu ülkede her zaman zengin fakir ise daha da fakirliğe koşuyor biz onu söylüyoruz.

Masal değil anlattıklarım, hikaye hiç değil. Kendi romanımızın en yalın hali.

Domates kırmızıdır ama turşusu yeşil görünür. Vatandaş turşu olmuş yemyeşil görünüyor.

Bilmem anlatabildim mi?

Yazıya ifade bırak !
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.