Karadeniz’in kıyısında, doğanın ve tarihin iç içe geçtiği bir ilçe… Yakakent, sadece Samsun’a 84 kilometre uzaklıkta bir sahil ilçesi değil; geçmişten bugüne uzanan zengin bir kültürel miras ve eşsiz bir doğa deneyimi sunuyor.
Yakakent’in tarihi 1800’lü yıllara kadar uzanıyor. Gerze’den gelen ilk aileler ile kurulan ilçe, 1893-1895 yıllarında Rus işgalinden kaçan Doğu Karadenizlilerin ve 1922 yılında Selanik’ten gelen göçmenlerin yerleşmesiyle büyümüştür. 1963 yılında belediye teşkilatı kurulmuş ve o dönemde “Gümenez” olan ismi, kıyı şehri anlamına gelen “Yakakent” olarak değiştirilmiştir. Bugün, 9 bin nüfusuyla Karadeniz’in bu şirin ilçesi, hem tarihi hem doğal güzellikleriyle dikkat çekiyor.
Yakakent’in coğrafyası, doğa tutkunları için adeta bir cennet. İlçenin kuzeyinde Karadeniz’in mavi suları, güneyinde ise Canik Dağları’nın heybetli silueti yer alıyor. Uzunkız’daki Köse Osman Tepesi 1.397 metre yüksekliğiyle trekking ve doğa yürüyüşlerine elverişli bir alan sunarken, Sivri Tepe ve Kaşbaşı Tepesi de doğaseverler için keşfedilmeyi bekleyen güzellikler arasında.
Akarsularıyla da dikkat çeken Yakakent’te Yakakent Çayı ve Celevit Çayı, doğal yaşamı ve piknik alanlarını besleyen en önemli kaynaklar. İlçenin 103 km²’lik ormanlık alanında çam, meşe, kayın ve köknar ağaçları arasında yürüyüş yapmak; defne ormanlarında ise benzersiz kokular eşliğinde doğa ile baş başa kalmak mümkün.
Doğa ve denizin buluştuğu noktalar ise Yakakent’in turizm potansiyelini daha da güçlendiriyor. Samsun-Sinop karayolu üzerinde, ilçeye sadece 7 kilometre uzaklıktaki Çamgölü mevkii, çam ağaçlarının denizle kucaklaştığı bir doğa harikası. Mavi ile yeşilin en güzel uyumunu görebileceğiniz bu alan, Orman İşletme Müdürlüğü tarafından piknik ve dinlenme alanı olarak düzenlenmiş. Kozköy Mahallesi’ndeki kumsal ve doğal plaj ise yaz aylarında deniz ve güneş keyfi yapmak isteyenlerin uğrak noktası. Kayalıköyü mevkiinde bulunan kunduz gölü ise ilkbahar ve yaz aylarında kamp severler için ideal bir mekan sunuyor.
Yakakent, sadece doğasıyla değil, mutfağıyla da ziyaretçilerini cezbediyor. İlçenin simgesi haline gelmiş içli mantı; kıymalı ve cevizli çeşitleriyle sarımsaklı yoğurt eşliğinde sunuluyor. Ayrıca ördek ve tavuk etinden yapılan tirit, Karadeniz’in yöresel lezzetlerini tatmak isteyenler için eşsiz bir seçenek.
Karadeniz’in saklı cenneti Yakakent, hem doğa hem de kültür turizmi açısından keşfedilmeyi bekleyen bir destinasyon. Tarihi dokusu, ormanları, dağları, gölleri ve masmavi deniziyle Yakakent, hafta sonu kaçamakları ve doğa severler için ideal bir rotadır.