Ünsal Tonyaloğlu
Köşe Yazarı
Ünsal Tonyaloğlu
 

Kimin Adamısın?

İnsanlar bu dünyaya birilerinin adamı olmak için gelmez. Ne onun adamı olmak için… Ne bunun adamı olmak için… İnsan bu dünyaya önce insan olmak için gelir. Ama ne yazık ki bizim toplumumuzda yıllardır insanlara hep aynı soru sorulur: “Kimin adamısın?” Sanki bir insanın kendi kimliği yokmuş gibi… Sanki karakteri, emeği, duruşu hiç önemli değilmiş gibi… Birilerinin adamı olursan değerlisin, olmazsan yok sayılırsın. Bu anlayış öyle bir noktaya geldi ki artık günlük hayatın her alanında karşımıza çıkıyor. Bugün bir belediyede işiniz mi var? Bir evrak mı takip edeceksiniz? Bir sorununuzu mu çözdüreceksiniz? Çoğu zaman ilk sorulan soru şu oluyor: “Tanıdık var mı?” “Birini arayalım mı?” “Bir adam bulalım.” Oysa olması gereken çok basittir. Bir vatandaşın işi varsa kapıyı çaldığında işi görülmelidir. Ne birinin adamı olmaya gerek vardır ne de araya birilerini sokmaya. Devletin kapısı herkese eşit olmalıdır. Ama ne yazık ki birçok yerde işini takip eden değil, adamını bulan işini çözüyor. İşte bu anlayış toplumun en büyük yaralarından biridir. Çünkü insanın değeri birilerinin arkasında durmasıyla değil, kendi duruşuyla ölçülmelidir. İnsan bu dünyaya kimsenin kölesi olarak gelmez. Hepimiz aynı dünyaya gözlerimizi açarız. Aynı gökyüzüne bakarız. Aynı havayı soluruz. Evet… Birimiz zengin doğar, birimiz fakir doğar. Birimizin yolu daha kolay olur, birimizin yolu daha çetin. Ama insanın değeri doğduğu yerle değil, nasıl yaşadığıyla ölçülür. Karakteriyle… Vicdanıyla… Onuruyla… İnsan olmak birilerinin adamı olmak değildir. İnsan olmak gerektiğinde doğruyu söyleyebilmektir. İnsan olmak yanlışın karşısında susmamaktır. Toplumun bugün en büyük sorunlarından biri de budur aslında. Herkes birilerine yaslanmanın, birilerinin adamı olmanın peşinde. Oysa bu ülkenin ihtiyacı olan şey birilerinin adamı olan insanlar değil, adam gibi insan olan insanlardır. Çünkü gün gelir makamlar biter… Telefonlar susar… Kapılar kapanır… Ama geriye tek bir şey kalır: İnsan olup olmadığınız. Ve unutmayın… Bir gün herkesin adamı değil, herkesin insanı olanlar hatırlanır.
Ekleme Tarihi: 11 Mart 2026 -Çarşamba

Kimin Adamısın?

İnsanlar bu dünyaya birilerinin adamı olmak için gelmez.

Ne onun adamı olmak için…
Ne bunun adamı olmak için…

İnsan bu dünyaya önce insan olmak için gelir.

Ama ne yazık ki bizim toplumumuzda yıllardır insanlara hep aynı soru sorulur:
“Kimin adamısın?”

Sanki bir insanın kendi kimliği yokmuş gibi…
Sanki karakteri, emeği, duruşu hiç önemli değilmiş gibi…

Birilerinin adamı olursan değerlisin, olmazsan yok sayılırsın.

Bu anlayış öyle bir noktaya geldi ki artık günlük hayatın her alanında karşımıza çıkıyor.

Bugün bir belediyede işiniz mi var?
Bir evrak mı takip edeceksiniz?
Bir sorununuzu mu çözdüreceksiniz?

Çoğu zaman ilk sorulan soru şu oluyor:
“Tanıdık var mı?”
“Birini arayalım mı?”
“Bir adam bulalım.”

Oysa olması gereken çok basittir.

Bir vatandaşın işi varsa kapıyı çaldığında işi görülmelidir.
Ne birinin adamı olmaya gerek vardır ne de araya birilerini sokmaya.

Devletin kapısı herkese eşit olmalıdır.

Ama ne yazık ki birçok yerde işini takip eden değil, adamını bulan işini çözüyor.

İşte bu anlayış toplumun en büyük yaralarından biridir.

Çünkü insanın değeri birilerinin arkasında durmasıyla değil, kendi duruşuyla ölçülmelidir.

İnsan bu dünyaya kimsenin kölesi olarak gelmez.
Hepimiz aynı dünyaya gözlerimizi açarız.
Aynı gökyüzüne bakarız.
Aynı havayı soluruz.

Evet…
Birimiz zengin doğar, birimiz fakir doğar.
Birimizin yolu daha kolay olur, birimizin yolu daha çetin.

Ama insanın değeri doğduğu yerle değil, nasıl yaşadığıyla ölçülür.

Karakteriyle…
Vicdanıyla…
Onuruyla…

İnsan olmak birilerinin adamı olmak değildir.

İnsan olmak gerektiğinde doğruyu söyleyebilmektir.
İnsan olmak yanlışın karşısında susmamaktır.

Toplumun bugün en büyük sorunlarından biri de budur aslında.

Herkes birilerine yaslanmanın, birilerinin adamı olmanın peşinde.

Oysa bu ülkenin ihtiyacı olan şey birilerinin adamı olan insanlar değil, adam gibi insan olan insanlardır.

Çünkü gün gelir makamlar biter…
Telefonlar susar…
Kapılar kapanır…

Ama geriye tek bir şey kalır:

İnsan olup olmadığınız.

Ve unutmayın…
Bir gün herkesin adamı değil, herkesin insanı olanlar hatırlanır.

Yazıya ifade bırak !
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.