Ünsal Tonyaloğlu
Köşe Yazarı
Ünsal Tonyaloğlu
 

ÇEKMEDİĞİN DERDİN TÜRKÜSÜ YAPILMAZ!

Bayan sunucu bozkırın tezenesi, büyük üstad rahmetli Neşet Ertaş'a sorar; "Neden yeni yapılan türküler sizin yaptığınız türküler gibi kalıcı olmuyor" Cevap üstattan hem anlamlı bir o kadar da ders niteliğindedir; "Biz çekmediğimiz derdin türküsünü yapmayız gızım" Neşet Ertaş türküleriyle büyümüş ve kendisine hayranlık duyan bir köşe yazarı olarak merhumu özlemle ve sevgiyle yad ediyorum. Neden böyle bir anektotla başladım derseniz yazının tamamını okuyunca ne demek istediğimi daha iyi anlayacağınızı umuyorum... Türkiye'nin son 50 yılına bakıldığında büyük ölçüde sağ partilerin iktidarda olduğunu görmekteyiz. Yarım asırlık bu dönemde hangi yeni kelimeler lügatımıza girdi dersiniz? Kabadayının mafyaya döndüğü, yolsuzların,  yaptığı yolsuzluklarla beyefendi, liyakatsizlerin en üst mertebelerde değer gördüğü, dini kullanıp kraldan fazla kralcı kesilenlerin meğerse fetöcüler olduğunu biz kendi memleketimizde hem gördük hem de yaşananlara bir anlamda şahitlik ettik. Emeksiz yemeğin bize has bir durum haline geldiği ülkemizde yeni yapılan türküler nasıl eskiler gibi kalıcı ve anlamlı olabilir ki? Son 50 yıla bir bakın ve  kaç tane Neşet Ertaş yetiştirebildik? diye kendinize bir sorun. Türkü barlar hınca hınç dolarken, popçular tv'ler de cirit atarken, youtuberler gençlerin yeni gözdesi olup milyon dolarlar kazanırken kalpten kalbe giden bir yol olabilir mi? "Etilerde yav..klar, Tarabya'da bizim uşaklar" diyerek ülkedeki ayrışmanın en net halini görmek için müneccim olmaya gerek yok sanırım.  Türkiye bunları mı tartışmalı? Yoksa üniversitelerimizde öğrenim görebilmek için yurt bulamayan çocuklarımızın sorunlarını mı çözmelidir? Siyasetin bu kadar yozlaştığı, her şey de menfaatlerin ön planda tutulduğu, aynı apartmanlarda oturan insanların birbirini tanımadığı, "komşusu aç iken karnı tok olan bizden değildir" diyen % 98'i müslüman olan bir toplum da koca üstadı vergi borcuyla gönderen bu zihniyete tek kelimeyle.yazıklar olsun. Yüzlerce örnek vermek mümkün. Yeni Neşet Ertaş'lar yetişmedikçe ne yaparsanız yapın türküler asla kalıcı olmayacaktır. Çekmediğiniz derdin türküsünü yapmaya kalkarsanız Ajdar'ın "Çikita muz" şarkısı bile reyting yapar bu ülkede. Yazık, çok yazık...
Ekleme Tarihi: 24 Eylül 2021 - Cuma

ÇEKMEDİĞİN DERDİN TÜRKÜSÜ YAPILMAZ!

Bayan sunucu bozkırın tezenesi, büyük üstad rahmetli Neşet Ertaş'a sorar; "Neden yeni yapılan türküler sizin yaptığınız türküler gibi kalıcı olmuyor"

Cevap üstattan hem anlamlı bir o kadar da ders niteliğindedir; "Biz çekmediğimiz derdin türküsünü yapmayız gızım"

Neşet Ertaş türküleriyle büyümüş ve kendisine hayranlık duyan bir köşe yazarı olarak merhumu özlemle ve sevgiyle yad ediyorum.

Neden böyle bir anektotla başladım derseniz yazının tamamını okuyunca ne demek istediğimi daha iyi anlayacağınızı umuyorum...

Türkiye'nin son 50 yılına bakıldığında büyük ölçüde sağ partilerin iktidarda olduğunu görmekteyiz.

Yarım asırlık bu dönemde hangi yeni kelimeler lügatımıza girdi dersiniz?

Kabadayının mafyaya döndüğü, yolsuzların,  yaptığı yolsuzluklarla beyefendi, liyakatsizlerin en üst mertebelerde değer gördüğü, dini kullanıp kraldan fazla kralcı kesilenlerin meğerse fetöcüler olduğunu biz kendi memleketimizde hem gördük hem de yaşananlara bir anlamda şahitlik ettik.

Emeksiz yemeğin bize has bir durum haline geldiği ülkemizde yeni yapılan türküler nasıl eskiler gibi kalıcı ve anlamlı olabilir ki?

Son 50 yıla bir bakın ve 
kaç tane Neşet Ertaş yetiştirebildik? diye kendinize bir sorun.

Türkü barlar hınca hınç dolarken, popçular tv'ler de cirit atarken, youtuberler gençlerin yeni gözdesi olup milyon dolarlar kazanırken kalpten kalbe giden bir yol olabilir mi?

"Etilerde yav..klar, Tarabya'da bizim uşaklar" diyerek ülkedeki ayrışmanın en net halini görmek için müneccim olmaya gerek yok sanırım. 

Türkiye bunları mı tartışmalı? Yoksa üniversitelerimizde öğrenim görebilmek için yurt bulamayan çocuklarımızın sorunlarını mı çözmelidir?

Siyasetin bu kadar yozlaştığı, her şey de menfaatlerin ön planda tutulduğu, aynı apartmanlarda oturan insanların birbirini tanımadığı, "komşusu aç iken karnı tok olan bizden değildir" diyen % 98'i müslüman olan bir toplum da koca üstadı vergi borcuyla gönderen bu zihniyete tek kelimeyle.yazıklar olsun.

Yüzlerce örnek vermek mümkün. Yeni Neşet Ertaş'lar yetişmedikçe ne yaparsanız yapın türküler asla kalıcı olmayacaktır.

Çekmediğiniz derdin türküsünü yapmaya kalkarsanız Ajdar'ın "Çikita muz" şarkısı bile reyting yapar bu ülkede.

Yazık, çok yazık...

Yazıya ifade bırak !
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.